Zucca

Zucca Londra‘daki en muazzam ve muhteşem yediğim İtalyan Restoran. London Bridge köprüsünden yaklaşık yürüme ile 15 dk uzaklıkltaki Bermondsley sokağında bulunuyor. Bu sokak muhteşem barlar ve tapas restoranları ile dolu. Aklınızın bir köşesine not edin ve bu sokağı gezmeyi Londra‘ya gelip ihmal etmeyin.

Zucca is the most magnific Italian restaurant I have ever eaten in London. It is on Bermondsley street, 15 minutes away from London Brige on foot.This street is full with fabulous bars and tapas restaurants. Note that in mind and if you come to London, don’t forget to take a tour for this street.

Restorana rezervasyonu 2 hafta önceden yaptım. Rezervasyon akşam için en erken  hafta önce bulabiliyorsunuz. Öğlen ise daha kolay. Bu restorana uzun zamandır gitmek isteyen Sedef’in bir arkadaşını da 3. kişi olarak listeye dahil ettik ve geçen hafta gece 21:30 rezervasyonumuza tam zamanında gittik. İtalyan restoranı doğası gereği biraz bekledik. Daha sonra masamıza oturduk.

I made the reservation for the restaurant 2 weeks in advance. You can find a place to reserve for evening at earliest a week in advance. Lunch is easier. We added a plus to our reservation as a third person who was a friend of Sedef that wanted to go to this restaurant so much for a long time and we went there at 21:30 right on time last week. We waited for a while, as nature of  Italian restaurant. Then we sat down at the table.

Zucca çok kaliteli yemeği Londra‘da fiyatlarına kıyasla komik denen fiyatlara sunuyor. Başlangıç mönüsünde yaklaşık 7 çeşit meze var. Bunlar aşağıda da görebileceğiniz gibi oldukça özene bezene yapılmış hoş küçük yemekler. Ancak 3 kişi 4 başlangıç ve 3 ana yemek ile inanılmaz derecede doyduğumuzu belirtirim.

Zucca presents real qualified food for funny prices compared to London. For entree menu there were nearly 7 side dishes. These were nice little dishes that were made charily as you can see below. However, I must say that we, 3 people, were extremely full up with 4 entrees and 3 main courses.

 


Biz başlangıç seçimimizi kızarmış balkabağı (Fritti), İtalyan soğuk et tabağı, Levrek Carpaccio ve Bruschetta’dan yana kullandık. Ancak Bruschetta inanılmaz güzeldi, bir tane daha paylaşmak için aldık…

We chose our entrees as Fritti, Italian appetizer meat dish, Carpaccio the Seabass and Bruschetta. But Bruschetta was amazing and we got another one for sharing.

Yemeğe başlamadan önce gelen boğazımızı yakan zeytinyağı ve özellikle foccaccıa ekmeği bizi aldı götürdü. O ekmekten ikinci kere istemediğime pişmanım.

Especially the foccaccio bread and the olive oil that gave us a sore throat took us away… I regretted so much that I didn’t take more of that bread.

Bu yemeklerden sonra üstünde eritlmiş peynirli bir ara makarna paylaştık üçümüz. bunların tabak fiyatı gene 7 Pound. Yediğim en güzel ev yapımı makarna, Türkiye‘deki bazı kafelerde özellikle hazır makarnaları üstüne 3 parça koyup 20 liraya Türkiye şartlarında satılmasını anlayamıyorum.

After those dishes, we shared a pasta that cheese melted on it. Those were again 7 pounds per dish. It was the best homemade pasta I had ever eaten. I cannot understand that in some cafés in Turkey, they serve pre-made pastas by adding little ingredients and sell them for 20 liras.

Yemek olarak ise üçümüz menüdeki 3 ana yemeği tek tek söyledik. Sedef ızgara et, Ben kurufasulyeli ciğer, Eytan ise tavşan yemeğini seçti. Hepsi birbirinden muhteşemdi.

For main course, we took 3 main courses in the menu separately.  Sedef got grilled meat, I got liver with haricot beans and Eytan chose rabbit dish. Every one of them was amazing.

İçecek olarak karaf satılmadığından, çok içki içen biri olmadığımızdan birer bardak kırmızı şarabı tercih ettik.

As carafe was not on the list as beverage, we chose red vine as we were not that much of drinkers.

Yemek sonrasınde çekinerek de olsa ‘bugün burdan tatlı yemeden gitmek olmaz’ diyerek, üç ayrı tatlı aldık. Eytan Affagato kahveli dondurma, ben iki top dondurma, Sedef ise muhallebi aldı. Olağanüstü kullanabileceğim tek kelime !

After main course, bashfully, we thought that it wouldn’t feel right if we went back not eating any dessert, so we chose 3 different desserts. Eytan Affagato coffee ice-cream, Sedef pudding and I got gelato. “Marvellous” was the only word I could use!

Zucca‘dan ayrılmadan önce en şaşırdığım şey hesaba servis eklenmemesi ve bahşiş bırakamamanız. Bu restoran politikası olarak alınmıor. Zaten her yerde %10-%12.5 servis bedeli alınırken buranın bunu da almaması Londra gibi bir yerde olağanüstü kaliteli yemeği kişi başı 30 pound altına yemenize sebeb veriyor.

Before I left Zucca, the thing that I got really surprised was there was no add to check for service and it was a must not to leave tips. This was the policy of the restaurant. For service, it was taken nearly 10-12.5% in everywhere, but here, it was taken none, and in a place like London with meals like these, you could get fabulous dinner under 30 pounds per person.

Zucca, Londraya gelirseniz bana dua edeceğiniz 10 numara bir restoran…

Zucca is an excellent restaurant that if you come to London, you would thank me…

Adres: 184 Bermondsey Street, SE1 3TQ

Tel: +4420 7378 6809


Tags: Zucca, Zucca London, LondonRestoranlar, London Restaurants

Londra`dan beğendiğimiz Kafe , Pub ve restoranlar / Best Food spots & posts from London

Türkiye`den Mekan Önerileri / Turkish Food Related Reviews

Dünyadan Mekan Önerileri / World Wide Food Spots & Posts

Paylaş

“Zucca” üzerine 3 yorum

  1. Gecen hafta planladığımız Londra tatiline oğlumun rahatsızlığı nedeniyle gidemedik. Sizin yazılarınızı okudukça daha cok üzülüyorum gidemeyisimize.. Ne güzel fotograflamissiniz aksam yemeğini ve yine ne kadar sadelikle anlatmissiniz. Zucca ! Londra’da gidilecek yerler listesinde yerini aldı defterimde..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir