South Downs Way 50

South Downs Way İngiltere’nin en önemli uzun mesafe yürüyüş ve bisiklete biniş parkurlarından biri. İngiltere ve İskoçya’da bunun gibi bir çok rota var. Hadrian Duvarı yolu, North Downs Way, Peak District, Galler,  Lake District Yürüyüş rotaları, Thames Path bunlardan bazıları. Bu rotalar tamamen işaretli ve bu rotalar için hem yazılım hem de fiziki harita satın alabiliyorsunuz.

Ben ilk SDW yürüyüşümü geçen sene 2013 Haziran 15’te gerçekleştirdim. Maalesef o zamanki şartlar gereği az antrenman, gündemin yarattığı zamansızlık nedeni ile iyi hazırlanmadan 100 mil yarışına girdim. 30 saat gibi benim için zor sayılabilecek bir zaman sınırı olduğundan dolayı maalesef 123.kmde 22 saat 45 dakika sonra yarışı bıraktım. Dizimde oluşan ödem ana faktör idi. Daha önce hiç yarış bırakmadığımdan benim için iyi bir ders oldu.

SDW50 (4)

Bu sene ise İznik Ultra öncesi SDW50 yani 81km’lik parkura katıldım. Uzun süredir beraber koştuğum John Wilkins de ilk ultra maratonu için ikna ettim. İznik öncesi iyi bir antrenman olacağı belli idi. Gün normal başlayacak sonuna doğru sağanak yağmura dönecekti. Hazırlıklı idik.

SDW50 (7)

Centurion Running firması her sene NDW50, SDW50, NDW100, SDW100, ThamesPath 100, Winter100 gibi yarışlar düzenliyor. Her yarışa yaklaşık 250 ile 500 kişi katılıyor. Bitince güzel bir teknik Tshirt ve madalya alıyorsunuz. 50 mil yarışları 65 sterlin, 100 Mil yarışları 120 Sterlin. Çok ucuz değil ama organizasyon ev gönüllülerden oluşan yarışın kalitesi yüksek.

SDW50 (3)

Yarış genelde çok tepelik bir bölgesi olmayan İngiltere’nin güney bölgesinde geçiyor. Bu rota sizi deniz kıyısındaki Eastbourne kasabasındaki atletizm parkurunda bitiş imkanı veriyor. Atletizm parkurunda bitirmek benim İngiltere2de iki kere deneyimlediğim eğlenceli bir konsept.

Parkur yükselti grafiği ise genelde hep kısa mesafe iniş ve çıkışlar ile dolu bazen 100 baze 500 bazense 200 metre irtifa aldığınız küçük ama yoğun tepecikler… Bu in çıklar çok fazla olunca psikolojik olarak da insanı yorabiliyor.  SDW50nin UTMB ye 2 puan verdiğini belirtmek isterim.

parkur

SDW-MAP

Parkur ise boggy dediğimiz süngerimsi ıslak çimen, toprak, nadiren şehir içi en fazla 50metrelik asfalt geçişleri olmak üzere %90 oranında patika. Bazen tebeşire benzeyen kaygan zemin oluyor ki SDW parkuru bu konudan en teknik yerlerden biri. Burda daha önce koşmadıysanız düşmeniz garanti çünkü bu zemin genelde ıslandığında çorap ile zeytinyağı dökülmüş mermerde koşma ile aynı mantığı içeriyor 🙂

SDW50 (1)

Dediğim gibi kontrol noktalarında müzik yapan aileler, eğlenceli çocuklar, jelibon, bisküvi, jel, kola, çay, kahve , su ve soda var… Genellikle yeterli.

print1

Uzun etaplarda çorba istesem de bulamadığım tek yer İngiltere bu konuda Fransızlar maalesef dünyadaki en iyi kontrol noktası hazırlayan ülkelerin başında geliyor.

SDW50 (2)

Start’ı alırken daha önce SDW100 sırasında bana yardımcı olan bir iki kişiyi görüyorum. Zorunlu malzeme kontrolü ve yarış sonu geri alacağımız drop bag kontrolünden sonra sabahın köründe bizi yarış alanına bırakan John’un eşi ayrılıyor. Portatif tuvaletlerde rahatladıktan sonra startı bekliyoruz. Genelde her yarışta daha az malzeme taşıyorum. Bu yarışta tek lüksüm katlanır Sinano batonlarım. RAIDLIGHT Ultra Light Ceketimi ise ilk kez deneyeceğim.

Yarış hızlı başlıyor. Ben daha öncelerden artık alıştığımdan direk yavaşlıyorum. Eğer yarış 50km üzerinde ise ve hızlıca dar bir patikaya girilmeyecekse abanmanın alemi yok. İznik yarışında ilk 4. kmde tepeye çıkmaya başlamadan önce 41. Tepe bitince ilk kontrol noktasında 25. yarış bitince ise toplamda 15. idim. Negatif split’i becerebiliyorsanız ve vücudunuza alışıksanız acelenin alemi yok. Netekim 6.km’de bileğini burkmuş birinin geriye doğru yürüdüğünü gördüm ve üzüldüm…

sdw50-13

Diğer bir konu beslenme. John’a sürekli su iç su iç diyerek hem kendim hem onu kontrol ettim. Dolayısı ile kramp ve dehidrasyon yaşamadık. amacımız 11 saat altında bitirmek idi. 10 saati bu hava ve az antrenman ile zorlayamayacağımızı sonuna doğru anladık ve zorlamadık.  Yarışta özellikle müzik dinleyebileceğiniz ve keyifli bir yarış. Ben genelde dinlemesem de rüzgarı bol açık alanlı bir yarış olduğundan yalnız kalınca ihtiyacınız olabiliyor.

SDW50 (5)

Kontrol noktaları GPS ve km hesabına göre tam olduğu noktada. Manuel bir kontrol var. Çip yok. Yarış numaranız kapıdan 50m önce bağırılıyor. İki kişi ise elle yazıyorlar. Sonra PCye giriyorlar ve hemen yüklüyorlar. İznik yarışından veya UTMB’den sonra daha ilkel diye düşünseniz de gecikmeli olarak iyi ve hatasız işliyor. İleride çip sistemine geçeceklerine eminim.

SDW50 (6)

Bu yarışta John’un bana kıskançlıkla baktığı konulardan biri neredeyse artık uzman hale geldiğim baton konusu. Çıkışlarda en az 10 kişiyi her seferinde geçmem ama inişlerde hafif İngilizlere geçilmem tamamen yarış boyunca konumuz idi. İniş tekniği sürekli olarak gelişiyor ve çok daha korkusuz ve başarılı olsam da çıkışta quad ve bacaklarımın farkını hissettirmek hoşuma gidiyor. Bir nevi patikaların Marco Olmo ‘su ya da yolların Marco Pantani’si bana ilham veriyor diyebilirim 🙂

SDW50 (8)

Yarış boyunca yaşadığım gene tecrübe kazandığım konulardan biri hava tahmini. Bulutlar ve rüzgarı anlamak bunları da zamanla öğreniyorsunuz. Hava güzel ve normal iken, 5 kişi bir arada koşuya devam eden herkesi durdurup, ‘giyinin’ diye onlara emir verip arkasından 45 saniye sonra dünyada yakalanabilecekleri en ağır sağanak yağmura goretexleri giydikten 10 saniye sonra yakalanınca yarış sonuna kadar peşimizden ayrılmadılar 🙂 Bu kritik doğru zamanda giyinip soyunmazsanız kesinlikle hasta olmanız garanti. Yarışta naneyi kaptınız mı eğer finişe daha çok varsa ayvayı yediniz demektir. Bunun için doğru zamanda giyinmek kritik.

SDW50 (9)
Finiş’te her zaman olduğu gibi küçük Türk bayrağım ile finişe John ile beraber girdik. Madalyamızı aldık ve fotolarımızı çektirdik. Fotoları daha sonra beraber paylaşıp online satın aldık. Nasılsa çoğunda yan yanaydık.

SDW50 (11)

Yarışta aklımda kalan en önemli konulardan diğer tüm yarışta ilk defa ok kopmadan baştan sonra biri ile girmek oldu. John düzlüklerde bana güç ve koşma azmi verdi. 60 yaşının üstünde ve koşuya geç başlayan birinin bu kadar dirençli olması muhteşem. Aynı şekilde doğru beslenme, malzeme, yokuşta sürükleme ve teknik inişlerde John’a destek olabildiğim kadar oldum.

SDW50 (10)
Tam 10 saat 45 dakika civarı yarışı bitirdik. Atletizm pistindeki tur en keyiflisi idi. Son 2km karanlığa yaklaşırken koştuk. Bitince T-Shirtümüzü aldık. Acılı bir makarna içimizi ısıttı. Giyindik ve kirlilerimizi torbaya doldurduk. John’un bir arkadaşı saolsun bizi o sırada ordan aldı ve 2 saatlik yolculuk sonrası evimize kadar bıraktı. Buz banyosu, güzel yemek ve dinlenme sonra tam 10 gün sonra İznik  Ultra Maratonu 80km parkurunda belki de bu antrenman yüzünden 09:55 gibi en iyi derecemi yaptım.

SDW50 (12)

Diğer ultra maraton yarışlarımı ve yarış raporlarımı okumak isterseniz tıklayınız.

Journey of my Flag

Bayrağımın Yolculuğu, bugüne kadar yaptığım bisiklet gezileri, koşular, macera yarışları, maraton, ve ultra maratonları içermektedir. Hazırladığım video’ da 2013 yılında katılacağım yeni yarışım hakkında bilgi de bulabilirsiniz.

Yüce Türk bayrağını tüm yurtdışı yarışlarda finişe taşımak ümidi ve hedefim ile…

Me and my flag`s journey since 2005… and of course my new target for 2013… 🙂

Journey Of My Flag | izlesene.com

DASK 2011 Ekipman Listesi – ADAM 2011 Equipment List

DASK Anadolu Dağ maratonu bu sene Bolu`da 15-17 Temmuz tarihlerinde düzenleniyor. Her sene DASK‘ta daha hafif olma amacı ile yola çıkıyoruz ve 3. yarışımda 8 kılo ağırlıktan bu yarış bir aksilik çıkmaz ise 5.5 kg altına ineceğim.

NDIA Anatolian Mountain Marathon will be held in Bolu between 15-17 July this year. Every year, we set out with the aim of having lighter load in NDIA. In my third race, I had 8 kilos load but if nothing goes wrong, I will try to fall below 5,5 kilos.

  • Ilk Orta Parkur DASK-ADAM yarış Raporunu okumak isterseniz tıklayınız.
  • If you want to read the report of the first middle racecourse NDIA-ADAM marathon, please click.

Örnek hazırladığım en güncel malzeme listemi sizlerle paylaşmak isterim. Ayrıca yazının altında daha hafif bir Dağ maratonu için ipuçları bulacaksınız.

I want to share my current material list which I prepared as an example. Besides, you will find some clues for a lighter mountain marathon below the writing.

DASK 2011 EKIPMAN EMRE TOK
Ana Malzeme (The Main Material) Ağırlık (gram)Weight (gram)
Salomon Raid Devil S-Lab 20L + Front Pack5L CantaSalomon Raid Devil S-Lab 20L + Front Pack5L Bag 650
Therma Rest Ultra Light 90cm MatTherma Rest Ultra Light 90cm Sober 245
Terra Nova Ultra Light Sleping Bag – TulumTerra Nova Ultra Light Sleeping Bag 300
Kişisel Yemek KabıPersonal Lunch Box   25 25
Su 1.2 litre1.2 litres Water 1200
Acil Durum BattaniyesiEmergency Case Blanket 30
Plastik SforkA Plastic Spork 20
Ilk Yardim SetiFirst Aid Kit 100
Yedek GozlukBackup Glasses 50
Kimlik + ParaIdentity + Money 40
1 Yedek ÇorapOne Backup Socks  20
1 Paket SelpakA Packet of Napkins 10
İğne, İplik, 1 adet asprin, 2 adet strepsils pastil,AntiChaft Cream, topuk yarabandı, 1 adet  hapNeedle, Yarn, One Aspirin, Two Strepsils Pastilles, AntiChaft Cream, Ankle Band Aid, one pill 50
BuffBuff 30
Yağmurluk (Salomon Minim Pack UltraLite Jacket )A Raincoat (Salomon Minim Pack Ultralite Jacket) 295
Minimum 80cm x 3 cm Elastik bandaj (Bandage)Minimum 80cm x 3cm Elastic Bandage 30
Yedek uzun Kollu ara katmanBackup Long Sleeved Interlayer 180
Hafif Sort-Ara Kampta giyilmek icinLight Short for wearing in interval camp 100
En incesinden Otellerde kullanilan terlik – Ara KampThin Slipper which is used in hotels – Interval Camp 30
Montane Su gecirmez Ultralight PantalonMontane Waterproof Ultralight Pants 100
Ince Eldiven QuechuaThin Gloves Quechua 50
600 ml Salomon Sise Bottle (2 Adet)600ml Salomon Bottle (two pieces) 100
BeslenmeNutrition Ağırlık (gram)Weight (gram)
10 GU Jel (Enerji Jeli)10 GU Gel (Energy Gel) 400
1 Perpetum Toz İçecekOne Perpetum Granulated Drink 70
1 Pack Energy Beans (Enerji Şekeri)One Pack of Energy Beans 25
2 Pack Cliff Blocks Candy (Enerji Şekeri)Two Packs of Cliff Blocks Candy 50
20 SaltSticks (Elektrolit Hapı)20 Saltsticks (Electrolyte Pill) 20
4 Myo Cramp lactic Acit giderici jel4 Myo Cramp Lactic Antacid Gel 120
Mountain House Hazir Yemek 5 (2Kisi)Mountain House Convenience Food (double) 700
2 Tadimca Energy Bar2 Tadımca Energy Bar 100
Elektronik MalzemeElectronic Materials  Ağırlık (gram)Weight (gram)
Petzl E-Lite Yedek Kafa FeneriPetzl E-Lite Backup Head Light 30
Cep TelefonuA Mobile Phone 125
Yedek Cep Telefonu PiliBackup Mobile Phone Battery 20
1  Malzeme ve Çöp ÇantasıA Bag of Material and Garbage 20
GENEL TOPLAM (Giyilen Haric)Totam Amount (except for clothes) 5335
Giyilecek MalzemeMaterials to Wear  Ağırlık (gram)Weight (gram)
Salomon Exo Tayt  Tight 3/4Salomon Exo Tight 3/4 280
Salomon Exo T-ShirtSalomon Exo T-Shirt 110
Salomon Exo Calf kompresyon coraplariSalomon Exo Calf Compression Socks 80
Salomon Speed Cross 2Salomon Speed Cross 2 540
Salomon XA Cap ŞapkaSalomon XA Cap Hat 100
Sentetik ÇorapSynthetic Socks 30
Yürüyüş Batonları CiftDouble Walking Batons 240
Ekip Arkadasi tarafindan tasinan MalzemeMaterials that are carried by a team mate Ağırlık (gram)Weight (gram)
MSR Zoid 1.5 iki Kisilik Ultra Light CadirMSR Zoid 1.5 Ultralight Double Tent 1300
Harita Kabi, Kalem ve PusulaMap Case, Pencil and Compass 200
Not: Ekip arkadasi tarafindan tasinan malzemeye istinaden iki kisilik yemek ve ilkyardim seti agirligin yarisi olarak tasinmaktadir.Note: Regarding materials that are carried by a team mate, double food and first aid kit are used as lighter.

Eski Hazırlık listesinin aşağıda ne kadar kalabalık yarattığını görebilirsiniz.  Yıllar geçtikçe ve daha fazla yarışa katıldıkça bu listeniz sürekli azalacak.

You can see below how old preparation list oversteps the limit. As years go by and you attend to more races, this list of yours will gradually decrease.

Ipuçları

Clues

  • Matınızı baldırınızdan aşağıda kalan kısmını kesip atınç Sırt çantanız ayağınızın altına serebilirsiniz.
  • Cut away the part of your mat blow your calf. You can spread your bag under your feet.
  • Çantalarınızın perlonlarını ayarladıktan sonra fazla kısımların %50sini kesebilirsiniz. emin olun 50 Gram sadece buradan tasarruf edersiniz.
  • After adjusting the perlons of your bag, you can cut its 50%. Be sure that you will save on 50 grams just from here.
  • Bir plastik kaşık ve çatal ve bir plastik kap işinizi görecektir.
  • A plastic spoon, a plastic fork and a plastic case will be useful. 
  • Hazır makarna ve corba gibi sıcak yiyeceklr pişirmesi ve taşınması kolaydır.
  • It is easy to cook and carry foods like instant pasta and soup.
  • En önemli 3 ağırlık yapan malzeme Çadır-Mat ve tulumdur. Bunları en hafifinden seçmeye özen gösterin.
  • The most weighing materials are rent, mat and sleeping bag. Try to choose the lightest ones.
  • Kamp alanında banyo trliği gibi bir çözüm sizin ayaklarınızı dinlendirecektir. Otel terlikleri hafif ve işinizi görür.
  • Bath slippers will rest your feet in camp site. Hotel slippers are light and useful.
  • Çok fazla katman kıyafet götürmemenizi ve kamp alanına varınca kıyafetlerinizi yağmur yağmıyorsa hızlıca kurutmanızı öneririm. Lakin Bolu’da gece kurumaları biraz zor olmaktadır.
  • I suggest you not to bring many layer clothes with you and to quickly dry them when you arrive to the camp site if it doesn’t rain.
  • Ateş başında ya da dinlenerek vakit geçirin ne kadar ara kampta dinlenirseniz ikinci gün o kadara rahat geçer.
  • Spend time by sitting by the camp fire or resting. The more you rest in interval camp, the more you will be at ease in the second day.
  • Benim yaptığım gibi kirli su içmeyiniz ya da içine bir damla tentürdiyot damlatıp dezenfekte ediniz. Zehirlenme ihtimaliniz yüksek. 2010 yarışında 3-4 kişi zehirlendik.
  • Don’t drink polluted water. Disinfect it by dropping the tincture of iodine as I did. The possibility of intoxication is high. 3-4 people including me were poisoned in 2010 race.
  • Ayakkabınızı muhakkak ateş başında kurutunuz ve çadırın içinde gece muhafaza ediniz.
  • Dry your shoes by the fire and preserve it in the tent in night time.
  • Uzun koşularda ayaklarınızı bantlamakö apış aralarına vazelin ya da anti-chaffe krem sürmek pişik önleyecektir.
  • Banding your feet in long races and putting some Vaseline or anti-chaffe cream on your perineum prevent skin rubbing.
  • Baton kullanımı kritiktirç 90 derecelik kol açısı ile inerken boyunu uzatmak çıkarken kısaltarak ayarlamak gereklidir.
  • Baton usage is dangerous. With 90 degree arm angle, it is necessary to let down it while walking down and to shorten it while walking up.
  • Boynunuzu serin ve yağmurda korumanızı öneririm.
  • I suggest you to protect your neck in chilled weather and rain.

Yarış çok uzun zaman almaktadır. Eğer gerekli hafiflikte olmazsanız gerçekten sırtınızdaki ağırlık her 10k  sonra daha fazla arttığını size hissettirir…

The race takes a long time. If you didn’t have the lighter it, the load on your back makes you feel as if it becomes heavier after 10 minutes…

Ülkemizin En güzel yarışının 2011 etabında görüşmek üzere.

See you in the 2011 step of the best race of our country. 

EMRE TOK

Tags : DASK ,Ekipman Listesi

UTMB CCC 2010 Yarış Raporu

Tam 22 hafta hazırlanmaya çalıştım. Bunun 17 haftasında kesintisiz antreman yapmışım. Çok  yoğun çalışma hayatıma rağmen %60’lık bir oranda 100 Km Ultra Maraton antreman programına kendimi uydurmayı başarmıştım.  Şimdi bu efor ve sabrın tüm sonucunu almak için İstanbul üzerinden Cenevre’ye geliyoruz.  Havalimanında Serkan ve Sertan Girgin kardeşler ile buluşuyoruz. Bu yarışmada göğüs numaralarının üzerine Türk bayrağını ilk defa yapıştırmayı başaran üç Türküz. Ayrıca gururluyuz.

Fotoğraf: Serkan Girgin

Yarıştan 2 Gün Önce

Havalimanında buluşup kısa sohbet ve yorucu uçak yolculuğunun ardından 3 saat sonra Cenevre’deyiz. Chamonix’e İstanbul’dan gelmenin en iyi ve en kısa yolu Cenevre. Önce trene atlıyoruz ve şehir merkezine gidiyoruz. Gar’da Sertan fransızcasının da verdiği avantaj ile bize aktarmalı üç tren bileti alıyor ve şehrin diğer tarafında (nehrin diğer tarafında) bulunan tren istasyonuna gitmemizi belirtiyor.

Hava güzel, elde çek çek valizler ve sırt çantaları olduğundan keyifle yürüyerek yolun %90’ını gezerek geliyoruz.

Çiçekten saat ve göl üzerindeki fotoğraflar hafızalarımıza anı olarak kazınsın diye uğraşıyoruz.

Son bir gayret ile tramvay’a atlayıp 3 durak sonra tren’in kalkacağı, biraz terk edilmiş, grafittilerle dolu istasyona geliyoruz. Tren’imiz saat 14:00 civarı. Aslında otobüs ile de havalimanından 33 euro vererek 1.5 saatte Chamonix’e varmak mümkün. Biz dönüşte yağmur dolayısı ile bu şekilde yaptık çok faydalı oldu ama giderken hava muhteşem ve tren ile köy ve dağları yakından görecek olmamız bizi heyecanlandırıyor.

Tren kalkmadan önce kahve molası ve sohbeti derinleştiriyoruz.  Tren’e bindikten sonra önce 10 dk sonra başka bir trene daha sonra 40 dakika sonra diğer bir trene aktarıyoruz.  2.5 saat sonra Chamonix’deyiz. Girgin kardeşler bizden 2 durak önce kalıyorlar; vedalaşıp ayrılıyoruz. Chamonix ile ilgili çok detaylı başka bir yazı hazırlayacağımızdan dolayı size detaylı anlatmayacağım; süpriz olsun.

Otelimize yerleşiyoruz. Hotel Blanche yeri itibari ile olağan üstü; yarışın başlangıcının iki yan sokağında ama yarışın tamamı önünden geçtiğinden dolayı bazı durumlarda uykusuzluğa sebep olabiliyor. Fiyatları makul ve temiz. Bugünü gezerek geçireceğiz ama ben hemen kayıt işlemlerimi tamamlamak için ana çadırın bulunduğu kayıt noktasına gidiyorum.

Kaydı 2 gün evvel yaptırmak çok akıllıca. Çünkü sıra az ve hızlı ilerliyor. Son gün Girgin kardeşlerin iki saat sıra beklediğini öğreniyorum.

Kayıt şu şekilde işliyor;

  • Önce ilk masada sağlık formunu tekrar imzalıyorsunuz.
  • Daha sonra size bir zarf veriliyor. Bu zarf içinde kontrol çipi içeren göğüs numaranız ve çeşitli bilgiler var. Üstünde göğüs numaranız ve bilgileriniz yazıyor.
  • Sonra çantanıza minik bir kelepçe takıyorlar. Bu kelepçe yarışta o çantanın kontrol edildiğine ait. Sonradan çanta değiştirme şansınız yok; diskalifiye olabilirsiniz.
  • Daha sonra bileklik alıyorsunuz. Bilekliğinizi çıkartma şansınız yok. Bu daha sonra göğüs çipiniz ile iade ettiğinizde 20 Euro depozitonuz geri verileceğinden dolayı önemli.  Depozito ise ilk kasada veriliyor. Bunların hepsini gönüllü, çok şeker orta yaşı ve genç hanımlar ve beyler yapıyorlar.  Türkiye’den eldiğmi öğrenen iki hanım “Istanbul; Magnifique” diyerek beni gururlandırıyor.  Bilekliğim yeşil renkte; CCC Parkurunda yarıştığım için. TDS parkuru mavi, UTMB parkuru ise kırmızı renkte. Zaten bu bileklikler takıldıktan sonraki 2 gün boyunda (Aaa adama bak kırmızı bileklikli, Hayda bu yaşlı teyze nasıl mavi bileklikli olur, nasıl yarışır gibi) enteresan yorumlar yapıyor herkes. J  Ama sanırım seneye buna daha alışkın olacağım.
  • Bu adımdan sonra  çöplerinizi atmanız için bir aparat veriliyor aynı yerde büyükçe bir torba courmayor’da bırakacağınız ama Chamonix’de alacağınız eşyalarınız için verilor
  • Daha sonra bedava ulaşımınız için otobüs biletinizi alıyorsunuz. Bu CCC ve TDS parkurları için. Çünkü yarış 45 dk uzaklıktaki İtalyan şehri Courmayor’dan başlıyor. Buraya sabah 15 dakikada bir kalkan otobüslerle gidiyorsunuz. Yanınıza alacağınız bir kişi ise 25 Euro karşılığında iki gün boyunca tüm noktalara ulaşan otobüslerle sizi takip edebiliyor. Sedef’e de bir bilet alıyorum.
  • Bir sonraki masada ise T-Shirt’ünüzün bedenine göre bir bilet verilyor. Bu bilet ile ana çadırdan çıkıp kurulan malzeme, yarış ve diğer her bilgiyi bulacağınız standlardan oluşan panayır alanındaki 82 numaralı standdan almanız gereken bir  T-Shirt. Markası tabii ki de The North Face J
  • Sonraki adım ise SMS – Kısa Mesaj hizmeti.  Bu hizmet için 5 Euro ödüyorsunuz ve her telefon numarası için ek 3 euro veriyorsunuz. Sevdiklerinize vardığınız her kapıda SMS gidiyor. Güvenlik açısından muhteşem.

Tüm bunlar 30-45 dk sürüyor.

Kaydımı tamamlıyorum. Daha sonra Salon Ultra’ya; yani panayır alanına gidiyorum. Ünlü yarışçı Dawa Sherpa ile fotoğraf çektiriyorum.

Tüm dergi ve yarışlar hakkında broşürler alıyorum. Bir kaç enerji jeli alıyorum; Fransız mallarının methini duymuştum. Özellikle kramp önleyici antioksidan ve laktik asit düzenleyeyici jellerden 3-4 tane alıyorum (ki yarışta çok ama çok işime yarıyor).

Yarış Sabahı

06:00 suları

Yarış sabahı çok gergin uyanıyorum. İnanılmaz bir heyecan. Evet geldim. Chamonix’deyim. İnanamıyorum. Sabah 6’da kalkıp çantamı kontrol ediyorum. Sabah 5 ‘te yarış direktörlüğünden gelen Sıkı giyinin hava berbat uyarısı biraz ürkütüyor. Ne almalıyım. Ekstra bir içlik mi ? Yoksa hafif olmak daha mı önemli. İstanbul’daki malzeme planıma sadık gibiyim. Sadece üç jeli çıkarıp yerine başka beş tane jel aldım. Bunların 4 tanesi kramp girmesine karşılık. Yağmurluğumun yanına yelek alsam mı almasam mı tartışmasını yapıyorum. Çantamın ergonomisini kontrol ediyorum. Rahat mıyım ? Su torbası + perpetium içecek için ek aldığım şişenin kontrolünü yapıyorum. Sallanan tek şey beaker yani su bardağım.  Ay yıldızlı bir armayı çengelli iğne ile sol göğsümün kenarına bir yere tutturuyorum. Baktıkça bana moral verecek. Gurur verecek..

Otelden çıkıyoruz. Sedef beni Video kaydına alıyor. Burada artık elimde batonlarım otobüse gidiyoruz. Havanın bozacağı belli.

 

Bu alanda beklerken süper enteresan kıyafatli Japonlar geliyor. Özellkle dizlerindeki pembe, mavi ve fosforlu renklerdeki Kinesio bantları muhteşem. Bu konu ile ilgili ileride bir yazı hazırlayacağım. Her ülkeden yarışçı var. Arjantinli bir kadın yarışçı kolu alçıda. Dayanıklılık  sporları böyle birşey. Bırakamıyorsunuz. Başınıza ne gelse vazgeçemiyorsunuz. İnsanların kıyafetlerine bakıyorum. Kimi inanılmaz büyük çanta ve ağırlar. 3.3 Kg ağırlığım ile daha fazla hafifleyebileceğimi sanmıyorum. Buna 1.5 litre su dahil.

07:15

Otobüslere binme vakti; her 15 dakikada bir otobüs var. İnanılmaz bir nizam ve tertip. Otobüslere önce yarış görevlileri, yarışçılar daha sonra sizinle beraber olan misafiriniz biniyor. Sedef ile burda bir süreliğine ayrı düşüyoruz. O başka ben başka otobüsteyiz.

08:00

Yarışın startına 2 saat var. Courmayor’a varıyoruz. Sedefyarıştan sonra 4 saat burada kaldığından kısa bir gezi yaptı. Courmayor’u ayrı bir yazıda anlatacağız. Serkan ve Sertan’da geldi. Hemen arkamızdaki otobüsten iniyorlar. Otobüslerin bizi  bıraktığı yer ile yarış başlangıcı arasında yürüme 5-6 dk. Burada bir kafeye oturuyoruz. Espresso, Kruvasan ve stres atma.

Fotoğraf: Serkan Girgin

Girgin kardeşler yarış hazırlıklarını yapıyor. Tuvalete gidiyoruz. Su kontrolü vs derken sağanak başlıyor. Herşeyin habercisi sanırım bu.

09:30

Yarış alanındayız. Bol bol fotoğraf çekiyorum. Yağmur çiselediğinden hem telefon, hem kamera hem de fotoğraf makinem olan cep telefonumu kaybetmek istemediğimden yarış sırasında olduğumuz anda fotoğraf vs çekmiyorum. 1.800 yarışmacı bir alana toplanmış vaziyette.

 

Sedef ile vedalaşıyorum ve ondan bol bol video çekmesini istiyorum. Ben tam start alanından çıkarken beni yakalamasını istiyorum. O beni yakalamadığını düşünüyor ama yakalıyor (Aşağıdaki fotoğrafa ve Start anı videosunun 1.dk 16. saniyesine bakınız !; Ekranın solunda mavi ceketli elinde baton olan ben ve yanımda Serkan Girgin )

9:55

Artık son 5 dakika ! Sertan’ı kalabalıkta kaybettik. Serkan ile yan yanayız. Heyecan dorukta. Yarışı düzenleyen üç ülkenin milli marşları okundu sırasıyla; Önce İsviçre sonra İtalya ve en son Fransa. Burada mıyım gerçekten? Sürekli videolarını defalarca izlediğim, yarış müziğini duyduğumda bilgisayar karşısında tüylerimi diken diken eden yerdeyim. 1.800 şanslı yarışmacı ile star mı alıyorum ? EVET !

10:00 Start

Önden 15-20 sırada gibiyiz. Dolayısı ile start anında geri sayımdan hemen sonra fırlıyoruz. Şehrin içinde 2 KM geçiriyoruz ve dağ sıralarına doğru ilerliyoruz. Serkan 1. KM’den sonra temposu ile geçebildiği kadar kişi geçiyor ve ilerliyor. Ben onların deneyimi ve kondüsyonu seviyesinde olmadığımı biliyorum. Yılların verdiği yön bulma, Aladağlar, Everest, Rus dağları gibi tecrübeleri olan Girgin kardeşleri bu son görüşüm; artık yarış sonuna…

Tempomu sabit tutuyorum. İlk hedef Bertone; burası 700 metre tırmanış demek. 5.600 metre tırmanışımızın ilk yüzde 14’lük bölümü burada. Sıralamış bir biçimde yokuşa geliyoruz. Burada çoğunluk yürüyor. Yarışta mümkün mertebe enerjimi korumak, sürelere yetişmek, sakatlanmamak, inişlerde çok heyecanlanmamak, düzlüklerde koşmak, jog ve hızlı yürüyüş ve minimum duraklama zamanı startejisi güdüyorum.  Bertone’ye varıyorum ve göğüs numaramı barkod makinesine okutuyorum. Burada bir duraklama yapmıyorum. Direk devam ediyorum.

Tete de la Tronce’a doğru yağmur biraz azalıyor. Çıktığımız ve tırmandığımız mesafe inanılmaz manzaralara sahip. Zaman kaybetmemek için bu aşamada fotoğraf çekmiyorum. Oysaki dağlar çok güzel bir daha gidersem çok daha pratik bir fotoğraf çekme metodu bulmam lazım. Her seferinde telefonu su geçirmez kılıftan çıkar-sok yapmak istemiyorum. Bu yarışta zaman kaybetmeye tahammül yok. 2 dk beklediğinizde önünüze geçen insan sayısı fazla olduğundan daha çok kuyruk demek. Bunlar daha sonra mola noktalarında bir çorbaya 40 dakikada ulaşım anlamı taşıyor.

Tronche’dan sonra  Bonattiye ilerliyoruz. Bonatti noktasında duruyorum video ve foto çekiyorum. Hava güzel ama leride bulutları seçiyorum. SMS’ler geliyor ; Sedef mesaj atıyor, moral veriyor, saolsun Fırat Gürler inanılmaz motivasyon sağlıyor; adeta yarış direktörüm…

 

Arnuva‘ya inişte son km’lerde zorlanıyorum. Buranın kapı sınırı 16:30. Ben iki saat erken giriyorum. Fransızlar, İtalyanlar ve elit atletler inanılmaz hızlı iniyor. Ben o kadar hızlı değilim. Sürekli baton kullanıyorum. Bu yarışa gitmeden yegane tavsiyem kesinlikle iniş çalışın. Yarışta hep kulağını çınlattığım Caner Odabaşoğlunun DASK’ta ona çektirdiğim eziyetlerde bana nasıl inişte baton kullanılacağını anlatması bu yarışta bana saatler kazandırıyor. Teşekkürler Caner…

Arnuva’da “Turqie” sesleri ile karşılanıyorum. Video çekiyorum kontrol noktasında.

 

Daha sonra çorba, salam, tuzlu biskuvi, muz, portakal, limon, çikolata barı, su ve kola’ya boguyorum kendimi.  Kola’nın bu kadar muzaam bir moral ve motivasyon kaynağı adeta sizi uyandıran yegane şey olduğunu söyleyebilirim. IRONMAN Oğuz abi seminerinde söylediğinde; bir insan o kadar saat sonra nasıl kola içer demiştim kendi kendime. Kulaklarını çınlatıyorum. İnanılmaz faydalı bir bilgi; not edin  derim.

Arnuva’dan sonra asıl olay başlıyor. Grand col Ferret hayatımda yaşadığım en zorlu çıkışlardan biri. Artık yolda duran, dinlenen hatta isyan edenler başlıyor. Burada hava soğumaya başlıyor. Son kez güneşle oynuyoruz. Dağlar inanılmaz; sıra dağların hemen arkasında olduğumuzdan buzullar, rüzgar; sanki bulutlara dokunacak gibiyiz… Ne muhteşemsin sen Alp sıra dağları… Coğrafya derslerimizde okumuştuk seni… Ama sana dokunmak, senin yollarında yürümek ? İşte bu harika… Ağrılar başlıyor yavaş yavaş. Champex’e zamanında varmak istediğim tek şey tempom tabii ki’de düşüyor.  30KM geride kaldı ve neredeyse tamamı tırmanış idi.

Col Ferret’e çıktıktan sonra yağmur başlıyor. Buradan sonra vadiden ve dik yamaçlardan basamaklı inişler başlıyor ki bu alışık değilseniz dizlerinize büyük yorgunluk ve acı veriyor. Burada Japon yarışçılar ile sohbet ediyorum. Hepsi çok iyiler. Sadece Japonyada senede yüzün üzerinde ultra maraton koşuluyor. Aklıma Bakiye Duran geliyor. O da burada yarışmıştı, bu bölgeyi biliyor. Kitabını okuyorum, yarışlarda onunla sohbet ediyorum. Bakiye hepimizin göğsünü kabartan bir insan…

La Fouly’ye girerken artık su içindeyim. Ayakkabım rahat ama biraz sudan dolayı ayağım kolay hareket ediyor içinde. Tırnaklarımı kesmeme rağmen sağ ayağımı iki defa kazara kayaya vurduğumdan dolayı tırnaklarım acıyor. Parmaklarımın ayağımla birleştiği noktalar ise 50. KM’den sonra su toplamaya başladı. Bence iyi bile dayanmışlardı. La fouly istasyonunda biraz hızlı hareket edemiyorum. Sıra çok. Burada taktik üzücü ama gerçek sırayı beklemektense; aralara kaynayarak ve sıranın sonunda önce eşyalarınızı koyacak bir yer bulup sonra hemen aradan kaynayıp çorba ve sıcak içecek almakta. Sonradan sıra azaldığında kola vs almak daha akıllıca. Artık bu taktiğe geçiyorum ve sıraya riayet etmiyorum. Yarış ve ilerlemek maalesef bazen bu tarz adil olmayan hareketleri doğuyor. Avrupalılar çok amaçok yavaş. Bu benim gibi tez canlı birinin 50 dk beklemesini mümkün kılamıyor.

 

Çorba inanılma, şehriyeli. Bol tuz ve ekmek ile yendiğiinde 15 dakika içinde sanki sabah 10:00 sırasındaki durumunuza dönüyorsunuz. Aslı arkadaşım yolda SMS atmıştı. Onada cevap verdiğimi sizin paylamşak istiyorum. “İnsanoğlu Demirmiş” ben onu anladım. O kadar dayanıklıyız ki. Çorbamı içiyorum ve koşmak istiyorum. La Fouly’de oyalanmıyorum hemen çıkıyorum; hedefim 23:00den önce Champex’e varmak.

Bu yol boyunca Hollandalı 22 yaşından bir genç ile beraber yürüyoruz, koşuyoruz. Benimle 15 dakika takılıp daha sonra ilerliyor. Ancak sonra gene hep ileri noktalarda yakalıyoruz. Champex göl kenarında ancak  La Fouly’den sonra önce iniş sonra ise 45 dakika süren dar, ıslak ve kaygan bir patikadan çıkış var. Yollar çok iyi işaretli. Hiç bir şekilde harita taşımıyorum. Kolumdaki Garmin 401 Foretrex ise bana ortalama hız, süre, yön ve saat amacı ile yardımcı oluyor.

Yollarda sarı fosforlu bant ve ince kırmızı forforlu kazıklar yolu işaretliyor. Zaten her daim önünüzde ya da arkanızda en kötü 5 dakika mesafede biri var. Ancak tabii ki de tedirgin oluyorsunuz. Çünkü bilmediğiniz yollar. İnanılmaz bir yeşillik ve tabiiki de karanlık. Champex’e varmadan 15 dakika önce kafa fenerimi takıyorum. İnsanlar önce birbirilerinin fenerlerinden yararlanıp pillerini ekonomik kullanıyorlar Bu da bir taktik bende uyuyorum.

Champex’e 1.2 saat erken zamanında giriyorum. Gene inanılmaz sıra var. Diğer kapılardan farkı yarışın yarıdan fazlası geçildiğinden ve şehir merkezine yakın olduğundan dolayı burası insanlara yardımcı olmak isteyen yakınları ile buluştuğu bir yer. 30 KG’luk bir çanta ya izin alan bu kişiler içinde kıyafet ve diger yardımcı malzemeleri taşıyorlar. Ve ıslanan yarışçıları kuruyorlar hatta ayakkabılarını değişiyorlar. Bu muhteşem birşey. Sıfır ve kupkuru Salomon’larım için neler vermezdim. Yanımda getirdiğim Salomon sentetik koşu çorabını giymek için soyunuyorum  Kasıklarıma anti-chaft cream dediğimiz sürtünmeyi önleyici krem sürüyorum. Bunu minik bir vazelinlede yapabilirsiniz. Ayaklarımı kuruluyorum. Su içinde çoraplarımı çöpe atıyorum. Topuklarımı ve ayağımı kurutuyorum, krem sürüyorum ve bandajlıyorum. Sonra çorabımı giyiyorum. Muhteşem oldular ! (Ancak bu 5 dk sonra dev bir su birikintisinde son bulan bir keyif  )

Çorbanın yanı sıra burada asıl en sevindirici şey makarna. Hem de domates ve parmesan soslu. Parmesan’a ve tuza boğuyorum makarnayı… Ama domates sosunu almıyorum; karabiberli olduğundan midemi bozmamam lazım. Champex’e gelirken yolda Hong Kong ve Çinli yarışçılar kusuyorlardı. Mideleri bazı tatlara alışık olmadığından çok rahatsız olmuşlardı.

Champex’den çıkıyorum ve yarışta benim için inanılmaz bir deneyim va kader noktası olan Bovine istasyonuna dorğu ilerliyorum. Burada kapı noktası Trient ; 72. KM (Kafamdaki hesaba göre 1 saat önce Trient’e varmayı düşünürken sadec 37 dakika ile bu kapıya gireceğim)

Bovine…Bovine…Bovine… Bu kelimeyi yarışta ne çok söyledim… Basamak basamak, tam 4 km tırmanış. Her bir basamak 30-50 cm arasında. Taştan. İnanılmaz bir kuyruk. Bovine yamacına varana kadar geçtiğimiz şelaler ve dereler. Ayakların ıslanması, rüzgar, inanılmaz vahşi doğa hem güzel hem çok eziyet verici… Bovine inanılmaz bir deneyimdi benim için. Buradan sonra soğuk inanılmaz. Hava sıfırın altına indi. Bu istasyona vardığımda iki çadır gördüm. Bu çadırların birincisinde sıcak içecek var. Hemen içecek veren kız ile iletişim sağlıyorum, bana hemen 1 şekerli bir bardak çay veriyor. Bardğım büyük elimi ısıtıyor. Ellerim donmak üzere. Parmaksız eldiven aldım ama yarışçıların %60’ında eldiven yok. Bir yan çadırda ne var acaba çorba var mı diye giriyorum. İçerisinde en az 50 yarışçı. Ağlayanlar, çoğu hipotermi yani donma tehlikesi geçiriyor. İlk yardım uzmanları herkesi acil durum battaniyelerine sarmış vaziyette. Bu çok önemli bir malzeme. Vücut ısınızı ve sizi donmaya karşı bir nebze koruyor. Bovine’de batonlarımı kısaltıyorum kollarımın altına alıyorum elimde çay bardağım yürüyorum. Karanlıkta. Pes etmek yok ! Donmak yok. Yarışı bırakmak asla yok… Ben buraya bitirmeye geldim diye bağırarak yoldaki şaşkın bakışların altına ilerliyorum yamaçtan… Türkçe kimse bilmediğinden büyük keyif bu…

Bovine sırtından sonra Trient’e iniş kısa sürmeli diyeceğim ama çamur akıyor dağdan. O kadar yağmur yağıyor ki anlatamam. Salomon Minim Goretex Paclite II olmasydı bende Bovine’de sargılı oturuyor olabilirdim. Yarışlarda sürekli hareket halinde olmak kritik. Bovine istasyonu bana şunları öğretti.

1-      İyi yağmurluk alın. 150 gram olmasın 250-300 olsun ama iyi olsun. Goretex nefes alan birşey ama hafif olabildiğince.

2-      Buff: Başınızı ve  boynunuzu kapatın yağmurluğu kafanıza geçirin.

3-      Şapka : Gözlüğünüzü yağmurda korursunuz. Yoksa önünüzü gözlüklüyseniz görmeniz mucize olur.

4-      Eldiven: Uzun parmaklı Windproof bir eldiven almamın vakti gelmiş.

5-      Kısa Tozluk : Çamur bir nebze daha ayağınıza az girsin diyorsanız. Su girer ve çıkar ama taş ve çamur sizi durdurur.

Trient’e inerken herkes kayıp düşüyor. 72.KM’ye geliyorum. Batonlar olmasa napardım bilemiyorum. 98 KM’lik yarışın %73’ü bitti. Az kaldı diyorum. Kapıdan giriyorum. Doğru yemeğe herkes içeride şaşkın ve durgun. Yemekte sıra yok. Şaşırtıcı. Fırat ile konuşuyorum büyük moral veriyor. Suyumu dolduruyorum. 15 dk’da çıkacağım bu kapıdan ve 3:45’te başlayıp Vallocrine’i hedefliyorum … Suyu dolduran kadın. Çıkamazsın diyor. Şaşkınım??? Saatimi gösteriyorum. Diskalifiye olmadım ki zamanım daha bolca var diyorum. Ama kadın bana başka birşey anlatmaya çalışıyor. “Race CancelledYarış İptal edildi ;dediğinde başımdan aşağı kaynar sular dökülüyor. Nasıl olur… Nasıl ? Vallocrine sonrasında sonrasında çamur kayması, soğuk hava gibi etmenlerden dolayı parkurun yarış güvenliğinin kaybolmasından dolayı yarış durduruluyor. Başlatılacak mı ? diyorum hayır cevabı ile olduğum yere çöküyorum…

Tam 6 ay beklediğim rüyalarıma giren, ormanda tek başıma koşarken ağlatan şey finish sahnesi idi. Koşarak kapıdan girişim… Bu olmayacak mı ? Demir gibiyim… Ne ayağım ağrıyor ne kolum. Direk gidebilirdim… Daha çok rahat azimle bitrebilirdim…Neden ?

 

Yıkıntımı hemen Sedef’e söylüyorum. Teskin ediyor. Fırat’ı arıyorum; inanamıyor. UTMB166 yarışı 30.km’sinde, TDSyarışı ise hiç başlamadan bitiyor.  Trient’deki dev ekranda yarış numaralarını sorguluyorum ve Girgin kardeşlerin benden 2.5 saat önde 80. Km’de Vallocrine’de durdururlduğunu öğreniyorum. Durumları iyi.

Otobüsleri beklemeye başlıyoruz. Mükemmel organizasyon 1 saat sonra otobüsleri yığıyor kapıya, biraz kargaşa ama gene de biniyoruz. Sabah 10’da başlayan efsane yarıl benim için 17 saat 23 dakika kesintisiz koşu, tırmanış, yürüyüş ve bir çok anı ile otobüste noktalanıyor. (Bknz. Foto)

Otobüs Chamonixde sabaha karşı 5:30 ‘da başladığımız yere bırakıyor. Otobüste oturduğumuzdan herkesin ayakları tutulmuş vaziyette. Bir oturduğunuzda kalkamıyorsunuz. Ama ayakta iken demir gibisiniz durmak bilmiyorsunuz. Belkide kendimi çok şartladım, uzun koşular ile dayanıklığımı arttırdım… Ama otele giriyorum her yanım çamur. Sedef ile kucaklaşıyoruz. Böyle bitmemeliydi. Tarihinden ilk defa UTMB yarışları duruyor. Herkes şaşkın. Japonyadan kalkıp gelen ultra maratoncu Kaburaki 30.km’de ağlarken onu Sebastian Chagneu teselli ediyor. Ertesi sabah 5 ‘te TDS ve UTMB 166 yarışçılarına SMS gidiyor ve 1.500 kişi ile 88KM’lik özel bir etap yapılıyor. Bu yarışa çoğu elit atlet katılmıyor. Birincisi erkek ve kadınlarda İngilizler oluyor.

Yarışta Trient’e geldiğimden dolayı 2 Puan almaya hak kazanıyorum. Bu bana 2 sene boyunca TDS ve CCC kuralarına katılım hakkı sağlayacak…

Öğrendiklerim…

O kadar çok ki… Bu yazı sitede yazdığım en uzun yazı. En uzun deneyim. Tüm Adım Adım, DASK ve Macera yarışları camiasına Frankfurt-Lizbon uçağında yazarak armağan ediyorum.  Dayanklılık sporları ve kendini hep ileriye taşımak benim için hobiden öte kendini bulma. Acılar, üzüntüler, sevgi, nefret gibi tüm dugularımı gözden geçirdiğim bir süreç. Kendi başıma kaldığım ve kendimle konuştuğum yegane yer…

Malzeme seçiminden, hazırlığa, psikolojik dirençten, duygusal sabrınıza kadar her şeyi sorguladığınız, düşündüğünüz, dikkatini verdiğiniz dev bir proje bu. Bu süreci yönetek ve başarı ile çıkmak çok önemli.

Bu yarışte hep teksiniz. Bu çok önemli bir ayrıntı. Yanınızda arkadaşnız olsa bile konsantre olmazsanız kaybedersiniz. Ben garip bir biçimde MP3 çalarımı dinlemedim. Sadece 1- saat belki. Bir sonrakine de taşımayı düşünmüyorum. Gerek yok. Motivasyon için o kadar çok zamanınız ve düşünceniz var ki. Müzik size birşey ifade etmeyecek. Kafanızda o kadar çok kişi ve ses olacak ki.. Sevdikleriniz, arkadaşlarınız, bir sorumluluk ile bitirmek amacıyla kalkıp geldiğiniz bu yarış çaktırmadan size büyük sorumluluk yükleyecek.

Acıya dayanmak, yeri geldiğinde gözlerinizin dolması, yeri geldiğine “Haydi Oğlum” demek.. “Haydi sen bunun için burdasın” at adımlarını…Varsa enerji biraz yokuş aşağı koş… 3Km kaldı. 2 km kaldı.. say geriye her bitirdiğin KM seni hedefine yaklaştırıyor… Haydi… Haydi…

Yarış sonunda ana çadıra gidip chip ve bilekliğimi teslim ediyorum. 20 Euro depozitimi ve benim için çok önemli olan gururla giyeceğim The North Face WindProof Yeleğimi alıyorum.

Göğsünde “CCC FINISHER” yani “CCC Parkuru Bitirdi” yazıyor.

Üstüme giyince Sedef ile gözgöze geliyorum. Gözlerim doluyor…

Ultra Trail Mont Blanc’i bir gün denemeniz diğiyle.

EMRE TOK

13.09.2010…

Diğer Yarış Raporları – Other Race Reports


Ultra Maraton Malzeme Listesi – UTMB CCC 2010 Gear List

UTMB CCC 2010 yarışı 27 Ağustos Sabahı saat 10:00’da başlayacak ve ben hazırlıklarımı tamamlamak ile uğraşıyorum. Zorunlu malzemelerle beraber 26 Saat ve 98 km parkurda kalacağımı düşünerek “en hafif” olacak malzemeleri içeren listemi hazırladım.

I have described my UTMB 2010 CCC gear list with weights in below. The course is 98km with 26 cap time.

Malzeme listemde Yemek, kıyafet, zorunlu malzeme, yedek malzeme dışında keiyf malzemesi olarak sadece fotoğraf makinesi var. Örneğin telefon, pasaport gibi malzemeler zorunlu. En az 1 litre sıvı taşımanız lazım ki ben 1.3 l taşıyorum; ( arttırmayı düşünüyorum). Çantanızın 2Kg’dan az ara çıkış kapılarından çıkma şansınız ise kural gereği yok. Hala 4.6 Kg ağırlığım var. 3.9 Kg’a düşmeye çalışacağım.

Food, safety, and mandotary equipments (marked red) are below. The only fun equipment is a camera for memories. Minimum gear wight should be 2 Kgs in any post + you should be carrying minimum of 1 liter between stations that are almost 10km far away from each other.

Sizinde görüşleriniz önemli. Aşağıdaki malzeme listesinde siz neyi almazdınız? Chamonix’de 2.500 metre’de gece 22’den sonra hava yaz olsa bile çok soğuyacak. bunu da düşünerek yanıma 3/4 tayt, bir yedek rüzgar yeleği ve Yağmurluk aldım (ki yağmurluk ultralight ve zorunlu).

I would like to see your recommendations and comments on the UTMB CCC gear list. I want to be more lighter. Even tough i have used the ultralight stuff, i need advices on dropping some .

Zorunlu malzemeleri kırmızı ile işaretledim. Bunların hep en ufak ve hafiflerini almaya çalıştım. Sizin de yorumlarınızı bekliyorum.

UTMB EQUIPMENT EMRE TOK
Taşınacak Malzeme (Equipment to be carried) Ağırlık  – Weight (gr)
Salomon XT Wings 5 Pack + 2 Matara + Düdük 590
Kişisel Yemek Kabı (Personal Beaker) 25
Su (Water Rezerve 1.3 Liters) 1300
Acil Durum Battaniyesi (Survival Blanket) 50
Pasaport+Para (Passport + Money) 50
1 Yedek Çorap (1 Spare Sock) 20
1 Paket Selpak (1 Paper Tissue) 10
Yürüyüş Batonları (Walking Sticks)
Moeben  Arm Sleeves (Uzun Kol Isıtıcı) 30
Buff 20
Küçük Çakı (Small Swiss Army Mini Knife ) 15
Kinesio Tape 30
Yağmurluk (Salomon Minim Pack UltraLite Jacket ) 295
Minimum 80cm x 3 cm Elastik bandaj (Bandage) 35
1 Diz altı tayt (Salomon Exo Tight 3/4 ) 195
1 XT Zip off Yelek- (Vest UltraLight) 95
Pusula (Compass) 20
Güneş Kremi (Küçük) (Sun Cream Small) 20
İğne, İplik, Gerekli İlaçlar, AntiChaft Cream,vazelin 75
Gündüz Gözlüğü 100
Beslenme – Nutrition Ağırlık  – Weight (gr)
8 Power Jel (Enerji Jeli) 320
Kuruyemiş (Nuts, Trail Mix) 250
2 Perpetum Toz İçecek 140
3 Pack Energy Beans (Enerji Şekeri) 75
1 Pack Cliff Blocks Candy (Enerji Şekeri) 25
2 Power Bar (Enerji Gofreti) 130
15 SaltSticks (Elektrolit Hapı) 15
2 Nuuns (Elektrolit Hapı) 5
Elektronik Malzeme – Electronics Ağırlık  – Weight (gr)
Petzl Tikka XP + 3 Pil  (Main Headlamp + 3 batteries) 100
6 Yedek AAA Pil (6 Spare AAA Batteries) 72
Petzl E-Lite Yedek Kafa Feneri (Spare Torch) 30
Cep Telefonu (Mobile Phone) 150
Fotoğraf Makinesi (Camera) 140
4 SD Card- 2GB 10
6 AA Pil (Batteries) 120
3  Malzeme ve Çöp Çantası (Small Packs) 100
GENEL TOPLAM – GRAND TOTAL 4657
Giyilecek Malzeme (Clothing)
Salomon Exo Tayt shorts
Salomon Exo T-Shirt
Salomon Exo Calfs
Salomon S-Lab 2 Ayakkabı (Shoe)
Salomon S-Lab Eldiven (Parmaksız) (Gloves)
Salomon XA Cap Şapka (Hat)
Sentetik Çorap (Socks)
Garmin Foretrex 401 GPS
Güneş Gözlüğü  – Sunglasses

Other Salomon Products Reviews

Trans Sahara 2010 Yarışı – Race

Trans Sahara 2010 yarışı Cezayir topraklarında geçen özellikle Fransız ağırlıklı yarışçıların katıldığı bir yarış. 260 Km, 190 Km ve durmaksızın 130Km’lik versiyonları bulunan yarış ile ilgili 22 dakikalık harika bir video dökümanter buldum. Sizinle paylaşmak istedim.

Bu tarz uzun yarışlarda özellikle sıcak, kum ve rüzgar gibi faktörlerin birleşmesi ile ayakta oluşan yaralar ve su toplamaları yarışları daha da zor hale getirmekte.

Transahariana 2010 – Le film from COREDGE Prod on Vimeo.

260km, 190km or 130 km non-stop running from Tamanrasset in Algeria.  The region: The Hoggar desert, specifically the Assekrem and the Hermitage father Foucault. Especially as you can see from the documentary, the heat, sand and the wind makes the race harder to complete with problems on feet with blisters.


UTMB 2010 Antreman Planı

2010 Ultra Trail Mont Blanc yarışına 21 hafta kaldı. Hazırlık sürecimde nasıl bir antreman planı için kendimi zorlayacağımı belirlemek için uzun süredir bir antreman planı oluşturmak, günde 12-14 saat çalışan ve doktora yapan biri olarak buna mümkün mertebe en iyi şekilde uymaya çalışmak için çaba göstermekteyim. Bununla ilgili yarışta benimle beraber yarışa katılacak 2 arkadaşım Sertan ve Serkan Girgin’in yorumlarını da alarak ilerliyorum; saolsunlar.

  • Eşime  bunun çok büyük bir kısmını sabah çok erken saatte yapmamdan dolayı vakit ayırmayı ihmal etmemeye çalıştım.
  • Günlük 12-14 saat arası iş ve doktora içeren çalışma tempomu aksatmamayı planladım.
  • Özellikle yapılabilir ve %85 ile uymaya çalışabilir bir plan olmasına dikkat ettim.
  • Uyamazsam alternatif ve versiyon planlar şeklinde aylık modifiye etmeyi düşündüm.
  • Yarışlar ve tatillerde ise planı yedeklemeye özen göstermeye çalıştım.

Haftasonu Cuma ve Cumartesi sabah yapılan yoğun iki günlük yorucu antreman prıogramına ve bununla beraber beslenme ve vücud dirneçlerimi arttırmayı başarabilirsem 100Km uzunluğunda ve yüksek irtifa değişimi olan bu yarışı 26 saatlik sınırda bitirmeyi hedefliyorum. Tek amacım bu !

Yorum ve görüşlerinize açığım.

Diğer Yarış Raporları – Other Race Reports

Other Salomon / Products Reviews

Ultra Trail Mont Blanc

Heyecan hala dinmiyor. Dünyanın en elit dağ maratonlarından birine (Ultra Trail du Mont Blanc) ilk defa Türkiye’den katılmaya hak kazanan 3 Türk’ten biriyim. Bunun için UTMB yetkilileri ile çok fazla yazıştım. Daha önceden katıldığım Anadolu Dağ Aşma Maratonu‘nu dünyanın en elit bu yarışı için ön şart haline getirmek için bir çok bilgiler yazdık.

My excitement did not subside at all. Once for all, I was one of 3 Turks who got the opportunity to participate in one of the world’s most elite mountain marathons (Ultra Trail du Mont Blanc). To attain this opportunity, I had corresponded with UTMB officials for several times. Previously, I attended Anatolian Mountain Climbing Marathon and I made a great effort to turn this race into a pre-condition to participate in this world’s most elite marathon.

UTMB Başlangıç

Bunun karşılığını gördüm. Ve 28-29 Ağustos 2010’da yapılacak yarış için heyecan ile bekliyorum. Tek amacım bitirmek. Ama katılmak bile inanılmaz heyecan verici…

I got rewarded in return. I have been waiting with excitement for the race to be held on 28th-29th August. My sole purpose is to finish the race. But even participating is incredibly exciting…

UTMB CCC Yarış Kayıdı

UTMB 4 farklı yarıştan oluşmakta. Her yarış için son sene devreye giren bir puan sistemi mevcut. Bu sisteme göre 2007, 2008 ve 2009’da Dünya üzerindeki prestijli yarışlardan en az belli puan almanız gerekiyor. Bu puanlar; UTMB CCC yarışı için 1, TDS için 2, UTMB için 4. DASK- ADAM yarışı da artık 2 puanlık bir yarış olarak başvuru için kabul edilen bir yarış.

UTMB consists of 4 different races. For each race, a point system updated last year is available.  According to this system, we should reach a certain/particular score at the prestigious races in 2007, 2008 and 2009. These scores; for UTMB CCC, 1 point for TDS, 2 points, for UTMB 4 points. DASK-ADAM is now also accepted as a 2 point race to be able to apply for UTMB.

UTMB Trail Mont Blanc CCC DASK

Benim katılacağım yarış UTMB CCC yani ana yarışın küçük kardeşi. Toplam 98 KM etap ve 12 adet kontrol noktasını geçmek zorundasınız. Bu kontrol noktaları belirli bir sürede kapandığından yetişmek için hızlı olmanız gerekiyor. Tüm yarışı ise 26 saat’te bitirmeniz lazım. Özellikle dik yamaçlar ve hızlı çıkışların sonunda hızlı inişler diz kapakları ve eklemler için inanılmaz zorlayıcı. CCC parkurunun iniş ve çıkış grafiği ve kapıların maksimum bitiş saatleri aşağıdadır.

I am going to attend the race UTMB CCC that is like a younger brother of the main race. You have to pass 98 km lap and 12 checkpoints. These checkpoints are getting closed at a certain time so you must be fast to catch up. You are supposed to finish the whole race in 26 hours. Particularly, after running or cycling on steep slopes and running or cycling fast uphill, fast downhill running or cycling is incredibly compelling for the kneecap and joints. Uphill and downhill graphics of the CCC racetrack and the maximum closing time of gates are shown below.

UTMB CCC Parkur Analizi

UTMB Kapı Bitiş Saatleri

Yarışların ana kamp üssü Fransa‘nın İsviçre sınırındaki Chamonix. Ünlü kayak merkezi. Burada toplanıp kayıt olup daha sonra ünlü 25KM’lik Mont Blanc tüneli ile İtalya‘nın Courmayeur şehrine geçiyorsunuz ve CCC burada başlıyor. UTMB ise Chmonix‘de başlayıp bitiyor. Dünyada 3 ülkenin sınrılarından geçen ender yarışlardan biri. İtalya‘da başlıyor, dağlarda Champex yani İsviçreye geçiyor ve daha sonra Chamonix Fransa‘da bitiriyorsunuz.

The main camp of races is Chamonix which is at the border of Switzerland. It is a famous ski resort. You will come together and register here and then you pass to Courmayeur city of Italy through Mont Blanch tunnel which is 25 km length and CCC starts here. UTMB starts and finishes in Chmonix. It is one of the rarest races which pass through three countries in the world. It starts in mountains in Italy, it passes Champex that is Switzerland and later it finishes in Chamonix, France.

UTMB CCC Harita

Maraton için Runtalya maratonuna katılıp 42KM’yi ikinci kere koştuktan ve kısa bir tatil yaptıktan sonra Ultra Maraton antreman’ına ve özellikle tırmanış antremanlarına başlayacağım. 24 Hafta sürecek bu antremanlarda haftasonu Riva Yol yarışları, Riva triatlonları, macera yarışları ve 9-11 Temmuz’da yapılacak olan DASK- Anadolu Dağ Aşma Maratonu‘na uzun parkur’a katılacağım.

After attending Runtalya marathon for Marathon and running for the second time the 42 km lenght and having short vacation, I will start to training for Ultra Marathon and especially for climbing. During the trainings which will last 24 weeks I will attend Riva Road Races, Riva triathlons, adventure races and DASK-Anatolian Mountain Surpassing Marathon long lap between 9-11 July.

UTMB Katılımcısı

Bu hazırlık döneminden sonra 25 Ağustos’ta Cenevre‘ye uçup 26’sında kaydımı tamamlayıp 27’si sabah 10’da yarışa başlayacağım. 28înde yarışı tamamlaıp , kısmet ise 30 Ağustos’ta ülkeme döneceğim. Otel rezervasyonlarımı tamamladım. Sırada uçak kaldı. Zaten 2 yıllık Schengen vizem olduğundan şu anda o açıdan bir problem yok.

After the preparation period I will start to race on 27th at 10 a.m. fulfilling register on 26th and flying to Geneva on 25th August. I hope I will turn back to my country on 30th August completing the race on 28th August. I accomplished hotel bookings. Flight is the next. As I have already schengen visa for 2 years I do not have any problem related to flights.

UTMB Katılımcı

Yarış hakkında hazırlık, çalışma ve diğer konularda tüm bilgileri sürekli güncel tutacağım. Burayı günlük gibi antremanlarım için ve detaylarını sizlerle paylaşmak için kullanacağım.

I will keep you posted about all the preparations and events related to the race.

UTMB Sitesi : http://www.ultratrail.com

UTMB Web Site: http://www.ultratrail.com

DASK-ADAM: http://www.dask.org.tr/dag_asma/dag_maratonu.htm

Yarış resimleri Guardian’dan alınmıştır.

Race photos were taken from the Guardian.

Tags: Ultra Trail du Mont Blanc, UTMB, Dağ Maratonu, Mountain Marathon, Ultra Maraton, Ultra Marathon

 

Diğer Yarış Raporları – Other Race Reports

 

 

Other Salomon / Products Reviews