Bisiklet

Hava Koşulları ve Bisiklet

Yağmurda zevkle bisiklet sürmenin şartları mümkün olduğu kadar kuru ve temiz olabilmektir. Eğer bir de hava soğuksa önlem almak kaçınılmazdır. Yağmurda kuru kalmanın ilk koşulu çamurluklu bir bisiklettir. Çamurluklar sizi yoldaki su birikintilerinin, çamurlu-otomobil yağlı kokteyllerin saldırısından korur. Piyasadaki çeşitli tipte çamurluklar bulabilirsiniz. Tabii alacağınız çamurluğun bisikletinizin teker çapına-ölçüsüne- uyması gereklidir. Genel olarak iki tip çamurluk vardır:

Portatif çamurluklar: Bu tipler ön ve arka çatallara bağlanan çeşitli yardımcı parçalar sayesinde birkaç saniye içinde-şaka değil!- sökülüp takılabilen plastik çamurluklardır. Bunların bağlantı yerleri tek noktadan olduğu için özellikle arka tekerin sadece üst bölümünü kaplar. Düşük veya normal hızlarda (10-20 km/saat, yarışçıların normal hızından söz etmiyorum) bu tip çamurluklar iyi bir koruma sağlar. Fakat daha yüksek hızlarda eğer yolda su birikintileri de varsa ve de lastikleriniz dişliyse arka taraftan birer su değirmeni gibi çalışırlar. Derin dişlerin yan yüzeylerinde kalan çamurlu su damlaları merkezkaç kuvvetiyle lastikten havalanır, tekerin dönüşünün yarattığı falso ile öne doğru (futbolcular bunu topla çok iyi yaparlar!), sırtınızın tam ortasına konarlar. (Ondan sonra evde çıngar çıkar). Bu tip çamurluklar, tam koruma sağlamasına karşın kesinlikle kırılmaması ve çok pratik olması nedeniyle tutulmaktadır.

 Ön için de kadronun alt borusuna, ön tekere bakacak şekilde bağlanan plaka şeklinde çamurluklar tasarlanmıştır.

Yeni tasarım pratik çamurlukların Bisiklet Gürsel versiyonu:

 

a) Ön çamurluk:  Bunun için sadece 2 adet paket lastiği, 1 adet 1,5 litrelik boş pet şişesine ve de herhangi bir delici, kesici alete ihtiyacınız olacak. Pet şişeyi boylamasına ortadan kesin. bir yarısını kendinize, diğer yarısını da bisikletçi bir arkadaşınıza hediye edebilirsiniz. Böylece çevreye de katkıda bulunursunuz! Delici bir aletiniz yoksa cebinizdeki tükenmez kalem de imdadınıza yetişebilir. Yarım şişenin orta kısmında aralarında 5-6 şişenin orta şekilde 4 adet delik açın. Bu deliklerden paket lastiklerini geçirip, alt kadro borusunun alt kısmına, ön tekere bakacak şekilde matara kafesine veya onun vidalarına tutturun. İşte size pratik bir ön çamurluk! En iyi yeri ancak denemeyle  bulabilirsiniz.

b) Arka çamurluk. 10-12 cm. eninde, 40-50cm. boyunda kalınca bir karton, koli parçası, teneke, pleksiglas veya o boyutlarda katlanmış esik- yada yeni- bir gazete gereklidir. Yalnız bu projenizin gerçekleşmesi için arka bagajınızın olması şart. Bir de 1 adet bagaj lastiği, biraz koli bandı veya bir parça ip bulmamız yeterli. Tüm yapacağınız karton ya da koli parçasını bagajnızın üzerien arkaya doğru 15-20 cm. çıkıntı yapacak şekilde tutturmak. Bunun için kancalı lastik veya biraz ip kullanabilirsiniz. bu da oldukça etkili bir arka çamurluk! Tabii çamurluğunuz karton ya da gazete ise çok ıslak koşullarda uzun süre dayanmasını beklemeyin. Ama hiç yoktan iyidir.

3) Tam çamurluklar:   Bunlar en etkili çamurluklardır. plastik olanlar tercih edilmelidir. Çünkü bu tipler kırılmaz, yamulmaz ve ses yapmazlar. Takılmaları kolaydır ve bisiklete bir çok noktadan bağlıdır. Arka çamurluk üzerinde kedigözü veya dinamoya bağlı kırmızı emniyet ışığı bulunabilir. Aynı şekilde ön çamurlukta da far bulunabilir. Bazen bu tip çamurlukların arka uç kısımlarında “paçalık” denen çamurluktan daha geniş, genellikle sert plastikten ekler bulunabilir. Bu ekler, -özellikle ön çamurluktaki tekerden geriye doğru sıçrayan suların ayaklara gelmesini engeller.

Eğer dağ bisikletiniz varsa ve bu tip çamurluklara sahipseniz ve de yağmurlu hafta sonları doğaya, araziye çıkıyorsanız işiniz biraz zor. Çamura girdiğinizde “çamurluk” isminin ne enli doğru olduğunu hayretle farkedersiniz. Evet, şehirdeki kurtarıcılarınız artık düşmanınız gibidir. yol almamanız için ellerinden geleni yaparlar. Lastiklere yapışmış çamur toprakları çabucak teker ve çamurluklar arasına sıkışır, gittikçe yoğnlaşır ve ilerlemek imkansız olur. Her 10-15 metrede bir durup sıkışmış çamurları temizlemeniz gerekir. Bu durum, çok sulu çamurlarda ortaya çıkmaz. Ancak ıslak ve gevşek toprakta çok kolay oluşur. İşte dağ bisikletlerinde neden çamurluk olmadığı açıklığa kavuşmuştur.              

YAĞMURDA GİYİM

 

Her fiziksel efor sırasında olduğu gibi bisiklete binerken de terleriz. Eğer bu ter uygun bir şekilde dışarı atılmazsa sorunlar başlar. Kuru havalarda eğer aşırı giyinmemişseniz bu pek sorun olmaz. deriden atılan ter giysinizden geçip havaya karışır. Fakat yağmur yağıyor ve sizin de su geçirmeyen yağmurluğunuz var diye boşuna sevinmeyin, çünkü aynı yağmurluk oluşan terinizi de geçirmeyecektir ve sonucunda da içeriden ıslanmanıza yol açacaktır.

Bu soruna
en iyi çözüm dışarıdaki su damlalarını içeri geçirmeyen fakat içerideki ter buharını dışarıya geçiren bir doku elde etmektir. Uzay araşıtırmaları sırasında NASA  tarafından geliştirilen Gore-Tex uzun yıllardır hizmetimizde. Gore bu tür “nefes alan” dokuları piyasaya süren ilk firma. Deri özellikleri içeren bu “kumaşların” tümüne yanlış olarak Gore-Tex denmesi adet olmuştur. Sonradan çeşitli firmalar benzer özellikte kumaşlar üremişlerdir. Jeantex, Sympatex, Entrant, vs. aslında bu tip kumaşlara – genel olarak “nefes alan” denmesi daha doğru olur. Bu dokuların 1cm karesinde birkaç milyar gözenek bulunur. Gözenekler, su damlacıklarından küçük, fakat su buharı zerreciklerinden daha büyük yapılmıştır. Böylece istenen etki elde edilir. Bu dokular genellikle iki kumaş arasında kullanılır. Fakat dikiş yerlerinin de su geçirmemesi için ayrıca bir işlemden geçmesi gerekir. tabii bu tip “nefes alan” giysiler diğerlerine göre oldukça pahalıdır, ama rahatlığı, sağlıklı olması nedeniyle tercih edilmektedir.

SOĞUK HAVADA GİYİM    

 

Soğuk havalarda bisiklete binerken sanılanın aksine çok fazla giyinmeye gerek yoktur. Aşırı giyinilirse kısa süre sonra terleme ortaya çıkar. En ideali, en alta giyilen uzun kollu termal iç giysi,  onun üzerine ince polar giymektir. Termal giysiler bilindiği gibi vücut ısısını çok iyi korur, ıslandığı (terden) zaman bile sıcak tutmaya devam eder. Polar ise çok hafif, çok ısıtıcı, su emmeyen, ıslandığında dahi sıcak tutmaya devam eden özelliklere sahiptir. Soğuk iklimlerin vazgeçilmez giysilerinden biridir. Hafifliği ve az yer kaplanması ise, bisikletçilerin en önemli tercih nedenlerindendir. Soğuk ve rüzgarlı havalarda polar üzerine giyilen rüzgarlık son katı oluşturur.

Bu arada bacakları da soğuktan korumak gerekir. Çünkü ısınan kasların çok sağukta kalması sakıncalıdır. Bisiklet şortu üzerine giyilen, uzun lycra tayt, çok sağuksa içi polar tayt bu durumu önler. Aşırı soğuklarda uzun süreli bisiklete binerken, çorap ve ayakkabıların ayakları çok sıkmasına dikkat etmek gerekir. Aksi halde kan dolaşımı zorlaşır ve üşüme, donma süreci hızlanır. Basit bir önlem olarak, eski bir çorabı ayakkabınız üzerine, onun üzerine de naylon torba geçirerek bir lastikle bileğinize tutturun. Fakat  naylonun bileğe gelen kısmını ayağın terlemesini önlemek için açık bırakın. Bu iş için yapılmış suya ve soğuğa  dayanıklı ayakkabı kılıfları da vardır.

Kısa parmaklı yazlık bisiklet eldivenleri, kışın ancak ılık havalırda ve kısa süreli binişlerde kullanılabilir. Bu durumda uzun parmaklı kışlık bisiklet eldivenleri en uygunudur. Normal yün eldivenler, rüzgar geçirdiği için pek tavsiye edilmez. Uzun parmaklı deri eldivenler, çok soğuklarda kayak eldiveni veya benzeri eldivenler tercih edilmelidir. Tabii bu eldivenlerin de bisiklet kullanımını (vites ve fren ) engellememesi gerekir.

Normal koşullarda vücut ısısının % 20 ‘ si kafadan kaybedilir. Sıcak havalarda havalandırma amacıyla kasklarda bulunan deliklerden, kışın soğuk ve yağmur girer. Başımızı soğuktan korunmak için kaskın altına ince bir yün veya polar bere giyilebilir. Bunun için gerekiyorsa kasktaki ayarlama pedlerini çıkarmak ya da ince olanları takmak yerinde olur. Kaskın üzerine geçirilen su geçirmez kılıflar da vardır.          

Yüzümüz de üşümeye en yatkın bölgedir. Korunmak için kayakçıların kullandığı “neopren” yüz maskesi ya da sadece gözeleri açıkta bırakan ince polar “ papak “ takılabilir. Yün, polar bereniz yoksa veya kulaklarınızı örtmüyorsa alın bandı takılmasında kulak sağlığı açısından yarar vardır.

Sonuç olarak soğuk kış günlerinde de gerekli basit önlemler alınarak kuru ve sıcak şekilde bisiklete binmek mümkündür. Burada dikkat edilmesi gereken noktalar, hava çok soğuk diye aşırı giyinmemek, ya da ısındıkça giysileri ayarlamak ve çok fazla terlememeye dikkat etmektir. Bu koşullarda pamuklu giysilerden ıslaklığı olduğu gibi tuttuğu için kesinlikle kaçınmak gerekir.

KIŞIN BİSİKLET KULLANIMI 

 

Görüş uzaklığı . Aslında bu konu bisikletçiden çok motorlu araç sürücülerini ilgilendirir. Yağışlı havalarda, sürücülerin görüş uzaklığı iyice azaldığından, bisikletçinin bunu gözönünde bulundurarak hareket etmesi gerekir.

Görüş uzaklığının azalması bisikletçi için de bir sorun olur. Gözlüğünüz yoksa sağanak bir yağmurda yol alırken gözleri açmak  zor olur. Gözlüğünüz varsa da oluşan damlalardan ya da gözlüğün  iç yüzeyinde oluşan buhardan önünüzü görmeniz oldukça zordur. (Buharı engellemek için pratik bir öneri : gözllük camının iç kısmına az bir miktar jel tipi diş macunu sürün ve yayın. Sonra fazla ovalamadan, üzerinde macun kalmayacak şekilde durulayın. Artık buğu oluşmayacaktır.)Yağmurlu havalarda yollarda oluşan su birikintilerinden geçmemeye özen gösterin ç&uuml
;nkü çinde derin bir çukur ya da mazgal delikleri bulunabilir.

Frenleme: Islak havalarda frenlerin etkisi azalır. Böylece durma mesafesi artar. Bunun nedeni ıslak jant üzerinde fren pabucunun bir süre kaymasıdır. Bu süre alüminyum jantlarda çok daha kısadır. Bu tip jantlarda fren sıkıldığı andan itibaren fren yüzeyinin kurumasına kadar bisiklet 5-10 metre yol alır ve ancak bu andan sonra normal işlevini yerine getirir. Krom demir veya boyalı demir jantlarda bu mesafe süratli giderken 25-30 metreyi bulabilir. Bu tip jantlarla ıslak yollarda trafiğe çıkmak pek güvenli değildir. Ya da çok süratli gitmeden, arada bir frenleri hafifçe sıkarak yol alınabilir, böylece jantaları kurutmuş olursunuz.(Hollanda da demir jantlı bisikletlerin trafiğe çıkışı yasaklanmıştı diye duymuştum bir ara) 

Kayganlık : Yağışlı havalarda,  farklı yüzeyler farklı kayganlıklara neden olur. Islakken, düzgün pürüzsüz asfalt, parke taşlı yollar, mermer yüzeyler, mazgalllar, yaya geçidi veya yol çizgileri, metal kapaklar, tramvay ya da tren rayları son derece kaygan olur. Otobüs duraklarının önü de biriken yağlarla birlikte ıslak havalarda daha da kayganlaşır. Tramvay ya da tren raylarını  dik açıda geçmek düşmenizi engeller.

Hızlı dönüşlerde ve her koşulda, bisikleti fazla yartırmamak kayıp düşme riskini azaltır. Dönülen tarafın aksi yönündeki pedalı en aşağı konuma getirip vücudun tüm ağırlığını bu pedala vermek ve bisiklet yerine vücudu dönülen yöne (içe) doğru eğmek görece hızlı ve güvenli bir dönüş sağlar. Ayrıca tüm kaygan (kuru veya ıslak ) yüzeylerde yapıldığı gibi lastiklerin havasını biraz indirmek, değme yüzeyini arttırdığı için kayma riskini azaltır.

Islak havalarda pütürlü asfalt yollar en güvenli sürüşü sağlar. kayganlığa neden olan faktörlerin birisi de, dış lastiklerin yüzey profilidir. İri dişili lastikler ıslak asfaltta çok kaygandır  Şehirde, bu tip koşullarda sık dişli, diş derinliği az lastikler da iyi sonuç verir. Çamurlu koşullarda a seyrek fakat yüksek dişli lastikler tercih edilmelidir.

KARDA BİSİKLET    

 

Yollar karla kaplandığı zaman da önlemlerinizi aldıysanız karda bisiklet kullanmanını zevkine doyum olmaz. Yol üzerinde 1-2 cm’lik kar tabakası sizi  pek etkilemez. Fakat kayganlık, ıslak bir yola göre biraz daha fazladır. Bu, lastiklerle yol arasında ince bir kar tabakasının kaymaya yol açmasından meydana gelir. Fakat kar tabakası tekerin yol zeminine değmesini engelleyecek kadar kalınsa kayma riski azalır. Sıkışık, toz karda bisikleti dengede tutmak kolaydır. Arka tekerin çekişi iyidir, fazla patinaj yapmaz. Kar derin, ıslak veya yumuşak ise ilerlemek gerçekten zorlaşır. Yumuşak ve yapışkan karda tekerlek saplanır. Lastiklerin diş aralarına kar dolar, patinaj yapar. Kalın lastikler (2.20) daha az gömüldükleri için bu şartlara uygun olabilir.. 

Buzlu zemin her türlü bisiklet içni tehlike kaynağıdır. Cam gibi buzlu yüzeylerde çok dikkatli olmak gerekir. Ancak buz tutmuş yüzey pütürlüyse, sanıldığı kadar kaygan değildir. Eğer lastikleriniz de dişliyse kayma zorlaşır.

Bunlar gibi,  kaygan yollarda dikkat edilmesi gereken en önemli iki nokta bisikleti her zaman dik tutmaya çalışmak ve dönüş sırasında ön freni çok dikkatli sıkmak ya da bazı durumlarda hiç sıkmamak gerekebilir.

KIŞ BAKIMI        

 

Kış aylarında bisikletiniz biraz daha özen ister. Yağışlı günlerde yatakların içine çamurlu sular girer, zincirinizdeki yağ çabucak yok olur. Kadronun içine de sular dolar ve fren pabuçlarını daha çabuk aşınır.

Eğer bisikletinizin çeşitli yatakları contalı tip değilse buraların daha sık açılıp yağlanması gerekir. (Bu tip yatakları olmayanlara pratik bir öneri: millerin üzerine, yatağa girdikleri yere gres yağına batırılmış sicimi birkaç tur dolayın ve düğüm atın. İşte size ucuz bir conta . Gidon yataklarınız için de, özellikle alt yatak için basit bir koruma  yöntemi önerebilirim: eski bir lastikten  3-4 cm’lik bir boru kesin. Eğer çatalınızı sökebiliyorsanız lastik parçasını alt yatağın üstüne geçirin. Çatalınızı sökmeden de şerit şeklinde kesilmiş lastiği yatak üzerinde yapıştırabilirsiniz.  Bu lastik alt yatağı sudan, çamurdan oldukça korur.

Vites mekanizmaları, ruble, zincir çok çamurlu koşullarda tam çalışmayabilir. Özellile rublenin/kasetin dişleri arsına çamur dolarsa pedallarınız kaydırabilir, boşa dönebilir. Bu çamuru, durup sık sık temizlemek gerekir. Çamur bisikletinizin en uzak köşelerine yerleşir. Kurumadan temizlenmesinde
fayda vardır. Yataklar contalı tip değilse, basınçlı suyla yıkamak sakıncalıdır. Yatakların yakınındaki çamur, basınçla içeriye itilebilir. Contalı bile olsa suyu yataklara yandan tutmak doğru olur. En iyisi bisikleti çok su harcamadan hortumdan akan su ve bulaşık fırçasıyla yıkamaktır. Bulaşık deterjanı her türlü kiri – yağı  çok iyi çıkartır. Kadro üzerindeki kirler için  sünger, diğer yerler için bulaşık fırçası kullanmak iyi sonuç verir. Bisikleti (iyice duruladıktan sonra) birkaç kez lastikler üzerinde zıplatın, tekerlerini hızla çevirin, çeşitli yönlere eğin ki sular iyice süzülsün. Sonra “bebeğinizi” iyice kurulayıın. Zinciri kesinlikle yağlayın. Vites mekanizmalarının pivotlarında ince yağ kullanın. Kadronuz demir ya da Cromoly ise, kadronun çeşitli yerlerindeki deliklerden paslanmayı önlemek için WD-40 sprey sıkın.

İşte bisikletiniz kış koşullarına yine hazır. Tabii siz de hazırsanız.  

Kaynak: www.yesilbisiklet.com

 

Kış Bisikletçiliği

Merhaba

Uzunca süredir ılık giden kış günlerinden sonra karakış geldi çattı.Fakat az da olsa bizim gibi bisikletçiler her türlü hava koşulunda bisikletlerimize binmeye devam ediyoruz. Kış aylarında bisiklete binmenin bazı zor yanları olsa da bazı önlemlerle bu dönemi daha kolay, güvenli ve konforlu atlatmanın bazı püf noktaları var. İşte size bunlardan bazıları:

LASTİKLER

Geniş lastikler karda avantajlıdır. Düşük basınçlar kullanın. (15-20 psi).Hatta karda bazen 5-10 psi bile yeterlidir.

Düşük basınçlı lastiklerin 1 kenarının janta yapıştırılması gerekebilir. Her zaman sağ tarafı yapıştırmak hatırlama kolaylığı sağlar.

Çok yaygın olmasa da çivili lastikler buzda ve sert karda çekişi arttırır.

YAĞLAMA

Bisikletler arabalar gibi özel bir kış bakımı gerektirmez. Bisiklet yataklarına binen yükler o kadar azdır ki özel olmayan herhangi bir yağın az miktarı bile yeterli olur.

Fakat bazen aşırı soğuk havalarda ( eğer hala bisikletinizde ruble (kaset değil) varsa, içindeki yağ soğuktan sertleşip sorun yaratabilir. Bunu engellemek için düşük ısılarda çalışan yağlar seçilmelidir. Bu özellikle şu sıralar doğudaki aşırı soğuk koşullar için geçerli olabilir..

Kabloların içindeki yağ donup vites/ fren çalışmasını etkileyebilir.Bu durumda kablodaki yağı temizlemek veya yeni bir kablo seti takmakta yarar vardır.. Gore-Tex kablolar bu durumda çok
avantajlıdır. Bunların içindeki vites veya fren teli ayrıca minik plastik bir borucuk içindedir. Doğal elemanların (su, toz, çamur..) kablo içine sızması nerdeyse imkansızdır.. Bu kablolar pahalı ve
bulunması zordur. Sık bakımla bu sorunun üstesinden gelebilirsiniz..

AYDINLATMA

Karanlık kış günlerinde elbise, çanta vs. üzerine takılanlar yerine bisiklet üzerine takılan flaşörler seçilmelidir. Bunun ışığının trafikteki diğer araçlara benzemesi için kırmızı olmasında fayda vardır. Bazı modeller çeşitli çalışma modları içerir. Genelde yanıp sönme modu sizin bir bisiklet  kullandığınızı daha iyi belli eder.Bunların pil harcamaları çok düşüktür.Genelde piller 1-1,5 yıl
dayanır. Bisikletlerde fabrikadan standart olarak gelen reflektörlere fazla güvenmeyin. Üzerini kaplayan incecik bir çamur tabakası reflektörü işe yaramaz hale sokar. Ayrıca bu reflektörler
nerdeyse tam karşıdan gelen ışıkları yansıttıkları için çok az açıdan görülürler. Bu yüzden farklı bir açıdan gelen bir araç sizi farketmeyebilir. Pedallara takılan reflektörler hareket halinde oldukları için arkadan gelen araçlar için iyi bir uyarıcı olabilir. Tekerlekteki reflektörlerin çok fazla bir etkisi yoktur. Sadece yandan gelen araçlar için son anda bir uyarıcı olabilir. Elbiselerin, çantaların üzerindeki reflektör şeritler de oldukça iyi görünme sağlar. Beyaz reflektörler sarı reflektörlerin 2 katı, kırmızı reflektörlerin de 3 katı daha fazla ışık yansıtırlar. Bu reflektörler yapıştırılan, dikilen şerit şeklinde olabilir. Giysilerin üstüne geçirilen reflektör şeritler içeren file yelekler de iyi seçeneklerden biridir.

Önünüzü görmeniz ve görülmeniz için en az bir adet iyi kalite bir far kullanmalısınız. İyi aydınlatan farların çok pil harcama gibi bir dezavantajı vardır.Bu tip farlarda kesinlikle alkalin veya şarjlı pil
kullanmak gerekir. Diğer pillerin bunlarda kullanım ömrü1-2 saati geçmez. Son yıllarda LED teknolojisi hızlı ilerlemiş ve ortaya çok az enerji harcayan bisiklet farları ve kafa lambaları çıkmıştır.
Bunların çoğunun ışıkları çok uzağı aydınlatmaz ve yüksek süratli sürüşlere uygun değildir. Fakat 1 set pille en az 30 -40 saat aydınlatırlar. Bu süreden sonra da aydınlatma azalır ama bir o kadar
süre boyunca da sizin rahatça görünmenizi sağlar.

Bence eğer karanlıkta uzun süreler binecekseniz ideali 1 adet halojen ve 1 adet de LED’li farı gidona takmanızdır. Düşük süratte LED’i, yüksek süratte de halojeni devreye sokarsınız. Kafaya, kaska takılan lambalar sadece acil durumlarda kullanılmalıdır. (gidon farının olmadığı durumlarda ) Kafaya takılan ışık kaynağı göze yakın olduğu için biraz tozlu veya sisli ortamda gözünüzün önünde beyaz bir ışık huzmesinden başka bir şeyi zor görürüsünüz.. Ayrıca bu konum, yoldaki taşlarda , çukurlarda yeterince gölge oluşturmaz , bunun sonucunda büyüklük, derinlik ve uzaklık gibi kavramları algılamakta zorluk oluşturur. Piyasada kaliteli bir halojen farı 10-20 dolara, LED’li bir farı da 25-50 dolara bulabilirsiniz. İkisinin maliyeti ilk başta biraz fazla gelebilir ama bu farları yıllarca, hem de güvenliğiniz için kullanacağınızı düşünürseniz bu kabul edilebilir. Akülü sistemler kuvvetli ve uzun süreli aydınlatma gerektiği zaman idealdir. Fakat bunlar tek farlara oranla daha pahallı ve  ağırdırlar.Fakat bunların içinde Sigma Sport’un tek farlı akülü sistemi uygun fiyatlı ve oldukça hafiftir.Ya da elinizden iş geliyorsa oturup kendiniz akülü bir sistem üretebilirsiniz..

KARDA/ BUZDA SÜRÜŞ TEKNİĞİ

Kendinizi kasmadan yumuşak hareketlerle pedal çevirmeye çalışın.

Bisiklet yana kaymaya başlarsa ani olarak gidonu çevirmek yerine küçük hareketlerle bisikleti düzeltmeye çalışın.

Bazı karlı yollarda yavaş gitmek yerine süratli gitmek daha az enerji harcatır. Nedeni süratli giderken lastiklerin daha az gömülmesidir.

Grupla biniyorsanız deneyimsiz olanın önde gitmesini sağlayın.(arkada kalanlar öndekilerin açtığı düzensiz oyuklar ve çukurlarla da  uğraşmak zorunda kalırlar)

Pütürlü buzla kaplı yollar bazen çok iyi tutuş sağlayabilir. Buz üzerinde ani ve sıkı fren yapmaktan kaçının. Gerekirse sadece arka freni kullanın. Bu nedenle sürat yapmamaya dikkat edin..Virajlara
normalden çok daha yavaş girin. Bisikleti fazla yatırmamaya dikkat edin..

GİYİM

Bisiklete binmek oldukça fazla ısı üretir. Bu nedenle bisiklet giysilerimizi dikkatli seçmeliyiz..Bunların çok fazla ısı tutmamaları, oluşan teri dışarı vermeleri ve bizi de rüzgardan korumaları gerekir.

Giyim seçimi, miktarı kişinin metabolizmasına göre değişebilir. Bazı insanlar çok fazla üşüyebilirken, bazılarına da düşük ısılar bile fazla gelebilir. Bunu anlamak için en iyi yol deneyerek giysi seçimi
yapmaktır.

En üst tabakanın su ve rüzgar geçirmeyen, tercihen nefes alan bir kumaş olmasında yarar vardır. Gore- Tex gözenekleri sıfırın altındaki ısılarda tıkanabilir ve görev yapmayabilir.

Orta tabaka için dik yakalı, fermuarlı ince veya orta kalınlıktaki polar (fleece) veya dışı wind stopper, içi ince polar ceket/ yelek yeterli olabilir. Orta tabaka bir kaç kat olabilir. Böylece
değişen ısı koşullarına göre ayarlama yapılabilir.

En içe giyilen giysi kesinlikle pamuklu bir T-şört olmamalıdır. Pamuklu giysiler ıslandığında
zor kurur ve nemi tutar, sizi daha çabuk üşütür. Bunların termal özellikli olmaları gerekir. Dupont Cool Max ürünler oldukça sıcak tutar ve ter tutmaz. (“Cool” kelimesi sizi şaşırtmasın) Yazın da bu ürün sizi serin tutar.

Çorapların da sentetik veya ince yün olması gerekir.Gore-Tex çorap veya benzeri ürünler idealdir.Bunlar aynı zamanda ayağın ıslanmasını engeller.

Eldivenlerin çok kalın olması kontrolleri zorlaştırır. 3 parmaklı eldivenlerde eller daha az üşür. Gore-Tex Wind Stopper ve Thinsulate eldivenler idealdir.

Ayakkabılarınız yazlık bir SPD ise işiniz zor demektir. Bunun üzerine neopren kılıf (booties) iyi bir çözümdür. Çok soğuk havalarda ve uzun süre bisiklet kullanacaksanız kalın botlar giymek gerekir. Bu durumda SPD pedallarınızı kullanamayabilirsiniz. Bunun için en iyi çözüm kalpiyedir. Buna benzer Power Straps pedalın üzerinde çapraz duran bir banttır ve kalpiyeden daha iyi bir çözümdür.(Sadece kış için değil tabi!!)

Kaskınızda kalın “pad”ler varsa, onları inceleriyle değiştirip kafanıza ince bir bere, sonra da kaskınızı takabilirsiniz. Çok soğuk havada kaskın ön deliklerini bantlamanız yararlı olabilir.

Çok koyu olmayan veya şeffaf bir bisiklet gözlüğü kış bisikletçiliği için gerekli malzemelerden biridir.

ÇEŞİTLİ

Soğukta sıvı alımı sıcak havadaki kadar önemlidir. Dehidrasyon ( vücudun susuz /sıvısız kalması) kan hacmini düşürür , bu da hipotermi ve uzuv donmasına neden olur.Sık sık su içmek (susamasınız bile) çok önemlidir.Camelbak tarzı sıvı taşıma çantaları taşınan sıvının ısısını da koruduğu için idealdir.Ayrıca bunlarla en az 1,5 l. sıvı taşıyabilirsiniz.

Soğuk havada bisiklete binerken, açıkta kalan yerlerimiz rüzgarın da etkisiyle, kısa sürede donma belirtileri gösterebilir. Yüzümüz buna çok yatkındır. Bu durumda durup ısınmak gerekir. Grupla biniyorsanız arkadaşlarınızı da izleyin. Yüzlerindeki beyaz lekeler donma belirtisi olabilir.

Uzun sürüşlerde yanınızda enerji verici yiyecekler, barlar bulundurun.

Bazı durumlarda yürümeniz gerekebilir. Bunun için yanınıza kalınca bir anorak vb. alın.

Ayağınızda üşüme hissederseniz bisikletten inin ve koşun.( bisikletle birlikte !)

Metal tamir aletlerinizi tek kat bantla sarabilirsiniz. Kullanırken ısı kaybetmezsiniz.

Aşırı soğukta plastik malzemelerin (kalpiye, matara kafes, kabloların dışı vs.) kırılabileceğini gözönünde bulundurun.Fren / vites kablolarını soğuktan korumanın bir yolu elektronik parça satan
yerlerde bulunan uygun ölçüdeki “ısıyla daralan makaron”u kabloya geçirmektir.

Elastomerli amortisörler -5 dereceden sonra sertleşebilir. Fakat soğuktan zarar görmez.Yağlı amortisörlerde ise soğuk havaya uygun yağ kullanmak gerekebilir.

Bisikletinizi sıcak ortamdan çıkarır çıkarırmaz binmeye başlarsanız, tekerleklerin attığı kar frenlerde ve viteslerde toplanıp donar.

Kışın tuzlanmış yollarda bindikten sonra kesinlikle tatlı suyla bisikletinizi yıkayın, yoksa bisikletinize ya da bazı parçalarına veda etmeniz gerekebilir..

Gürsel Akay

Kaynak: www.yesilbisiklet.com


1 Yorum

1 Yorum

  1. meslina

    Şubat 24, 2009 at 4:14 pm

    Aslında ödevimi yapmama yardımcı olsu fakat bu yorumumu dikkate alıp sitenızı resimlerle zenginleştirirseniz heemdaha güzel olur
    BAŞARILAR
    MESLİNA TUT

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel yazıların her hafta emailinize gönderilmesini istiyorsanız bültenimize abone olun.
Bu web sitesini ziyaret etmeniz ve bu site vasıtasıyla sunduğumuz hizmetlerden yararlanmanız sırasında, size ve talep ettiğiniz hizmetlere ilişkin olarak elde ettiğimiz bilgilerin ne şekilde kullanılacağı ve korunacağı işbu “Gizlilik Politikası”nda belirtilen şartlara tabidir. Bu web sitesini ziyaret etmekle ve bu site vasıtasıyla sunduğumuz hizmetlerden yararlanmayı talep etmekle, işbu “Gizlilik Politikası”nda belirtilen şartları kabul etmektesiniz.

1. Bilgilerin Kullanılması ve Korunması

Üyelerimizle ilgili olarak elde ettiğimiz bilgiler, kendi sırlarımıza gösterdiğimiz özen derecesinde gizli olarak korunmaktadır. Bu bilgilere ancak, üyemizin talep ettiği hizmeti yerine getirmek amacıyla ve hizmetin gerektirdiği ölçüde, şirketimiz personeli ve sigorta şirketlerinin personeli tarafından ulaşılabilmektedir.

Bilgisayar korsanlığı yoluyla koruma sisteminin etkisiz bırakılması hallerinde doğacak zararlardan dolayı Geziyorum.net sorumluluk kabul etmemektedir.

2. Bilgi Kaynakları

Sizinle ilgili olarak elde ettiğimiz bilgiler, size en uygun hizmeti sunmamızı ve bu hizmetlerin kalitesini sürekli olarak artırmayı temin etmeye yöneliktir. Bu bilgiler aşağıda belirtilen üç şekilde temin edilmektedir.

a. Sizin tarafınızdan sağlanan bilgiler:

Sizin, web sitemizi kullanarak veya e-mail, faks gibi diğer yollarla bize sağladığınız bilgiler tarafımızdan alınmakta ve kaydedilmektedir. Bu yolla elde edilen bilgiler, tamamen sizin özgür iradenizle tarafımıza sağlanmaktadır. Bu bilgileri bize verip vermemekte serbestsiniz. Ancak, size daha çabuk ve kaliteli hizmet sunabilmemiz için, web sitesinde sizden talep edilen bilgilerin tamamını vermenizi öneriyoruz. Ayrıca, talep ettiğiniz hizmetin gerektirdiği zorunlu bilgileri vermemeniz durumunda talebinizin yerine getirilmesinin mümkün olamayacağı tarafınızdan dikkate alınmalıdır.

Verdiğiniz bilgilerin doğru ve eksiksiz olması sizin sorumluluğunuzdadır. Yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgi vermeyiniz. Yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgi verilmesi veya beyanlarda bulunulması, talep
ettiğiniz sigortanın geçerliliğini, bizim ve/veya sigorta şirketinin size ve/veya sigortalıya karşı olan sorumluluklarını ve poliçeye dayalı sigorta tazminatı talep haklarını etkileyebilecektir.
Böyle bir durumda Geziyorum.net hiç bir sorumluluk kabul etmez. Yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgi vermeniz nedeniyle Geziyorum.net bir zarara uğradığı takdirde, bu zararı tazmin yükümlülüğü tarafınıza aittir.

b. Otomatik olarak sağlanan bilgiler:

Web sitemizi ziyaretiniz sırasında, bilgisayarlarımızın sizi otomatik olarak tanımasına yarayan ve “cookies” olarak adlandırılan tanımlama sistemi yoluyla, daha önce sitemize yaptığınız ziyaretler, aldığınız hizmetler gibi hususlarda elde edilen bilgilerdir.

Bilgisayarınızın “yardım” menüsünde, bu özelliği kısıtlamak veya tamamen etkisiz hale getirmek için ne yapmanız gerektiğini bulabilirsiniz. Ancak, bu şekilde elde ettiğimiz bilgiler size vereceğimiz hizmetin daha çabuk ve kaliteli olmasında kullanılacağından, bu özelliği açık bırakmanızı öneririz.

c. Diğer kaynaklardan sağlanan bilgiler:

Sigorta poliçelerinizin zamanında yenilenmesi ve adres, telefon numarası gibi bilgilerinizin güncel tutulması gibi amaçlarla, sigorta yaptırdığınız sigorta şirketlerinden, ticaret sicili gibi kaynaklardan elde edilen bilgilerdir.

3. Diğer Kullanım Şartları

Burada belirtilen şartların dışında, web sitemizi ziyaret eden ve/veya hizmet talebinde bulunan herkes, “Kullanım Koşulları ve Hukuki Şartlar” bölümünde belirtilen hükümleri de okumuş ve içeriğini aynen kabul etmiş sayılır.

“Gizlilik Politikası” ve “Kullanım Koşulları ve Hukuki Şartlar” bölümlerindeki hükümler ve bu hükümlerde Geziyorum.net tarafından zaman zaman yapılan değişiklikler, Geziyorum.net ile sizin
aranızda kurulan hukuki ilişkinin tamamını oluşturur ve tarafları bağlar. Aksi yazılı olarak ayrıca kararlaştırılmadıkça, Geziyorum.net‘e karşı, bu hükümlere aykırı hiç bir talepte bulunulamaz ve
hak ileri sürülemez.

Yukarı