Pera Mimarisi…

Kapılar bitmedi ama binaları da sizlerle paylaşıyorum. Internetten aldığım ve okuduğum bilgilerde binalara bakarken önemli bir ışık tutabilir sizlere.. Özellikle İstanbul‘u seven ve özleyenlere çalışıyoruz bu hafta 🙂

Lütfen buradaki kısa özet dışında devamını oku tuşuna basarak yazının tamamını okuyunuz !

Kaynak: http://mimarlik.bilgi.edu.tr/pages/lessons.asp?id=20

Pera (Beyoğlu), 19. yüzyılın ortalarından itibaren birbirini besleyen ve sinerji oluşturan iki açıdan da İstanbul’un modernleşme sürecinin mekânı ve sembolü olmuştur:

1. Modern kentsel/sosyal işlevlerin bu bölgede yer seçerek İstanbul’un kentsel yaşamına girmesi (alış-veriş, ofis, elçilikler, apartmanda ikâmet), dolayısıyla da modern gündelik yaşam ritüellerinin gerçekleşmesindeki öncülüğü (vitrinli perakende alışveriş ritüelleri; cafe, lokanta vb. rekreatif etkinlikler; tiyatro, konser gibi kültürel etkinlikler; cadde ve sokaklarda temaşa ritüelleri; apartman yaşantısı vb.)

2. Bölgenin, yeni işlevlerin gerçekleştiği fiziki yapılaşma tipleri ve yapılaşma örüntüleri ile kurulmuş olması (Apartmanlar, dükkânlar, ofisler, elçilikler, salonlar, pasajlar, cadde ve sokaklar vb.)

Pera, Galata surlarının kademeli olarak yıkılması ile kentin kuzeye doğru genişlemesi sonucunda ortaya çıkmış bir kent parçasıdır. Omurgası ve sınırları son derece okunaklı ve belirgin bir kentsel doku olarak gelişmiş ve son 150 yıl içinde geçirdiği tüm değişimlere karşın bu omurgayı muhafaza etmiştir. Bölgenin ana ekseni olan İstiklâl Caddesi (Cadde-i Kebir, Grund Rue de Pera) Marmara ve Haliç sahillerinden itibaren yükselen topoğrafyanın en yüksek noktalarını birleştiren sırt eksen alarak kurulmuştur.

Dolayısıyla cadde bölgenin en yüksek noktasıdır. Marmara tarafında Sıraselviler Caddesi bir ara eşik oluşturarak Cihangir bölgesini ayırmakta, Haliç tarafında ise Dolapdere’ye kadar inen daha çok küçük burjuva kesimin yaşadığı bir doku bulunmaktadır. 1985’de belediye tarafından genişletilen Tarlabaşı Bulvarı Haliç tarafında ikinci bir eşik çizgisi oluşturmuştur. Omurganın egemen unsuru olan caddenin başlangıç ve bitiş noktaları da tanımlıdır: Galata tarafındaki başlangıç metronun yapılması ile belirginleşmiştir. Daha önce Yüksek Kaldırım’ın devamı niteliğini taşırken, metronun işlemeye başlamasıyla Tünel Han’ın önündeki meydan bir düğüm noktasına dönüşmüş ve caddenin başlangıcı bu tarihten sonra Tünel meydanına kaymıştır. Eksenin diğer ucu 1930’lara kadar varlığını sürdüren Taksim Kışlası’nın tanımladığı alandır. Taksim Kışlası yıkıldıktan sonra bir meydana dönüşen alan, caddeyi belirgin bir kentsel unsurla noktalamakla kalmamış, cadde ile Şişli’ye doğru uzanan Cumhuriyet Caddesi eksenini birbirine bağlayan mafsal noktasına dönüşmüştür.

Pera’nın morfolojisini oluşturan ana unsurlar ise şunlardır:

1. Sokak-ada-parsel düzeninden oluşan tipik bir 19.yüzyıl imar dokusuna sahip olması. İlginç olan bu tipik modern grid örüntüsünün “yamulmuş” biçimler altında ortaya çıkmış olmasıdır. Bu ilginç yapılanma örüntüsünün oluşum süreci henüz ayrıntılı biçimde analiz edilmemiş olduğundan neden böyle biçimlenmiş olduğunu kesin verilere dayanarak tartışaracak durumda değiliz. Ancak burada daha önce varolan gevşek yapılaşma örüntüsünün izlerinin kısmen sürülmüş olmasıyla, topoğrafyanın zorlu bir eğime sahip olmasının üstüste binmiş olmasının sonucu olarak ortaya çıktığını tahmin edebiliyoruz. Bölgedeki yapılaşma örüntüsünün oluştuğu dönemden Cumhuriyet’in ilk dönemine kadar geçerli olan topruk mülkiyeti hukukundaki belirsizlikler ve ara konumların da bu eğilimi pekiştirdiği düşünülebilir. (Başta San Francisco olmak üzere Amerikan kentleri eğimin tek başına 19.yüzyıl imar gridlerini çarpıtmak için yeterli unsur olmadığını ortaya çıkarmıştır. Paris üzerine 1970’lerde yapılmış olan araştırmalar, mevcut toprak mülkiyeti dokusunun 19.yüzyıl imar planı sistemi ile üstüste binerek ne türden ara yüzler ortaya çıkarabildiğini sergileyen çalışmaların öncüsü olmuştur.) İçinde yaşayanlara, özellikle de bu bölgeyle ilk karşılaşan batılılara “oryantal” bir atmosfer sunmasının en önemli nedenlerinden biri de, ortaçağ kent morfolojilerinden çok farklı ve esasen grid düzendeki yapılaşma karakterini gizleyen bu “distortion” olmalıdır.

2. Bölgenin morfolojik örüntüsü esas olarak küçük ölçekli parseller üzerindeki bitişik nizam yapılardan oluşmaktadır. Küçük parseller üzerinde genellikle her katında bir (bazen 2) dairenin bulunduğu apartman yapıları bulunmaktadır. Büyük parseller istisnadır ve bunların üzerinde 4 tip yapı bulunabilmektedir:

a. İçindeki aydınlık amacıyla açılmış yarıkların pasaj olarak kullanıldığı büyük apartmanlar (seyrek olarak da Elhamra’da olduğu gibi modern ofis kompleksleri),
b. En görkemlisi Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) olmak üzere eğitim yapıları,
c. Dini yapılar,
d. Eski Elçilik yapıları.

Pera, Tepebaşı’nda (bugün üzerinde otopark ve TRT binası bulunan) park dışında, içinde boşluk bırakmadan oluşmuş yoğun bir yapılaşma bölgesidir. Büyük parseller üzerinde konumlanmış yapı tiplerinden elçilikler, çevrelerinde yeşil barındırarak yapılaşmış yegâne kompleksler olarak dikkat çekmektedirler. Eğitim yapılarının ve dini kompleksler de kendi içlerinde avlular barındırmakta, ancak bu boşluklar da tanımları gereği sokak örüntüsüne kapalı bir karakter taşımaktadırlar.

1950’ler sonrası yaşanan nüfus artışı sonucunda bölge kentin başlıca Merkezi İş Alanı (MİA) haline gelmiş ve aşırı yüklenme sonucunda 1970’lerden itibaren çöküntü bölgelesine (slum) dönüşmüştür. Çekim merkezi olmanın getirdiği ikinci büyük sorun da, eski yol şebekesinin taşıyamadığı trafik yoğunluğu olmuştur. Sonuçta, ticaretin, eğlencenin, kültürel yaşamın, modernist projelerin, çöküntü bölgelerinin, trafiğin ve kalabalığın içiçe geçtiği kozmopolit bir metropoliten merkez ortaya çıkmıştır.

1990’lardan beri geçerli olan ise, gayrimenkul piyasasının küresel ve yerel devingenliği aracılığıyla gündeme gelen ve Pera’nın diğer dünya metropollerinin eski merkezleri ile paylaştığı gentrification eğilimidir. Bölge sahip olduğu sosyal ve kültürel hareketlilik ve bina stoğu potansiyeli nedeniyle irili/ufaklı, küresel/yerel yatırımcılarla kentlilerin ilgi odağı odağı haline gelmiştir.
Kaynak: http://mimarlik.bilgi.edu.tr/pages/lessons.asp?id=20

Tags: İstanbul GezisiBeyoğlu Gezisi,  Pera Gezisi


Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir