Filozof’un Yolunda

Tapınaklar, mabedler ve bahçeler şehri Kyoto’da ilk günüm Filozof’un yolunda geçti. İsmi neden mi böyle derseniz, Kyoto üniversitesinin profesörlerinden Nishida Kitaro (1870 1945) her gün burada yürürken meditasyon yapıyormuş. Bu yolda yürürken meditasyon yapmamak mümkün değil. Yaklaşık 5km uzunluğundaki yol Kyoto’nun en önemli kültürel hazinelerini barındırıyor.

filozofun-yolunda (38)

filozofun-yolunda (29)

Bu yolda size kiraz ağaçları, sürekli gürül gürül akan suyu ile tertemiz bir su kanalı, sağlı sollu muhteşem evler, galeriler ve nefes kesici güzellikte ki tapınaklar eşlik ediyor.

filozofun-yolunda (1)

filozofun-yolunda (3)

Burası Kyoto’nun en çok sevilen yerlerinden. Kiraz ağacı ve sonbahar yaprakları zamanında Kansai bölgesinde yaşayan Japonlar ve turistler hücum ediyor. Akşam üzeri başladığımız yürüyüşü karanlık basana kadar devam ettiriyoruz. Bir an için bile ayrılıp başka yere gitmek istemiyorum.

filozofun-yolunda (4)

tokyo

filozofun-yolunda (5)

filozofun-yolunda (6)

Evlere mi bakayım, sanat galerilerine mi gireyim, kiraz ağaçlarının altında mı oturayım yoksa girdiğim tapınaktan hiç çıkmasam mı acaba diye düşünmekten kendimi alamıyorum…

filozofun-yolunda (10)

Belirtmeliyim ki tapınakların arkası orman, kısacası yürürken sonsuz yeşilliğe bakıyorsunuz. Ormanlar son deree sık. Kyoto zaten şehir olarak 300-500 metre yüksekliğinde tepecikler ile örtülmüş. Buralarda çoğu zaman sportif aktiviteler de düzenleniyor. Tarif edilmesi çok garip bir duygu burada olmak…

filozofun-yolunda (7)

filozofun-yolunda (11)

Sonsuz olağanüstü bir yeşillik, kiraz ağaçları, yere düşen yapraklar, altta akan suyun sesi inanılmaz bir huzur ve mutluluk veriyor. Buradaki göletlerde bulunan Japon balıklarının boyutları 45-55cm civarında…

filozofun-yolunda (17)

Filozofi profesörü olan Kitaro’yu 19.yy sonu 20.yy başında burada yaptığı yürüyüşlerini hayal etmeye çalışıyorum. Elinde not defteri, kimi zaman no tutarak kimi zaman baktığı görüntüleri yüzyıllarca önce olduğu gibi hayal ederek yürüyor… Tıpkı şimdi benim yaptığım gibi…

filozofun-yolunda (15)

filozofun-yolunda (16)

Nanzenji tapınağını ziyaret etmekle işe başlıyoruz. Tapınak içinde tapınak geziyoruz, zira içeride 12 adet daha tapınak bulunuyor, bunları 3 tanesi yıl boyunca halka açık durumda.

filozofun-yolunda (43)

Nanzenji tapınağının en dikkat çeken tarafı ise önünde dev bir su kemerinin bulunması. Bu su kemeri bu yazıda çeşitli yerlerde fotoğrafını göreceğiniz büyük yapı.

filozofun-yolunda (22)

tokyo

filozofun-yolunda (26)

filozofun-yolunda (23)

Soğuk kış aylarında tapınak içerisinde bulunan Yudofu yani haşlanmış Tofu yiyebilirsiniz. Kyoto’da bazı tapınaklar da vejeteryan ve Tofu restoranları bulunmakta.

filozofun-yolunda (24)

Bir sonraki tapınak Eikando. Bu tapınak muhteşem parkı ile ortaya çıkıyor. Tapınaklar genelde akşam üzeri saat beş gibi kapandığından zamanı iyi ayarlamanız lazım. Biz son iki tapınağa maalesef yetişemedik.

filozofun-yolunda (25)

filozofun-yolunda (39)

Ginkakuji tapınağı muhteşem bahçesi ile bazı Japonlar için sanat harikası olarak adlandırılıyor. Bu arada belirtmeliyim ki yol boyunca başka tapınaklar da bulunmasına rağmen biz turumuzu bu kadarla sınırladık, zira yorulup arada çay keyfi yapmak vazgeçilmezlerimizden oldu.

filozofun-yolunda (27)

filozofun-yolunda (28)

Yol üzerinde tavsiye üzerine son derece sempatik ve otantik bir çay evi bulduk. Kapanmasına kısa bir süre kala keyif yaptık.

filozofun-yolunda (49)

İçeri girerken bir çok yerde olduğu gibi ayakkabılarımızı çıkardık ve Japon usulü yer masasına bağdaş kurarak oturduk. Genelde yeşil çay servisi yapıldığını söylemeliyim.

filozofun-yolunda (51)

Toz şeklinde olan yeşil çaylar köpüklü bir şekilde hazırlanıp servis ediliyor. Önümüz yere kadar cam ve karşımızda harika bir bahçe. Japonlar bahçeleri nerede ve hangi büyüklükte olursa olsun inanılmaz dinlendirici, huzur verici özelliğe sahip.

filozofun-yolunda (34)

Çayımız bittikten sonra yürüyüşümüze devam ederken yol üzerinde gördüğümüz sanat galerilerine girdik. El sanatlarında son derece başarılı olan bu toplumun bir başka özelliği ise paketleme. Taraklar, tahta boyalı kutular ve el sanatlarına dair her yer bu dükkanlarda.

filozofun-yolunda (20)

Japonlar hayatımda gördüğüm ve iddia ediyorum herkesten zevkli, özenli paketleme yapan insanlar. Alışveriş yaptıktan sonra paketleri açasım inanın gelmiyor.

filozofun-yolunda (33)

Oraya gir başka yerden çık, önünden geçtiğimiz muhteşem iki katlı evleri gözetle, kısacası yol hiç bitsin istemiyorum.

filozofun-yolunda (36)

Yavaştan hava kararıyor, nefis bir akşam yemeği için geri dönmemiz gerekiyor. Filozofun yolunu aklımız kalsada istemeye istemeye bitiriyoruz.

filozofun-yolunda (47)

filozofun-yolunda (37)

Geri dönücem Japonya aklımdasın, burada kiraz ağaçlarının altında saatlerce oturup hayal kurup kitap okuyacağım. Bekle beni…

filozofun-yolunda (14)
filozofun-yolunda (30)
filozofun-yolunda (35)
tokyo

 

Paylaş

Eski Kyoto`da Keşfedilmesi Gerekenler

Japonya’ya 1000 sene başkent olmuş eski emperyal güzel Kyoto bütün görkemini koruyor. Bunu kısmen de olsa ikinci dünya savaşında bombalanmamasına borçlu. Kyoto yazı serime ilk olarak, şehirde hangi dükkanların peşine düştüm ve nasıl dolaştım onu anlatarak başlamak istiyorum.

Yazı: Sedef TOK, Fotoğraflar: Emre TOK

Eski-Kyoto (56)

Kyoto geleneksel Japon kültürü ve el sanatlarının merkezi ve bunu korumaya devam ediyor.

Eski-Kyoto (22)

El sanatları bazı ailelerde 20 jenerasyon geriye kadar gidebiliyor. Sanatlara hamilik yapıyor olmasına gelince ise nedenlerini çeşitli şekilde sıralayabiliriz.

tokyo

Eski-Kyoto (54)

Eski imparatorluk başkenti olması, aristokratlar için verilen çay partileri ve yapılan seromoniler, Budizm merkezi olması, Geisha ve Kabuki tiyatrosu ve dansı, el sanatlarının gelişiminde ve korunmasında önemli faktör olmuş.

Eski-Kyoto (47)

Elimde kitap ve harita önceden belirlediğim atölye ve dükkanların peşine düştüm. Ne yalan söyleyeyim, Japonya da adres bulmak pek kolay olmayabiliyor ama Kyoto kısmen de olsa Tokyo’ya göre daha kolay.

Eski-Kyoto (11)

Aradığım bazı dükkanlar ara ve arka sokakta olduğundan zaman harcadım, bazen kapısına gittiğimde kapandığını gördüm.

Eski-Kyoto (49)

Ana cadde üzerinde olanları bulmak daha kolay oldu ve zaman zaman taksiye bindim. Bu sayede vakitten kazanmak ve bir sonraki durağıma yetişmek daha kolay oldu. Tabelaların hepsi Japonca olduğunu bilmem yazmama gerek var mı?

Eski-Kyoto (20)

Yan yana dizili küçük geleneksel tahta binaların içlerine dalıp sanatkarlarla sohbet etmeye çalıştım. Çalıştım diyorum çünkü Japonca dışında başka dil pek konuşulmuyor.Bazılarının turizm’den dolayı çok iyi İngilizce bilmesine şaşırmadım.

Eski-Kyoto (55)

Güler yüzlü, nazik insanlar kapılarını benim gibi burnunu her şeye sokan yabancıya kapılarını açtılar ve ellerinden geldiğince yardım ettiler.

Eski-Kyoto (53)

İlk adresim Owariya isimli Kyoto’nun en eski soba denen buğday unundan yapılan bir çeşit makarnacı oldu. Soba noodles Japonya’da çok fazla tüketiliyor. İki katlı ahşap dükkan tam 400 senelik ve İmparator’un Kyoto ziyaretlerinde muhakkak uğradığı adres. (Aşağıdaki fotoğraflarda bu tarihi makarna restoranının tüm fotoğraflarını görebilirsiniz.)

Eski-Kyoto (18)
Eski-Kyoto (10)

Eski-Kyoto (12)

Eski-Kyoto (15)

Eski-Kyoto (9)

Eski-Kyoto (8)

Eski-Kyoto (7)

Eski-Kyoto (6)

Eski-Kyoto (5)

Eski-Kyoto (2)

Eski-Kyoto (1)

Eski-Kyoto (13)

Eski-Kyoto (19)

Bulunduğu sokak turist haritalarında bulunmuyor. Aslında sevindirici. Çünkü tamamen yerel halk ile geziyorsunuz. Dükkanlar ve evler ahşap geleneksel Japon mimarisi hakim. Kısacası etrafta gezinmek yemek öncesi veya sonrası çok keyifli. Yemek sonrası veda ederken evde pişirmek üzere soba satın alıyorum.

Eski-Kyoto (14)

İkinci adresim Aizen Kobo isimli tekstil ürünleri satan bir dükkan. İşte burayı bulurken biraz zorlanıyorum fakat değiyor çünkü sahibi ile unutulmaz bir sohbet yapıyoruz.Bize Japon ipekleri ile ilgili bilgiler veriyor.

Eski-Kyoto (36)

Eski-Kyoto (38)

Eski-Kyoto (39)

Eski-Kyoto (37)

Eski-Kyoto (35)

tokyo

Eski-Kyoto (31)

Eski-Kyoto (32)

Atölyesinde misafir ederken etrafı da inceleme fırsatı buluyorum. Nefis Japon hat sanatı ile dolu atölye ve 1500 senedir kullanılan bir teknik ile ipeklerini nasil boyadığını bize gösteriyor.

Eski-Kyoto (41)

Kullandığı İndigo boyama tekniği Japonya’da sadece dört beş yerde kaldığını söylüyor.

Eski-Kyoto (30)

İçeride nefis ipek şallar, yastıklar, gömlekler bulunuyor. Sohbetimiz sırasında zarif eşi ile de tanışma fırsatımız oluyor.

Eski-Kyoto (43)

Tek katlı ahşap yapı Kyoto belediyesi tarafından kültürel varlık olarak korunuyor. Aynı hizada bulunan sırayla yan yana dizili dört tane çok eski yapıyı da fotoğraflamadan duramıyoruz, zira bunların 400 senelik olduğunu öğreniyoruz.

Eski-Kyoto (42)

Japonya’ya giderken ne almalıyım diye sorup soruştururken ilk karşıma çıkan yeşil çay oldu. Tokyo’da 12 sene kadar yaşayan çok sevdiğim bir arkadaşım da yeşil çay almadan dönme dediğinden, çay satan dükkanların peşine düştüm.

Eski-Kyoto (57)

İlk durağım Tokyo’da Ippo Do çay dükkanı idi, ancak orijinal mağaza Kyoto’da olduğundan oraya da gitmeden yapamadım.

Eski-Kyoto (63)

Yaklaşık 140 senelik tarihi olan mağazanın içi ana baba günü gibiydi. Japonya’nın önemli çay yetiştirilen yeri Uji’den gelen çaylarla dükkanın içi enfes kokuyordu. Acelesi olmayanlar için bir fincan yeşil çaydan daha güzel bir şey olabilir mi?

Eski-Kyoto (21)

Eski-Kyoto (59)

Üzülerek belirtmeliyim ki yeşil çay son derece kıymetli ve ülkemizde satılan çayların ne derece yeşil olduğu tartışılır. Ne kokusu ne tadı benim gördüklerim ve tattıklarıma benzemiyor.

Eski-Kyoto (62)

Ippo Do ikinci dünya savaşına kadar İmparatorun ailesinin de armasını taşıyormuş. Çay 11. yy da Budist rahipler tarafından Çin’den getirilmiş ve 20yy başına kadar yüksek zümre tarafından tüketilmiş.

Eski-Kyoto (61)

Her sene Mayıs ayında toplanan çay yapraklarını tatmak için Connoisseur’lerin bir araya gelmesi gelenek halini almış. Ippo Do çevresinde antika ve modern çay takımları satan dükkanları gezmek ve alışveriş yapmak mümkün.

Eski-Kyoto (64)

 

Eski-Kyoto (60)

Japonlar güzel, uzun ve parlak siyah saçları ile gözüme çarpıyor. Bu güzel saçları da bir o kadar görkemli tokalar süslüyor. Geisha bölgesi olan Gion tarafında Kazura Sei 1865 yılından kalma saç süsleri ve tokaları satan bir dükkan. Kaplumbağa kabuğu, ağaç, lak ve incilerle bezeli muhteşem tokalar aklımı başımdan alıyor.

Eski-Kyoto (50)

Bazı toka ve taraklar sedef bezemeli ve maki e denilen serpme altın tozu kullanılan bir teknikle yapılmış. Koleksiyonerler için de minyatür Geisha perukları bulmak mümkün. Kamelya yağından yapılan şampuan saçınıza parlak bir görünüm veriyor deseler de ben olayın genetik olduğunu düşünüyorum.

Eski-Kyoto (23)

Toka ve aksesuar satın almak isterseniz paraya kıymak zorundasınız yoksa benim gibi sadece gezebilirsiniz. Unutmamak gerekir ki bunların hepsi yüksek ve yok olmaya yüz tutmuş sanatlar.

Eski-Kyoto (52)

El yapımı kağıt meraklıları için adres Morita Wagami. Japonlar kağıdı çeşitli ve farklı yerlerde kullanıyor. Şemsiye yapımında, lamba tasarımında, kapı, pencere, pervane ,resmi yazışmalar…

Eski-Kyoto (34)

Paketleme konsuunda özel bir ilgi ve emek göstermeye dikkat ediyorlar. İşin garip tarafı siz de seyahat süresince kağıt delisi olup çıkıyorsunuz. El yapımı kağıda Washi deniyor ve Japonya günümüzde en iyi ve dayanıklı kağıdı üreten ülke durumunda. Özellikle sanatçılar için kağıdın önemi bu dükkanda ortaya çıkıyor.

Eski-Kyoto (28)

Yelpaze Japon kültürünün ve kadının ayrılmaz parçası. Miyawaki Baisen An 1823 den beri yelpaze yapıyor. Yelpazenin önemi sıcak Kyoto yazlarında nemle savaşmaktan çok, aksesuar olarak önümüze çıkıyor.

Eski-Kyoto (48)

Batı dünyasının aksine Japon kadınları kimono ile kolye, küpe, bilezik takamadıkları için yelpaze mücevherleri durumuna geliyor. Yelpaze boyama güzel sanatlar arasına giriyor, tabii bunu döneminin ünlü ressamlarına da borçlu olduğunu belirtmek lazım. Yelpaze dükkanın bulunduğu dükkan Kyoto’nun en eski yapılarından.

Eski-Kyoto (24)

Liste uzadıkça uzuyor, Kyoto’nun her bir köşesinden tarih fışkırıyor. Aralarında adını bilmediğim fakat geçerken tesadüfen görüp girdiğim bir çok antikacı var.

Eski-Kyoto (26)

Aklımı başımdan alan nefis Imari porselenleri gözümün önünden gitmiyor. Belirtmeliyim ki her yerde güler yüzle karşılandım belki de Batı ile Japonya’nın en büyük farklarından bir tanesi de bu olmalı.

Eski-Kyoto (33)
Eski-Kyoto (25)

Eski-Kyoto (27)

tokyo

Paylaş

Ryokan

Taksi şöforü nereye gideceğimizi soruyor… Hiiragiya Ryokan diyorum. Haftalardır bu anı bekliyorum. Japonya seyahatimiz belli olur olmaz ilk iş Kyoto’da konaklayacağımız Ryokanı ayarlamak oldu. Uzak olmasına rağmen senelerdir Japonya ve Ryokan hayalim vardı ve nihayet gerçekleşiyor.

Yazı: Sedef TOK – Fotoğraflar: Emre TOK

Ryokan (28)

Ryokan takıntımın kaynağını okuduğum kitaplara, karıştırdığım dergilere ve hepsinden önemlisi son senelerde merak duyduğum Japon kültürü ve sanatına borçluyum.

Ryokan (31)

Ryokanlar geleneksel Japon hanları. Japon misafirperverliğini ve ruhunu özenle koruyor ve hissettiriyorlar. Hiiragiya’da dahil olmak üzere genelde aile işletmeleri olarak geçiyor. Japon misafirperverliği kavramına göre, ortamın doğallığı, görüntüsü ve bunların harmonisi çok önemli.

tokyo

Ryokan (2)

Örnek vermek gerekirse oda ve Ryokan içinde bulunan çiçek aranjmanları mevsimleri sembolize ederken, girişe su serpme ve tütsü yakma ise geleneksel olarak arınma ve konukları selamlamayı simgeliyor.

Ryokan (8)

Ryokan çalışanlarının kimonaları bile mevsimleri sembolize ediyor. Bir başka deyişle Ryokanlar yemesi içmesi, oturup kalkılması, çay seremoniler ve hamamları ile gerçek, egzotik Japon kültürünü temsil ediyorlar. Nezaket ve misafir ağırlama bu kültürün en önemli parçası.

Ryokan (3)

Üzülerek belirtmeliyim ki 1.300 seneden bu yana süren bu gelenek, ülkemizde ve dünyada pek bilinmemekte ve Ryokanlar oteller ile karıştırılmakta. Umuyorum bu yazım ile bir parça da olsa bu şahane geleneği ve deneyimi sizlerle paylaşabilirim.

Ryokan (9)

Ryokanları 3 farklı kategoriye ayırmak mümkün. Heritage, yani tarihi ve kültürel mirası barındıran, geçmişte sanatçıların ve yazarların konaklayıp ilham aldıkları en okkalı Ryokanlar. Bizim seçimimiz Hiiragiya’da Heritage Ryokan olmasının yanında Kyoto bölgesinin en iyisi olarak adı geçiyordu.

Ryokan (11)

Traditional yani geleneksel yapıyı Japon tipi odaları ve Kaiseki mönüleri ile koruyan Ryokanlar Kyoto’da beş on tane kalmış durumda. Bazılarında batı tipi oda bulmak imkanı olabiliyor. Batı tipi derken, Japon yer yatağı ve mobilyaları haricinde gündelik hayatımızda alışık olduğumuz tipte mobilyalar yani contemporary, modern mimariye ve mobilyalara sahip olan Ryokanlar.

Ryokan (26)

Seçim sizin olmakla birlikte, biz tercihimizi Heritage olandan yana kullanıp, kendimize 200 sene öncesine götürmek istedik, zira odamızda ve Ryokan içerisinde bulunan mobilyalar, objeler antika aile yadigarı idi.

Ryokan (29)

Daha önce belirttiğim gibi otel ve Ryokan arasında en önemli fark, Ryokan da sunulan yemekler. Odaların antikalarla bezenmiş olması veya sıcak termal havuz keyfi yapmak tamamen, konukların yedikleri enfes Kaiseki mönülerinden sonra geliyor.

Ryokan (13)

Kaiseki nedir, neden bu kadar önemli ve Japonya’da adını sıkça duyuyorsunuz bir başka yazımda paylaşacağım. Ryokanın şefi günlük temin ettiği malzemelerle akşam yemeğini ve sabah kahvaltısını hazırlıyor. En önemlisi de, önceden herhangi bir alerjiniz var mı, neler yiyebiliyorsunuz soruyorlar.

Ryokan (14)

Ryokan (15)
Ryokan (17)

Bizim durumumuz da Emre Kaiseki mönüsü alırken, bana özel yemek hazırlanıyor. Her gün için farklı mönü çıktığını belirtmeliyim. Ryokanların bir diğer özellikleri ise Onsen, yani sıcak termal su ile alınan banyo, hamam keyfi, Japon kültürünün de vazgeçilmez parçası.

Ryokan (16)

Ryokan da bir gün nasıl geçer?

Öğlen 14.30 gibi varış, arzu edenler için ücretsiz tren istasyonunda karşılama. Varır varmaz kapıda ayakkabıları çıkartma ve size verilen terlikleri giyme. Bu noktadan itibaren başka bir dünyaya, deneyime bir kez daha yelken açtığınızı anlıyorsunuz.

Ryokan (20)

Resepsiyon ya da odanızda check in, ardından size kalıcağınız süre boyunca hizmetli tahsis ediyorlar. Sizin akşam yemeği, sabah kahvaltısı , yatağınızın yapılması ve kaldırılması, çay servisi ve hamamınızı hazırlamakta yardımcı oluyor. Miyugi bizim hizmetlimiz idi. İngilizcesi çok iyi idi. Çok iyi hizmet etti. Maalesef kesinlikle bahşiş almıyorlar. Ben de ev sahibesinin önünde kendisinin hizmetini överek onore etmeye çalıştım. En iyi yapacağınız veonu en mutlu edecek şey bu.

Ryokan (18)

Check in yaptıktan sonra akşam yemeği ve sabah kahvaltı saatlerinizi teyit etmeniz lazım, zira sunulan yemekler belirli ısılarda hazırlanıyor ve geç yemek yenmesi tavsiye edilmiyor.

Ryokan (12)

Odanıza çıktıktan sonra terliklerinizi girişte çıkarıyorsunuz, rahatlatıcı yeşil çay servisi yapılırken akşam yemeği servisi ve diğer gerekli bilgileri sizinle paylaşıyorlar. Dolabınızda Ryokan içerisinde dolaşırken giymeniz için Kimono tarzı son derece rahat kıyafetler bulunuyor.

Ryokan (4)

İlk işim üzerimi değiştirip iyice havaya girmek oluyor.  Bu koton Kimonolara yukata deniyor, Ryokana varmadan önce beden ölçülerinizi verirseniz size özel Yukata hazırlıyorlar. Biz elde olanlarla yetiniyoruz ve son derece memnun kalıyoruz.

Ryokan (10)

Saat 16.00 gibi sıcak termal suyu banyosu Onsen, zira önceden bildirip rezervasyon yaptırmanız gerekebiliyor, bunlar özel banyolar. Banyo öncesi bir kadeh viski alan Emre, bu tahta küvette yorgunluğunu atıyor.

Ryokan (19)

Ofuro, yani banyo. Odanızda günün yorgunluğunu sıcak bir banyo ile atmak isterseniz bunun da bir kaç kuralı var. Öncelikle ayrı banyo terlikleri de olduğunu belirtmem lazım. Banyoda küvete sabunlu bir şekilde hijyen açısından girilmiyor, sabunlanıp duşunuzu aldıktan sonra küvete girebiliyorsunuz. Anlayacağınız küvet keyif yeri fakat bizim alışık olduğumuz anlamda değil.

Ryokan (27)

Banyo sonrası akşam yemeğine kadar tavsiye edilen canınızın istedini yapmak, benim tavsiyem ise arada atıştırma yapılmaması zira akşam yemeği servisi oldukça doyurucu.

Ryokan (32)

Aksam 19.30 gibi akşam yemeği servisi, ben buna servisten çok seremoni demek istiyorum. Mevsimler ve değişimleri Japon kültürünün en vazgeçilmezi, çocuk yaştan itibaren bu şuur ve farkındalık içerisinde yetişiyorlar. Bunun yemeğe yansımaması kaçınılmaz oluyor.

Ryokan (7)

Yemek servisi Hiiragiya’da en nadide porselen, cam ve laklar içerisinde oluyor. Mevsime vurgu yapmak için kullanılan materyaller de olabiliyor. Örnek olarak bambu ve buz. Yemeklerin hangi sırayla nasıl yenmesi gerektiği en ufak ayrıntısına kadar seremoni sırasında anlatılıyor.

Ryokan (22)

Yemek sonrası odanızda dinlenip yeşil çay içebilir veya masaj yaptırabilirsiniz.  Akşam yatacağınız saati belirtmek zorundasınız, odanıza gelip yer yatağınızı hazırlıyorlar. Bu yatağa Futon deniyor. Yer yatağı fikri ilk başta cazip gelmese bile, itiraf etmeliyim inanılmaz derecede konforlu ve Japonlar işini gerçekten biliyor.

Ryokan (23)

Sabah kahvaltısı 8.30 gibi yapılıyor, öncesinde sıcak banyo veya yürüyüş iyi gelebilir diye düşünüyorum. Bu arada kahvaltı seçiminizi eğer Japon kahvaltısı almayacaksanız geceden size sunulan formlar üzerince seçenekleri işaretliyorsunuz. Kahvaltının da muhteşem porselenler eşliğinde sunulduğunu söylememe gerek yok sanırım.

Ryokan (24)

Hiiragiya 200 senedir aynı ailenin işletmesinde olduğu için ev sahiplerinin büyükannesi ile de tanışma fırsatımız oldu. Japonlar dünyanın en nazik, saygılı ve yardımsever insanları. Bizi uğurlarken bile bütün ailenin kapının önüne çıkıp dakikalarca ayakta bekleyip, el sallamaları inanılmaz hoşumuza gidiyor ve mutlu ediyor.

Ryokan (1)

Bu güne bir çok güzel otelde kalmama rağmen, yaşadığım en özel deneyim Hiiragiya’da oldu. Aklım da kalbim de Japonya’da kaldı.

ryokan-son

tokyo

Paylaş

Japonya ve Bisiklet

Japonya seyahatimizde dikkatimizi çeken diğer bir şey ise bisiklet kullanımı oldu. Özellikle Kyoto kentinde bulunan kısa metro ağı ve genellikle otobüse bağlı toplu taşıma sisteminden dolayı inanılmaz bir bisiklet kullanımı var.

Japonya ve Bisiklet (13)

 

Japonlar küçük tefek insanlar olduğundan bisikletleri de genelde 20 inch ya da 16 inch lastik çapı olanlardandı. Genelde bisikletleri aşağıdaki gibi kitliyorlar ve Tokyo dışında bisikletlerin inanılmaz derecede rahat her yere kilitlenmeden bırakıldığını gördüm. Medeniyet ve özellikle kültürel duygular sanırım hırsızlığı yok sayıyor.

Japonya ve Bisiklet (1)

Gündüz erkekler çalışmada olduğundan genelde Kyoto’da bisikletle gezenler kadınlar. Genelde çocukları taşımak için elektrik destekli muhteiem bisikletler üretilmiş.

Japonya ve Bisiklet (7)

Hem alışverişe gitmek hem de çocuğu da yanında götürmek için bisikletlerin önünde ve arkasında özel sepetler var. Bunlar gayet ergonomik. Çocukların çok büyük kısmı kasklı ev bisikletin üzerindeki bu çocuklara bakmak çok keyifli.

Japonya ve Bisiklet (9)

Kahverengi seleler ve elcikler Japon bisikletlerinde son derece moda. Benim Dahon Hon Solo bisikletimde buradan esinlenilen modellerden biri. Elektrik desteği özellikle yaşlı nufüs için son derece öne çıkan bir özellik.

tokyo

Japonya ve Bisiklet (14)

Önde ve arkada giden bebekler ve çocuklar bu bisikleti tam bir eğlence aracına çeviriyor.

Japonya ve Bisiklet (16)

Japonya ve Bisiklet (17)

Tasarım son derece önemli Japonlar için. Hep çok şıklar ve bisikletleri de öyle oluyor. Özel elcikleri, deri Brooks seleler ile tam bir moda ikonu bu Bianchi Pista.

Japonya ve Bisiklet (19)

Japonya ve Bisiklet (20)

Kyoto’da sadece çocuklu anneler için bisiklet dükkanı var idi. Oradaki bu kask reklamı herşeyi anlatıyor. Güvenlik çok önemli.

Japonya ve Bisiklet (21)

Japonya ve Bisiklet (23)

Keza gene yukarıda belirttiğim 20 inch tekerlekli bisikletlerden Dahon dışında Bruno inanılmaz bir pazar payına sahip. Çok güzel bir tasarım ve en ucuzu 850TLden başlıyor.

Japonya ve Bisiklet (24)

Japonya ve Bisiklet (25)

Japonya ve Bisiklet (26)

Japon gençliğinin en teresan bisikletlerine Tokyo’da daha çok rasladım. Bu özel yapım single speed bisikletin güzelliği karşısında söyleyecek pek fazla bir şey yok.

Japonya ve Bisiklet (27)

Japonya ve Bisiklet (28)

Japonya ve Bisiklet (29)

Kyoto’da bir tapınak bahçesinde bisiklet tamircisi vardı. Sanırım eski bisikletleri buraya bağışlamışlar ve onları tamir ediyor idi. Benim gördügüm inanılmaz temizdi çoğu… Dolayısı ile ihtiyacı olanlara kazandırılıyor olabilirler.

Japonya ve Bisiklet (31)

Japonya ve Bisiklet (32)

Japonya ve Bisiklet (34)

Japonya ve Bisiklet (35)

Japonya ve Bisiklet (36)

Japonya ve Bisiklet (37)

Japonya ve Bisiklet (38)

Japonya ve Bisiklet (2)

Japonya ve Bisiklet (4)

Japonya ve Bisiklet (6)

Japonya ve Bisiklet (8)

Sürekli güneçten ve yağmurdan korunan bir halk Japonlar. Çemsiye çok büyük bir aksesuar ve bisikletlerinde bunu hep görüyorsunuz.

Japonya ve Bisiklet (12)

Aşağıdaki antika bir bisiklet.

Japonya ve Bisiklet (15)

Japonya ve Bisiklet (18)

Japonya ve Bisiklet (22)

Son söz ise Japonya ve bisiklet deyince akla gelen tek türk olan Gürkan Genç. Samsun’dan yola çıkıp, Japonya’da bitirdiği yolculuğunu anlattığı 24 dakikalık bu video ile Japonya ve Bisiklet yazımızın son cümlesi olsun…

tokyo

Paylaş