Kurabiye 2010

Kurabiye Macera yarışı 2010 versiyonunda 94 kişi yarıştı. 4 parkur’da yapılan yarışın tüm detaylarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Ben ve takım arkadaşım Ülgen Kılıç ile daha önce bir 3.’lük (Ahmet Şahinöz ile Zıkkım ekibi olarak 2008’de) ve bir 4.’lük ( Gökben Utkun ile 2009) almıştım. Bu seferde 5.’lik (24 takım arasında) alarak yarışı başarı ile tamamladık.

Aşağıda hikayesini anlattığımız fotoğrafların bazılarını Ayşin Özer Başkır, Ulaş Önol, Caner Odabaşoğlu ve www.fotohasan.net‘ten (Teşekkürler Hasan Abi) paylaştığı ve yayınladığı fotoğraflardan aldım; şimdiden çok teşekkürler.

Yarış öncesinde haritamızı kestik, yapıştırdık ve üzerinde çalışmalarımızı gerçekleştirdik.

Yarışın detaylı anlatımını takım arkadaşım Ülgen Kılıç dile getirdi. Aşağıda Ülgen’in anlatımı ile yarışın özeti:

Start noktasında Caner ondan geriye doğru sayarken bir de baktım bir şey eksik, Emre yoktu sağa bakın sola bakın derken Caner bir dediği anda Emreyi gördüm ve koşmaya başladık.

İlk hedef yarışa katılan bütün yarışmacıların gitmesi gereken bir nokta idi ve biz yaklaşık 2 km lik bir koşunun ardından hedefe ulaştık ancak hedefin etrafında 5 dk kadar hedefi aradıktan sonra zımbayı basabildik.

2 hedefe 4 km vardı. Bunun 3.5 km sini koşarak gittik ve 2 hedefi küçük navigasyon tereddütleriyle de olsa almayı başardık 107 ve 108 no’lu (aldığımız sıraya göre 2 ve3)  hedefler 15 puanlıktı ve bir hafta önce Emreyle koştuğumuz rotanın bir kısmını içeriyordu. 108 nolu hedefede aynı koşu temposuyla 2,5 km gittik devam ederek yarışın başında hazır yorulmamışken gidebildiğimiz kadar çok mesafe gitmeyi amacımızı gerçekleştirdik.

102 nolu hedef heyecan ve kafa karışıklılığının verdiği kararsızlıkla her hafta koşarken gördüğüm ve bildiğim göleti bulmaya çalışmayarak önümüzdeki 3 takımın aradığı yerde aradık ve biz hala orda ararken o 3 takım yaptıkları hatanın farkına vararak 102 nolu hedefi de almayı başardılar. Bu noktada komik bir video çektik. Bu Video yaklaşık 5 dk sürüyor ve özellikle hafif malzeme kullanımı ve bunları kullanmayan”bazı” arkadaşlarımıza kinayeler içeriyor 🙂

 

Ancak bu hedeften sonra aramızda en fazla 10 dk vardı ve önümüzdeki takımların hata yapıp bu farkı kapatmamızı sağlamalarını bekliyorduk ancak 4 km koşup Kirazlıbente geldiğimizde o hatayı biz yaparak aramızdaki farkın daha çok açılmasına neden olduk. Yanlış bir yola dönüp 800 m kadar içeri girdikten sonra hatamızı anlayıp Kirazlıbente kano noktasına doğru koşmaya başladık kano noktasına gelip kanoları indir çıkar yaptıktan sonra üşümüş ancak 10 dk da olsa ayaklarımız dinlenmişti.

Bu noktaya kadar 85 puanımız olmuştu.103 nolu noktaya 1,5 km lik bir koşunun ardından girceğimiz girintiyi doğru bir şekilde bulup geniş ve dik bir yarığın içinden 40 metre kadar yukarı tırmanarak 103 nolu hedefi de aldık. 112. (7.) noktaya arkamızdan gelen 1 takımında bizi geçmesini kaldıramayacağımız için 1,5 km balçık içinde koşarak ilerledik 15 metrelik dik bir yokuşu da çıktıktan sonra 112. hedefi arkamızdaki takımdan önce aldık ve burada bir taktik hatası yaptık.

Aslında bu hatayı bilinçli olarak yaptık.  Almak zorunda olduğumuz son iki hedef kalmıştı ve biz bu hakkımız  15 puanlık iki hedef yerine 10 puanlık olanlara gitmekte kullandık ve arkamızdaki takımdan ayrılarak  ayrı yönlere doğru yola koyulduk. 116 nolu hedefe 3 km lik yine yarısı balçıkla kaplı zorlu bir yoldan gittik, bu yol üzerinde Petek ve Matt’i gördük.

Onları arkamızda bırakarak koşmaya devam, koş koş koş116’yı aldık ve yola çıkmak için kullandığımız girintiyi tırmanırken bir video çektik. Yola çıktıktan sonra 750 m lik bir koşuyla alabileceğimiz son hedef olan 109 u orman yangın gözetleme kulesinin tepesine konmuştu. Müthiş bir manzara inanılmaz soğuk rüzgar esiyor.

Artık yarışı bitirdik son 3,5km Emrenin verdiği gazla koşmaya çalışıyoruz son gücümüzle. Finiş noktasına geldik ve kayıt masasına gidip kartımızı teslim ettik. Tam giriş süremiz 14:58 idi. Aslında 1 saatimiz daha vardı ancak yarışı keyfli bitirmek için kendimizi zorlamadık ve diğer 15 puanlık 2 noktaya gitmedik.

Yarış sonrası Macera Akademisi yöneticilerinden Ayşin Özer Başkır’a pozumuzu vermeyi ihmal etmedik. Daha sonra acaip şekillerdeki, esneme, ve rahatlama hareketlerimize başladık 🙂

En keyifli zaman temizlenip, kıyafetlerimizi değiştirip, bu yarışta olan dostlar, yarışmayan ama destekleyenler ile Aktif Pedal ile Sıcak Şarap, Sucuk mangal keyfi, Red-Bull ile müzik ve partileme, olduğun yerde zıplayarak ısınma ve Caner’i ve Tatiana’yı dinyerek sonuçları öğrenme idi 🙂

Sonuçlara gelince 130 puanla ilk3’ten 10 puan eksik olarak 5. olduk. Önce boynumuza 4.’lük madalyasını taktık, sonra ise bu değişti 🙂

Bu tarz aksaklıkların inanılmaz normal karşılanması gerekiyor. Tam 100 adet buruşmuş, ıslak kağıt gecenin köründe organizasyona teslim ediliyor ve buna rağmen Macera Akademisinin “epik” bir yarışa doğru gittiğini, her zaman katılanlarının sayısının arttığını ve harika bir organizasyona yokluklar içerisinden sıyrılarak imza attığını belirtmek istiyorum.

Bu tarz yarışları bugüne kadar en kaliteli ve en güzel şekilde düzenleyen ekibe tekrar tekrar teşekkür ederim. Harika bir pazar geçirdik sayenizde…

Not: Dondurmaya batırılmadan ve yenmeden 5 dk önce 5.’lik madalyası 🙂


Paylaş

“Kurabiye 2010” üzerine 4 yorum

  1. TEBRIK EDIYORUM…
    AMA YENILEN MADALYALAR BU NOTU YAZMAMA NEDEN OLDU.. ILK DEFA DUYUYORUM VE DUSUNCEYE – DUSUNENE HAYRAN KALDIM..
    SEVGILER-SULE

  2. elinize sağlık ne iyi yapmışsınız yazmakla..keyifle okudum. Bi sonraki kurabiyede başarılar… bende katılmak isterdim harita okumayı bilmiyorum…

  3. Kurabiye madalya fikri 2005 yılında ilk yarışı hazırlarken ortaya çıktı. Yarışlara sponsor bulmak hediye vermek çok zordu. “Yarışçılar teneke madalya için yarışmasın, yarış sonunda leziz ve yarış sonunda bulmak isteyecekleri ne olabilri?” dedik, fikri bulduk ve uyguladık.. Bacaklarınıza ve Kaleminize sağlık

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir