Denizli – Laodikya – Pamukkale Bisiklet Turu

Pazar sabah 7’de uyandım… Kahvaltımı ettim ve Denizli meydanındaki buluşma alanına gitmek üzere bisikletime atladım. Meydanda Denizli BED yönetim kurulu, üyeleri ve Pamukkale Üniversitesi‘nden ve diğer okullardan gençler bisikletleri ile karşıladılar beni.

Pamukkale Üniversitesi Spor Bilimleri MYO Öğretim Görevlisi Emin Hoca’da öğrencilerini kapmış gelmiş. Çocuklar bisikletleri kiralamışlar ama herhalde bugünkü deneyimden sonra bisiklet alma ve gezme konusunda istekli olacaklardır. Onlara Kask kullanımı, dehidrasyon ve suyun önemi, Sele yükseliği, Lastik basıncı gibi konularda ara ara bilgiler verdim. Uygun vitesi nasıl kullanacaklarını gösterdim. Çok ilgili ve saygılıydılar. Keşke bir gece önceki sunuma da gelselerdi.

Sonra projemi ve kendimi onlara Laodikya harabelerinde dinlenirken anlattım. Daha sonra yolda molalar vererek daha az eğimli olan güney çıkışından Pamukkale Hierapolis harabelerine ve 15.000 kişilik antik tiyatroyu, travertenleri, müzeyi içeren komplekse ulaştık. Yolda sürekli Valili izinli, Emniet eskortu ve Jandarma eskortu ile yolculuk ettik.

Detayları aşağıdaki linklerden ve devamını oku linkinden Denizli‘nin gezdiğim tarihi yerlerine ait bilgilerine ulaşabilirsiniz.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Denizli_(il) http://www.pamukkale.gov.tr/tr

http://tr.wikipedia.org/wiki/Pamukkale http://tr.wikipedia.org/wiki/Hierapolis

Denizli ilinin 6 km. kuzeyinde yer alan antik Laodikeia kenti, coğrafi bakımdan çok uygun bir noktada ve Lykos ırmağının güneyinde kurulmuştur. Kentin adı antik kaynaklarda daha çok “Lykos’un kıyısındaki Laodikeia” şeklinde geçmektedir. Diğer antik kaynaklara göre ise, kent MÖ. 261-263 yılları arasında II. Antiokhos tarafından kurulmuş ve kente Antiokhos’un karısı Laodike’nin adı verilmiştir

Laodikeia, MÖ. I. yüzyılda Anadolu’nun en önemli ve ünlü kentlerinden biridir. Kentteki büyük sanat eserleri bu döneme aittir. Romalılar da Laodikeia‘ya özel bir önem vermişler ve Kıbyra (Gölhisar-Horzum) Conventus’unun merkezi yapmışlardır.

İmparator Caracalla zamanında Laodikeia‘da bir seri kaliteli sikke basılmıştır. Laodikeia halkının da katkılarıyla kentte çok sayıda anıtsal yapı yapılmıştır. Küçük Asia’nın 7 ünlü kilisesinden birinin bu kentte bulunması, Hıristiyanlığın burada ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. MS. 60 yılında meydana gelen çok büyük bir deprem kenti yerle bir etmiştir.

Laodikeia‘nın Yapıları –

Büyük Tiyatro: Antik kentin kuzeydoğu tarafında, Grek tiyatrosu tipinde araziye uygun olarak Roma inşa tarzında yapılmıştır. Scene’si tamamen yıkılmış olup, cavea ve orkestrası oldukça sağlam durumdadır. Yaklaşık 20.000 kişiliktir.

Küçük Tiyatro: Büyük tiyatronun 300 metre kadar kuzeybatısında yer almaktadır. Grek tiyatrosu tipinde araziye uygun olarak, Roma tarzında inşa edilmiştir. Scene’si tamamen yıkılmış olup, cavea ve orkestrasında da bozulmalar mevcuttur. Yaklaşık 15.000 kişi alabilecek büyüklüktedir.

Stadyum ve Gimnazyum: Kentin güneybatısında, doğu-batı doğrultusunda uzanmaktadır. Stadyumun ek yapıları ile gimnazyum bir bütünlük teşkil edecek şekilde yapılmıştır. MS. 79 yıllarında yapılan stadyumun uzunluğu 350 metre, genişliği 60 metredir. Amfiteatr şeklinde yapılmış olan yapının, 24 oturma basamak sırası bulunmaktadır. Büyük bölümü tahrip olmuştur. MS. II. YY. ‘da yapılan gimnazyum Proconsul Gargilius Antioius tarafından inşa ettirilerek ımparator Hadrianus ve eşi Sabina’ya ithaf edildiğine dair yazıt bulunmuştur.

Anıtsal Çeşme: Kentin ana caddesi ile ara caddesi köşesinde yer almaktadır. Roma dönemi yapısıdır. İki cepheli olarak yapılmış havuz ve nişleri vardır. Bizans zamanında onarım görmüştür.

Meclis Binası: Kentin güneybatısındadır. Dikdörtgen planlı olan anıtsal yapı, doğu-batı yönünde uzanmaktadır. Ana giriş doğu cephesindedir.

Zeus Tapınağı: Antik Laodikeia kentinin sütunlu caddesinin doğu kesiminde, küçük tiyatro ile Nymphaeum arasında bulunmaktadır.

Büyük Kilise: Sütunlu caddenin güneyinde caddeye bitişik olarak inşa edilmiştir. Sadece taşıyıcı bölümlerinden bir kısmı ayakta kalmıştır. Ana giriş batısındadır.


Hierapolis

Kutsal şehir” anlamına gelen Hierapolis Pamukkale( Denizli yakınlarında antik kent. MÖ 190 yılında II. Eumenes tarafından kuruldu. MÖ 2. yüzyılda Roma egemenliğine giren şehir altın dönemini bu zamanlar yaşadı ve depremlerle yıkıldıktan sonra tamamen Roma mimarisiyle bezendi. Hz.İsa’nın havarilerinden Aziz Filipus’un burada öldürülmesi şehre dini bir önem de kazandırmıştır. MS 395’te Bizans’ın daha sonra 1210’da Anadolu Selçukluları’nın sınırları dahilinde kalmıştır.

Tedavi amacıyla da kullanılan Pamukkale yeraltı suları (travertenler) sayesinde tarih boyunca turist çekmiştir.

Hamam, yolcuların yıkanarak şehre girmeleri için şehrin dışına inşa edilmiştir.İnşa eden ise Ahmet Bice’dir
Tiyatro kapasitesinin 9.500 kişi olmasından dolayı şehir nüfusunun 95.000-100.000 arasında olduğu tahmin edilmektedir.

Tiyatrosunun tasarımından burada gladyatör dövüşleri yapıldığı anlaşılır. Sahne altındaki çukurluk bölümle oturma sıraları arasında seyircileri vahşi hayvanlardan korunmak için yaklaşık 1 metrelik yükseklik farkı vardır. Gladyatör dövüşlerinin olmadığı tiyatrolarda bu fark bulunmamakta, sıralar sahne düzeyinden başlamaktadır.

Şehrin giriş kapısında işlenmiş olan Medusa figürü, tanrıça Medusa’dan korunmak için yapılmıştır. Bu inancın Türk kültürüne nazar boncuğu olarak geçtiği sanılmaktadır.

Şehir, UNESCODünya Miras Listesie alınmıştır.

Tags: Denizli Gezisi, Denizli BED, Pamukkale, Laodikya, Hierapolis


Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir