Hırvatistan Gezisi’nde 6.Geceye Doğru

| Ağustos 11, 2006 | 1 Yorum

Sabah erken uyanıyoruz… ama toparlanmamız her zamanki gibi uzun.. aslında alışıp hızlanıyorsunuz ama iki bisiklet çantasından herşeyi çıkarıp kurup bozmak rutin olarak yaşadığımız bir şey değil… Bir duş alıyoruz ve 11 gibi yola çıkıyoruz.

Hırvatistan‘da kamp alanları gerçekten çok temiz ve bakımlı…Her yerde duşlar, mutfak, tuvalet kağıdı, sabun vs kaynıyor… En ufak sorun yok… Ayırca elektrik heryerde olduğundan kamera, foto Makinesi ve telefon gibi cihazlar hiç şarjsız kalmıyor.

Hırvatistan Kamp alanları WEB Sitesi için tıklayın.

Başlıyoruz pedallamaya saat 12:00 sıcak.. Adanın ismi bal ve lavanta ile anıldığından yokuşlardaki diğer arkadaşlarımız arılar oluyor… Enerji barları ve yiyeceklerimizi dikkatli yiyiyoruz. Can eldiveninin tekini kaybediyor. gölge bulmak zor derken imdadımıza Starigrad-Hvar şehri arasındaki tünel çıkıyor…

5 km uzunluğunda .. dışarıda hava 35 derece içerisi 15 🙂 Bayılıyoruz zevkten. birde tünelin sonu 4KM iniş… Artık böyle Hırvatistan‘a can kurban olsun diyoruz. ( 2 gün sonra KorculaVelaLukaOrebicPrapratno hattını görmeden önce 🙂 )

Milna plajına geliyoruz. Deniz ve harika yemek keyfi. Garsonumuz harika. sohbet ve fotoğraf… Deniz güzel ama muhteşem değil bu koyda…

Bisikletin üzerinde tüm malzemeleriniz varken genelde beraber denize giremiyorsunuz.. Hep birisi nöbet tutyor. Aslında bu ülkede hiç gerek yok ama alışmışız bir kere 🙂

HVAR şehir merkezine 3 km kala Mala Milna’da Kamp yapmak istiyoruz ancak şehre uzaklığından dolayı tertemiz, küçük plajında adriyatiğin keyfini çıkarıp, güzel bir yemek ve gölgede soğuk bira ile kendimizi ödüllendirip yola devam kararı alıyoruz. Hırvatistan da özellikle İtalyan mutfağının etkileri görülmekle beraber yıllarca Osmanlı hükmünde ve yönetiminde kalan adalar nedeniyle börek, baklava, tatlılarımız ve kahvemiz neredeyse aynı isimlerle sunulmakta.

Milna koyundan sonra zorlu 2 yokuş çıktıktan sonra HVAR şehrinin yukarıdan muhteşem görüntüsü ile karşılaşıyoruz. Yolda yaşlı kadınlar ellerinde ‘SOBE’ yazılı tabelalar tutuyorlar. Sobe, boş oda anlamına geliyor. Hırvatistanda devletten destekli oda ve apartman dairesi kiralama çok yaygın. Oda kiraları kişi başına 70-150 Kuna yani 10-20 Euro civarı değişmekte. Özellikle Hvar, Trogir ve Dubrovnik’te oda kiraları daha pahalı. Şehir merkezine yada eski şehirlere yakın olması oda fiyatlarını ayrıca arttıran bir etken. Odalar genelde son derece temiz, havlu, sıcak su bazen kahvaltıda bu fiyatlara dahil. 11 günlük yolculuğumuz boyunca kamp, hostel ve oda kiralama yöntemlerinin hepsi ile konaklama fırsatı bulduk.

Hvar eski şehir merkezine giriyoruz, küçük marketler, kafeler, turistik hediyelik eşya satan dükkanlar, lavanta, bal ve zeytinyağı satışı yapılan küçük standlar akşam üstü sahilde marina da yerini alıyor.

Hvar adasında bizleri büyüleyen şeylerin başında sakinlik, güneşin batışı, lavanta kokuları, 16. yüzyılda inşa edilmiş binaları ve Carpe-Diem Kafe geliyor…

Rahatlatıcı müzikleri, beyaz ağırlıklı dekorasyonu, akşam üstü yumuşak ve keyifli müzikleri ile sizi gün içinde dinlendirirken gece ise Canlı DJ ve hızlı müziklerle bambaşka bir atmosfere bürünüp adeta tüm adanın eğlencesinin kalbi haline geliyor. Mohito ve diğer kokteylleri gerçekten mükemmel.

Bir kitap şeklindeki içki mönüsü gerçekten ilginç. İçinde adanın tarihinden, kokteyllerin tariflerine, içki isimlerinin nereden geldiğinden Carpe-Diem yani günü yaşa felsefesine gerçekten çok özenle hazırlanmış. Hvar adasına gidip Carpe-Diem’de en az 3 saat geçirmeden dönmemenizi tavsiye ediyoruz. http://www.carpe-diem-hvar.com

Carpe-diem in büyüsü gece bitiyor. Tadı damakta.. giderseniz mutlaka uğramanız gerek… Ertesi gün 12’de Korcula’nın Vela Luka limanına doğru 2. ada seferimize çıkmak üzere 03’te yatıyoruz. Lavanta kokuları burnumuzda….

Tags: Hırvatistan Gezisi, Hırvatistan Bisiklet Gezisi

 

 

 

 

 




Etiketler: ,

Yorumlar (1)

Trackback URL | RSS Feed Yorumları

  1. Misafir dedi ki:

    çok sevip değer verdiğim bi insan msnde kişisel ismine starigrad koymuş merak edip bakiim dedim ama harika bi yere benziyo eğer o arkadaşla yine eskisi gibi olursak beraber gidebiliriz 😉

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir