Fener – Balat – Patrikane

Haftasonu Pazar tarihi turumuz devam ediyor… Piyer Loti Kahvesinden sonra durağımız Doktora yaptığım Kadir Has üniversitesi… Aracımızı güvenli ve rahat olduğundan universitem otoparkına bırakıyor ve suyumuzu makinamızı alıp yürümeye koyuluyoruz… Önce Fener ve Balat‘ın tarihi sokakları..

We continued our history tour on Sunday…  After Piyer Loti Coffee House, our next stop is Kadir Has University where I did doctorate in… We left our car in the carpark of the university where was safe and okay, took our water and cameras with us. First stop was historical streets of Fener and Balat

Üstüne Fener Rum Patrikane‘sinin ziyareti.. Yunanistandan önemli ziyaretçiler vardı. Ve içeri girdiğimizde güzel bir süpriz..bir vaftiz törenine sahne olduk. Tümünü keyifle izledik. Çıkışta Fener’in ara sokaklarında Rum kiliseleri ve çok etkilendiğim “kırmızı okul” oalrak adlandırılan Rum ilkokulu… Yaklaşık 73 adet fotoğraf sizleri bekliyor…

After that, the visit of Fener Rum Patriarchate… It had lots of visitors from Greece. And when we stepped inside, there was a little surprise for us; we witnessed a baptism that day and we watched all of the ceremony in joy. After that we passed by the Rum Churches in the side streets of Fener and there was a Rum Elementary School which was called “red school” that affected me so much. Nearly 73 photos are waiting for you… 

Afiyet olsun… – Bon appetite…

Tüm Fotoğraflar… – All of the photos…

İlgili Linkler – Related Links

http://fenerbalat.org/
http://www.bigglook.com/biggistanbul/semtler/eyup/index.asp
http://www.balatfener.com/

Kültürün ve Tarihin Kucaklaştığı , Hoşgörünün En Güzel Yaşandığı Yer *

The Place where Culture and History Embrace Each Other, Where Tolerance Lives

Aynı çamurlu sokaklarda büyümüş, farklı zamanlarda da olsa hemen hemen aynı okullarda okumuş, aynı evlerde saçlarına aklar düşmüş insanlar bunlar. Keskin ama yumuşak bakışları, ağırbaşlı gülüşleri, her an ayaklanmaya hazır refleksleriyle birbirlerine benzeseler de her biri farklı birer hazine. Konuşmaya başladıklarında, hayat, aşk ve ölüm hakkında yani yeryüzündeki herşeye dair şaşılacak kadar çok bilgileri olduğunu anlıyorsunuz. `These are the people who grew up on the same streets, went to the same schools, played on the same grounds… Even though they look alike each other with their sharp but soft gazes, modest smiles, they are all different treasures one by one… When they start talking, you understand that they have a lot to say about life, love and death or about anything on this earth…
Balat´ın en görkemli ve müreffeh zamanlarını da görmüşler, yoksulluğun diz boyu olduğu zifiri karanlık günlerini de. Cumbalı evlerin mermer merdivenlerinin her sabah gün doğarken arap sabunuyla yıkandığına da şahit olmuşlar, sokaklarında çamur sellerinin aktığı günleri de.They saw the richest and poorest times of Balat. They saw the cleanest and dirtiest, the shiniest and the darkest times of Balat.
Yahudiler de komşuları olmuş, Süryaniler, Rumlar ve Ermeniler de. Ermeni kilisesinden ve onun yanındaki sinagogdan ilahi sesler
i yükselirken, bitişiğindeki camide teraviyi kılmışlar. İbadet sona erince de Türk, Ermeni, Rum ve Yahudi gençleri Balat çarşısında toplanıp birbirlerine “Allah kabul etsin” demişler. Yani böylesi derin bir medeniyetin içinden gelmişler. Şeker bayramları geçmiş, Hamursuzlar, Paskalyalar ve yortular birbirini kovalamış.They were neighbors with Jewish, Greeks, Armenians. When they were hearing holy voices from the synagogues of Armenian church, they were worshipping in the mosque next to it. When worshipping was done, Turk, Armenian, Greek and Jewish young people got out and said “God bless you” to each other. That tells the depth of the civilization. Their religious holidays chased each other.

`Öyle insanlar yaşar ki burada hayret
edersiniz. Dünyanın bütün kitaplarını okumuş bir insanla, Balat´ın sokaklarında büyümüş akıllı bir adam arasındaki tek fark: Birinin ellerinin biraz sigara dumanı, diğerinin ise kağıt kokmasıdır
“You would shock if you saw how different people lived here. The only difference between a man who read all the books in the world and the wise man that grew up in Balat is; one’s hand smells cigar and the other one’s smells paper.”

Kimisi Yul Brynner´in “Paralı askerler” filminde rol kesmiş, bazıları da Yılmaz Güney´in “Balatlı Arif”inde figüran olmuş. Dertleri zevk edinince soluğu Agora meyhanesinde almış, Hristo´nun Bozcaada´dan getirdiği fıçı şarabının buğusunda dünyanın zorluklarını unutmuşlar. Ama ne olmuşsa olmuş o güzel günler bitivermiş. Önce ekalliyete mensup komşuları bir bir göçüp gitmiş başka ülkelere ya da başka semtlere, sonra da hali vakti yerinde olan Türkler çekilmiş.Some of them roled in “You Can’t Win ‘em All” by Yul Brynner, some roled in “Balatlı Arif” of Yılmaz Güney. When they got worried, they went to Agora pub, drinking wine from Bozcaada forgetting all the troubles they had. But something happened, and those beautiful days were over. First, minorities went to other countries, and then Turks receded in their places.

Balat biraz Kudüs´ü, daha doğrusu eski İstanbul´u andırıyor. Camiyle kilise, sinagogla ayazma yanyana bulunuyor. Balat Derneği, başta camiler olmak üzere tüm tarihi ibadet mekanlarının restore edilerek İstanbul´a kazandırılması için bir program hazırlıyor. Programın ilk adımı olarak bugünlerde tüm camilerin bahçelerine güller dikilmeye başlanmış. Yakında tüm ibadet yerlerinin etrafı birer gülistana dönecek.

Balat feels like the old version of Istanbul. Synagogues, churches and mosques stand by next to each other. Balat institution is preparing a project to restore all these historical places and bring them into life again. As the first step of the project, a lot of roses have planted in the gardens of the mosques. In a short time, all of the worship places will be full of flowers.

* Ersin Kalkan’ın Hürriyet Gazetesi İstanbul Ekinde yer alan Balat Milliyetçileri adlı makalesinden alınmıştır.

*Taken from the Balat Milliyetçileri article of Ersin Kalkan from Hürriyet Newspaper on the Istanbul addition

Tags : Piyer Loti Kahvesi, Fener, Balat, Fener Rum Patrikhanesi

Paylaş

“Fener – Balat – Patrikane” üzerine bir yorum

  1. Ahmet Faik Özbilge, beş yıl boyunca sokak sokak gezdiği Istanbul\’un ilk yaşam merkezi olan Fener, Balat ve Ayvansaray\’ın kitabını yazdı. Bağlam Yayınevi\’nden çıkan gezi ve araştırma kitabında okuyucular, geziye Kariye Müzesi ziyaretiyle başlıyor, bir rehber ve gezgin tarzında anlatıla anlatıla Cibali\’ye dek götürülüyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir