Almanya

Berlin Gezisi

Berlin‘e ilk gidişimiz. Perşembe günü akşam saatlerinde varıyoruz. Hava soğuk malum. Konakladığımız Otel yakın,  gidip valizlerimizi bıraktıktan sonra ilk işimiz kendimizi dışarı atmak. Alexanderplatz meydanında kurulmuş olan yılbaşı panayır alanı pazarlarının içinde kayboluyoruz. Herkes bira, sosis yemekle ve sıcak şarap içmekle meşgul. İsteyenler için tatlı bir şeylerde bulmak mümkün.

This was our first visit to Berlin. We arrived in Berlin on Thursday evening. The weather was cold. After we had checked in at the hotel and left our luggage in the room, the first thing we did was to go out. We were drifted by the beauty of Christmas fair bazaars set in Alexanderplats square. Everyone here was occupied with drinking beer or warm wine and eating hotdogs. For those who would like to eat dessert, it was also available.

Berlin Yılbaşı Berlin-ilk-gun (26) Berlin-ilk-gun (33)

Çok yorgunuz bir şeyler yiyip, meydanda yürüyüş yaptıktan sonra  Unter den Linden caddesine doğru yürüyüş yapıyoruz.Özellikle daha sonra detayı ile anlatacağım Doğu Berlin trafik ışıklarının sembolü Ampelsmann “Ampül Adam” dükkanlarını görmeden etmiyoruz.

We were very tired, so we stopped for a while to have lunch, and then we continued walking to the Unter den Linden Street. We could not help not seeing Ampelsmann “Bulb Man”, the symbol of East Berlin traffic lights. No worries, though. I will explain this later in a more detailed way.

Ampelsmann Berlin-ilk-gun (4) Berlin Unten den Linden Caddesi

Burası Doğu Berlin‘de ve  binalar çok görkemli. Cadde inanılmaz geniş. Amacımız yemek üzerine tatlı bir şeyler yiyip otele geri dönmek. Derken aradığımız yeri buluyoruz. Einstein Cafe.  Buranın en meşhur kafesi. Politikacılar, sanatçılar ve ünlüler buraya geliyor. Biz de kendimize birer kahve ve elmalı strudel tatlısını söylüyoruz. Kahvelerimizde bitince artık otele geri dönüyoruz.

This Picture was taken when we were in East Berlin. In this region, the buildings were very glorious. The street was incredibly wide. We wanted to eat dessert and go back to the hotel. So we were looking for a place. Finally, our wishes came true, and we found a perfect place; Einstein café. The most well-known café in Berlin! As far as we are concerned, politicians and celebrities usually come to this café. We ordered two cups of coffee and strudel with apple for dessert. When we were done, we headed back to the hotel.

Berlin Dome

Sabah erkenden yollara düştük, akşam yorgunluktan deliksiz uyku uyumuşuz. Kahvaltımızı Einstein Cafe‘de yapıyoruz ve burada kaldığımız sürece her sabah burada yaptık. Muhteşem omletler, ekmek sepetleri var ve en önemlisi kaliteli servis burada mevcut. Kesinlikle öneririz. Dört sabah burada kahvaltımızı yaptık.

We set out early in the morning. To tell the truth, yesterday we slept like a week since we were exhausted. Anyhoo, we went to Einstein Café to have breakfast. Actually, as long as we stayed there, every morning we had our breakfast in that café. Wonderful omelets, bread baskets and most importantly, good quality service was available there. We definitely recommend Einstein café to you.

Cafe Einstein

Kahvaltıdan sonra şehri gezmek için gezi otobüsü turu alıyoruz. İyiki de almışız bütün önemli noktaları görmüş oluyoruz. Berlin‘de 3 tane üniversite var. Bunlardan bir tanesi Unter den Linden üzerindeki Humbolt üniversitesi. Karl Marx burada okumuş ve Einstein burada ders vermiş.

After breakfast, we took the sightseeing bus tour to explore the city. Luckily, we took the tour because we could see all the important places. There are 3 universities in Berlin. One of them is Humbolt University on Unter den Linden. Karl Marx had studied there while Einstein once taught there.

Berlin-City Tour Berlin Berlin

berlin otobüs tur rota


Bu cadde zaten çok görkemli dediğim gibi. Müzelerin çoğu ve opera binası burada. Sakın yanlış anlamayın Berlin‘de 170 tane müze var. En önemlileri sayılabilecek 6 tanesi bölgede. Üniversitenin karşısındaki meydanda 1933 yılında Naziler otuzbin kitap yakmışlar. Olayların caddesi burası. Adolf Hitler bu caddede gövde gösterisi yapmış. Caddenin batı ucunda ise otobüsün durduğu noktada Braden Burger Tor, yani Doğu ve Batıyı ayıran sınırın en ucundaki 2. Dünya savaşından kalan tek Berlin Kapısı bulunuyor. Çok haşmetli. Çok yakının Adlon Hotel var ki burada ilerleyen günlerde girip kahve ve pasta keyfi yapıyoruz. Braden Burger Tor‘da turistler doğu ve batı askerlerini simgeleyen kişilerle fotoğraf çektiriyorlar.

As I mentioned before, the street was already very glorifying. Most of the museums and the opera building were there. Don’t get me wrong. There are 170 museums in Berlin. However, 6 of them that can be considered to be the most important are in the region. In 1933, Nazis burned 30. 000 books in the field opposite of the university. The street of events! Adolf Hitler showed of his power in this street. In the western edge of the street where the bus, in the picture, is waiting, there is Braden Burger Tor, the Berlin gate, which is the last remnant border from World War II separating East and West. Very majestic! The Adlon Hotel is very close to here where we later enjoyed drinking coffee and eating cake.  At Braden Burger Tor, tourists take photos with people representing Western and Eastern soldiers.

Berlin-ilk-gun (64)

Braden Burger tor Braden Burger Tor Braden Burger Tor

Pinokyo Dükkanı Berlin Bisiklet Taksi Die Bahn

Otobüs turu yaklaşık 2 saat sürüyor. Başlangıç noktasına geri geldiğimizde inip öğle yemeği için Alexanderplatz‘da Nordsee balıkçısına gidiyoruz.

The bus tour took approximately 2 hours. When we came back to the starting point, we went to a fish restaurant, called Alexanderplatz‘da Nordsee for lunch.

Berlin Nordsee

Yemekten sonra Berlin Katedraline gidiyoruz. Katedral çok etkileyici. İçinde eski Almanya şansölyesi ve krallarının mezarları bulunmakta. İçeri girerken güvenlik kontrolünden geçiyoruz.

After we had our lunch, we went to the Berlin Cathedral. The Cathedral was very impressive. The tombs of the former Chancellor and kings of Germany were buried there. Before getting inside, we had gone through the security check.

Berlin Katedralinin içi

Oradan çıkıp müze adası denen bölgeye yürüyoruz hemen katedralin karşısı, burada kendimize 3 günlük müze kartı alıyoruz ki çok ekonomik. Bir sürü müzeye, galeri ve bazı kiliselere bedava girebilicez. İlk durağımız Altes Müzesi, ayrıca 2 saat sonrası içinde Mısır müzesine rezervasyon yapıyoruz. Altes yani eski müze de eski çağ, Roma, Anadolu ve Kıbrıs uygarlıkları ve buralardaki yaşama ait tüm bilgileri ve kalıntıları inceliyoruz. Aklıma hep Indiana Jones filmlerindeki Alman ve 3. Reich’taki arkeolojinin yükselişi geliyor. Almanların içinde inanılmaz bir araştırma ve arkeoloji isteği var. Ve bu konuda dünyadaki en başarılı kişiler olduğunu düşünüyorum.

From there, we walked to the area called the museum island, which is in front of the cathedral. And we bought 3 day museum cards that were so much economical. We were able to enter several museums, galleries, and some churches free. Our first stop was Altes Museum. Afterwards, we would visit the Egyptian museum, so we booked/made reservations for the museum. In Altes, the ancient museum, we examined the historical remnants of Roman, Anatolian and Cyprus civilizations. While I was looking at the remains I thought of the German in the Indiana Jones movies and the rise of archeology in the 3rd Reich. Germans are highly interested in archeology and doing research. In that sense, I think they are the most successful researchers/people on the earth.

Berlin Altes Museum Berlin Altes Museum Berlin Altes Museum

Berlin Altes Museum Berlin Altes Museum Berlin Altes Museum

Altes Müzesini gezdikten sonra vaktimiz olduğunu görüp doğru opera binasına doğru koşuyoruz orayıda görmek lazım. Başında ünlü Daniel Barenboim var ama biz yokken orada yok bizim şansımıza. Berlin‘de 3 adet opera binası var. İnsan bunları duyunca kendi ülkesi için çok üzülüyor doğrusu.

Having visited the Altes Museum, we figured out that we still had some time to see the opera building.  Normally, the well-known Daniel Barenboim conducts the opera. Nevertheless, we were so unlucky that he was not there on that day. In Berlin there are three opera buildings while our country has none. This is something we should be ashamed of!

Altes Museum Önü Opera Binası Berlin-ilk-gun (31)

Mısır müzesine gitme vakti geliyor. İnanılmaz kuyruk var ama rezervasyon olduğu için vaktimiz gelince giriyoruz. Müzeler hakkında çok bilgi vermek istemiyorum bir tanesi hariç, ondan da sonra bahsedicem. Ama genel olarak söylemeke gerekirse Berlin kültür başkenlerinden biri,gezdiğim her müze inanılmaz etkiliyici. Neue yani yeni müzede Mısır medeniyetleri, Firavunların yaşantısı ve ünlü Nefertiti’nin heykelini görmeye muaffak oluyoruz.

It was time for us to go to Egyptian Museum. There was a very long queue, but as we made our reservations beforehand, we could enter the museum on time. I do not want to give much information about the museums except one of them, which I will talk about it later.  But in general, I can highlight that Berlin is one of European capitals of culture. Every museum we visited was fascinating. We could have an opportunity to witness the life of Egypt civilizations and Pharaoh as well as the famous statue of Nefertit.

Nefertiti

Mısır Medeniyetleri Müzesi Mısır Medeniyetleri Müzesi Mısır Medeniyetleri Müzesi

Mısır Medeniyetleri Müzesi Mısır Medeniyetleri Müzesi Mısır Medeniyetleri Müzesi

Mısır Medeniyetleri Müzesi Mısır Medeniyetleri Müzesi Mısır Medeniyetleri Müzesi

Gezimiz bittikten sonra Friedrich Caddesi‘ne doğru yürüyüşe çıkıyoruz. Burası alışveriş ve restoran cenneti. Yürüyüşümüzün amacı Checkpoint Charlie‘ye gitmek. Burası Doğu ve Batı’yı ayıran en önemli kontrol noktası ve tüm soğuk savaşın geriliminin en yüksek noktada olduğu nokta. Burada daha sonraki günlerde bir müzeye gidiyorum ve bu müze de Doğu Almanya‘dan Batı’ya daha özgür topraklara nasıl ve ne şekilde kaçtıklarını anlatan hikayeler ve ekipmanlar bulunmakta.

After completing our tour, we walked to the street Friedrich. This street is a paradise of shopping restaurants. Then we went to see Checkpoint Charlie. This is the most important check point that separates East and West. It is the point where the highest tension of the cold war took place at this point. On the following days, I went to a museum in which I examined the stories and equipments related to people’s escaping East Germany to the West Germany, the free lands.

Berlin-ilk-gun (54)

Akşam olduğu için fotoğraf çekemiyoruz. Tekrar gelmemiz lazım. Hava çok erken kararıyor burada. Biz akşam yemegi için otele dönmeme kararı verip kendimizi yemek öncesi Newton Bar‘a atıyoruz. Restoranda tam karşıda. Kaliteli bir bar.Yemek saatine kadar burada vakit geçiriyoruz. Yemek için seçtiğimiz yer Berlin‘ninde en iyi restoranlarından sayılan Lutter Wegner. Buranın geleneksel usulde yapılan av etleri ve şinitzeli meşhur. Kendimize şinitzel söylüyoruz gayet başarılı. Yemeğimiz bittikten sonra bizde yorgunluktan bitmiş olduğumz için, yürüyüş yapıp kendimizi otele atıyoruz.

We were unable to take pictures since it was evening/dark. We had to come again. It was getting dark very early here. We decided not to return to the hotel for dinner and went to Newton Bar first. By the way, the restaurant we would go was just the opposite of the bar. It was a very smart bar. Until the diner time, we had spent a couple of hours in that bar. Wegner Lutter, the restaurant we had chosen to dine is one of the best restaurants in Berlin. It is known for its hunted meat and schnitzel that is cooked in traditional methods. We had ordered schnitzel, and it was lip-smacking. After the dinner, we felt so exhausted that we directly went back to the hotel.

Berlin hikayesi sürekli devam edecek… Takip edin :-)

Berlin story will continue …follow up on the blog!

Tags: Almanya Gezisi, Germany Trip, Berlin Gezisi, Berlin Trip, Berlin Cafe, Berlin Restaurant, Berlin Müze, Berlin Museum

Sabah erkenden yollara düştük. Klasik gene kahvaltı için Einstein kafe’ye gidiyoruz. Nefis omletler ve kremalı kahve yapıyolar. Zaten Berlin‘de kaldığımız sürece başka yerde de kahvaltı yapmıyoruz.

We went out early in the morning. As usual, we went to the Einstein café for breakfast. They serve delicious omelet and coffee with crème. As a matter of fact, we had our breakfast nowhereelse but this café during the time we stayed there.

Einstein Cafe Berlin 2. Gün

Bugün gidilecek yerler arasında Pergamon müzesi var ilk başta, zaten bir gün önce biletlerimizi de almıştık. Kahvaltımız bittikten sonra rota müze, henüz erken o yüzden sıra yoktur diye düşünüyorum, rahatça içeri giriyoruz.

Today, we were going to visit Pergamon museum first; that’s why, we bought our tickets yesterday beforehand. After we had our breakfast, we directly headed for the museum although it was still a little bit early to go. We entered the museum without waiting since there was no queue at all.

berlin-gun-2-kasim-2009 (2) berlin-gun-2-kasim-2009 (3) berlin-gun-2-kasim-2009 (19)

berlin-gun-2-kasim-2009 (4)

Milattan önce 160’dan kalma Bergama sunağını gördük. Berlin müzeleri içindeki en eski ve değerli hazine. Osmanlı zamanında bizim topraklarımızdan Arkeolog Karl Humann tarafından getirilmiştir. 2. dünya savaşı sırasında da müze çok az zarar ile kurtulmuştur.

We saw the Bergama altar which dated back 160 BC. It is the oldest and most valuable remnant of Berlin museums. During the Ottoman Empire period, it was brought by the archaeologist Karl Humann to Berlin from our land. The museum remained almost unharmed during World War II.

berlin-gun-2-kasim-2009 (5) berlin-gun-2-kasim-2009 (6) berlin-gun-2-kasim-2009 (7)

Bu sunak M.Ö. Bergama Yunan şehri olduğundan bölgedeki bir tapınak kompleksinin bir parçasıdır. Bu müzede gördüğümüz diğer eserler Milet Pazar Kapısı M.S. 120’ye ait. Yükseliği 16 metre’den daha yüksek. Burada 2/berlin-gun-2-kasim-2009-47.jpgenteresan görüntülerden biri taşın üstünde o zamandan kalma bir berberin reklamının kabartması bulunmakta.

Since Bergama was a Greek city in BC, this altar was a part of a temple complex in the district. The other historical pieces we saw at the museum belonged to Miletus Sunday Gate in 120 AD which is higher than 16 meters. One of the interesting images here was a barber’s embossed ad on a stone.

berlin-gun-2-kasim-2009 (8) berlin-gun-2-kasim-2009 (9) berlin-gun-2-kasim-2009 (10)

Tanrıça Atena‘nın heykeli, Atena tapınağı (M.Ö 2 yy), Tanrıça Persafon heykeli , Asur sarayı, Mishta Sarayı (Sultan Hamid’in Kaiser Willheim’e hediyesi :-) MS. 744’de Ürdün’de inşa edilmiş), Babil‘in Istar Kapısı (180m uzunluğundaki bir yol’dan kalma kalıntılar, fayanslar, kutsal aslan resimleri), Romalılardan kalma Ürdünden çıkarılan yer mozaikleri, ve İslam eserlerine ait parçaların sergilerini görme şansı bulduk.

The statue of the Goddess Athena, the temple of Athena (M.Ö 2 YY), the statue of the Goddess Persafon, Asur Palace, Mishta Palace (Sultan Hamid’s gift to Kaiser Willheim  it was built in Urdun in744 BC) the gate of Babil, Istar (the remnants of a 180 meters length road, fayanslar, holy lion pictures) earth mozaics Romans.

berlin-gun-2-kasim-2009 (11) berlin-gun-2-kasim-2009 (14) berlin-gun-2-kasim-2009 (13)

berlin-gun-2-kasim-2009 (15) berlin-gun-2-kasim-2009 (16) berlin-gun-2-kasim-2009 (18)

Aşağıda videosunu da bulabileceğiniz Halep Odası (Halep’te hristiyan cemaate ait kalmış tek,paha biçilmez oda duvar kaplamaları) görülmeye değer.

Here is a video of Aleppo Room. The room is worth seeing. (The room Belonging to the Christian communities in Aleppo, has remained single. It has priceless wall coverings)

Pergamon Müzesi Halep Odasi from Emre Tok on Vimeo.

Buradan çıktıktan sonra bir kahve molası sonrası Friedrich kilisesini geziyoruz.

After having seen the room, we took a coffee break and headed for the Friedrich Church.

berlin-gun-2-kasim-2009 (27) berlin-gun-2-kasim-2009 (28) berlin-gun-2-kasim-2009 (29)

Hemen çok yakınında inanılmaz bir çikolata dükkanı var kendimizi oraya atıyoruz.İsmi Fassbender & Rausch.  Burada türüf ve değişik çukulata çeşitlerinden bir miktar paket alıp elimizde yola yürüyerek devam etme kararı alıyoruz.

We went to a chocolate store/shop which was really close to the church. It is called Fassbender & Rausch. We bought a packet of chocolate and decided to walk.

Fassbender-rausch çukulata dükkanı

Sokakta gezerken , köprülerde, yollarda gördüğüm eski arabalar, enteresan görüntülerden oluşan fotoğraflar çekiyoruz.Farklı olan her şey ilgimizi çekiyor. Yurtdışında gezdiğiniz sürece sizi şaşırtan tüm öğeler her zaman favorim olmuştur.

While we were wandering around the streets and walking over the bridges, we took a lot of intereseting pictures and also took photos of the old cars I saw on the roads. Anything different attracted our attention.  When we are abroad, all the things making us surprised are always my favourite ones.

berlin-gun-2-kasim-2009 (20) berlin-gun-2-kasim-2009 (22) berlin-gun-2-kasim-2009 (23)

berlin-gun-2-kasim-2009 (24) berlin-gun-2-kasim-2009 (25) berlin-gun-2-kasim-2009 (26)

berlin-gun-2-kasim-2009 (35) berlin-gun-2-kasim-2009 (37) berlin-gun-2-kasim-2009 (48)

berlin-gun-2-kasim-2009 (38) berlin-gun-2-kasim-2009 (39) berlin-gun-2-kasim-2009 (40)

Karnımızda acıkmaya başladı, batı Berlin tarafındaki ünlü alışveriş mağazası Ka De We’de sushi yiyelim diyoruz. Tam bir felaket hayal kırıklığı. Ama alışveriş merkezinde ben maket arabalar ve playmobil oyuncakları arasında deliriyorum. Kendime hatıra olsun diye bir minik PlayMobil bizim eski gençlik tabirimizle Mini Mekanik oyuncak adam alıyorum.Sushi faciasını ise dışarı çıkıp Sosis yiyerek kapatıyorum :-) Nefis !

We started to get hungry, so we decided to eat sushi at the famous shopping mall located in the West Berlin, which is called KA DE WE. It was a total disappointment though. I was, however, fascinated by maket cars and playmobil toys that I saw in the mall. As a souvenir, I bought a small playmobil which we used to call mini-mechanic toy man. We tried to forget about the sushi disaster by eating sausages out of the mallJ Delicious!

berlin-gun-2-kasim-2009 (45) berlin-gun-2-kasim-2009 (46) berlin-gun-2-kasim-2009 (47)

Yemekten mağazanın bulunduğu inanılmaz uzunluktaki alışveriş caddesi olan Kurfürsterdam’da yürüyüş yapıyoruz. Burası çok uzun ve güzel bir cadde, birde yılbaşı için süslemişler daha bir güzel olmuş.

Then, we took a walk on the Kufürsterdam Street which is an incredibly long shopping street.  The mall is also located here. It is a long and beautiful street. It was decorated for Christmas at that time which made it even more beautiful.

berlin-gun-2-kasim-2009 (49)

berlin-gun-2-kasim-2009 (42) berlin-gun-2-kasim-2009 (43) berlin-gun-2-kasim-2009 (36)

noel baba ve bmw

Vakit geçiyor metro ile otele dönüyoruz burdan. Akşam yemek için otelde biraz dinlenip tekrar çıkıyoruz. Bu geceki adres Gendarmerie restoran. Restoran çok havalı ve güzel ama servis biraz yavaş. Yemekten sonra Hotel de Rome’a gidiyoruz, barda bir şeyler içmek için. Her şey güzel ve servis kusursuz. Vakit ilerledikten sonra otelden çıkıp nehir kıyısında yürüyüş yapıyoruz.  Berlin yaşıyor… Çok güzel kafeler, restoranlar ve barların önünden geçiyoruz. Berlin‘de her yerde nerdeyse bir tiyatro karşınıza çıkıyor. Bunlardan biri de Brecht’in tiyatrosu. Hava soğuk, geç oldu sabah yine yollara düşücez, otele dönüp iyi bir uyku çekiyoruz. Unutmadan hatırlatalım en uzun, en yoğun ve en büyük gezimiz ise Pazar gününde yani Berlin 3. Gün yazısında… Kaçırmayın :-)

Time passed so quickly and we turned back to the hotel by metro. After we had rested for a while, we went out for dinner. We decided to have our dinner at the Gendarmerie restaurant. It was a very elegant and nice restaurant, but the service was a little bit slow.  Right after the dinner, off we went to Hotel de Rome to drink something at the bar. Everything was great and the service was perfect. Having spent some time there, we were off to take a walk along the riverside. Belin is alive…We passed in front of very nice cafes, restaurants and bars. We came across a theatre on almost every street of Berlin. One of them was Brecth’s theatre. It was really cold and we were tired, we went back to the hotel to get a good sleep because tomorrow we were going to hit the bricks to exploreJ before I forget, I should remind you of our longest trip which was on Sunday (the third day in Berlin) Don’t miss it :)

berlin-gun-2-kasim-2009 (21)

Tags: Almanya Gezisi, Germany Trip, Berlin Gezisi, Berlin Trip, Athena, Bergama, Pergamon, Persafon

 



Sabah kalktık ve her zamanki gibi kahvaltı için Einstein kafe’ye doğru yola çıktık. Bugün bit pazarı kuruluyor yani bu demekki kahvaltıdan sonra gidilicek adres belli. :-) Karnımız doydu, şimdi yürüme vakti.

When we got up in the morning, as usual we set off for Einstein cafe to have breakfast. As we already made our plans for the day; we would go to flea market. So after breakfast, it was time to go.

Berlin Reichtag Meydanı Trabant Safari Unten Den Linden Metro Durak

Yolumuz uzun ama keyifli, Tiergarten yani parkın yanından gidicez. Çok büyük bir park. Koşanlar, yürüyenler, bisiklete binenler… Eminin burası yazın ve bahar aylarında çok keyifli oluyordur.

We had a long way to go, but we were having fun. On the way to the flea market, we were going to pass by Tiegarten. It was a huge park where there were people running, hiking and cycling. I believe this place would be more exhilarating in the summer.

Tiergarten Park

TirGarten Yolu Tiergarten Anıtı Hitler'in Taşıttığı Anıt

Yaklaşık 4 km yürüyoruz ve bit pazarına varıyoruz. Seyahatlerimizde gittiğimiz yerlerde bu tip pazarlar varsa muhakkak gidiyoruz. Avrupa’da çok yaygın bir kültür. İnsan saatlerce dolaşıp, oranın kültürü hakkında yeni birşeyler öğrenebiliyor. Neler satılmıyor ki, herşey…  Kitaptan, tabak çanağa, mobilyaya kadar… Keşke bizde de bu şeyler olsa… Ben eski ve klasik arabalara meraklı olduğum için küçük oyuncak arabalar alıyorum… Sedef kendine klasik müzik cdleri alıyor.

I walked about 4 km and finally arrived at the flea market. We were definitely dropping in this kind of markets if there were any. It is a very common culture in Europe. One can stroll around this market and learn more about the country’s culture. It was amazing to see that we could find anything we wanted. From books, crockery to furniture… I wish we had such kind of markets in our country. As being fond of old and classical cars I bought little toy cars while Sedef got classical music CDs.

Antika Pazarı - Flea Market Antika Pazarı - Flea Market Antika Pazarı - Flea Market

Antika Pazarı - Flea Market Antika Pazarı - Flea Market Antika Pazarı - Flea Market

Antika Pazarı - Flea Market Antika Pazarı - Flea Market Antika Pazarı - Flea Market

Gezmemizi bitirince Kültürforum denen komplekse gidiyoruz. Berlin tamamen kültür sanat şehri. Burada Berlin Filarmoni Orkestrası var ama konserler aralık ayından önce başlamıyor. Buna gerçekten üzülüyoruz, çünkü orkestra dünyanın en iyilerinden biri. Berlin‘e gitmek için başlı başına bir neden.

When we were done, we went to a complex called Culture forum. I must state that Berlin is the city of art and culture. In this complex, Berlin Filarmoni orchestras’ concerts would be held but not before December. This was really sad because it is one of the greatest orchestras. In fact, this concert itself is a reason to go to Berlin, but unfortunately, we would not be able to see it.

KulturForum Yesil Ampelmann Kırmızı Ampelmann

Buranın tam karşısındaki Gemaldegalerie‘ye giriyoruz. Burası Berlin‘in en iyi sanat müzesi olarak geçiyor. 13. ve 19. yüzyıl Avrupa resim  sanatı üzerine. Gerçekten muhteşem. Daha neler yok ki burada kütüphaneler, müzik enstranları müzesi, yeni nasyonel galeri, oda müziği konser salonu. Bütün bir gününüzü bu kültür forumunda ve galeride geçirebilirsiniz.

Then we entered Gemaldegalerie which was just opposite Culture forum. It is regarded as the best art gallery in Berlin. Paintings belonging to 13th and 19th centuries were being exhibited in the gallery. It was awesome! So many to see; libraries, musicians museum, the new National gallery, chamber music concert hall…You can spend all day in this culture forum and in the gallery.

Gemaldegalerie

Gemaldegalerie Gemaldegalerie Gemaldegalerie

Gemaldegalerie Gemaldegalerie Gemaldegalerie

Buradan çıkıp Sony Centre‘a gidiyoruz son derece modern ve çarpıcı bir bina. Binanın hava yastıkları ile belirli bir noktadan taşındığı belirtiliyor.


After visiting those magnificent museums and galleries, we headed for Sony Center. It was a very striking ultra-modern building. It is said that the building was moved with the help of airbags located at certain points of it.

Sony Centre Sony Centre Sony Centre

Sırada Savigny Platz var. Burasıda çok şık bir bölge, güzel evler kafeler ve restoranlar var. Pazar günü çok canlı değil ama cumartesileri çok iyi olduğu kesin. Acıkmaya başlıyoruz meşhur Savigny kafeye atıyoruz kendimizi. Ev yemekleri tarzında fakat inanılmaz yavaş bir servis.

It was time to go Savigny Platz. It was a very elegant area where there were beautiful houses, cafes and restaurants. The area was awfully quite and still on Sunday, but I bet it would be bustling on Saturday. Anyway we started to get hungry, so we hurried to this famous café in Savingy. Home-style dishes, but incredibly slow service.

Savigny Platz Bölgesi Savigny Platz Bölgesi Savigny Platz Bölgesi

Savigny Platz Bölgesi Savigny Platz Bölgesi Savigny Platz Bölgesi

Buradan yürüyerek Fassanen caddesine gidiyoruz. İşte burada harika apartmanlar var. Bölge çok şık ve güzel.Burada bir Yahudi kültür merkezinin önüne geliyoruz. İçeri giremiyoruz ancak kapıda tüm toplama kamplarının yazılı olduğu bir anıtı görüyoruz.

We walked along the elite street of Berlin called Fassanen where there were great apartments. Then we arrived at a Jewish cultural center. We had not been able to get in. Still, outside of the center, we could see a monument on which all the Nazi concentration camps were written.

Toplama Kampları

Fassane Strasse Fassane Strasse Fassane Strasse

Yürüyerek Kurfürsterdam caddesine çıkıyoruz, her yer ışıl ışıl, noel için süslenmiş. Buradan eski metro istasyonuna binip Yahudi Soykırım müzesine gidiyoruz.

Our next stop was Kufürsterdam Street. Everywhere was glamorous owing to the sparkling Christmas decorations. We got in the subway and headed for Jewish Genocide museum.

Yahudi Soykırım Müzesi

Yahudi Soykırım Müzesi Yahudi Soykırım Müzesi Yahudi Soykırım Müzesi

Yahudi Soykırım Müzesi Yahudi Soykırım Müzesi Yahudi Soykırım Müzesi

Yahudi Soykırım Müzesi

Yahudi Soykırım Müzesi

Yorgunluktan ayaklarımız kopmak üzere, çay içmek için meşhur Adlon Oteli’ne gidiyoruz. Burası klasik ve tarihi bir otel. Kahveler içimizi ısıtıyor, dinlenmemiz gerek çünkü Ünlü Berlin Sinagoguna  gidicez.

We were so tired that we could barely put one foot in front of the other.   We we went to the renown Adlon Hotel to drink tea. It was a nice historical hotel. Only when we got a cup of tea, we could warm a little bit. We needed to rest because we were going to visit the famous Berlin Synagogue.

Adlon Hotel

Sinagogu gezemiyoruz çünkü saatine yetişemiyoruz.  August caddesine gidiyoruz. Her sanat galerisi,vintage tarzı dükkan hareketli ve tarz bir cadde. Sokağın sonunda Rosenthal caddesi var, burası da küçük dükkanlar bazıları retro tarzından, kafeler var. Adresimiz Rosenthal caddesi 38 numara. PanAsia isimli uzakdoğu restoranında muhteşem sushi’ler bizi bekliyor.

We were not able to enter the synagogue as we had arrived too late to get in. Therefore, we went to August Street. Every art gallery and vintage-style shops were busy on this elegant street. We had walked down August Street and reached Rosenthal Street. There were retro style cafes and small shops in the region. Our address was Rosenthal Street no: 38. A great feast of sushi was waiting for us at a Fareast restaurant called Pan Asia.

Kurfursterdamm Caddesi Kurfursterdamm Caddesi Kurfursterdamm Caddesi

Rezervasyonumuz önceden yapılmıştı, sorun olmuyor. Yemekler çok lezzetli, servis güzel. Sushi sevenlere duyurulur. Sabah erken saatlerde cıktığımız sokakta günü akşam ediyoruz. Ama bütün yorgunluğa deyiyor, Berlin geceleri gündüzleri kadar güzel ve hareketli. Çok hoş restoranların, kafelerin önünden geçiyoruz.

We had booked a table beforehand, so we did not waste our time to be able to find an empty spot. It was a lovely restaurant with very delicious food and good service! Sushi lovers hear me out! Anyhoo, since early hours of the morning we had been wandering around the streets, so we were exhausted, but it was worth all that fatigue. In Berlin, nights were as alive as daytimes. Passing by nice restaurants and cafes, we headed back to the hotel.

Yemekten sonra üzerimize yorgunluk çöküyor,biraz yürüyüş yapıp Berlin parlamentosunu (Reichtag) gezmeye gidiyoruz çünkü gece yarısına kadar açık.

Fatigue had crashed on us after dinner, so we went to Berlin parliament (Reichtag) for a walk because it was open until midnight.

Kapıda kuyrukta bir müddet bekledikten sonra içeri girip asansörle gruplar halinde yukarıya çıkıyoruz. Berlin kuşbakışı 360 derece ayaklarımızın altında. 1884 yılında inşaa edilen yapı ikinci dünya savaşında bombalanıyor.  1996 yılında toparlıyorlar ve 1994-1999 yılları arasınsa İngiliz mimar Sir Norman Foster tarafından dünyadakı en modern parlamento binasından birine dönüştürülüyor.

After waiting in a queue for a while, in groups we got to go inside and went up to the top of the building with elevator. Berlin was beneath our feet! We had a wonderful bird’s eye view of Berlin at 360 degrees. The building was constructed in 1884, yet it was bombed in World War II. In between 1994 and 1999, the British architect Sir Norman turned this building into the most contemporary parliament in the globe.

Saat ilerliyor ve biz yorulduğumuzu hissediyoruz, otele geri dönme vakti yine geldi ama çok güzel bir gün geçiriyoruz.

Time was passing so quickly, and we started to feel tired. It was time to go back to the hotel, At the end of the day, we looked back and said it had been a fascinating day.

Tags: Almanya Gezisi, Germany Trip, Berlin Almanya, Berlin Germany, Berlin Cafe, Berlin Müze, Berlin Museum


1 Yorum

1 Yorum

  1. Ayşe Şakarcan

    Aralık 8, 2009 at 6:32 pm

    Sanırım sizinle aynı günlerde Berlin’de bulunmuşuz. Tam da bloğuma Berlin’le ilgili bir yazı koymuşken sizinkine rastlamak çok hoş oldu…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel yazıların her hafta emailinize gönderilmesini istiyorsanız bültenimize abone olun.
Bu web sitesini ziyaret etmeniz ve bu site vasıtasıyla sunduğumuz hizmetlerden yararlanmanız sırasında, size ve talep ettiğiniz hizmetlere ilişkin olarak elde ettiğimiz bilgilerin ne şekilde kullanılacağı ve korunacağı işbu “Gizlilik Politikası”nda belirtilen şartlara tabidir. Bu web sitesini ziyaret etmekle ve bu site vasıtasıyla sunduğumuz hizmetlerden yararlanmayı talep etmekle, işbu “Gizlilik Politikası”nda belirtilen şartları kabul etmektesiniz.

1. Bilgilerin Kullanılması ve Korunması

Üyelerimizle ilgili olarak elde ettiğimiz bilgiler, kendi sırlarımıza gösterdiğimiz özen derecesinde gizli olarak korunmaktadır. Bu bilgilere ancak, üyemizin talep ettiği hizmeti yerine getirmek amacıyla ve hizmetin gerektirdiği ölçüde, şirketimiz personeli ve sigorta şirketlerinin personeli tarafından ulaşılabilmektedir.

Bilgisayar korsanlığı yoluyla koruma sisteminin etkisiz bırakılması hallerinde doğacak zararlardan dolayı Geziyorum.net sorumluluk kabul etmemektedir.

2. Bilgi Kaynakları

Sizinle ilgili olarak elde ettiğimiz bilgiler, size en uygun hizmeti sunmamızı ve bu hizmetlerin kalitesini sürekli olarak artırmayı temin etmeye yöneliktir. Bu bilgiler aşağıda belirtilen üç şekilde temin edilmektedir.

a. Sizin tarafınızdan sağlanan bilgiler:

Sizin, web sitemizi kullanarak veya e-mail, faks gibi diğer yollarla bize sağladığınız bilgiler tarafımızdan alınmakta ve kaydedilmektedir. Bu yolla elde edilen bilgiler, tamamen sizin özgür iradenizle tarafımıza sağlanmaktadır. Bu bilgileri bize verip vermemekte serbestsiniz. Ancak, size daha çabuk ve kaliteli hizmet sunabilmemiz için, web sitesinde sizden talep edilen bilgilerin tamamını vermenizi öneriyoruz. Ayrıca, talep ettiğiniz hizmetin gerektirdiği zorunlu bilgileri vermemeniz durumunda talebinizin yerine getirilmesinin mümkün olamayacağı tarafınızdan dikkate alınmalıdır.

Verdiğiniz bilgilerin doğru ve eksiksiz olması sizin sorumluluğunuzdadır. Yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgi vermeyiniz. Yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgi verilmesi veya beyanlarda bulunulması, talep
ettiğiniz sigortanın geçerliliğini, bizim ve/veya sigorta şirketinin size ve/veya sigortalıya karşı olan sorumluluklarını ve poliçeye dayalı sigorta tazminatı talep haklarını etkileyebilecektir.
Böyle bir durumda Geziyorum.net hiç bir sorumluluk kabul etmez. Yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgi vermeniz nedeniyle Geziyorum.net bir zarara uğradığı takdirde, bu zararı tazmin yükümlülüğü tarafınıza aittir.

b. Otomatik olarak sağlanan bilgiler:

Web sitemizi ziyaretiniz sırasında, bilgisayarlarımızın sizi otomatik olarak tanımasına yarayan ve “cookies” olarak adlandırılan tanımlama sistemi yoluyla, daha önce sitemize yaptığınız ziyaretler, aldığınız hizmetler gibi hususlarda elde edilen bilgilerdir.

Bilgisayarınızın “yardım” menüsünde, bu özelliği kısıtlamak veya tamamen etkisiz hale getirmek için ne yapmanız gerektiğini bulabilirsiniz. Ancak, bu şekilde elde ettiğimiz bilgiler size vereceğimiz hizmetin daha çabuk ve kaliteli olmasında kullanılacağından, bu özelliği açık bırakmanızı öneririz.

c. Diğer kaynaklardan sağlanan bilgiler:

Sigorta poliçelerinizin zamanında yenilenmesi ve adres, telefon numarası gibi bilgilerinizin güncel tutulması gibi amaçlarla, sigorta yaptırdığınız sigorta şirketlerinden, ticaret sicili gibi kaynaklardan elde edilen bilgilerdir.

3. Diğer Kullanım Şartları

Burada belirtilen şartların dışında, web sitemizi ziyaret eden ve/veya hizmet talebinde bulunan herkes, “Kullanım Koşulları ve Hukuki Şartlar” bölümünde belirtilen hükümleri de okumuş ve içeriğini aynen kabul etmiş sayılır.

“Gizlilik Politikası” ve “Kullanım Koşulları ve Hukuki Şartlar” bölümlerindeki hükümler ve bu hükümlerde Geziyorum.net tarafından zaman zaman yapılan değişiklikler, Geziyorum.net ile sizin
aranızda kurulan hukuki ilişkinin tamamını oluşturur ve tarafları bağlar. Aksi yazılı olarak ayrıca kararlaştırılmadıkça, Geziyorum.net‘e karşı, bu hükümlere aykırı hiç bir talepte bulunulamaz ve
hak ileri sürülemez.

Yukarı