Tatili Fırsata Çeviren Ucuz Uçak Biletleri

Yaz geldi! Tatil kapıda. Kimimiz tatil planlarını çoktan yaptı kimimiz ise hala daha kararsız… Tüm yıl boyunca çalıştınız didindiniz… Güzel bir tatil yapmak, istediğiniz bir seyahate çıkmak hepimizin hakkı. Yoğun stres, ev, okul, iş hayatı derken ufak bir soluk almak için siz de acele edin ve erken rezervasyon fırsatlarından faydalanın. Özellikle son günlerde artan tatil planlarına karşılık Anadolu Jet’te bizler için kolları sıvadı ve kampanyaları çoğalttı. Yıllardır bir Anadolu Jet kullanıcısı olarak şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, güvenli ulaşımda en iyisi. Güler yüzlü hizmet anlayışı ve imkânları ise cabası.

Denizin, kumun ve güneşin tadını doyasıya yaşamak ve bunun için çok daha uygun fiyatlarla uçmak sizin elinizde. Zamandan ve bütçeden tasarruf imkânı için Anadolu Jet’e bir göz atın derim.

Yakın zamanda küçük bir hafta sonu planı yaptım ve erken rezervasyon için hemen Anadolu jetten İzmir uçak bileti satın aldım. Üstelik bunun için öyle aylar öncesinden plan yapmaya, bileti hazırlamaya gerek yok sadece birkaç hafta yeterli. Çünkü Anadolu Jet, herkesi uygun fiyatlarla uçurma anlayışına sahip olduğu için sürekli kampanyalar yapıyor. Yani mutlaka birisine denk gelirsiniz. Sadece uçak biletinizin resmi bir tatile gelmemesine dikkat edin. O dönemlerde uygun bilet bulmak neredeyse imkânsız.

Yurt dışı seyahat planınız varsa ve bunu nasıl ucuza getiririm diye soruyorsanız ise bunun için birkaç ay öncesinden biletinizi alın derim. Ayrıca aktarmalı bir yolculuk seçerek ya da gece yarısından sonraki yolculuk seçeneklerinde de aynı uygunlukta biletler bulabilirsiniz. Bir diğer alternatif ise sınırlı sayıdaki koltukları kollamanız. Eğer şansınız yaver gider ve böyle bir koltuk bulursanız hiç beklemeyin derim. Sanırım bana bu birkaç kere denk gelmişti. Bu mutluluğun tarifi yok. Anadolu jet bahar ve yaz fırsatlarını değerlendirip kampanyalı uçuşlardan faydalanmak istiyorsanız siz de benim gibi planınızı yapın, rotanızı belirleyin ve biletinizi geç kalmadan şimdiden hemen alın.

Bordeaux

Fransa’dan aldığımız Vize’den dolayı günübirlik Fransa’nın bir şehrine girmemiz gerekti. Bordeaux yani Bordo şehrine Londra’dan kısa bir uçuş ile gidebileceğimizi öğrenip ilk defa valiz olmadan küçük bir sırt çantası ile güneşli bir havada Bordo şehrini gezdik… Kısaca 1 tam gün içinde neler yapabilirsiniz özetlemek isteriz.

BORDEAUX e

Sabah

12 Cours du XXX-Juillet sokağındaki Turizm ofisine ulaşın ve gerekli harita ve bilgilerinizi alın. Bordo havalimanından şehre otobüsle ulaşmak hem çok ucuz hem de 45dk gibi kısa bir süre. Her daim şehrin meydanından otobüs kalkıyor. Café Napoleon III ‘de erkenden kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Burası şehrin göbeğindeki Triangle-d’Or a çok yakın. Eskiden koloni ticaretinin çok sık yapıldığı bir mekan.  Via the Place-des-Quinconces denilen nehir kıyısı simdi kurtarılmış depo mekanları ve yürüyüş alanları ile çok önemli. Sıcak çıkmadan gezmenizi öneririz. Daha sonra Palais-de-la-Bourse a doğru yürüyün. Burası eskiden değiş tokuş yapılan bir zamanın ticari borsası. Burada bile o zamanlar saçlara peruk takmak ve güzel giyinmek çok önem arz etmekteydi.

BORDEAUX k

Gotik mimarili St Michel kilisesini gördükten sonra Rue Rousselle sokağına devam edin. Burası tuzlanmış balık ticaretinin merkezidir. 16. yy filozofu Michel de Montaigne bu sokak 25 numarada yaşamıştır. Buradan Cours Alsace-et-Lorraine geçip harika St André Katedralini görünüz. İngilizlerin Bordeaux’u yönettikleri zaman yapılmıştır. Yakındaki Musée d’Aquitaine, 20 Cours Pasteur sokağında yer almakta ve ücretsiz olup harika tarihi koleksiyona ev sahipliği yapmaktadır. Bordeaux’da bir müze gezecekseniz, o burası olmalı.

BORDEAUX d

Öğlen

Yemek için bir kaç önerimiz var. Deniz mahsulleri ağırlıklı gitmenizi öneririz. Şarap için ise söyleyecek sözüm yok. Şarabın Avrupa’daki en önemli şehirlerinden biri burası…

BORDEAUX l

Akşam Üstü

St Pierre bölgesini gezin. Burası tarihi ve eski bir çok kiliseye ev sahipliği yapmakta. Küçük meydanlar, eski sokaklar, güzel kafe ve barlar burada bulunuyor. Rue Ste Catherine en önemli caddelerden biri. Burada alışveriş yapabilirsiniz. Chartrons bölgesi alışveriş için enteresan dükkanlar barındırmakta. Daha önce bahsettiğimiz gibi depodan dönüştürülmüşler. quaidesmarques.com/bordeaux. Önemli müzelerden Musée d’Art Contemporain ise 7 Rue Ferrère adresinde ve girişi €5.

BORDEAUX j

Akşam

Artık güzel bir akşam yemeğini hakettiniz sanırız. Biz meydanda bulunan Grand Otel De Bordeux’da akşam üstünü kahve içerek ve sıcaktan korunarak geçirdiğimizden bu otel’in davetlisi olarak tepedeki güzel Meksika temalı geceye uçağımızdan önce kısaca katıldık. Teras’lar Bordeaux şehrinde görülmesi gereken yerler. Otellerin teraslarını denemenizi öneririz.




Yemek için ise gitmedik ama araştırmalarımız Le Chapon Fin (5, Rue Montesquieu; 0556 791010; chapon-fin.com) adresini bize kaliteli ve güzel bir yemek için doğru seçim olduğuna ikna etmişti. Özellikle iç tasarım ve dizaynı görülmeye değer olarak söylenmekte. Gece ise barok dekoru ile La Comtesse (25 Rue-du-Parlement-St-Pierre) bar’ı denemenizi öneririz. Her yaştan kesim için uygun mekan.

La Tupina: 2-8 Rue Porte de la Monnaie. 00 33 5 56 91 56 37; latupina.com ise diğer bir yemek alternatifiniz olabilir. Buradan sonra caz dinlemek isterseniz destinasyon Quai-de-Paludate olmalı. Numara 58’de bulunan Comptoir-de-Jazz canlı müzik sunmakta.

BORDEAUX m

Görmeniz gereken diğer yerler

  • St Emilion şehir dışında 40 dakika araba yolculuğu mesafesinde şarap kasabası. Bir tane ziyaret etme şansınız varsa buraya odaklanın.
  • Triangle d’Or (Altın Üçgen) Bordeaux’nun üç bulvar kesişim noktası. Cours Clemenceau, Cours de l’Intendance ve Allées de Tourny.
  • Place de la Comédie, Grand Theatre yani büyük tiyatronun önünde. Konser varsa burada kaçırmayın opera-bordeaux-com.

BORDEAUX f

  • Esplanade des Quinconces çok büyük bir meydan. Boş. Montaigne ve Montesquieu heykelleri var. Le Monument aux Girondins ise çok enteresan bir çeşme. Bir çok sembol işlenmiş üzerine.
  • Nehir kenarı harika. Yürümek için nefis. Pazar günleri pazar kuruluyor. burası atıl bir liman artığı iken nefis restore edilmiş ve harika bir yer olmuş . Yürümek, paten ve bisiklet için ideal. Eski depolar ise bar ve dükkan olmuş. Palais de la Bourse gene nehir kenarında görebileceğiniz büyük bir alan.

BORDEAUX c

  • St Pierre bölgesi eski zamana götürecek tarihi bir bölge. Üniversite öğrencilerinden tarih meraklılarına kadar herkes burada. Bordo şehrinin en canlı yeri.
  • Musée d’Aquitaine atlantik ticaretinden romalılara kadar tarihin en önemli alanlarının izlerine tanıklık edeceğiniz bir müze. 20 Cours Pasteur; 00 33 5 56 01 51 00
  • Musée des Beaux Arts, Rönesans dönemin tarihini incelemek için gidilebilir. 20 Cours d’Albret; 00 33 5 56 10 20 56. Çoğu koleksiyon ücretsiz.

BORDEAUX a

  • Ste Croix ve St Michel bölgeleri. İki büyük Kilise, pastaneler, barlar ve kafeler burada…

BORDEAUX h

BORDEAUX i

Dükkanlar ve Alışveriş.

  • Rue Ste Cathérine civarındaki dükkanlar yürüme ile ulaşılabilir.
  • Place de la Comédie antika için gezilmesi gereken bir cadde.
  • Diğer önemli alışveriş caddeleri ise Chartrons bölgesi ve Rue Notre Dame.
  • Marché des Capucins Bordo’nun ana pazar yeri.

BORDEAUX b

  • Marché des Quais, Pazar günü nehir kenarında kuruluyor ve şarap istridye keyfi yapmak ve yeni tatlar için ideal.
  • Cave Art & Vins ise Bordo’nun en önemli şarap dükkanlarından biri. Place du Palais üzerinde.
  • Jean d’Alos peynirin cenneti. 4 Rue Montesquieu
  • Chocolaterie Saunion dört jenerasyondur yönetilen en kaliteli çikolata evi. 56 Cours Clemenceau

İtalya Citta della Pieve

Evet İtalya gezimizin yazılarına başlıyorum. 10 günlük seyahat boyunca aslında gezimizin rotasını tam anlamıyla çizdiğimde ilk gezdiğim şehir Citta della Pieve değil. Öncelikle gezimiz Alitalia’nın yaz aylarındaki olağanüstü promosyonu sayesinde Roma’ya bir cumartesi günü sabah erkenden inerek başladı. Roma’nın sıcağı ve 2 euro için kavga eden taksici ile 4 kişi boğuşup otelimize vardık ve dinlenip kendimizi öğlen sokaklara attık. Pazar öğlene kadar Roma’da gezdik. Bunların detaylarını ilerideki yazılarımda anlatacağım. Daha sonra kiraladığımız küçük kırmızı Fiat 500’ümüzü alarak ana konaklama alanımız olan Fabro Scalo (Umbria Bölgesi) şehrinin 10km dışındaki at çiftliği olan La Casella’ya yerleştik. Burası ana lokasyonumuz haline geldi ve hergün 250-300km yaparak Umbria ve Toscana bölgesindeki 14 şehri gezdik. bu şehirlerden bir tanesi de Citta Della Pieve idi.

CITTE-DELLA-PIEVE (2)

Bu şehir Umbria ve Toscana bölgesinde tarihi Etrüslerden kalma bir şehir. Kilise’nin boyundurluğu altında uzun yıllar yönetilmiş. Şehir surlarla çevrili ve inanılmaz dar sokaklar ile birbirine bağlı. Duvarlar 1300 yılından kalma. Hatta aşağıda fotoğrafını görebileceğiniz İtalya’nın en dar resmi sokağı da bu şehrin içinde; ismi Via Baciadonne ! Kendimizin fotoğrafını çekmek için öğle saatinde kimse olmadığından bir su borusuna fotoğraf makinemi asıyorum ve o şekilde fotoğrafımızı çekiyorum. 🙂

CITTE-DELLA-PIEVE (13) CITTE-DELLA-PIEVE (12) CITTE-DELLA-PIEVE (14)
CITTE-DELLA-PIEVE (15)

Şehir merkezi çok sakin. Küçük turistik dükkanlar, cafeler dışında şehrin yaşlılarının oturduğu küçük gölgelikalanlarda bağıran çağıran yaşlı italyan amcaları izlemek çok keyifli. Her şehrin ve bölgenin kendine ait bayrakları var. Bunları her ayrı yazımda diğer bölgelerde de göreceksiniz. Hatta kendime Siena’nın bir bölgesinin çok komik bir bayrağını almayı ihmal etmedim. Sabah güzel bir tost yedikten sonra şehirde yaklaşık 1.5 saatlik bir gezinti yapıyoruz. Şehre araba ile girmeyip sur dışında arabamızı bırakıyoruz.

CITTE-DELLA-PIEVE (1) CITTE-DELLA-PIEVE (4) CITTE-DELLA-PIEVE (6)
CITTE-DELLA-PIEVE (5)

Del Pubblico kulesi,  ve S.Francesco kilisesini görmenizi tavsie ederim. Bunlar diğer şehirlerde göreceğimizden görkemli kiliseler olmasa da gerçekten eski. Deri ve deri aksesuar üretimi bu bölgelerde oldukça yoğun. Güzel bir fonksiyonel çantayı alıp Sedef’in boynuna asıyoruz. Böylelikle tüm tatil boyunca büyük birçanta taşımaktanda kurtuluyor.

CITTE-DELLA-PIEVE (7)

CITTE-DELLA-PIEVE (11) CITTE-DELLA-PIEVE (8) CITTE-DELLA-PIEVE (9)

Dar sokaklar bu şehirde büyüleyici. Gerçekten insanın koşarak kaçması ve saklambaç oynayası geliyor. Ben gece burda oryantiring yapılsa nasıl olur diyorum kendi kendime… Ya da saklanıp Sedef’i mi korkutsam gibi aklıma bin bir numara geliyor. Her dokunduğunuz taşın 1300 yıllarından kalmasının verdiği enteresan bir duygu bu.  Umbria bölgesine giderseniz 1-2 saatliğine olsa bile imkanınız olduğunda uğramanız gerektiğini düşündüğüm, tüm rehber kitaplarda da bahsedilen bu şehri şiddetle tavsiye ederim.

CITTE-DELLA-PIEVE (16)


Faydalı Bağlantılar

http://www.bing.com/images/search?q=citta+della+pieve&FORM=BIFD#
http://www.cittadellapieve.org/indexen.htm
http://www.booking.com/city/it/citta-della-pieve.tr.html

Haritada görmek için haritaya tıklayınız

Citta_della_pieve_map

Ve Nihayet Delmece Yaylası – And Finally Delmece Plateau

Evet Nihayet diyorum çünkü Gerek Alper Kılavuz , gerekse Aydan Çelik abi beni kesecekler biliyorum ama 1 yıl önce yaptığımız geziyi şimdi yazıyorum. 🙂 Evet biraz geç oldu ama temiz olsun diye bol resim ekliyorum.

Yes! Finally! Because I’m writing now about the trip which we have made a year ago and both Alper Kılavuz and Aydan Çelik would kill me because of the delay. Yes, it is a little bit late but I add many photographs so that they catch up.

Yolculuğumuz 5 kişilik ekibimiz ile Pendik IDO Feribot terminalinde başlıyor. Buradan feribot ile Yalova, Çınarcık üzerinden Delmece yaylası daha sonrada aynı rotadan dönüş var. Yolculuğa poğaçalı, çaylı bir şekilde başlıyoruz. Daha sonra inip pedallamaya başlıyoruz. Yalova bir bisiklet şehri . Defalarca bisiklet turlarıma çıkarken yalova içinden geçtim. Her sabah bir eksiğimi suyumu vs orada tamamlarım. Severim kendisini 🙂 Yıllar boyu Aydınkent’te yazlıkta kalmamdan dolayı çok severim Yalovayı.

Our travel began in Pendik IDO ferry terminal with our 5 person group. We arrived at the Delmece plateau through the way of Yalova and Çınarcık and turned back following the same course. We started to our journey with pastries and tea. Then we began to pedal. Yalova is a city of bikes. I have passed through Yalova many times before during my bicycle touring. I restock my needs and water there every morning. I like it. I love it so much because I have stayed in Aydınkent for many years.

Delmece yaylasi feribot

Daha sonra ekibin performansı muhteşem olduğundan ben birazgerilerde kalıyorum. Yalova’dan Çınarcık’a yaklaşık 10km. Daha sonra Delmece yaylası yoluna kadar ise 4-5 km gidiyoruz. Mavi yeşil Tabelalar var. Bu tabelalar Marmaranın bu yaylalarla dolu trekking ve doğa turları yapılabilecek alanlarını simgeliyor. Haftasonları bu bölgeye gitmenizi tavsiye ederim.

Because the performance of the group was awesome, I fell behind. The distance between Yalova and Çınarcık is almost 10 kilometres. Later, we covered 4-5 kilometres distance until we arrived to Delmece plateau. There are blue and green signs. These signs symbolize the places of Marmara being full of plateaus in which trekking and nature tours can be made. I suggest you to go there in weekends.

Delmece yaylasi çınarcık yolu Delmece yaylasi-cinarcıkta hazırlıklar Alper Kılavuz

Alper’in formasına bayılıyorum.Böyle renkli bisiklet formaları her zaman çok fazla ilgimi çekiyor. Daha onsra son su ihtiyacımızı giderip yola başlıyoruz. Muazzam bir yokuşlu yol. İnanılmaz yorucu. Ama ağaçlar arasında giderken sıcağı bile unutuyor insan. Yollarda gölge olan yerlerde ormanın sessizliğine dalıp gidiyoruz.

I loved Alper’s sports gear. I have always been so interested in colourful bicycle gears like this. After we met our water demand, we set off. It was a great uphill road and also extremely tiring. But you can even forget the hot weather while going among trees. We gazed at the silence of the forest in shadowy places.

Delmece yaylasi su molası Delmece yaylasi su molası Delmece yaylasi-mola

Yolda su içilebilecek 2-3 çeşme var. Buz gibi su inanılmaziyi geliyor. Kendi başlarına dolaşan Mandalar ve pikniğe gelmiş insanlar dışında yollar boş. Belirli bir noktadan sonra Milli Park gibi bir alana geliyoruz. Bu alanda yürüyüş parkuruna bisiklet sokmuyorlar. Elimizde götüreceğiz diyoruz dinlemiyor natomermernatokafa bekçi 🙂

On the road, there are 2-3 water fountains that you can drink. It was cold as ice and did so well. Except for cows which wander around on their own and people who came for picnic, the roads were empty. After a while, we came to a place like a National Park. Bicycles aren’t allowed on the walking track. We said that we would not ride it but the gateman did not understand it.

Delmece yaylasi-orman

Delmece yaylasi-yol Aydan abi ve engeli Delmece yaylasi-yol

Delmece yaylası hakkında biraz ek bilgi…

More Information about Delmece Plateau…

Alıntı(Source): http://www.yalova.gov.tr/harita/delmece/anasayfa.htm

Yalova’nın en çok tanınan yaylaları, Kocadere ve Teşvikiye beldelerinin güneyinde yer alan Erikli ve Delmece yaylalarıdır. Delmece Yaylası Çınarcık İlçesi’ne bağlı Teşvikiye Beldesinden çıkılan ve sahilden 17 km içeride, tamamı asfalt yol olan ve çok geniş düzlük bir alanı kaplayan, eşsiz doğal güzelliklere sahiptir.

The most well-known plateaus of Yalova are Erikli and Delmece plateaus which are located in the south of Kocadere and Teşvikiye towns. Delmece plateau is from Çınarcık district and located in 17 kilometres inland from the shore. Asphalt roads are everywhere. It takes a very wide and straight place and has unique natural beauties.

Bu büyük alanda çam, meşe, kestane ve ıhlamur ağaçlarından oluşan çeşitli ağaç türlerinin, yakın çevresinde şelalelerin ve “dipsiz göl” olarak bilinen derin bir krater gölünün bulunduğu doğa harikası’nın yanı sıra “şifalı su” diye bilinen birde içme su kaynağı vardır. Ayrıca Teşvikiye beldesi’nde bulunan Delmece Yaylası doğal yürüyüş parkurları ile farklı doğal güzellikleri yaşayarak ulaşabileceğiniz seçenekler sunması bakımından çok ilgi çekicidir. Delmece Yaylası alanı 400 dönüm olup, üzerinde 60 hane ahşap ve 20 hane kargır bina bulunmaktadır. Yaylanın bulunduğu alanın tamamı 2/B orman arazisi kapsamındadır.

There are various tree types which consist of pine, oak, chestnut and lime tree and also a crater lake which is known as “bottomless lake” besides a drinking water source which is known as “healing water”. Moreover, Delmece plateau which is located in Teşvikiye town is very attractive in terms of its natural walking tracks and many options by which you can experience different natural beauties. The area of Delmece plateau is four hundred dunam and contains 60 wooden and 20 masonry buildings. The complete field is as big as half of a forest land.

Faydalı Bağlantılar ( Useful Links )

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=23450
http://www.gezenbilir.com/index.php?topic=1414.0

Böğürtlen Canavarı

Delmece yaylasi Delmece yaylasi-dinlenme tesisleri Delmece yaylasi-ayran gözleme keyfi

Yoldaki dinlenme tesisinde nefis gözleme, ayran yutup, terimizi kurutma gibi işlerimizi yapıyoruz. Sonra ver elini dipsiz göller mesire alanı. Buradaki 2 göl kenarında çok sinek olmasa harika bir kamp alanı olabilirdi. Zaten yol kenarındaki çöplerden ve halkımızın devam eden duyarsızlıklarından bile bahsetmeyeceğim. Su şişemin kapağı dşünce bile 1km yolu geri gidip almışlığım vardır. Bu çöp hikayesine çok kızıyorum.

In the way station, we devoured pancakes and buttermilk and took a rest. Then our direction was bottomless lakes picnic area. If there weren’t many flies around the two lakes in here, it would be a great camp area. I won’t mention the garbage by the wayside and constant indifference of our people. Even when the cap of my bottle fell, I took it by returning one kilometre back. I’m so angry about this garbage matter.

Delmece yaylasi Delmece yaylasi delmece_yaylasi-dipsiz göller

Yaylanın son durakları. Muhteşem bir düzlük, buz gibi bir su ve köy ekmeği fırını… Burada dinlenmeye bırakıyoruz kendimizi. Rakım 700 metre ve pendikten bu yana gelinen toplam yol 64km.

The last stations of the plateau. A great level area, water cold as ice and the bake house of village bread… We left ourselves to rest here. The altitude is 700 metres and the complete distance from Pendik is 64 kilometres.

Rakım

Delmece yaylasi Delmece yaylasi-su Delmece yaylasi

Buradan sonra dönüş eziyeti başlıyor. Harika bir downhill ile esenköy bölgesine inmeye çalışırken arkadaşlar çok hızlı gidiyorlar ve benim 2 kere lastiğim patlıyor. İkincisini de tamir ettikten sonra bir 3.sü ile yıkılıyorum. Çünkü dış lastiğim yarılıyor.Ben dönüşün zevkini çıkaramıyorum kesinlikle.

Then returning pain started. While trying to go to Esenköy region with a great downhill, my friends went too fast and my tyre blew two times. After mounting the second, I broke down with the third one. Because the outer tyre ripped. I didn’t enjoy returning at all.

Delmece yaylasi-köy ekmeği Delmece yaylasi Delmece yaylasi-fırın

Rotanın bu kısmındaAydan Abi’de olan birfotoğraf vardı bulursam ekleyeceğim. Onbinlerce pet şişeden olşumuş bir yol. Çingenelerin topladığı bütün petşişelerin yığıldığı bir çöp alanı. Görünce gerçekten şok olmuştum. İnanılmaz bir görüntü idi.

There was a photograph in this part of the route and if I find, I’ll add it. A road consisting of tens of thousands of plastic bottles. A garbage dump in which all plastic bottles being gathered by gipsies are amassed. I was really shocked when I saw it. It was an unbelievable view.

Rotanın 2 saatlike kısmını elimde bisiklet şeklinde geçiyorum. Aşağıda bir kamyonete biniyoruz ve biraz tatsız tutsuz bir şekilde Feribota yetişiyoruz. Eve gece 23:00’te varıyorum ama ne eğlence idi.

I passed the 2 hour part of the route with a bicycle in my hands. We got on a pickup truck and caught the ferry as dull as ditch water. I arrived at home at 11pm but it was such an enjoyable trip.

Delmece yaylasi-son görüntü

Bisikletin son hali 🙁

The last state of the bicycle 🙁
Patlak Lastik

Tags : Delmece Yaylası,  Aydan Çelik, Erikli Yaylası, Delmece Yaylası, Dipsiz Göl, Şifalı Su


KKTC Gazi Mağusa Bisiklet Turu-4

Şehir içinde gezmeye devam ediyorum. Eski Postane binası, Gazi Mağusa devlet hastanesi, Baykal,Sakarya ve derinya yolu bölgeleri. Daha önceden Kıbrıs’a gitmiş olanlarınız ya da orada okumuş olanlarınız bu bölgeleri hatırlayacaklardır. Bölgenin bir kısmı duvarları gene Kapalı Maraş bölgesinin sınırları içerisinde.

Terk Binalar

http://www.postadairesi.com/index.php?option=com_content&task=view&id=26&Itemid=77

Mağusa Postane

Kıbrıs Postaları ve filatelisi çok değerlidir. Ben de elimde geldiğince KKTC ve Kıbrıs Federe devleti’nin pullarını biriktirmekteyim. Bu pul ve tarihe sahip çıkan çok fazla sayıdakişi kalmamaya başladı. Gençler artık pulculuk ile ilgilenmiyorlar ama çocuklarınıza ve gençlere pulculuk ve koleksiyonculuk konularını daanlatmak gerek. Kaza ve tapu dairesi önünde bir tren dururdu. Bu gezimde göremedim. Kıbrıs’ta Tren gerçekten çok fenomen bir konudur. Eskiden tren yolunun olduğu bir dönem de varmış ancak maalesef daha sonra trafik ve araç çoğalması sonucu kalmış.

ALINTI : http://wikimapia.org/8763223/tr/K%C4%B1br%C4%B1s-%C4%B1n-%C4%B0lk-Treni

Kıbrıs’ta tren ilk defa İngiliz İdaresi döneminde kullanıldı. Kıbrıs’ta kullanılan lokomotifi bir İngiliz şirketi olan “Hamslet” imal etti. İlk proje ve ön çalışma 1899 yılında başlatıldı. Tren ise ilk seferini 1904 yılında Yüzbaşı Pirchard R.E. yönetiminde Lefkoşa-Mağusa arasında yaptı.

Tren seferleri 1916 yılına kadar Lefkoşa-Mağusa arasında, sonra Güzelyurt ve 1932 yılından sonra da Lefke’ye kadar yapılıyordu. Tren, Lefkoşa-Mağusa arası 51 mil olan mesafeyi iki saatte gerçekleştirirken yol boyunca dört istasyonda durmaktaydı.

Bugün Lefkoşa’da Peyak ambarlarının bulunduğu yer tren istasyonu, karşısındaki kesme taştan kemerli bina da istasyon müdürünün ikametgahı idi. Mağusa’daki istasyon binası ise surların dışında bulunan şimdiki Kaza Tapu Dairesi olarak kullanılan (1974 öncesi Polis Karakolu) alanda idi.Bu bina tren istasyonunun bir bölümü idi. Büyük avlunun içerisinde de tamir atölyesi yer almakta idi.

Kıbrıs Treni
Foto alıntıdır. Kaynak :
http://wikimapia.org/8763223/tr/K%C4%B1br%C4%B1s-%C4%B1n-%C4%B0lk-Treni

Tren hizmete girdikten sonra ticaret ve turizm gibi ekonomik alanlarda da gelişmeler kaydedildi. Mağusa limanının önemli derecede ticaret ve yolcu trafıği bakımından gelişmiş olması ve daha kısa bir sürede adanın belli yerlerine ulaşımın sağlanması ile meydana gelen turist artışı, trenin sağladığı katkılar olarak gösterilebilmektedir. Özellikle tren hattının Lefke ve Trodos dağlarının yamaçlarına kadar uzatılması, Trodos’da turistik nitelikli otellerin yapılmasına neden oldu. Bu durum da doğal olarak turist sayısının artışını sağlayan etkenlerden biri olmuştur. 1940-1945 savaş yıllarında trenin sık sık kullanılması yıpranmasına neden oldu.

Yıpranan trenin tamir edilmesi için 400 bin Kıbrıs Liralık bir bütçeye gereksinim vardı. Bu bütçenin ayrılmasını göze alamayan hükümet, aynı zamanda karayollarının da gelişmesiyle artan motorlu araç sayısı gerekçesi ile trenle yolcu ve yük taşımasına son verdi. Kıbrıs’ta ilk kez çalıştırılan tren şu anda Mağusa’daki Kaza ve Tapu Dairesi’nin avlusunda sergilenmektedir.

Tren üzerinde (1) rakamı ve İngilizce yazılı şu ibare bulunmaktadır. “THIS WAS THE FIRST LOCOMOTIVE TO BE IMPORTED INTO CYPRUS. IT WAS USED DURING THE CONSTRUCTION OF THE GOVERNMENT RAILWAY AND THERE AFTER IN IT’S OPERATION FROM 1904-1951”

Konu ile ilgili çok güzel ve kapsamlı bir yazı: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=160057

Eski hastane Depolar Kapalı Maraş

Yolculuğuma derinya yoluna doğru devam ediyorum, baykal bölgesinden geçip eski combos durağının oradan ana yola çıkıyorum. Terminal’de tam 10 sene sonra çorbacı Faruk’ta az mercimek içiyorum. Okul sıralarında paramın çok olmadığı dönemde bir tas çorba ile 1ekmek yer eve gelirdim. Günlük bu şekilde idare ettiğim çok oldu 🙂

Bir sonraki yazımda Tuzla-St Barnabas ve Salamis tarihi bölgeleri ile Mağusa turumu bitiriyor olacağım… Son fotoğrafım gene Kapalı Maraş bölgesinin yakınından 🙂

Kapalı Maraş


2009’un En İyi Hobi Blogu :-)

Evet sizlerin oyları sayesinde Geziyorum.net Hobi kategorisinde en iyi blog seçildi. Ödülümü Blog Konferansında Cumartesi günü gidip alacağım. Ama öncelikle teşekkür etmem gereken herkese teşekkürlerimi belirtmek istiyorum.

Oylama sırasında bana oy veren, sitemi ve gezilerimi her okuduğunda yorum yapan, iyi-kötü eleştiren ve destekleyen eşime, aileme ve dostlarıma ve özellikle

  • Sitemi yıllardır takip eden değerli emektar ziyaretçilerime, ( benim için çok değerlisiniz)
  • Kuzey Kıbrıs’tan, Doğu Akdeniz Üniversitesinden oy atan arkadaşlarıma,
  • Çalıştığım iş yerlerindeki arkadaşlarıma,
  • Yıllardır takip ettiğim ve üyesi olduğum bisiklet sever ve bisikletin sevilmesi için çırpınan www.bisikletforum.com ve www.bisikletciler.com takipçisi dostlarıma,
  • www.adimadim.org ve tüm maraton koşup TOFD için beraber bağış topladığım arkadaşlarıma,

çok teşekkür ederim…

Hız kesmeden gezilere ve paylaşımlara devam…

Sevgiler;

EMRE TOK

http://www.blogodulleri.com/2009-blog-odullerinde-sonuclar-belli-oldu/

geziyorum logo


Marmara Adası Bisiklet Turu – Marmara Island Bicycle Touring

Aralık bayram tatilinde gittiğim 2 gün geçirdiğim harika marmara adası bisiklet gezimi uzun süredir yazamamıştım. Erim ve iki arkadaşı ile benim toplam 4 kişi beraber gerçekleştirdiğimiz bu tur gerçekten Marmaradaki adaların önemini ve daha detaylı gezilmesi gerektiğini bana hatırlattı. Sabah erken kalkıyoruz, Erim ile Kadıköy’de buluşup Eminönü iskelesine doğru sabahın en erken vapurlarından biri ile ilerliyoruz. Eminönü iskelesinde diğer iki arkadaşımızı da alarak Sarayburnundan kalkacak olan Marmara feribotuna doğru ilerliyoruz. Bayram için ek sefer konması, geminin Avşa’ya da uğrayacak olmasından dolayı geminin önü çok kalabalık. Herkes yolcu etmeye gelmiş yakınlarını. Bayram olmasından dolayı da ek sefer ve kışın bu gemi bir daha sefer yapmayacak…

I couldn’t write my Marmara Island bicycle touring which I went for 2 days in festive holiday in December. This tour which we went as four people with Erim and his two friends reminded me the importance of Marmara islands and that they must be toured more carefully. We woke up early in the morning, met with Erim in Kadıköy and made towards Eminönü port with the one of the earliest boats. After having met with our other two friends in Eminönü port, we made towards Marmara ferry which would depart from Sarayburnu. Because additional trips were added for festival and the boat would also stop by Avşa, the place was very crowded. Everybody came for seeing their relatives. Because it was festival time, there were additional trips and this boat won’t cruise one more time in winter.

Sarayburnu Gemi

Gemiye yerleşiyoruz. Terasta bol bol fotoğraf çektiriyoruz. Bu açıdan deniz üstünde TopkapıSarayı dışında böyle güzel fotoğraf çektirmemiştim. Yanımızda getirdiğimiz kumanyaları yiyoruz ve yolculuk planlarını yapmaya koyuluyoruz.

We settled on the boat and took plenty photographs in terrace. From this angle, I had never such a beautiful photograph taken on the sea except for Topkapı Palace. We ate the food in our lunch box and set to make our journey plans.

Gemide Gemi Kahvaltısı Erim ve Ben

Adaya 5.5 saat içinde , kah uyuyarak, kah sohbet kah kitap okuma seansları eşliğinde iniyoruz. İner inmez şehir merkezinde broşür alıyoruz belediyeden. Vapur boşalıyor. Gima’dan alışveriş ediyoruz. Bol muz ve köy ekmeği ve sağa dönerek adanın doğusuna doğru sahilden pedallamaya başlıyoruz. Hedef Asmalı köyünün kuzeyindeki kamp alanına ulaşmak ve geri dönmek. Acelemiz yok. Yokuşlar bol, yağmur yağıyor ve biz kamp yapıp ıslak toprak ve ağaç koklamak istiyoruz 🙂 Bu rota 21Km gidiş 21km dönüş yolundan oluşmakta. Gidişin %75i çıkış. Keza aynı şekilde dönüşünde iniş.

We arrived at the island in five and a half hours by sleeping, chatting and reading. We took brochures from the municipality in the city centre as soon as we arrived. The boat became empty. We did shopping in Gima. We started to pedal from the shore towards the east of the island with plenty bananas and village breads. Our aim was to arrive at the camp area which was in the north of Asmalı village and then to turn back. We weren’t in a hurry. Gradients were plenty, it was raining and we wanted to camp and to smell the soil and trees. On this route, the outward journey is 21 kilometres and the journey back is also 21 kilometres. The outward journey contains 75% uphill road and likewise the journey back contains the same per cent downhill.

Marmara Adası harita

Yolda giderken sürekli sağ tarafınız deniz. Hava bazen açıp bazen kapıyor. Çok sık duruyor ve fotoğraf çektiriyoruz. Çok antremansız olduğum bir dönem olduğundan çok yoruluyorum ve diz ağrısı çekiyorum. Gündoğdu ve Topağaç köyleri çok güzel. Küçük ama gerçektensessiz sakin balıkçı kasabaları. Topağaç köyünden de tekirdağ’a arabalı feribotların kalktığını görüyorum. Zaten adanın kuzeyinden tekirdağ ağır gemilerle bile 1.5 saat.

Your right side on the way is always the view of the sea. The air is sometimes bright and sometimes overcast. We constantly stopped and took photographs. Because I was out of training for a while, I got very tired and had knee pain. The villages of Gündoğdu and Topağaç are very nice. They are small but really quiet fishing towns. I saw that there are ferry boats from Topağaç village to Tekirdağ. The distance from the north of the island to Tekirdağ is already one and a half hours even with slow boats.

Marmara Adası Tayfası

Yolda Levent’in dünyayı gezme maceralarını dinliyoruz. 5 Vitesli yeni Dahonu ile dünyayı gezmek istiyor ama bu viteslerle yapması çok zor. Yokuşların çoğunda elinde çıkarıyor bisikleti. Dolayısı ile “senin Dahon Speed TR alman lazım” diyorum. Sanırım alacak 🙂

We listened to Levent’s adventures from his world travel on the way. He wanted to travel the world with his new five-gear Dahon and it is difficult for him to do it with these gears. In most of uphill roads, he lost the bicycle’s control. So I said to him that he needed to buy a Dahon Speed TR. I think he’s going to buy it.

Emre-Marmara Adası

Ada’dagüneş batışı yaklaşmaya başlıyor ve bizler gece karanlığına kalacağımızdan eminiz. Yoldaki köylülere kamp alanını soruyoruz. Tariflerine göre az kaldı. Son güç ile pedallara asılıyoruz ve Saraylara 7 km kala en büyük yokuşun sonunda ağaçlar arasında, suyu, elektriği ve mangal için şömine alanları olan banklarla çevrili harika bir piknik alanına rastlıyoruz. Hava zifiri karanlık… Çok yorgunuz. Ama inanılmaz bir kamp alanı. Bulunmaz nimet. Genelde bu tarz alanlara rastlamak çok zor.

The sunset was getting closer on the island and we were sure that we would arrive after dark. We asked the camp area to villagers on the way. According to their descriptions, we were almost there. We pedalled with all our force and came across a beautiful picnic area which was among the trees and surrounded by banks. It had water, electric and fire places for barbecue. The air was as dark as pitch. We were so tired. But it was a magnificent camp area and simply a golden opportunity. It is generally difficult to find such places.

Kamp Alanı Kamp Alanı Kamp Alanı

Bisikletlerimizi kitliyoruz. Çadırlarımızı kuruyoruz. Yemekler yeniyor. Sohbetler ve özellikle yerlerdeki ıslak yaprakların kokusu… Kamp yapmak harika bir duygu. Herşey yolunda gidiyor ve gece bir iki küçük kedinin yaramazlığı dışında deliksiz uyuyoruz.

We locked our bicycles, set up our tents and ate our foods. Conversations and especially the smell of wet leaves on the ground… Camp is a very good feeling. Everything went fine and we slept like a log except for naughtiness of a few little cats.

Marmara Adası Tayfa Sabah Uyanıyor...

Sabah tayfa kalkıyor ve komik fotoğraflar çektiriyor.Dönüş yoluna başlıyoruz. Önümüzde 2 km çıkış. Daha sonra iniş ve çıkışlar var… Ama daha sonra inişe başlayacağız ve 14:00’teki dönüş gemimizi yakalayacağız. Yolda birimizin lastiği patlıyor. Onunla uğraşıyoruz. Adanın bazı yerlerinde telefon çekmiyor. Yağmur başlıyor. Dönüş iniş ağırlıklı olmasına rağmen yağmurda hız yapamıyoruz. Kulağımda Coldplay yokuş aşağı iniyorum…

The group woke up in the morning and took funny photographs. We set out our journey back. There is a two kilometres uphill road before us and then downhill and uphill. Then, we would start to go downhill and catch our ferry boat at 2pm. One of us had a tyre trouble on the way and we struggled with it. In some places of the island, mobile phones had no signal. Then it started to rain and we couldn’t speed up in the rain though the journey back mostly contained downhill road. I went down the hill with Coldplay in my ears.

Dönüş yolculuğu

Şehir merkezine iniyoruz. Asıl turun olayı buradan sonra başlıyor. Açlıktan kıvranan bizler salaş bir balıkçı lokantasına atıyoruz kendimizi. Ev yapımı fava, anne patates, 1.5lt Rakı, Şalgam, karides güveç, mezgit, zargana, peynir, harika zeytinyağı… Roka,Salata ve taze ekmek… Kalamar… Kendimizi kaybediyoruz… Muhteşem bir ziyafet…

We were going to the city centre. The real tour started here. We threw ourselves to a shed-like fish restaurant in a starveling state. Home-made mash feaves, potato, 1,5 litres raki, shrimp stew, whiting fish, garfish, cheese and delicious olive oil… Garden rocket, salad and fresh bread… Calamari… We lost ourselves… A delicious feast…

Marmara Adası Ziyafet

Herkes hafif sallanarak biniyor gemiye…terasa çıkıp güneşin batışına kadar dayanmaya çalışıyorum…İzleyip yatıyorum. Akşam 19:30’da Sarayburnuna kapak atıyoruz… Hafızamdan gitmeyen ve tekrar gitmem gerektiğini düşündüğüm yegane yer… Marmara Adası… 🙂

Everyone got on the ship waddling. I tried to bear until the sunset on the terrace and lied down after having watched it. We made our getaway on Sarayburnu at 19:30. The unique place which was jogged my memory and which I thought that I must go there again… Marmara Island…

Balıkçı Mehmet Abi

09-12-2008…Bir bayram tatilinde iki günlük kaçamak ….emre

09.12.2008 Two-day escape in festive holiday… Emre

Marmara Adası Detaylı Bilgiler  (Detailed Information about Marmara Island)

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=5768&start=35
http://www.marmaraadasi.org/
http://www.marmara.bel.tr/
http://www.cinarlikoyu.com/
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=marmara+adas%C4%B1
http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/416322.asp

ULAŞIM (TRANSPORTATION)
19 Haziran 22 Eylül tarileri arasinda her gün Istanbul’da Marmara ve Avsa’ya sabah 9.00’da feribot seferleri var. Dönüs ise Marmara Adasi’ndan 14.15, Avsa’dan 15.00’te.

Between June 19 and September 22, there are ferry boat services from Istanbul to Marmara Island and Avşa at 9am every day. Returning is at 14:15 from Marmara Island and at 3pm from Avşa.

Marmara Adasi’na, Erdek ve Tekirdag’dan motorlar da kalkiyor. Tekirdag’a kadar otobüsle gelip, Marmara Adasi Saraylar köyüne motorla geçebilirsiniz.

There are also motorboats from Erdek and Tekirdağ to Marmara Island. You can come to Tekirdağ by bus and go to Marmara Island Saraylar Village with motorboats.

Istanbul Seyahat otobüsleri, motorlarla karsilikli seferler düzenliyorlar.;

Istanbul Seyahat busses launch correlative expeditions with motorboats.

Istanbul Seyahat, Istanbul Tel: (0212) 658 26 26

Istanbul Seyahat, Istanbul   Phone: +90 212 658 26 26

Motorlarin tarifesi (Timetable of Motorboats):
Tekirda-Saraylar, Sali, Persembe, Pazar, 15.00(Tekirdağ-Saraylar Tuesday, Thursday, Sunday 3pm)
Saraylar-Tekirdag, Cuma ve Pazar günü, 15.00(Saraylar-Tekirdağ Friday and Sunday 3pm)
Bilgi için Tel: (282) 262 00 53(Info Phone: +90 282 262 00 53)

Istanbul Bostanci ve Yenikapi’dan deniz otobüsü ile 2,5 saatte ve Sarayburnu’ndan Mavi Marmara yolcu gemisi ile 5 saatte gerçeklesmektedir.

The journey lasts two and a half hours with fast ferries from Istanbul Bostancı and Yenikapı and five hours with Mavi Marmara passenger ship from Sarayburnu.

LOKANTALAR (RESTAURANTS)
Aba Otel/Restoran 0266 885 52 71 Marmara
Ababurnu Marmara 885 57 77, Marmara
Alaattin Gürses 885 56 81, Marmara
Birol 885 56 96, Marmara
Birsen 885 50 93, Marmara
Bursalilar 885 59 20, Marmara
Et Mangal 885 59 78, Marmara
Demos Restaurant 895 81, Çinarli
Gondola 895 50 45, Çinarli
Kumsal Restaurant Tel: 0266 895 8001, Çinarli
Viking Restaurant Tel: 895 80 42, Çinarli

KALINACAK YERLER(ACCOMODATION)
Aba Otel 0266 885 52 71 Marmara
Boncuk Motel 90 266 885 50 57
Kadıoglu Pansıyon 0266 895 81 92
Çatuk T. Köyü 895 80 90 Çınarlı
Dostlar Pansıyon 895 81 30
Sato Motel 885 50 03, Marmara
Murat Otel 885 52 22, Marmara
Ada Palas otel 885 50 07, Marmara
En ön Tatil Köyü 885 54 05, Marmara
Beyaz Yunus Motel 895 80 65, Çinarli
Viking Motel 895 80 87, Çinarli
Kumsal Motel 895 82 31, Çinarli
Otel Özdemir 887 70 90, Çinarli
Devran Motel 885 54 33, Marmara
Dogan Motel 885 60 51, Marmara

Tags: Marmara Adası,  Dahon Speed TR


Doğu Akdeniz Üniversitesi Video

10 Yıl sonra Doğu Akdeniz Üniversitesine yaptığım geziden 5 dakikalık Video. Tüm binalar ve Okulun 1999 yılında mezun olduktan sonraki ilk görüntüleri…

DAÜ Giriş Kapısı

Link: Doğu Akdeniz Üniversitesi