Seyahat’e Çıkmadan Önce – SAĞLIK

| Ekim 5, 2006 | Yorum yapılmamış

SEYAHATE ÇIKMADAN ÖNCE ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER VE GİDİLEN BÖLGELERE GÖRE ALINMASI GEREKLİ AŞILAR

Malum Bayram tatili gelmeden sizlere faydalı bilgilerle donatmak boynumuzun borcu…

Buyrunuz efenim…

Seyahate çıkmadan önce gidilecek bölgeye özgü koşulları öğrenmenin ve alınması gereken sağlık tedbirleri hakkında bilgilenmenin sağlıklı bir tatil geçirmek için büyük önem taşıdığını unutmamak gerekir.

Şişelenmiş, ağzı kapalı ve mümkünse pastörize edilmiş meşrubatı tercih ediniz. Musluk suyu, doğal kaynak suyu ve hangi suyla yapıldığını bilmediğiniz buzlu içecekleri içmeyiniz. Eğer mutlaka içmek zorunda kalacağınızı düşünüyorsanız filtre veya iyot tabletleri kullanın. (açık alanlarda)
-İçmek için güvenli olmayan suları mutlaka kaynatınız.
– Musluk suyunun uygun şekilde klorlanmadığı veya hijyen ve sağlık şartlarının kötü olduğu bölgelerde, kaynatılmış su ile hazırlanan çay ve kahve gibi içecekler, kutulanmış veya kutulanmış veya şişelenmiş, ağzı kapalı ve mümkünse pastörize edilmiş meşrubatı tercih ediniz.
– Suyun bulaşık olabileceği yerlerde, buzun da bulaşık olabileceğini göz önüne alarak, içeceklere koymayınız.

Lütfen çok detaylı bu yazı için "devamını oku" tuşuna basınız…


– Ellerinizi sık sık su ve sabunla yıkayın
– İçecek kutusu veya şişelerinin dış kısmındaki su bulaşık olabilir. Bu yüzden ıslak kutu ve şişeleri açmadan önce kurulayınız ve içerken ağza doğrudan temas edecek yüzeyi öncelikle silerek temizleyiniz.
– Suyun bulaşık olabileceği yerlerde, dişlerinizi musluk suyu ile fırçalamayınız.
– Tazeliğinden ve kaynadığından emin olmadığınız gıdaları yemeyiniz.
– Çiğ veya iyi pişmemiş tüm yiyecekler bulaşık olma riski taşır. Bunları yemekten kaçınınız.
– Özellikle hijyen ve sağlık şartlarının yetersiz olduğu bölgelerde salata, pişmemiş sebze, pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri gibi yiyecek ve içeceklerden kaçınınız. Pişirilmiş ve hala sıcak olarak servis edilen yiyecekleri veya kendinizin soymuş olduğu kabuklu meyveleri yemeye özen gösteriniz.
– Sokakta satılan yiyecek ve içeceklerin tüketiminin hastalık riskini fazlasıyla arttıracağını unutmayınız.
Unutulmaması gereken kural: "Kaynatın, pişirin, soyun veya unutun gitsin"
– Bebekler için en güvenilir besin kaynağı anne sütüdür. Bebek memeden kesilmişse, kaynatılmış su ile hazırlanmış mama ile besleyiniz.
– Ambalajlı olarak satılan tüm gıdaların son kullanma tarihlerine dikkat ediniz.
– Yeterince tanımadığınız kişilerle cinsel temastan mutlaka kaçınınız.
– Şüpheli durumlarda (meni, vajinal akıntılar ve kan gibi vücut sıvılarıyla teması önlemek için) mutlaka prezervatif (kaput, kondom) kullanınız.
– Herhangi bir nedenle sağlık kuruluşuna başvurmanız durumunda sizin için kullanılan iğnelerin tek kullanımlık (disposable) ve aletlerin steril olmasına dikkat ediniz.
– Haşerelere karşı gerekli önlemleri alınız.
– Temizliği şüpheli sularda yüzmek veya bu sularla temas etmek çeşitli hastalıklara yol açabileceğinden temizliğinden emin olmadığınız havuz ve deniz sularında kesinlikle yüzmeyiniz.
– Özellikle kedi, köpek, maymun gibi hayvanlarla temastan kaçının ve ısırılmanız ya da yaralanmanız halinde hemen tıbbi otoritelere başvurun.
– Tatlı sularda yüzmekten kaçının. Tuzlu sular, her zaman daha güvenlidir. Mantar ve parazit enfeksiyonlarından korunmak için ayaklarınızı temiz ve kuru tutun.

AŞILAR

SARI HUMMA AŞISI

Hastalık, bağışık olmayan yetişkinlerde ölümle neticelenebilir ancak sarı humma aşısı yüksek oranda etkilidir ( yaklaşık %100). Sarı hummanın bulaşma riskinin olduğu bölgeler veya ülkelere giden her yolcunun aşı olması tavsiye edilmektedir. Ülke içindeki seyahatler için; kentlerden, sarı humma vakalarının sık görüldüğü alanlar olan Amerika’nın güneyi ve Afrika’ya yapılan yolculuklar için aşı olunması önerilmektedir. Bu durum, bu ülkelerde hastalığın resmi olarak rapor edilmediği hallerde de geçerlidir.
Sarı Humma Aşısı Kimlere Yapılır? Vakaların sık görüldüğü bölgelere giden tüm yolculara yapılır. 9 ayını doldurmamış bebekler için kullanılmaz, gebelikte kısıtlamalar vardır. Aşının türü : Canlı viral aşı 10 yılda 1 yapılır.
Aşı Uygulanmayanlar : Yumurta alerjisi; ilaç, hastalık ya da semptomatik HIV enfeksiyonundan dolayı bağışıklık baskılanması; önceki bir doza karşı aşırı duyarlılık; gebelik
Gitmeden Önce : Uluslararası aşılama sertifikası, aşılandıktan 10 gün sonra geçerlilik kazanır,

KOLERA AŞISI
Kolera aşısı herhangi bir ülkeye giriş için bir koşul olarak aranmaz. İki yeni ağızdan verilen kolera aşısı (canlı ve ölü) güvenli ve etkilidir. Lisanslıdırlar ancak sınırlı sayıda ülkede ticari olarak satılmaktadırlar, bu da, hastalığın yaygın olduğu yüksek risk altındaki bölgelere gidecek yolcular için bu aşının bir seçenek olmasını sağlar.
Geleneksel enjekte edilebilir kolera aşısı eksik, güvenilmez ve kısa süreli koruma sağlar; tavsiye edilmez.
Ölü aşı yolculuktan 3 hafta önce; canlı aşı yolculuktan 1 hafta önce tamamlanmalıdır. Aşı yapılsa bile yiyecek, su ve hijyenle ilgili sıkı önlemler alınmalıdır. Temiz içme suyunun ve yiyeceğin seçilmesi Kolerayı önlemede aşıdan daha önemlidir.

TİFO AŞISI
Tifo riskinin yüksek olduğu bölgelere gidecek yolcular, özellikle de bir aydan fazla kalacak kimseler, zayıf hijyen koşullarına maruz kalanlar ve Hindistan alt kıtasını ve antibiyotiğe dirençli organizmaların var olabileceği yerleri ziyaret edecek olan kimseler aşılanabilirler. Aşılanma yolculuktan bir hafta önce tamamlanmalıdır.

JAPON ENSEFALİTİ
Japon ensefaliti Aşısının koruyuculuğu yüksektir. Aşı hastalığın yaygın olduğu kırsal bölgelerde en az 2 hafta kalacak olan ve bir yaşın üzerindeki yolcular için gereklidir. Japon Ensefaliti Aşısı seyahate çıkmadan 10 gün önce yaptırılmalıdır.

MENENJİT AŞISI
Alt-Sahra menenjit kuşağındaki ülkelere gidecek tüm yolcular ile bulaşıcı hastalık riski altındaki öğrenciler aşılanmalıdır. Mekke’ye giden hacılar için menenjit aşısı zorunludur. Hacılardan dörtlü aşı (A,C,Y,W-135) sertifikası talep edilmektedir.Aşı yolculuktan 2 hafta önce yapılmalıdır.

TETENOZ AŞISI
Tüm yolcular aşılanmalıdır. İlk bağışıklık programı için üç doz DTP dünyaya gelişin ilk aylarında yapılır. Ek dozl
ar daha çok Td (yetişkin tip Difteri/Tetenoz Aşısı) olarak verilir ancak, 7 yaşında ve yedi yaşın üstündeki bireylere verilen tüm dozların Td olması gereklidir. Tetanos toksoid (TT) yerine genellikle travmayı müteakip derhal bir ek aşı Td dozu kullanılmalıdır. Bununla beraber, bu ek aşı, alınan en son dozun 5 (temizlenmemiş yaralar için) ile 10 yıl (temiz yaralar için) önce verilmesi halinde gerekmez.

DİFTERİ AŞISI
Tüm yolcular genellikle "üç aşı"-DTP (difteri/tetanos/boğmaca) olarak verilen aşının tarihine uymalıdırlar. İlk üç dozdan sonra, DT olarak 7 yaşına kadar ilave dozlar verilebilir, bu yaştan sonra düşük difteri muhteviyatına sahip bir aşı (Td) yapılır. Hem tetanos toksoid ve hem de difteri toksoid yaklaşık olarak her 10 yılda bir ek aşı olarak verilebilir.

POLİO AŞISI
Poliomiyelitin hala mevcut olduğu gelişmekte olan ülkelere gidecek tüm yolcular aşılanmalıdırlar. İki tür aşı vardır: inaktive (IPV) aşı enjeksiyon ile tatbik edilir, diğer tür ise ağızdan alınan türdür. (OPV). OPV üç tip canlı zayıflatılmış polio virüsten oluşur. Düşük maliyeti, aşının kolay tatbik edilmesi ve bağırsak bağışıklığındaki üstünlüğü dolayısıyla OPV, pek çok ülkede salgın poliomiyeliti kontrol etmek için tercih edilen bir aşı olmuştur. Opv ile sağlanan bağışıklık hayat boyu sürer. Geçmişte üç ya da daha fazla dozda OPV alan kimseler için, dünyadaki hastalıklı bölgelere seyahat eden yolculara tek bir doz polio aşısı verilmesi tavsiye edilir. Ayrıca Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulu Teknik Komitesi’nin 28 Haziran 2002 tarihli toplantısında; Ülkemizden Poliomiyelit (Çocuk Felci) Hastalığı dolaşımının olduğu ülkelere gidecek yolcuların 1 (bir) doz OPV aşısı ile aşılanması kararı alınmıştır. Bugün itibariyle uygulama kapsamına giren ülkeler: Pakistan, Hindistan, Nijerya, Çad, Sudan, Afganistan, Nijer, Orta Afrika Cumhuriyeti, Mısır, Benin, Burkino Faso, Fildişi Sahili, Bostwana, Kamerun, Gana, Gine, Mali, Yemen, Endonezya Aşı yolculuktan 4 hafta önce yapılmalıdır.

KUDUZ AŞISI
Kuduz aşısı iki farklı şekilde yapılır:
– Kuduz’a maruz kalma riski olanları korumak için; yani ön aşılama
– Kuduz’a maruz kalındıktan sonra, yani genellikle kuduz olduğu sanılan bir hayvanın ısırmasını takiben kuduz enfeksiyonunun yerleşmesini engellemek için; yani son aşılama Ön aşı bağışıklığı yüksek risk altındaki, kuduz virüsü üzerinde çalışan laboratuar çalışanları, veterinerler, hayvan bakıcıları ve vahşi doğa görevlileri ve kuduzun yaygın olduğu bölgelere seyahat eden veya buralarda yaşayan tüm bireylere uygulanır

HEPATİT B AŞISI
Aşı yüksek bulaşıcı hastalık tehlikesi bulunan bölgelere giden tüm yolculara uygulanmalıdır. Doğuştan çocukluğa değin de yapılabilir. Olası olarak enfekte olan kan yada kan türevli sıvılara maruz kalan ya da korunmasız cinsel ilişkiye giren kimseler özellikle risk altındadır. Ana risk aktiviteleri, insan kanına doğrudan maruz kalma olasılığı doğuran sağlık bakımını (tıbbi, diş, laboratuar ya da diğer); HBV tespiti için test edilmemiş kan alınmasını; ve uygun şekilde sterilize edilmeyen (örn. akupunktur, piercing, dövme ya da enjeksiyon ile ilaç kullanımı) diş bakımı ya da tıbbi müdahale ile ilgili iğnelere maruz kalmayı içerir. Yolculuk öncesi ikinci doz aşı, varıştan en az 2 hafta önce yapılmalıdır
Aşılanmamış herkese Hepatit B Aşısı tavsiye edilir.

HEPATİT A AŞISI
Aşı yüksek derecede hastalık riski olan bölgelere gidecek yolcular için tavsiye edilir, ayrıca hastalık kapma riski yüksek olanlar da aşı yaptırmaları için şiddetle yönlendirilmelidirler. Aşı kaynaklı antikorların, aşının yapılmasından sonra 2 haftadan önce tespit edilememesi nedeniyle, yolcular mümkünse yolculuklarından 4 hafta önce aşılanmalıdırlar. Daha sonra 6-24 ay arasında verilen bir ek aşı dozu da önerilmektedir. Bu programın en azından 10 yıl koruma sağlanması beklenmektedir.
Yüksek risk altındaki bölgelere acil bir seyahatin gerektiği durumlarda, ürünün bulunduğu yerde ilk doz aşı ile birlikte bir doz imünoglobülin (0.02 ml/kg) verilebilir.

GRİP AŞISI
Mevsimsel (kış ve bahar) bir influenza patlaması yaşayan herhangi bir bölgeye seyahat edecek tüm yolcular potansiyel olarak hastalığa yakalanma riskini taşırlar. Turistler de risk altındadır, çünkü genellikle kalabalık taşıtlarda yolculuk yaparlar ve kalabalık yerleri gezerler – her iki durumda da hastalığın bulaşması kolaydır. Yaşlılar, solunum ya da kalp hastalıkları olanlar, diabet melitus, ya da herhangi bir immunosuppressive durumu olan kimseler ve sağlık çalışanları özellikle risk altındadır. Bir influenzanın yolculuk sırasındaki etkisi yüksek oranda rahatsızlık vericiden ölümcüle kadar değişebilir. Riskli bölgelere gidecek yolcular seyahatten 2 hafta önce bir doz grip aşısı yaptırmalıdır.




Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir