Asma Yaprağı

Ege yemekleri, zeytinyağlılar, salatalar, soğuk küçük tabaklarda sokaktaki tahta masalarda kurulup saatlerce oturmak, sohbet etmek, keyif çatmak… Tatil köyüne gitmeyip belki ondan kat be kat daha pahalıya gelsede hep özlediğim ve hayalini kurduğum tatil şekli…

Hele yurtdışında yaşıyor ve memleketin bu yemeklerini özlüyorsanız gelmeniz gereken yerlerden biri Çeşme ve Alaçatı. Her ne kadar popüler olup , gösteriş meraklıları ile dolup taşan ve fiyatları artan bir yer olmasına rağmen senede 3-4 gün uğramamayı atlamıyoruz son 3 senedir. Bu sefer de öyle yaptık ve destinasyonumuz çok zor rezervasyon yapılan, son iki senenin favorisi Asma Yaprağı Restoran.

Aslında yukarıda bahsettiğim bir vaha ve hayal benzeri bir sokak üstü restoranı. İzmirli eski ailelerinden sahibesi Ayşe hanım, küçük mutfakta yardımcıları ile beraber, hep kendilerinin ve ailesinin yaptığı, beğendiği ege tatlarını uygun usülde, doğru kıvamda ve basitçe yapıyor ve sunuyor. Tamamen bu. Temiz, özenli, basit ayrıştırıcı küçük farklar ile bezenmiş bir ege restoranı. Yer bulmak mucize. Son anda açılan yere, en dip masaya yer bulduğumuz için bile şanslıyız.

Mutfak içi eski aksesuarlar, plakçalar, ege usulü beyaz mutfak dolapları ve tahta kocaman masadan oluşuyor. Bildiğiniz herşeyin hazırlandığı mutfak zaten. Bu masa üstündeki büyük tepsilerden yemeklerinizi sipariş edip masanıza geçiyorsunuz. Neler mi var ?

Zeytinyağlı dolma, enginar, enginar yatağında deniz börülcesi , kuzu tandır, kabak çiçeği dolması, favalı enginar, sinkonta, erikli pestilli pırasa ve erişte genel olarak soğuk ve sıcak yemeklerin bazıları.

Toplam 30-40 kişi aynı anda yemek yiyor. Erken gitmek bazı yemekleri bitmeden sipariş etmeniz demek. Ancak Ege’de yemek geç yenir. Ben 20:45’ten önce gitmenizi önermiyorum.

İçki siparişleriniz alındıktan sonra masanıza geçiyorsunuz ve harika ekmekler ve güzel klasik tabak, çatal ve bardaklar ile ev örtüleri ile bezenmiş tahta masanıza oturuyorsunuz.

Mezeler nefis. Enginar, dolma inanılmaz. Genelde biz her bir yemekten dörder küçük parça ısmarladık. Masada dört kişi olduğumuzdan. Kabak içeği dolması, Boşnak mantısı ve enginar masaya iner inmez süpürüldü diyebilirim. Tabii ki kullanılan zeytinyağı ve tüm gün yüzmüş ve yorulmuş bizlerin midelerinin etkisi büyük.

Altta gördüğünüz yoğurtlu muhteşem yemek Boşnak mantısı 🙂

Masadaki sürahi, suluk, buzluk gibi aksesuarlar hep köylerden ve Ege evlerinden toplanmış. Eski, temiz ve size farklı bir keyif veriyor.

Ana yemek olarak ise muhteşem pamuk gibi bir kuzu alıyoruz. Yanında annenizin yaptığı pilav. Biraz yağlı ama kuzu dediğin hafif yağlı olsun. Kesinlikle kokmuyor. o kuzunun kokusunu sevmeyenler için güzel pişirildiği için çok leziz.

Gene Ege usulü köfte ise bir arkadaşımızın seçimi. O da çok leziz, köy yoğurtlu ve kendi küçük tavasında sunuluyor.

Tatlı almayalım dememize rağmen ev baklavası olayın koptuğu an. Ben normalde baklava tarzı tatlıları çok aşırı sevmesemde inanılır gibi değil. Ne çıtır, hem sulu hamur. Ağzınıza layık. Giderseniz yemeğin başında ayırtın bir porsiyon.

Ellerimi yıkamak için gittiğim tuvaletleri bile özenli. Eski mis şişeleri, musluğu ve tası ile tertemiz ve özenli. Fiyatları 3 aylık sezonluk bir yere oranla tabiiki de çok ucuz değil ama alaçatındaki çoğu yere göre ucuz ve kalitesi ile daha da ucuz hale geliyor. 1 şişe içki , 2 kadeh şarap 5 adet dört kişilik meze, ortaya tatlı, 4 ana yemek için ödediğimi ücret kişi başı 65-75 TL civarı.

Asma Yaprağı benim gerçekten Çeşmedeki bu son tatilimde kesinlikle Alaçatında yediğim en güzel yemek diyebilirim. Ellerine sağlık, umarım başarılarından taviz vermezler.

Web: http://www.asmayapragi.com.tr/index.php
Adres: Tokoglu Mahallesi 1005 Sokak No:50 Alaçatı  Çeşme  İzmir Telefon : 232 – 716 01 78

Paylaş

Smith and Wollensky

Smith and Wollensky, New york ziyaretimizde deneme fırsatı bulduğum et konusunda gerçekten son derece başarılı bir restoran. Aslında bir kozmetik ürün satıcısı olan Alan Stillman, annesinden aldığı 5.000 dolarlık yatırım ve girişimciliği ile 1965 yılında  Manhattan adasındaki First avenue’da açılan T.G.I. Friday’s restoranının mucidi. Bu aslında ABD’deki ilk bekarlar bar konseptinin de yaratılması demek idi. Daha sonra hızlıca 13 lokasyona yayıldı. Bugün ise dünyada 50 ülkede 1.000’den fazla T.G.I. var… Okumaya devam et Smith and Wollensky

Paylaş

Mishkin

Ezra Mishkin bir yetim. Ailesi maalesef savaş sırasında 1919 civarında öldürülmüş ve uzun süre zor şartlar altında siyah ekmek, çorbaya benzeyen az katkılı çorba ile beslenerek sırtındaki gri babasından kalan mantosu ile Ukraynadan Londraya bir şekilde 1931 yılında göç etmeyi başarıyor. Yanı 12 yıl sonra Ezra Mishkin isimli restoranını açmayı başarıyor. Okumaya devam et Mishkin

Paylaş

Sushi of Shiori

Sushi of Siori‘ye gene Londra’da bize güzel mekanlar tavsiye eden arkadaşımız Eytan ile beraber gittik. İçeri girince bu kadar methedilen bir yerde sadece 9 kişinin bayağı dar bir ortamda yemek yediğine aklınız pek ermiyor. Genelde paket ve catering için çalışan bu restoran internette çeşitli sitelerde, Guardian, Time-Out gibi yerlerden aldığı yorumlara göre mükemmel. Biz de denemek için sabırsızlanıyoruz. Okumaya devam et Sushi of Shiori

Paylaş