İstanbul Ordu Gezisi… 42 Saat

| Temmuz 7, 2008 | Yorum yapılmamış

Evet… Cuma gece yarısı Kız kardeş Merve ve Kuzen Müseb ile başlayan Ordu‘ya düğün için gidiş geliş turumuz Pazar gece si 22:30’da kapıma sona erdi… Cumartesi Sabah uykulu gözlerle 4:38’de başladı yolculuk. Bolu dağı tünelini geçtikten 10km sonra Sabahattin’in yerinde kahvaltı ile açtı kızlar gözlerini. Saolsun özellikle kızkardeşim tüm yolculuklarda uyuyarak destek olur bana… Sohbet, Sıcak ve yolculukta önümüzden eksik olmayan İran menşelli kamyonları atlatıp 12 saatte güç bela attık kendimizi Ordu‘ya…

Yolculuk sırasında özellikle Samsun’dan sonra Karadeniz otoyolunun yeni hali beni hem sevindirdi, hem üzüntüye sevk etti. Özellikle Fatsa- Ordu arasındaki dağların yanından deniz manzaralı giden yolun yerine orman içinden giden Türkiye’nin en büyük Tüneli ve aktarma viyadükleri yapılmış. Tünel içinde Radyo otomatik kapanıp her frekans’tan tünel hakkında bilgilendirme yapılmakta. Sahildeki Perşembe yolunun bende özel anısı var. Küçükken Ordu‘ya giderken babamlar arada bir uzun saçlı bir amcanın yerinde durur ve çay içerlerdi. Ayrıca denizi ve ormanı iç içe yaşadığımız bir yol idi. Onun dışında Ünye- Samsun ve Çarşamba noktalarında da otoban olması yolculuğu rahatlatmasına rağmen karadeniz’in o harika dokusunu maalesef yitirmişiz.

Ordu‘yu çok özlemişim, tüm akrabalarımı gördüm, hepsi ile fotoğraf çektirdim. Güzel Güzel giyinildi ve düğüne gidildi. Sabah köy kahvaltısı yapıldı. Tıka basa yenildi. Sonra 2. Kuzen Selis’i de alıp kahkahalara boğulacağımız ikinci yolculuğa başladık. Bu yolculuk öncesi Kirazlimanı mahallesine (keçiköy) yani babamın doğduğu mahalleye gittik. Kendi ellerimle 20 yıl önce yaz tatillerinde ve sömest tatillerinde ektiğim muşmula (malta eriği) ağacından babamla erik yedik.

Burada eskiden Ordu-perşembe yolu olarak kullanılan yolda yapılan “Tabya Başında 3 Kız” heykelleri ile fotoğraf çektirdik. Bu heykellere de tabiiki güzel halkımız vandalizm’in zaralı örneklerini uygulamış maalesef. Bir anlamda aşıklar yolu olarak da bilinen bu yolun manzarası enfes. Ordu‘nun en meşhur ve bilinen türküsü burada söylenmiş.

Yine yeşerdi fındık dalları,
Acep ne olacak yarin halları,
Dalgalanıyor pembe şalvarı.
Kız allan pullan gel gel gel yanıma,
Beyaz kollarını dola boynuma.

Çeşme başında üç kız yan yana,
İçlerinden biri şşşşt dedi bana,
Nur olsun seni doğuran ana.
Kız allan pullan gel gel gel yanıma,
Beyaz kollarını dola boynuma.

Fındık dalları yerlere değer,
Yarin bakışları kalbime değer.
Ölürüm seni almazsam eğer.
Kız allan pullan gel gel gel yanıma,
Beyaz kollarını dola boynuma.

Tags: Karadeniz Gezisi, Ordu Gezisi




Etiketler: ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir