Bordeaux

Fransa’dan aldığımız Vize’den dolayı günübirlik Fransa’nın bir şehrine girmemiz gerekti. Bordeaux yani Bordo şehrine Londra’dan kısa bir uçuş ile gidebileceğimizi öğrenip ilk defa valiz olmadan küçük bir sırt çantası ile güneşli bir havada Bordo şehrini gezdik… Kısaca 1 tam gün içinde neler yapabilirsiniz özetlemek isteriz.

BORDEAUX e

Sabah

12 Cours du XXX-Juillet sokağındaki Turizm ofisine ulaşın ve gerekli harita ve bilgilerinizi alın. Bordo havalimanından şehre otobüsle ulaşmak hem çok ucuz hem de 45dk gibi kısa bir süre. Her daim şehrin meydanından otobüs kalkıyor. Café Napoleon III ‘de erkenden kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Burası şehrin göbeğindeki Triangle-d’Or a çok yakın. Eskiden koloni ticaretinin çok sık yapıldığı bir mekan.  Via the Place-des-Quinconces denilen nehir kıyısı simdi kurtarılmış depo mekanları ve yürüyüş alanları ile çok önemli. Sıcak çıkmadan gezmenizi öneririz. Daha sonra Palais-de-la-Bourse a doğru yürüyün. Burası eskiden değiş tokuş yapılan bir zamanın ticari borsası. Burada bile o zamanlar saçlara peruk takmak ve güzel giyinmek çok önem arz etmekteydi.

BORDEAUX k

Gotik mimarili St Michel kilisesini gördükten sonra Rue Rousselle sokağına devam edin. Burası tuzlanmış balık ticaretinin merkezidir. 16. yy filozofu Michel de Montaigne bu sokak 25 numarada yaşamıştır. Buradan Cours Alsace-et-Lorraine geçip harika St André Katedralini görünüz. İngilizlerin Bordeaux’u yönettikleri zaman yapılmıştır. Yakındaki Musée d’Aquitaine, 20 Cours Pasteur sokağında yer almakta ve ücretsiz olup harika tarihi koleksiyona ev sahipliği yapmaktadır. Bordeaux’da bir müze gezecekseniz, o burası olmalı.

BORDEAUX d

Öğlen

Yemek için bir kaç önerimiz var. Deniz mahsulleri ağırlıklı gitmenizi öneririz. Şarap için ise söyleyecek sözüm yok. Şarabın Avrupa’daki en önemli şehirlerinden biri burası…

BORDEAUX l

Akşam Üstü

St Pierre bölgesini gezin. Burası tarihi ve eski bir çok kiliseye ev sahipliği yapmakta. Küçük meydanlar, eski sokaklar, güzel kafe ve barlar burada bulunuyor. Rue Ste Catherine en önemli caddelerden biri. Burada alışveriş yapabilirsiniz. Chartrons bölgesi alışveriş için enteresan dükkanlar barındırmakta. Daha önce bahsettiğimiz gibi depodan dönüştürülmüşler. quaidesmarques.com/bordeaux. Önemli müzelerden Musée d’Art Contemporain ise 7 Rue Ferrère adresinde ve girişi €5.

BORDEAUX j

Akşam

Artık güzel bir akşam yemeğini hakettiniz sanırız. Biz meydanda bulunan Grand Otel De Bordeux’da akşam üstünü kahve içerek ve sıcaktan korunarak geçirdiğimizden bu otel’in davetlisi olarak tepedeki güzel Meksika temalı geceye uçağımızdan önce kısaca katıldık. Teras’lar Bordeaux şehrinde görülmesi gereken yerler. Otellerin teraslarını denemenizi öneririz.




Yemek için ise gitmedik ama araştırmalarımız Le Chapon Fin (5, Rue Montesquieu; 0556 791010; chapon-fin.com) adresini bize kaliteli ve güzel bir yemek için doğru seçim olduğuna ikna etmişti. Özellikle iç tasarım ve dizaynı görülmeye değer olarak söylenmekte. Gece ise barok dekoru ile La Comtesse (25 Rue-du-Parlement-St-Pierre) bar’ı denemenizi öneririz. Her yaştan kesim için uygun mekan.

La Tupina: 2-8 Rue Porte de la Monnaie. 00 33 5 56 91 56 37; latupina.com ise diğer bir yemek alternatifiniz olabilir. Buradan sonra caz dinlemek isterseniz destinasyon Quai-de-Paludate olmalı. Numara 58’de bulunan Comptoir-de-Jazz canlı müzik sunmakta.

BORDEAUX m

Görmeniz gereken diğer yerler

  • St Emilion şehir dışında 40 dakika araba yolculuğu mesafesinde şarap kasabası. Bir tane ziyaret etme şansınız varsa buraya odaklanın.
  • Triangle d’Or (Altın Üçgen) Bordeaux’nun üç bulvar kesişim noktası. Cours Clemenceau, Cours de l’Intendance ve Allées de Tourny.
  • Place de la Comédie, Grand Theatre yani büyük tiyatronun önünde. Konser varsa burada kaçırmayın opera-bordeaux-com.

BORDEAUX f

  • Esplanade des Quinconces çok büyük bir meydan. Boş. Montaigne ve Montesquieu heykelleri var. Le Monument aux Girondins ise çok enteresan bir çeşme. Bir çok sembol işlenmiş üzerine.
  • Nehir kenarı harika. Yürümek için nefis. Pazar günleri pazar kuruluyor. burası atıl bir liman artığı iken nefis restore edilmiş ve harika bir yer olmuş . Yürümek, paten ve bisiklet için ideal. Eski depolar ise bar ve dükkan olmuş. Palais de la Bourse gene nehir kenarında görebileceğiniz büyük bir alan.

BORDEAUX c

  • St Pierre bölgesi eski zamana götürecek tarihi bir bölge. Üniversite öğrencilerinden tarih meraklılarına kadar herkes burada. Bordo şehrinin en canlı yeri.
  • Musée d’Aquitaine atlantik ticaretinden romalılara kadar tarihin en önemli alanlarının izlerine tanıklık edeceğiniz bir müze. 20 Cours Pasteur; 00 33 5 56 01 51 00
  • Musée des Beaux Arts, Rönesans dönemin tarihini incelemek için gidilebilir. 20 Cours d’Albret; 00 33 5 56 10 20 56. Çoğu koleksiyon ücretsiz.

BORDEAUX a

  • Ste Croix ve St Michel bölgeleri. İki büyük Kilise, pastaneler, barlar ve kafeler burada…

BORDEAUX h

BORDEAUX i

Dükkanlar ve Alışveriş.

  • Rue Ste Cathérine civarındaki dükkanlar yürüme ile ulaşılabilir.
  • Place de la Comédie antika için gezilmesi gereken bir cadde.
  • Diğer önemli alışveriş caddeleri ise Chartrons bölgesi ve Rue Notre Dame.
  • Marché des Capucins Bordo’nun ana pazar yeri.

BORDEAUX b

  • Marché des Quais, Pazar günü nehir kenarında kuruluyor ve şarap istridye keyfi yapmak ve yeni tatlar için ideal.
  • Cave Art & Vins ise Bordo’nun en önemli şarap dükkanlarından biri. Place du Palais üzerinde.
  • Jean d’Alos peynirin cenneti. 4 Rue Montesquieu
  • Chocolaterie Saunion dört jenerasyondur yönetilen en kaliteli çikolata evi. 56 Cours Clemenceau

Normandiya ve Bretonya

Geçen sene Ağustos ayında yedi günümüzü geçirdiğimiz Fransa’nın Normandiya ve Bretonya bölgelerinde deniz, yemek, kültür ve bol keyif içeren bir tur yapmıştık. Buralara gittiğimiz tüm şehirleri sizler için son 6 ayda tek tek yazdık.  Deauville , Trouville , Villerville , Cabourg , Cancale , Saint-Malo , Dinan , Honfleur , Dinard

normandiya-bretonya (1)

Ancak fotoğraflarımızı ayırırken her yazıya koyacağımız fotoğrafları elerken aklımızın takıldığı ve çok sevdiğimiz fotoğrafları sizleri için ayırdık. Bizim çok eğlendiğimiz, çekerken keyif aldığımız bu fotoğrafların bazılarında harika evler, bazen bizi bazen ise güzel manzaraları göreceksiniz.

normandiya-bretonya (20)

Çok beğendiğimiz bu iki bölgeye umarım vizelerimizi alırsan gene feribot ile İngiltere’den tekrar gitmek istiyoruz. Güzel midyeler, şaraplar, peynirler hem bizleri hem de gezmediyseniz sizleri bekliyor. Resimlerin aralarında gene çeşitli şehirlerin bağlantılarını sizler için sunuyor olacağız. Fikrinizi değiştirip bunlara tıklarsanız o şehir hakkında yazdıklarımıza ulaşabilirsiniz.

İyi Seyirler

normandiya-bretonya (21)

Deauville , Trouville , Villerville , Cabourg , Cancale , Saint-Malo , Dinan , Honfleur , Dinard

normandiya-bretonya (22)

normandiya-bretonya (23)

normandiya-bretonya (24)

 

Deauville , Trouville , Villerville , Cabourg , Cancale , Saint-Malo , Dinan , Honfleur , Dinard

normandiya-bretonya (26)

normandiya-bretonya (27)

normandiya-bretonya (28)

 

Deauville , Trouville , Villerville , Cabourg , Cancale , Saint-Malo , Dinan , Honfleur , Dinard

normandiya-bretonya (29)

normandiya-bretonya (30)

normandiya-bretonya (31)

Deauville , Trouville , Villerville , Cabourg , Cancale , Saint-Malo , Dinan , Honfleur , Dinard

normandiya-bretonya (2)

Deauville , Trouville , Villerville , Cabourg , Cancale , Saint-Malo , Dinan , Honfleur , Dinard

normandiya-bretonya (3)

normandiya-bretonya (4)

normandiya-bretonya (5)

normandiya-bretonya (6)

Deauville , Trouville , Villerville , Cabourg , Cancale , Saint-Malo , Dinan , Honfleur , Dinard

 

normandiya-bretonya (7)

 

normandiya-bretonya (8)

normandiya-bretonya (9)

normandiya-bretonya (10)

normandiya-bretonya (11)

Deauville , Trouville , Villerville , Cabourg , Cancale , Saint-Malo , Dinan , Honfleur , Dinard

normandiya-bretonya (12)

normandiya-bretonya (13)

normandiya-bretonya (14)

normandiya-bretonya (15)

normandiya-bretonya (16)

Deauville , Trouville , Villerville , Cabourg , Cancale , Saint-Malo , Dinan , Honfleur , Dinard

normandiya-bretonya (17)

normandiya-bretonya (18)

normandiya-bretonya (19)

Deauville , Trouville , Villerville , Cabourg , Cancale , Saint-Malo , Dinan , Honfleur , Dinard

Saint Malo

Saint-Malo Britanya’nın kuzeyinde Normandiya bölgesi ile komşu olan harika bir liman kenti. Kendin en önemli özelliği İngiliz adaları olan Jersey ve Guernsey’e düzenlene feribot seferlerinin buradan hareket etmesi ve bu adalara en yakın kentlerden biri olması.

St-Malo (14)Tabi sadece feribot ile buraya gelmek değil ama yüzyıllar boyu keşfetmeye, denizciliğe ve ekspedisyonların buradan yola çıkmasına ev sahipliği yapmış bu surlarla çevrili, harika plajlara sahip, bol yürüyüş imkanı sunan şehri biz de çok keyif ile ve detaylı bir biçimde gezme imkanı bulduk.

St-Malo (1)

Saint Malo’nun Tarihçesi

Saint Malo kenti zenginliğini özellikle 16 ve 18ç yüzyıl arasında yükseltti. Nasıl mı ? Korsanlara ev sahipliği yaparak ! Evet yanlış duymadınız. Bu şehir deniz korsanlarının ev sahipliğini yapan dünyadaki önemli kentlerden biri idi. Bu gemiler Fransa Kralı tarafından da diğer ülke gemilerine ganimet için saldırılması talimatı almıştı.

St-Malo (2)

Çok karlı olan bu sistem sayesinde çok ciddi gelirler elde eden şehir iyi bir yapılanma ve büyümeye gitti. Bu sayede surlarını güçlendirdi. Şehir Fransa’nın işgali sırasında 1944 yılında çok ciddi yıkıma uğradı ve yeniden yapıldı. Bu detaycı güzel renovasyon yıllar sürdü ama gerçekten değdiğini söyleyebiliriz.

St-Malo (3)

Eski şehrin ismi intra-muros yani “Duvarlar içerisinde” anlamında gelmekte. sur duvarları çok kalın ve saldırılar için ciddi korumalı. Eskiden önünde yol olmadığından direk bir ada gibiymiş bu ada. Şu anda ise önü arkası, sağı ve solu genelde dolu ve buralarda yürüyüş yolları, plajlar ve tabii ki de en önemlisi kocaman bir liman var. Biz şehri özellikle Karadağ’ın Kotor şehrine benzettik.

St-Malo (4)
St. Malo’yu gezmenin en güzel yolu surların üzerinde tüm kaleyi ve şehri dolaşmak. Bu surların üzerinde bir çok Kaşif’in büstüne rastlayacaksınız.  Hem şehrin hem de okyanusun manzarası ise sizi büyüleyecek.

St-Malo (5)

Eski şehir Mont St Michel adasındaki gibi gri granit taşlardan yapılmış harika evlerden ve binalardan oluşuyor. Çok dar aralıkları olan binalar Güneş’in evlerin arasına girmesine engel olacak kadar birbirine yakın. Sokaklar turistik kafeler, barlar ve restoranlar ile dolup taşmakta.

St-Malo (6)

Şehrin ana kapısı Liman’a bakmakta. Hatta kapısında yazın küçük çocuklar için dönme dolap bulunmakta. Şehre girmeden önce turizm ofisinden broşürler almayı ve haritanızı unutmayın. Bu broşür değişik yürüyüş yollarını da içermekte.

St-Malo (7)

Porte St. Vincent rotanın başlangıcı için ideal lokasyon. St Vincent kapısının yanında ise Place Chateaubriand bulunmakta. Burası en keyifli meydanlardan biri. Burada oturup kahve içebilirsiniz.

St-Malo (9)

Kale için 12. yüzyılda yapılan Saint Vincent Katedraline de ev sahipliği yapmakta.  Cour de la Houssaye ise 15.yy’dan kalma Düşes Anne’nin evinin olduğu yer. Parc de la Briantais ise çok güzel büyük bir park ve buradan mazara harika. Şehrin içinde gezen küçük trene ise çocuklarınız ile binip gezebilirsiniz.

St-Malo (10)

Saint Malo kumsalları ve adacıkları
St Malo çevresindeki adalar ve plajlar ayrı bir güzellik. Masmavi deniz ve bir çok kayalık sizin için küçük maceralar barındırıyor. Yürüme mesafesinde bulunan adalar ise keşfedilmeyi bekliyor. Plage de l’Eventail, Vauban tarafından tasarlanmış 17. yüzyıldan kalma kaleyi barındırmakta.  Diğer plajlar ise  Grand Bé ve Petit Bé. Romantik yazar Chateaubriand’ın mezarı ise Grand Bé adasında.

St-Malo (11)

Petit Bé adasında bulunan diğer bir surlarla çevrili kale bir sergi evi olacakta kullanılmakta.

St-Malo (12)

St-Malo (13)

Sizi uyarmak istediğiiz bir önemli husus ise gelgit. Bu adalara yürüyerek gittikten sonra dalgalar yükselir ise adalarda mahsur kalabilirsiniz. Turizm ofisinden bilgi alarak adaları doğru zamanda ziyaret etmenizi öneririm. St-Malo (15)

St-Malo (16)

St. Malo gerçekten harika bir kent. Kesinlikle Britanya’da kaçırılmaması gereken yerlerden biri.

St-Malo (17)

St-Malo (18)

St-Malo (20)

St-Malo (21)

Honfleur

Honfleur Fransa’nın Normandiya kıyılarındanki bence gezdiğimiz en görkemli kentlerden biri. Tarihi buram buram size koklatacak olan bu kasabada yarım günden fazla bir zaman geçirdik ve doyamadık diyebilirim.

honfleur (6)

Bir liman kenti olan şehir İngilizlerin saldırılarından korunmak üzere yüzyıl savaşları başından beri çok stratejik olarak konumlanmış olan bir şehir. 1357’de İngilizler tarafından ele geçirilmiş ve çeşitli dönemlerde İngiliz etkileri ve yönetimleri altında kalmıştır.

honfleur (5)

Yüzyıl savaşlarından sonra, denizcilik alanındaki gelişmelerden nasibini alan şehir tam bir liman şehri olmuşturç Ticaret ve taşımacılık konusunda ana Fransa’dan denizlere açılan önemli limanlardan bir olan şehri gezdikçe denizciliğin ne kadar önemli olduğunu anlayacak ve hissedeceksiniz.

honfleur (2)

Binot Paulmierde Gonneville Brezilyayı,   Honfleurais Jean Denis departed Newfoundland adasını ve 1608 yılında Samuel de Champlain, Quebec’ı bu limandan çıktıkları ekspedisyonlar ile keşfetmişlerdir.

honfleur (4)

Bunlar özellikle Kanada batı Amerika ve Afrika sahilleri ile ticareti geliştirmiş, bugün bu noktalarda Fransızcanın ana dil gibi konuşulmasındaki en büyük sebepler haline gelmiştir. Maalesef köle ticaretinin de bu sebeple beşik noktası haline geldiğini de atlamamak gerekmektedir. Bu yıllarda genişleyen şehir Colbert’in kurallarına boyun eğmiş ve kale surlarının bazıları emirleri ile yıkılmıştır.

honfleur (7)

Büyük dünya savaşından sonra ise, ticaret azalmış ve daha farklı ve gelişmiş liman olan Le Havre’ye kaymıştır.Daha sonra şehir turistik bir kent olarak hayatına devam etmeye başlamıştır. Honfleur25 Ağustos’ta Belçika ordusu tarafından Almanya’nın elinden alınmıştır.

honfleur (8)

Le Vieux Bassin et la Lieutenance, yani eski liman ve şehir  kamu binaları bölümü gerçekten görülmeye değer. Şehre girince ince uzun bir yokuştan sahile kadar gelmenizi, arabanızı yukarı ara sokaklarda bırakmanızı öneririm. Yaklaşık 10 dakikalık yürüyüşten sonra şehri baştan aşağı yürüyerek gezebilirsiniz. Şehrin sol tarafında liman ile beraber canlı ara sokalar, sağ ve deniz kıyısında çok daha eski şehir ve yerleşimler bulunmakta.

honfleur (9)

Gezmenizi önerdiğimiz yerler ve yapılacaklar :

  • Sainte-Catherine Klisesi. Ahşap’tan yapılan bu klişe 1.500 yılından kalma.
  • Ağaç Çan Kulesi. Yazın sürekli 10-12 ve 14-18 saatleri arası açık.

honfleur (10)

  • Musée Eugène Boudin. Yani Boudin’in müzesi. Empressionist dönemin önemli sanatçılarından. 92’ye yakın tablosunu burada görmeniz mümkün.
  • Lieutenance Binası.

honfleur (31)

  • Notre Dame de Grâce Şapeli. Burası Richard II tarafından yaptırılmış ve 1615’de tekrar yapılmış. Manzarası harika.
  • Musée de la Marine. Yani deniz müzesi. Model tekneler ve denizcilerin yaşamı anlatılmakta. Pazartesileri kapalı.

honfleur (12)

  • Pont de Normandie. Yani Normandiya köprüsü, şehir dışında. Yolculuk için otoban ücreti 5 Euro.
  • Normandy Kültür ve Etnoğrafya müzesi. Eski hapisane yerine yapılmış. Eski Normandiya’daki hayatı anlatıyor.

honfleur (13)

  • Le Jardin des Personnalités. Karakterlerin bahçesi. Burası büyük bir bahçe. Burada oturup kuşları seyredebilirsiniz. Ünlü kişiler bu bahçe için bağışlar yapmışlar ve güzelleştirmişler.
  • Maisons Satie (Satie müzesi). Satie’nin müziğine doğru mistik bir yolculuk. Besteci Erik Satie 1866’da bu evde doğmuş.  Evi gezmek 4 Euro.

honfleur (14)

honfleur (15)

  • Le Jardin Retrouvé (Halk bahçesi). Sabah 8’den güneş batana kadar açık. Çocuklarla zaman geçirmek için ideal.
  • Naturospace (Canlı Kelebekler bahçesi). Burası kapalı bir tropik ortam. Özellikle yağmurlu bir günde gezmek için harika Giriş 8 Euro.

honfleur (16)

Bizler gezerken çok keyif aldık. Dondurma almanızı ve gene tuzlu krepleri biraz pahalı olmasına rağmen kesinlikle limandaki manzarada almanızı öneririm. Limanda içki içmek akşam güzel olabilir. Ancak biz o kadar kalamadık. Sahilde daha sonra yolculuk yaparak Deauville’ye kadar gitmeniz mümkün ve bu yol çok keyifli.

honfleur (17)

Ara sokaklardaki evler ve özellikle eski otellerin otellere dönüştürülmüş halleri muazzam. Biz bazı otelleri gezdiğimizde bayıldık. Tabii ki konaklama için son derece pahalı.

honfleur (18)

honfleur (19)

Yokuşlu bir şehir Honfleur. Bunu da göz önünde bulundurmanız lazım. Tepelere çıkmak çok zor değil ancak yanınızda çocuk ve yaşlılar var ise dikkatli olmanızı öneririm.

honfleur (20)

honfleur (21)

honfleur (22)

Bazı eski evler gerçekten içi boş denecek kadar bakımsız ancak buralarda yaşlı kişilerin yaşadığına şahit olduk. Ayrıca evlerin bazıları tarih eser statüsünde olduğundan maalesef dokunamaz durumda. Honfleur’ü keyifle gezmenizi dileriz.

honfleur (23)

honfleur (24)

honfleur (25)

honfleur (26)

honfleur (27)

honfleur (28)

honfleur (29)

honfleur (30)

 

 

honfleur (1)

honfleur (11)

Dinard

Dinard Fransa’nın Britanya bölgesinde zümrüt kıyıları denen “Emerald Coast” bölgesindeki küçük ve harika plajlara sahip kasabalarından biri. Harika havası, keyifli yaşamı ve güzel evleri ile Fransa’nın emekli olunup keyif sürülebilecek güzel yerlerinden bir tanesi.

dinard (19)

Daha önce bahsettiğimiz Cancale ve ileride yazacağımız St. Malo gibi diğer şehirlere de çok yakın bir konumda olan Dinard’ın lokal havalimanına uzaklığı da sadece 4km.

dinard (18)

Modern çağda Dinar’da ilk yerleşenler St. Malo ticari şehri için gelen deniz tüccarları oluyor. Burada muhteşem evler inşa ediyorlar. Ancak bunlardan sadece bazıları günümüzde ayakta kalabilmiş.  19. yüzyılda ise Amerikalı ve İngiliz aristokratlar bu sayfiye yerini kaliteli villalar ile eşsiz ve daha değerli bir hale getirmek için çabalamışlar.

dinard (17)

Bu noktada inşa edilen ‘Le Grand Hotel’ gene muhteşem bir bina ve manzara sahip. Dinard’in ismi Din ve Art Kelt terimlerinden oluşuyor ve tepelere hakim anlamına geliyor.

dinard (16)
Dinard özellikle 1930’daki jet set furyasının başlamasından sonra biraz değerini kaybediyor. Nedeni ise sosyetenin Côte d’Azur bölgesini tercih etmesi. Bugün Dinard, Fransa’daki en ‘İngiliz alanlardan’ biri kabul ediliyor. 407 adet çok özel villası ile bu şehir gerçekten görülmeye değer.

dinard (15)

Eski ismi Saint-Énogat olan şehrin ismi 1879 yılında değişiyor. Dinard-Saint-Énogat oluyor. sonra 1921 yılında tekrar değişiyor ve Dinard oluyorç . Saint-Énogat ise şimdi şehrin batı kıyısına ismini veriyor. Grand Hôtel Barrière (5-star), buranın en muhteşem oteli.  Diğer otellerden önemli olanları ise Casino’nun yanındaki Royal ve Thalassa Dinard, Villas de La Falaise.

dinard (14)

Joan Collins, Winston Churchill, Alfred Hitchcock tatillerini bu bölgelerde geçiren ve buraya ün katan ünlüler. Sapık filmindeki villa Plage de l’Écluse plajının yakınında bulunuyor. Picasso ve Arabistanlı Lawrence de burada zamanını geçirenlerden bazıları.

dinard (13)

dinard (12)
Halles de la Concorde meydanında neredeyse her gün pazar var. Salı, Perşembe ve Cumartesi günleri Place Crolard’da da bir pazar kuruluyor. Yazın ise antika pazarı zaten bütün Fransız kasabalarını sıkça dolaşır gezer, özellikle pazar günü Esplanade de la Halle bölgesini ziyaret etmeyi unutmayın 🙂

dinard (11)

dinard (10)

Şehri gezmek için deniz kıyısına inin. Otelimiz bizim tepe bölgelerde idi. Ancak yürüyerek güzel villaları gezmenizi ve sokaklara dala çıka sahile inmenizi öneririm. Evlerin en güzelleri gene deniz kıyısına yakın.

dinard (9)

dinard (8)

dinard (7)

Port Breton Park Prieure beach karşısında güzel bir gül bahçesi. Burada çocukların oyun alanı da bulunmakta. Casino zaten muhteşem. dinard (6)

dinard (5)

Onun dışında sahilde bira, kahve , midye ve özellikle tuzlu krep yemenizi öneririm. Sahil boyu yürüyüş yapmak için ideal. Hava güzel ise ayakkabıları alın ve uçsuz bucaksız kumlarda yürüyün ya da çocuklarınız ile oynayın…

dinard (4)

dinard (3)

dinard (2)

dinard (1)

Villerville

Villerville aslında Deauville ve Trouiville şehirlerinden daha ünlü değil. Küçük kendi halinde bir Fransız kasabası. 19. yüzyılda gelişen ve deniz kıyısında küçük güzel evler kiralayarak Normandiya’nın keyfini çıkarabileceğiniz bir yer.

Villerville Caen’e 44, Paris’e ise 170km uzakta bulunmakta.

Villerville bir çok kitap satan dükkanlarından dolayı bölgede kitap kasabası olarakda anılmakta.

Çakıl ve kum karışımı uzun plajı en önemli noktası. onun dışında sessizlik, deniz manzarası ve belki bir kadeh şarabın size yeteceği bir yer…

Denizden görünen nokta Le Havre. Kumsalın arkasında kalan bölgenin ismi Les Graves. Şimdi koruma altında bir ormanlık alan.

Normadiya’ya giderseniz, Honfleur’den sahil yolunu takip edin, Villerville’i es geçmeyin…

Salomon Exo Calf II ve Exo SS Testi

Evet bazılarınıza Nasa ürünü gibi gelebilir isim itibari ile 🙂 Katılıyorum. Bugünden başlayarak ürün testleri ve incelemelerini de sizlere sunarak macera yarışları, koşu, bisiklet gibi sporlarda kullandığım ürün ve ekipmanları sizlere tanıtacağım. İlk tanıtacağım ekipmanım Salomon Türkiye’nin yardımı ile Fransa’dan gelen ve macera yarışı gibi fiziksel dayanıklılık gerektiren sporlarda kullanıldığında atletlerin fiziksel olarak ağrı, krampve diğer zorlanmaları azalttığı labaratuar ortamlarında kanıtlanmış kompresyon çorabı Exo Calf II.

EXO CALF II EXO CALF II EXO CALF II

Ürün bir çorap şeklinde isminde de anlaşılacağı gibi bacağın “calf” yani alt baldır kısmına giyiliyor. Giyildikten sonra gerekli ısınmanızı yapıp yarış sırasında sürekli olarak aynı şekilde kullanmaya devamediyorsunuz.Üzerindeki bal peteği teknolojisi ile bacağınızdaki kan dolaşımı ve laktik asit birikimini engelliyor. Bu sayede ani hareketler, zıplamak , yüksek yerden atlamak gibi trail running ya da macera koşuları ve yarışlarında sakatlanmanızı ve kramp ile yarışta zorluk çekmenizi engelliyor.

Verilen rakamsal analiz verilerine göre  Exo Calf II kan akışını arttırarak bacağınızı zorlama sınırını %15’e varan sürelerde esnetiyor. Aynı zamanda Laktik asit birikimini ise %29 azaltıyor. bu da kramp’ın engellenmesi açısından çok önemli.
EXO S-Lab Ekipmanları

salomon-banner

Ekipmanın üstümde iken test sırasında fotoğraflarını aşağıda bulabilirsiniz. Triton Macera yarışında ise bisiklet, koşu ve diğer etaplarda diz kalça arasında özellikle ani ısı  değişimi ve oturuş pozisyonundan dolayı Kano etabında krampa maruz kalmama rağmen gerek Exo SS Zip Tech Tee gerekse Exo Calf II kullanımından dolayı kesinlikle diğer bölgelerimde kramp ya da herhangi bir başka problem hissetmedim.

Emre tok; Triton Yarışında Emre Triton Yarışında

EXO SS ZIP Tech Tshirt ise koşu sırasında sırtınızda bulunan petek şeklindeki deseni ile zaten daha dik durmanızı sağlıyor ve sizi sarıyor. Koşu sırasında T-Shirt’un sizin vücudunuza adapte olduğunu ve sizinle beraber size destek olduğunu hissedebiliyorsunuz. Burada en büyük fayda koşarken sizin daha rahat nefes almanızı sağlaması. Giyip çıkartırken alışık değilseniz biraz zorlanmanız mümkün. Beden seçiminde ise bol gelen değil vücudunuza tam geleni seçmenizi öneririm.

Salomon Exo T-Shirt

Salomon’un tüm ekipmanları Türkiye’de CMS Spor tarafından ithal edilmekte. Ürünlerin çoğunu direk bulabileceğiniz gibi çok özel malzemeleri ise sizin için getirebiliyorlar.

S-Lab özel Salomon labaratuarı ve burada geliştirilen ürünler limitli sayıda, sadece yarışçılar baz alınarak üretiliyor, daha kaliteli, hafif, uzun süre dayanıklı ve özel.

Çok uzun süredir istediğim bu ürünleri beni kırmayıp Fransa’lardan getirten Salomon ekibine tekrar teşekkürler…

Other Salomon Reviews /Diğer Salomon Ürün İncelemeleri


Güney Fransa – 1 Aix-en-Provence – South France – Aix-en-Provence

Güney Fransa gezisinde yaklaşık 9 gün boyunca ona yakın şehir gezdik. Bu gezilerimiz sırasında şehrin dokusu, mimarisi, favori yemekleri, tadları, doğası ve tarihi ile yakından ilgilendik. Ancak tatilimizi özellikle müze vs üzerine değil keyfi üzerine kurguladığımızı belirtmek isterim. Istanbul-Lyon arası THY ile 3 saat civarından bir uçuş. Havalimanından kiralanan küçük bir Fiat 500 ile yolumuza devam ediyoruz. İlk durak Aix-en-Provence. Aynı bölgenin ismini taşıyan şehre yaklaşık 3.5 saatte keyifli, dura kalka, yavaş ve etrafı gezerek ulaşıyoruz.

During South France trip, we travelled almost 10 cities for about 9 days. During our trip, we closely interested in the texture, architecture, famous foods, tastes, nature and history of the city. But I must say that we planned our holiday according to our pleasure, not to particularly museums or etc. The distance between Istanbul and Lyon is a 3 hour flight with Turkish Airlines. We went on to our journey with a small Fiat 500 which can be rented from the airport. The first station was Aix-en-Provence. We arrived to the city which had the same name, after a pleasant, slow journey in fits and starts.

Aix-en-Provence Hakkında

About Aix-en-Provence

http://www.aixenprovencetourism.com/uk/
http://www.lezzet.com.tr/tarifler_dunya/00383/

Cours Mirabeau,  çınar ağaçları ve taş evleriyle şehrin en merkezi yerinde. En eski bölge olan Vieil Aix, Cours Mirabeau’nun kuzeyinde kalmakta. Her yerde çeşmeler var. Şehirde 200’den fazla çeşme ve 4 tane Üniversite var. Kafeler’de tabiiki Fransa’nın her yerinde olduğu gibi her yerdeler.Rue Espariat sokağında kafeler ve tasarım butikleri bulunmakta.  Place de l’Hotel de Ville i görmeniz gerekir diye düşünüyorum. Binanın hemen yanındaki postane 18. yüzyıldan kalma .

Cours Mirabeau is in the most central place with its plane trees and houses from stone. Vieil Aix which is the oldest region stays in the north of Cours Mirabeau. There are fountains more than 200 and four universities in the city. Cafes are also everywhere as well as the whole France. Cafes and design boutiques are located in Rue Espariat Street. To me, you must see Place de l’Hotel-de-Ville. The post office next to the building dates from the 18th century.

aix en provence carousel

Yolda yürürken Velib bisikletleri, eski bir sinema daha sonra ise merkeze yaklaşıyoruz. İnsanlar kafelerde ama en güzeli pazar günü tüm yolun geniş kaldırımı antikacılarla dolu. Cam şişeler, eski reklamlar,gravürer, pullar, kapılar, çerçeveler… Saymakla bitmez. Kendimize küçük bir cam şişe ve 2-3 gravür alıyoruz.

While walking on the road we saw Velib bicycles, an old cinema and then we came closer to the centre. People were at the cafes literally every day. But the most beautiful day was Sunday when the wide pavement was full of antiquarians. Glass bottles, old advertisements, gravures, stamps, gates(doors), frames… Too much to count. We bought a small glass bottle and a few gravures for ourselves.

aix en provence - Antikacılar

aix en provence - Antikacılar Sokağı Kapatmış

aix en provence (3) aix en provence (6) aix en provence sokak

Sokaklarda yürümeye devam ediyoruz. Bugün ayrıca şehrin merkezinde meyve, sebze ve peynir pazarının kurulma günü. Harika çeşit çeşit peynirler. Ben küflü eski tip peynirleri seviyorum. Ağır kokmasına rağmen sıcak baton ekmek arası nefis gidiyor. Hemen yol için azık yapıyoruz. Bir sonraki durak 200km sonra Cannes. O zamana kadar yolda yenecek en güzel şeyler bu harika el yapımı sandwichlerimiz. Meyve sebze pazarından meyve + biber tuşusu alıyoruz.

We went on walking in the streets. That day was also the day when a bazaar of fruit, vegetable and cheese was set up in the city centre. I liked blue cheese; though it smells funky, it goes well with hot bread stick. We also made equipage. The next station was Cannes after 200 kilometres. Until that time, the most delicious things to eat were our handmade sandwiches. We bought fruits and pepper pickle from wet market.

Lavanta sabunları zaten güney fransanın vazgeçilmez unsurlarından. Güzel kokulu sabunlardan alıyoruz. Limonlu, muzlu ve lavanta favorimiz.

Lavender soaps are the essential elements of South France. We bought aromatic soaps. Lemon, banana and lavender were our favourites.

Peynir Koması !

Ben bu peynirleri yemem de ne yaparım… 🙂 Muhteşemler…

There was no option for me as not eating this cheese 🙂 They were delicious!

Çeşit Çeşit Peynirler

Önümüzde kurabiye, tatlı dükkanları ve rengarenk kutuları ile bir biskuvi dükkanı duruyor. Koku insanı 2 km öteden çekiyor. İçeri giren kendini kaybedebilir. Meydandaki gazete büfesinin hemen yanındaki sokakta iki tane var. Kırmızı ve yeşil iki dükkan parılparıl parlıyor, gelin bizleri gezin diye…

Cookie and sweet shops and a biscuit shop with its colourful boxes stood in front of us. The smell of it attracts you from two kilometres away. You could lose yourself inside. There were two shops in the street near the newsstand in the square. Two shops which were red and green shine brightly and would invite you.

Dükkanlar... Bisküvici... Bisküviler devam

Daha sonra soluklanmak için Les Deux Garçons Cafe’de bir şeyler içiyoruz. Burası Cezan’ın yemek yediği 1792’den beri pek değişmemiş bir brassierre. Akşamları harika deniz ürünleri ile yemek yiyebilir, gündüz ise güneşli havada kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

Later, we drank something in Les Deux Garcons Café to have a rest. This café is a brasserie in which Cézanne ate and which didn’t change since 1792.
http://www.fodors.com/world/europe/france/provence/review-119719.html
http://www.bing.com/images/search?q=les+deux+gar%c3%a7ons&FORM=BIFD#

Les Deux Garçons

Sokakları, akşam güzel kafe ve restoranları, büyük kapıları (kapı hastasıyım bildiğiniz gibi), rahat yaşamı ile aix en provence gerçekten bölgenin en görülmesi gereken şehirlerinden.

Aix-en-provence is one of the cities of the region which must be seen with its streets, cafes and restaurants, large doors (you know that I am addicted to doors) and laid-back lifestyle.

Pazar Yeri Dükkan Loser...

Şehrin merkezinde park sıkıntısı çok yok. Büyük kapalı parklar var ücreti pahalı akşam 4-5 saatlik bir gezinti için 12 euro’yu gözden çıkarmanız gerek. Şehrin içinde araba nerdeyse çok az geziyor. Eskişehrin sokakları güvenli. Turist bol. Cezan’ın evine yürümek için ciddi yokuş bir mesafe katediyorsunuz. Ev çok enteresan içinin fotoğrafınıçekmek yasaktı ama ben size internetten bunu bulabildim.

There was not much of a park problem in the city centre. There were large parking garages but they were expensive. For a 4-5 hour tour, you must be willing to pay 12 EUR. There were almost no cars inside the city. The streets of the old city were safe. There were many tourists. To go to Cézanne’s house, you must go up a very straight hill. The house was very interesting. Taking photographs was forbidden inside the house but I found this for you on the internet.

–> http://www.atelier-cezanne.com/anglais/visites.htm

Eserleri (His Works)

http://www.bing.com/images/search?q=cezanne&form=QBIR#
http://en.wikipedia.org/wiki/Cezanne

Sokak Sanatçıları

Sokak sanatçılarının yaptığı çizimleri alabilir ya da fransada harika bir portrenize sahip olabilirsiniz.

You could buy the drawings of street performers or you could have your beautiful self-portrait in France.

Klasik Bisiklet

Eski Bisikletler fotoğraf için favorim. Avrupalılar mal ve ürünlerinin hakkını vererek kullanıyor ve saklıyorlar. Özellikle sahip oldukları değerleri bilmelerinin yanısıra bu ürünlerin, bisiklet ya da araba farketmez uzun süre dayanmasının diğer bir sebei yol ve altyapılarının bunların eskimesine izin vermeyecek kadar iyi olması.

Old bicycles were my favourite for a photograph. Europeans use their goods well and save them. Besides they know their value, the other reason for longevity of bicycles or cars is the goodness of infrastructure and the roads which don’t let them wear out.

Meydandaki Binalar

Aix-en-Provence‘da 1.5 gün kaldık. Cezanne’in evini ve atölyesini gördük. Sokaklarda gezdik. Kafelerde oturduk. Eskicileri dolaştık. Kliseleri gezdik. Yürüdük…Yürüdük… Orada uzun süre yaşıyormuşuz gibi geldi. Muhteşem birşehir. Gitmenizi tavsiye ederim…

We stayed in Aix-en-Provence for one and half day. We saw Cézanne’s house and atelier. We wandered in the streets, sat in the cafes, visited junk shops and churches. We walked and walked. It felt like we were living there for a long time. It was a magnificent city. I definitely suggest you to go.

Şehir Merkezi Havuz

Tags: Güney Fransa Gezisi, Aix-en-provence, Velib Bisikletler, Cannes, Peynir