Gökçeada Bisiklet Gezisi – Gökçeada Bike Tour

IMROZ’u pedallamak …

Touring Imbros with bikes…

Bisikletle uzun tur yapmak… Toprağı, sıcağı, yağmuru hissetmek… Kulağınızda müzik elinizde kontrol, ayaklarınızda güç…

Hafta sonlarını ve tatilleri doğa ile baş başa geçirmek isteyenler için birebir bir ilaç…Hem bisiklet hem de Gökçeada.. Vahşi doğası, sessiz ve sakin insanları, olmayan kalabalığı ile profesyonel yaşamdakiler için bir ağrı kesici neredeyse…

Taking long tours with your bike… Feeling the hotness, the rain and the soil… The music in your ears, control in your hands and strength at your feet…It is like a medicine for those who want a rest with nature alone… Both bicycle and Gökçeada… Its wild nature, calm and quiet people and solitary surrounding are the painkiller for those who are in professional lives…

Çanakkaleye Tekirdağ üzerinden giderken Eceabat’a 2-3 kilometre kala Kabatepe sapağından Gökçe ada tabelası ile karşılaşıyor ve ay çiçek tarlaları arasından akıyorsunuz doğaya… 1 saat 45 dakika süren yolculuktan sonra Türkiye’nin en büyük adası tekerlek ya da ayaklarınızın altında…

You see the Gökçeada sign 2-3 km near to Kabatepe turn while you are on  your way to Eceabat from the way of Tekirdağ. You meet with the flowers immediately… After 1 hour 45 minutes journey, the biggest island of Turkey is under your feet or tires. 

Limandan 7 km sonra varılan merkez küçük ve tipik bir Türkiye kasabası görünümünde. 2 banka 1 Ptt, bir kaç restoran market ve devlet ve askeri binalar…Ama asıl keyif kendinizi attığınız yokuşlarda, ormanlarda, göllerde, göletlerde ve güneşin ülkemizde en son battığı yer olan Gizli Liman’da…

After 7 km from the harbor, it has 2 banks 1 post office, couple restaurants and markets and office buildings, being like typical little town… But the joy is at the slopes, in the forests, in the lakes and at Gizli Liman where the last location that the sun sets at.

Sizlere Turistik bir yazı değil ama doğa da bir profesyonelin, kalbi sürekli gezmekle atan birinin hissettiklerini yazmak istedim. Stresi, sorumlulukları , üzüntüleri geride bırakmak için pedal bastığım tatillerimde dinlediğim müziklerin anlamı, içtiğim suyun tadı, rüzgarın kaskımın içinden geçip başımı okşaması bile şehir içinde yaşadığımdan o kadar farklı ki…
<!–[if !supportLineBreakNewLine]–><!–[endif]–>

I wanted to write as a journey man whose heart always beats for travelling. The meaning of the music I listen or the water I drink  is always different in the days where I pedal to leave my stress and responsibility away… Everything is different here, even the touch of the wind…

Pedal’a bastıkça tırmanmak, terlemek… Kas gücünün sıcaklığını tüm benliğinizde hissetmek.. Acı çekmek ama sonunda hedefinize bir amacınıza yani rotanıza ulaşmak…2 günde 200 KM yol kat etmek.. 25 litre su içmek… Belki de bir daha hiç görmeyeceğim kişilerle tanışmak sohbet etmek.. Poseidon’un kızdığı zaman İmroz’u* salladığı fırtınada çadırlarda konaklamak…

Pedalling and progressing… Sweating and feeling the burns of your muscles… Feeling the pain… Drinking 25 liter water… Meeting with new people, camping at the times when Poseidon gets mad and shake Imbros…

600 evin mübadele ve sonrasında terk edildiği rum köylerinde sessizliği dinlemek…Sabah 8’de pedala basmaya başlamak molalarla birlikte gece 22’de kamp yerine varmak… Yokuşlarda coldplay, depeche mode, u2 eşliğinde yaban keçileri il beraber kaçmak… Nereye..?Her zaman içimizde olan bir türlü çıkmayan o duyguların kendiliğinden ortaya çıkması…Boş yollarda , araç göme frekansınızın saatte bire düştüğü yollarda korkusuzca gezmenin keyfi…

Listening to the silence of the houses that were left after the wars… Camping at 22 different places and starting pedaling at 8 in the morning… Listening Coldplay, Depeche mode or U2 on your way up the slopes… Where? That constant feeling of resurrection the feelings that you haven’t felt for a while… Travelling around fearlessly where the possibility to see a car drops at 1 per hour….

Dünyada icat edilmiş en önemli buluş unvanını yıllardır kimselere kaptırmayan Bisiklet’le tanışın… Gökçeada’ya gidin… 70km/h hız ile yokuşlardan inerken rüzgarı hissedin… Gizli Liman’da Güneş’in batışını izleyin.. Tuz gölünde çamur banyosu yapın… Kefaloz’da sürf yapmaya gelen Bulgar ve Yunanlı gençlerle sohbet edin, Dereköy’de terk etmenin ne demek olduğunu hissedin, Eski Bademli’de muhteşem taş evleri görün, Kaleköy’ün Kalesine çıkın adanın üstünde uçmak isteyin…Yoldan meyve alın, Köylülerle dertleşin, küçük çocuklara yanınızda götürdüğünüz hediyelerden verin.. Onların gülümsemesine ortak olun…

Meet the all known bicycle… Go to  Gökçeada… Feel the wind while going down with 70 km/h. See the sunset at Gizli Liman. Take a mud bath in salt lake… Have a chat with greek and Bulgarian teens… See the old stone houses in Eski Bademli… Want to fly over the island taking up to Kaleköy Castle… Take some fruits on the road, have a heart to heart talk with the locals, give little presents to the kids… Share the smile on their faces…

Göreceksiniz… Pazartesi çok farklı başlayacak…
<!–[if !supportLineBreakNewLine]–><!–[endif]–>

You’ll see… Everything will change next Monday…

*= IMROZ: Gökçeada


Tags: Gökçeada Bisiklet Gezisi


Paylaş

“Gökçeada Bisiklet Gezisi – Gökçeada Bike Tour” üzerine 4 yorum

  1. bu gezi aşkı nereden geliyor bilmiyorum. ben bir bisikletciyim. 6 yıldır lisanslı sporcuyum. bizde bisiklet ile gezmeyi çok severiz. ama kısa mesafelerde. günde en fazla geçtiğimiz yol 140 KM, yada bir yarışta 120 km. beni merak ederseniz web sitemi yazıyorum. http://www.bisiklet.5u.com bir yıldır bisiklete binmiyorum. bu motosikletten nasıl kurtulacağım bende bilmiyorum. Halit Dündar KDZ. Ereğli

  2. Önümüzdeki yaz gökçeada’ya bisikletle gelmek istiyorum. Adanın yolları yol/yarış bisikletine uygun mu yoksa dağ bisikleti mi tavsiye edersiniz. Teşekkürler

  3. Merhaba Evet Asfalt kısımları yarış bisikleti için uygun dik yokuşlarda viteslerinizi bilmediğinden yorum yapamıyorum. Ara yollar için ise dağ bisikletini öneririm. Selamlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir