Helvellyn

| Eylül 14, 2012 | 2 Yorum

Helvellyn tepesi ve göller bölgesi turunu İngiltere’de tanıştığım Daily Mile arkadaşım Talip ile beraber gerçekleştirdik. İş çıkışı ben trenle şehir dışında Godalming bölgesine gittim. Talip beni arabası ile aldı ve oradan yaklaşık 5 saat süren bir yolculuktan sonra Göller bölgesi Lake District kasabalarından Glenridding de kaldık.

Buradaki kamp alanı harika ve gerçekten kaliteli. Fiyatları diğer kamp alanlarına göre biraz daha pahalı. Çadır, araba ve insan için ayrı ayrı ücret almaları biraz tuhafımıza gitti. Ancak duşları temiz. Sabah pratik bir kahvaltı kahve için bir süre açılan treyleri bulunuyor.

En önemlisi kamp alanı kesinlikle harika incecik biçilmiş golf sahası tadında çimenden oluşuyor. İki büyük tepenin arasındaki Vadide bulunan ve yürüyüş yollarına son derece yakın bu alanda kamp yaparken bir çok yürüyüş rotasına ulaşabiliyorsunuz.

 

Biz Cuma çok geç geliyoruz. Sessizce çadırımızı kurup sabah erken kalkıyoruz. Bizden başka kalkan yok. Ö gün planımız en az 40-45km ertesi gün ise 20-25km yapıp devam etmek.

Sabah çantamızı hazırlıyoruz. GoPro kameramız, yagmurluklar, acil durum battaniyesi su, yemek ve özellikle hızlı yürüyüş ve koşuya uygun ekipmanla çıkıyoruz. Batonlarımız elde. Önce göl kıyısına inip yönümüzü araştırıyoruz. Daha sonra farkediyoruz ki aslında patikalar kamp alanından başlıyor. Geriye dönüyoruz ve hızlı hızlı yürüyerek tam arkamızda bulunan Helvellyn’in tepesine çıkmak üzere yola koyuluyoruz.

Bu tepe İngiltere’nin en büyük 3 tepesinden biri ve Lake District’in en yükseği. Yolda sis var ve hava bulutlu. Yaklaşık 30 dakikalık jog, yürüme eşliğinde Helvellyn’in tam altında bulunan krater gölüne ulaşıyoruz.

 

Aslında burası Wild Camping için idealmiş. Çok hoşumuza gidiyor. Belki bir sonraki sefere.

Burada fotoğraflar çekiyoruz. Bu sırada yamur başlıyor. Yukarıya daha hızlı ilerlemeye karar veriyoruz. Tırmanış sırasında bir noktadan sonra artık keçi yolu resmen bitiyor ve tepeye 30 m kala kayalıklardan tehlikeli geçişler yapıyoruz.

Tepede iken manzaranın inanılmaz olacağına eminim ama maalesef sisten bu manzara daha farklı bir boyutta ama çok etkileyici.

Burdan sonraki amacımız haritamızdan kuzey doğu yönüne doğru ilerleyip tepe boynundan bir kaç zirve daha geçmekç Burada yol muazzam. Upuzun ve çok özgürce koşacağınız yer yer iniş çıkışlı ama muhteşem bir parkur.

Çocuklar gibi eğlenerek sırası ile Catstye Cam, White Side, Raise ve Stybarrow tepelerini geçiyoruz.

Great dodd üzerinden Ullswater’in köşesine iniyoruz. Buradan sonra amacımız göl çevresini dolaşmak. İndiğimiz noktada küçük bir kasaba var.

 

 

Orayı geçince yol kenarındaki şelalerin olduğu dinlenme tesisi yakınında duruyoruz.

Buranın ismi Aira Force. Koruma altında harika bir park. Burada fotograf cektikten sonra göl kenarını takiben Poley Bridge kasabasına doğru yaklaşık 10km asfalttan koş yürü yapıyoruz.

Burada yat limanı, göl kıyısı ve diğer alanlar manzara açısından muazzam.

Buradan Pooley Bridge’e varıyoruz. Burada kola ve yemeklerimizi tüketip 30 dakika soluklanıyor ve güzel açan hava ile beraber ıslakları çantaya koyup kuru kısa kollu kıyafetlerimizi çıkartıyoruz.

Pooley Bridge’de daha önceki koşumuzda Lakeland parkurunu yaparken Ian’ın gösterdiği parkurda koşabileceğimizi en azından bunun bir kısmını gerçekleştirdiğimi görüyorum. Elimde harita Talip ile beraber gö kıyısında koşuyor ve yürüyoruz

Manzaralar her zamanki gibi süper. Bu noktadan sonra Lakeland yarışı gölün iç kıvrımında bitmesine 10km kala dağa doğru dönüyor. Ben o rotadan tepeye çıkıp yarış parkurunu gerçekleştirmiştim.  Bu sefer göl çevresini dolaşıyoruz. Bu rota harika.

Biraz basamak iniş çıkışları ile UTMB Argentine rotası ile benzerlik gösteriyor. Buralarda ikimizde de yorgunluk emareleri beliriyor. Talip daha önce bu mesafeyi gitmemesin rağmen oldukça dirençli ve başarılı.


Gölün etrafında artık Glenridding kasabasının tam karşısındayız. Gölü dönerek ona ulaşmaya çalışıyoruz. Tam turumuzu tamamladığımızda ise KM saatimi yaklaşık 53 kilometreyi gösteriyor.

 

Yemeklikler alıyoruz. Kamp alanına çıkıp duş aldıktan sonra ise Castleberg Outdoors ekip arkadaşım James Kenyon geliyor. Kendisi dükkanın Satış Müdürü. Malzeme testleri ve beraber konuşmalarımız yaklaşık 1.5 yıl sürmesine rağmen yeni buluşabiliyoruz.

Talip yorgun ve uyumayı tercih ediyor. Ben James ie pubda yemek ve bira keyfi yapıyorum. Elimizde Salomon 2013 katalogları ve geç saate kadar sohbet ediyoruz.

Ertesi sabah erken kalkıp kampı topluyoruz. Arabaya yerleştirdikten sonra doğruca James ile beraber 16 km’lik bir rotaya daha çıkıyoruz. Daha yumuşak olan bu rota gene çok keyifli. Vadinin bu sefer batı ucundayız. Daha yavaş ve keyfili gidiyoruz. Dünkü 55km üzerine bu sefer Recovery gibi geliyor.

2 saatlik bu keyifli geziden sonra dönüş için Settle a geçiyoruz. Ben 55 dakikalık filmimiz olan Düşlere Uzanan Patikalar’i yaklaşık 20 kişilik bir ekibe gösteriyorum. Settle’da daha sonra Castleberg Outdoors dükkanını geziyorum. Sahibi Steven ile sohbet ediyoruz. Çok sıcak karşılama ve Settle harika bir kasaba çok tarihi, Küçük ancak kesinlikle görülmeye değer…

Lake District benim sürekli koşabileceğim ve kamp yapabileceğim bir yer. Doğa ile iç içe olmak harika… Umarım daha fazla fırsat bulurum ve gitme imkanı yakalarım…

Diğer Lake District yazım için lütfen tıklayınız.



Etiketler: , , , ,

Yorumlar (2)

Trackback URL | RSS Feed Yorumları

Bu Yazıya Link Vermiş Siteler

  1. Lake District Bölgesinde Trekking | Temmuz 29, 2014
  1. Soner dedi ki:

    Poşet, pet şişe olmayan her yer güzel. 🙂
    Ayaklarına, kalemine sağlık.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir