KKTC Gazi Mağusa Bisiklet Turu-2

| Mayıs 11, 2009 | 1 Yorum

Sabah erken kalktım… Bisikletimi toparladım. Ve doğruca Gazi Mağusayı gezmeye başladım. Okulun önündeki bölge içinde sazlıkları arasındaki okaliptus ağaçlarının kesilmesi ile mini bir göl oluşmuş. Tam Old Town Hotel’in arka kısmında. Buradan tekrar Betsa market’in yanından Birleşmiş Milletler Kampı (UN) yanından mağusa ya şehir , kale içine doğru yol alıyorum. UN kampı yanında bisiklet yolu var, adsız asker sokaktaki evimin üstüne kat çıkmış Erzat hoca… Aslı’nın evi aynen duruyor. 17 yaşımdaki halim gözümün önünde . İnanılmaz duygusal bir gezi benim için. Sakarya ve Gülseren bölgesindeyiz. Buralarda yol üstünde sürekli yeni cafe ve restoran açılmış. Bizim zamanımızda sosyalleşmeyi, evlerde sohbetler eşliğinde yapmaktaydık…

Kale Kapısına geldiğimde ise tüyler diken diken. Sürekli araba ya da yürüyerek girdiğimiz bu kapıdan bisikletle girmek enteresan. Finlandiyalı sırt çantalı turistlere veriyorum makinamı ve fotoğraf çektiriyorum.

Kale içi trafiğe kapatılmış. Girer girmez sağ taraftaki sur’un altında KKTC Turizm Bürosu var ve harika bir teyze ve amca neredeyse her cebime ve çantama broşürler veriyorlar. Haritalar, dokümanlar… almadan gitmeyin. Aşağı doğru boş viteste yavaş yavaş ilerliyorum. Sağ ve Sol hep turistik dükkanlar dolmuş.Eskiden küçük pansiyonlar, Wimpy hamburgerci vs vardı. Çantacı Hasan amca’da yok artık.

En aşağıya vardığımda hala para çektiğimi İş Bankası ATM’si orada.. Merkezde Lala Mustafa Paşa Camii bütün haşmeti ile duruyor. Bu meydan tamamen UN ve AB fonları ile koruma altına alınmış.

Wikipedia LaLa Mustafa paşa Camii hakkında der ki;

Lala Mustafa Paşa Camii. Orijinal ismi Saint Nicolas Katedrali ve sonra Ayasofya (Saint Sophia), Magusa Camii. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nin en büyük camisidir. 1328‘de katedral olarak açılmış ve 1571‘de Osmanlı Devleti tarafından bölgenin ihtiyacını karşılamak için camiye çevirilmiştir. Kıbrıs Fatihi olarak anılan Lala Mustafa Paşa‘nın adını almıştır.


Meydanda ayrıca Venedik Saray Kalıntıları, Türbeler ve Namık Kemal’in sürgünde kaldığı zindanlar da bulunmakta.

NAMIK KEMAL ZİNDANI: Namık Kemal Meydanı’nın batısındaki Venedik Sarayı’nın avlusunda yer alan, dikdörtgen planlı ve iki katlı bir yapıdır. Tek olan hücrenin kapısı Venedik Sarayı’nın avlusuna açılmaktadır. Üst kattaki dikdörtgen planlı odanın önünde bir sahın bulunmaktadır. Namık Kemal, “Vatan yahut Silistre” oyununun 5 Nisan 1873 tarihinde İstanbul Gedik Paşa tiyatrosunda oynanmasından sonra 9 Nisan 1873 tarihinde Kıbrıs’a sürülmüştü. Önceleri alt kattaki zindana kapatılan şair, bir süre sonra Kıbrıs Mutasarrıfı Veyis Paşa’nın izni ile üst kata çıkarıldı. 3 Haziran 1876 tarihinde de V. Murat tarafından affedilerek İstanbul’a geri döndü. “Namık Kemal zindanı ve Müzesi”nin restorasyon ve çevre düzenleme çalışmaları 1993 yılında Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Rölöve ve Restorasyon Şubesi tarafından gerçekleştirilerek ziyarete açıldı.
Alıntı: http://kibris.com.tr/kuzey-kibris/magosa/namik-kemal-zindani-ve-muzesi

Tatlıları ile meşhur Petek pastanesi, yanlışlıkla sağlam dişimi 93 yılındaçeken dişçi ve göz ucuyla Gazi Mağusa’nın meşhur Deli Ali’sini gördükten sonra ; Othello Kalesi boyunca yapımı devam eden yoldan Canbulat Müzesine namı diğer Liman kapısındaki Burçların altına doğru ilerliyorum. Canbulat Müzesi hakkında detayları bir sonraki yazımda bulacaksınız…



Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorumlar (1)

Trackback URL | RSS Feed Yorumları

  1. Taner YAVUZ dedi ki:

    Ellerine sağlık Emre,beni de götürdün eski günlerime.Çok özlemşim Kıbrıs’ı be:)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir