Lizbon – Lisbon

Eylül ayında iş için 4 günlüğüne Lizbon‘a seyahatte bulundum. Yaklaşık bir gün kadar bir boşluğum bulunduğundan gittiğim günü ve özellikle akşamlarını iyi değerlendirmeye çalıştım. Tamamen tüm heryeri göremesem de çoğunu gördüğümü söyleyebilirim.

I travelled to Lisbon in September due to a business trip for 4 days. Since I have almost one day off, I tried to make use of the day I went there and particularly the evenings. I can say that I saw most of the city.

Öncelikle şehre gidişim aktarmalı ve uzun bir yolculuk ile oldu. Istanbul Frankfurt ve Lizbon arasını 3+3 Saat: Toplam 6 saatten biraz fazla sürede kuzeye çıkıp Avrupa’nın en güneyi geçerek katettim. THY’nin her gün seferi bulunmamakta. İndikten sonra havalimanındaki sıcak hava hemen yüzüme çarptı. Eylül 15 olmasına rağmen çok ciddi bir hava sıcaklığı var. ama rahatsız edici değil. Lizbon‘un caddeleri, İspanya ve latin Amerika ülkeleri gibi çok geniş ve düzenli; ancak çok ama çok temiz bir şehir değil.

Firstly, I arrived to the city through a connecting in a long journey. The distance between Istanbul, Frankfurt and Lisbon is 3+3 hours. By going northwards for a little more than 6 hours, I passed the south end of Europe. Turkish Airlines does not have flights every day though. After getting off the plane, hot weather burnt my face immediately. Though it is 15th of September, weather temperature was very high but not disturbing. Lisbon’s avenues are very wide and ordered like Spain and Latin American countries; but I can say that it’s not a very clean city.

Büyük binalar ve görkemli yapılar burada karşınıza çıkıyor. Şirket gezisi olmasına rağmen otel fiyatlarının çok makul olduğunu ve otellerdeki hizmet kalitesinin çok yüksek olduğunu belirtmek isterim. Portekiz ekonomik krizi sürekli yaşayan bir ülke; şehir merkezinde bir çok bina boş, terkedilmiş mekan bulunmakta. Kiralanmadığı belli. bu anlamdan yola çıkarak iş bulmanın zor olduğunu düşünüyorum ve şehirlerde iş bulanların çok iyi çalışıp işini kaybetmek istemediğini gözlemledim.

Large buildings and magnificent architecture come in your way here. Though it was a business travel, I’d like to note that hotel prices were quite suitable and service quality of the hotels was very high. Portugal is a country which has been constantly in economic depression and in the city centre, there was a lot of empty buildings and deserted places. It was clear that they were not rented. Considering this, I observed that finding a job wasn’t an easy thing and people who found a job in the city worked hard and didn’t want to lose their jobs.

Gitmeden önce araştırdığım sitelerde özellikle aşağıdaki yerlerin gezilmesi öneriliyordu. Ben bunlardan bazılarını hızlı da olsa gerçekleştirdim.

In the websites that I searched before I went, it was suggested those places below as should be visited. I visited some of them even if it was kind of a bit quick trip.

  • Alfama’nın dar sokaklarını gezin
  • Tour the alleys of Alfama.
  • Belem Kulesi‘ni Görün
  • See Belém Tower.
  • Gülbenkian Müzesi‘ni gezin (gitmedim)
  • Tour Gulbenkian Museum (I didn’t).
  • Botanik Bahçesini görün
  • See Botanical Garden.
  • Fado dinleyin (dinlemedim)
  • Listen to Fado (I didn’t).
  • Bairo Alto’da gece hayatına takılın
  • Hang out in the night life of Bairro Alto.
  • Custar turta’sı deneyin. (Muhteşem bir şey)
  • Try Custard Tart (really delicious one).
  • 28 nolu ve yokuşu çıkan 2 sarı tramvay’a binin 🙂
  • Get on the yellow tram which is 28 numbered and drives up the hill.
  • Comercio Meydanı‘nı gezin
  • Tour Praça do Comércio.
  • Vasco de Gama köprüsünü görün (maalesef uzakta kaldı)
  • See Vasco da Gama Bridge (unfortunately it stayed distant now).

Sokaklar güzel heykeller ve eski binalar ile dolu. Bunlar gerçekten Avrupa şehirlerinde en sevdiğim özellikler. Bizler ise heykel ya da bu tarz sanatsal konulardan maalesef kültür olarak çok uzağız. Gene bir ana cadde üzerinde klasik araba galerisi gördüm ve harika bir Jaguar E-Type, Porche 911, Mercedes ve tertemiz bir kaplumbağayı bir süre izledim.

Streets were full of beautiful sculpture and old buildings. These were really my favourite characteristics in European cities. Unfortunately, we are culturally too far from this kind of sculptures or artistic subjects. I saw a classic car gallery on a main street and watched a wonderful Jaguar E-Type, Porche 911, Mercedes and a very clean Volkswagen Beetle for a while.

Daha sonra ise özellikle İspanyoltapas kültürüne benzer ayak üstü atıştırmalık bir restorana girdim. Kapıda iki, üç masa… İçeride ise ayak üstü turtalar, içli köfteler, muazzam hamur işleri ile çok güzel bir pastane… Dil bilmediğinizden karşı taraf ile çok zor anlaşıyorsunuz. Artık siz ingilizce onlar portekizce orta yolu bulup, bir turta, bir orangina ve iki içli köfte aldım. Toplam 4 parçaya 4 Euro ödedim. Gerçekten Avrupa için bedava denebilir. 🙂

Later, I stepped in a restaurant which was a place for snacking and particularly similar with Spanish tapas culture. There were 2-3 tables in the doorstep and a very good bakery with tarts, stuffed mutton balls and pastry inside. Because of not knowing their language, communicating with others was very difficult. You could reach a common ground only by your speaking English and their speaking Portuguese. I bought a tart, an orangina and two stuffed mutton balls. I paid 4 EUR for all of them. Considering Europe, it was for free.

Vitrinini gördüğünüzde bir gün Portekizi ziyaret ederseniz beni hatırlayın ve açsanız içeri dalın !

If you travel to Portugal one day, remember me when you see the shop windows and if you get hungry, step in right away!

Daha sonra sokaklarda gezmeye devam ettim. Deniz kıyısına doğru ana caddesinden (Liberdade) ilerlediğinizde ayrılan dik caddelerin özellikle sağ ve sol taraflarına doğru dalmanızı ve kaybolmanızı öneririm. Bu caddeler fotoğrafın(aşağıdaki) solunda olanları çok dik olup bazılarına tramvayla gitmeniz gerekmektedir. Manzara ise yukarı çıktıkça muazzam.

After that, I went on walking around the streets. I suggest you to walk and lose yourself in right and left sides of straight streets when you keep going on the main street towards seaside. Some of these streets which are on the left of the photograph below are very up and you have to go by tram. The view is beautiful as you go upwards.

Yemek için ben iş arkadaşım Annemarie’nin vejateryan olmasından dolayı 2 vejeteryan lokantasına gittim. İkisininde fiyatları çok uygun , çok keyfili ve bahçeleri bulunmakta.

Since my colleague Annemarie was vegetarian, I went to two vegetarian restaurants. Prices of both restaurants were very suitable. They were very cosy and they also have gardens.

Onun dışında ise otelde yemek yedim.

Except these, I ate at the hotel.

Önerdiğim restoranlar.

Restaurants I suggest.

  • Terra (Vejeteryan)
  • Terra (Vegetarian)
  • Jardim dos Sentidos (Vejeteryan)
  • Jardim dos Sentidos (Vegetarian)
  • Casanova
  • Casa Nostra
  • Bica do Sapato

Alışveriş yapmadım. Sadece klasik kendime bir bayrak ve evimize bir magnet alıp geldim. Çok alacağınız şey olduğunu düşünmüyorum.

I didn’t go shopping. I just bought a flag for myself and a magnet for our house. I don’t think there are too many things to buy though.

Şehrin içindeki enteresan binalar dışarıdan asansörler ile birbirine bağlı. Terasa çıkıp fotoğraf çekebiliyorsunuz. Bazıları 1911 yılında yapıldığından çıkmanızı öneririm. Unutmadan söyleyeyim şehirde metro ve otobüs son derece gelişmiş olmasına karşın ; tursitseniz taksiye binin derim. Avrupada bindiğim en ucuz taksi Lizbon‘da. Hem kolay hem de kalabalıksanız en akıllıcası. Ben genelde yürüdüm ama yorulup dönmek istediğimde ise deniz kıyısından libertad caddesinin sonuna en fazla 5 euro’ya geliyordum.

Interesting buildings in the city are interconnected with each other by elevators outside. You can take photographs by going outside. I suggest you to go up and see because some of them were built in 1911. By the way, you better take a taxi if you’re a tourist but still metro and busses in the city are quite advanced. The cheapest taxi that I took in Europe was in Lisbon. It is both easy and a wise idea if you are with a crowded group. I usually walked but when I got tired and wanted to turn back, I could go to the end of Libertad Street from the seaside for 5 EUR at most.

Belem Kulesi gene gezilmesi gereken yerlerin başında geliyor. Kız kulesine benzetebilirsiniz .

Belém Tower is one of the most important places that should be seen. You can also compare to it to the Maiden’s Tower. 

Praça de Comercio (Ticaret Meydanı), Nossa Senhora da Conceiçao Velha Kilisesi, Rossio Meydanı, Elevador de Santa Justa, Keşifler Anıtı gibi  önemli noktaları gezmenizi öneririm ; bazılarına benim vaktim olmadı.

I suggest you to see the important places such as Praça do Comércio, Church of Nossa Senhora da Conceição Velha, Rossio, Santa Justa Lift and Padrão dos Descobrimentos. I didn’t have time for some of these.

Ama tam dört defa gittiğim en yegane yer harika bir dondurmacı idi ismi Santini. Bulmanızı öneririm. Yukarıdaki fotoğrafta 3 milletin Microsoft tarafından bir araya getirilişi, bir türk, iki hollandalı bir fransız 🙂

The most wonderful place was the ice cream shop Santini and I went there like four times. You should find it. In the photograph above, you can see three countries’ being brought together by Microsoft: A Turk, a French and two Dutch.

Şirketin tekne gezisi ile Caiscais isimli küçük bir kasabada yemek turuna çıktık. Yolculuk Lizbon limanından 1.5 saat sürdü ve Atlantik okyanusunun üzerinde bindiğim ilk tekne oldu.

After a boat trip of the company, we toured in a small town called Cascais for meal. Our journey took one and half hour from Lisbon Harbor and it was the first boat that I went aboard in the Atlantic Ocean.

Deniz kıyısına indiğinizde müzeleri, tarihi binaları, devlet binalarını görebileceğinizi uzun bir yürüyüş sizi bekler. Okyanustan esen rüzgar ve yanınıza alacağınız bir küçük pet şişe su ile bayağı bir uzun zaman geçirebilirsiniz.

When you get off the boat, a tram during which you can see museums, historical buildings and state buildings is waiting for you. You can spend the whole time with the blowing wind from the ocean and a little plastic bottle of water.

Lizbon ile ilgili size önereceğim faydalı bağlantılar:

Useful links that I suggest you about Lisbon:

Tags: Portekiz Gezisi, Lizbon Gezisi, Lizbon Gezi Rehberi, İstanbul, İspanya, Belem Kulesi, Gülbenkian Müzesi, Fado, Comericio Meydanı, Klasik Arabalar

Paylaş

“Lizbon – Lisbon” üzerine 6 yorum

  1. Ben de İspanya’ya gitmiştim zamanında gezmeyi çok seviyorum ve o yüzden bu blogu okuyorum çok güzel bir gezi yazısı olmuş teşekkürler

  2. Lizbon’u sizden biraz daha fazla (birkaç gün) görmüş biri olarak diyebilirim ki, çok yüzeysel ve önemli bir çok noktayı kaçıran bir yazı olmuş. İş seyahatinde gören biri için normal, ama bir gezi sitesine yazan biri için pek iyi değil açıkcası.

  3. Merhaba; Çok haklısınız günde sadece 2 saat 3 gün boyunca gördüğüm bir şehir olduğundan dolayı çok gelişmiş bir yazı değil. Diğer yazılarımızda çok iddialıyız 🙂 Sitemi takip ettiğiniz için çok teşekkürler. EMRE TOK

  4. gayet iyi bir yazi olmus, ayrica cem bey belki daha kapsamli bir gezi yapmis ve yaziyi yetersiz bulmus olabilir ama sanirim kendiside söyle bir ayrintiyi kacirmis… yazida ben lizbon u avcumun ici gibi bilirim en iyi ben bilirim tarzi bi iddia yok bu sehri simdilik hic görememis biri olarak ben gayet begendim 😉 amacta sanirim zaten gitmis olan görmüs olan insanlarin birbiriyle yarismasi degil gitmeyenler icin tanitim olmali 😉

  5. Meltem’ciğim seninle gezmek çok güzel. Gezemediğim, göremediğim yerler hakkında böyle ayrıntılı bilgi sahibi olmakta ayrı bir zevk. Seyahat bilinci konusunda benim için çok iyi bir örneksin. Bu yazılarında başkaları da faydalanacak. Teşekkür ediyor gezdiğim her yer hakkında yazmanı hatta bir kitapta anılarında birlikte toplayıp yayınlamanı
    bekliyorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir