Mishkin

Ezra Mishkin bir yetim. Ailesi maalesef savaş sırasında 1919 civarında öldürülmüş ve uzun süre zor şartlar altında siyah ekmek, çorbaya benzeyen az katkılı çorba ile beslenerek sırtındaki gri babasından kalan mantosu ile Ukraynadan Londraya bir şekilde 1931 yılında göç etmeyi başarıyor. Yanı 12 yıl sonra Ezra Mishkin isimli restoranını açmayı başarıyor.

Jewish Deli tipinde yani yahudilere özgü yemeklerin, tuzlanmış bifteğin, doğu avrupada meşhur özel sosislerin yapıldığı bir restoran haline geliyor.Aslında kosher usulü sosis ve et hazırlanması New York’a Almanya ve Avrupa’dan göç eden Yahudilerin Manhattan adasına yerleşmesi ile ilk olarak 1905 yılında Romanyalı bir kasap olan Isadore Pinckowitz tarafından başlatılsa da ünü çok çabuk yayılıp. ABD’den sonra Avrupalara yayılıyor.

New York ziyareti sırasında gittiğimiz Deli tarzı restoranları yazacağız. Ancak Mishkin Londrada ve onu keşfetmeye gidiyoruz. Aslında içeri girince Brooklyn tarzı bir American diner’ın andırsada çalan müzikler ve Spuntino‘dan transfer tarz elemanları ile buram buram Londra kokuyor…

Covent Garden’daki restoran’ın sahibi Russell Norman ayrıca bizim çok sevdiğimiz Polpo, Polpetto, Spuntino gibi restoranların da sahibi. Italya Venedik köylerinde yenen küçük tabak yemeklerini Londra’ya taşıyor. Uygun fiyatlı restoranları dolup taşıyor. Mishkin‘in içi diğer restoranlara göre daha ferah. Barı çok daha küçük ama masa sayısı ve oturma alanı diğerlerine göre daha büyük.

Menü’de Salted Beef yani tuzlanmış biftek li sandwich, soslu köfteler, ciğer, büyükçe ızgara et ve harika atıştırmalar var. Bunlar harika soğan halkaları, patates kızartması, lahana salatası…

Bizim yemedeğimiz ama gene yahudi yemek kültürüne has Reuben, Boğa kuyruğu, Tavuklu çorba, İsli yılan balığı da bulunmakta.

Özellikle New York’takilerden en büyük farkı, gelen bifteğin boyutu tabiiki daha küçük. Ancak eti daha az yağlı. Ekmeğine maalesef hardalı tereyağ ile karıştırıp sürmüşler, bunu gelmeden engellemenizi öneririm. Et hardal ile güzel ama İngilizlerin tereyağı hayranlığı hardal ile karışınca keyifli değil.

Soslu köfteye gelince ise muazzam. Hafif baharatlı ama akıllara zarar. buraya gelirseniz çok aç değilseniz bir köfte, bir tuzlu biftek sandwich alıp yanına soğan halkaları söylemeniz yeterli olur. Biz hata yapp iki sandwich aldık. Ama çok fazla geldi.

Mishkin’e hava kararmaya yakın gittik. Ancak iki farklı havası var restoranın. Öğlen normal bir diner havasında iken akşam müziğin sesi açılıyor, perdeler iniyor ve restoran cool kimliğine bürünüyor. Barda ise Negroni yani gin bazlı kokteyl ve martinileri denemenizi öneririm.

25 Catherine Street, Covent Gardenö London. www.mishkins.co.uk

Londra`dan beğendiğimiz Kafe , Pub ve restoranlar / Best Food spots & posts from London


Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir