Segovia

Segovia‘nın önce biraz tarihinden bahsetmek istiyorum. Keltler, Romalılar, Vizigotlar. Avrupa’daki en önemli Romanesk koleksiyonları bu şehirde. Tarihçiler şehrin Müslümanlarin kuşatması sırasında terk edildiği sonra 11 yy da Hristiyanların geri döndüğünü söylüyor. Segovia aynı zamanda önemli bir Yahudi yerleşim yeri ve ticaret bölgesiymiş; özellikle tekstil endüstrisinde. Gotik Sanat ağırlıkta, 16-17 yy aristokrat aileler ve tekstilciler ticari rekabet içinde olsalarda , ekonomide gerileme Amerika’nın keşfi ve savaşlarla baş gösteriyor.

Arabamızı şehrin hemen dışında bulunan yer altı otoparkına koyup yürümeye başlıyoruz. İlk gözümüze çarpan dev su kemeri ve şehri çevreleyen duvar Son derece tarihi, romantik, yine bizi eski çağlara götürücek bir yer burası.

Şehir duvarı kireçtaşı ve kısmen granitten yapılmış, ilgilenenler için bilgilendirme merkezi bulunuyor, burada paneller üzerinde bulunan resimlerden şehri farklı açılardan görebiliyorsunuz ya da biraz efor sarf edip yürüyerek gezebilirsiniz.

Tepeden muhteşem manzara Yahudi yerleşim bölgesini ve ortaçağdan kalma askeri kalıntıları görme şansınız var. Sağlık problemi yaşayanlar turist otobüsleriyle şehrin duvarı etrafında gezebilir.

Romalılar döneminden kalma muhteşem su kemeri dünyadaki en iyi korunanlardan ve Segovia‘ya dağlardan suyu bu şekilde taşıyolarmış. Yakından görünce görkemine inanamıyorsunuz, 1.yy’da yapıldığı söyleniyor.

Biz yürüyerek kemerin altından geçiyoruz ve Azoguejo denilen küçük pazar bölgesine geliyoruz. Daracık sokaklar, küçük kafeler, dükkanlar iç açıcı.Hemen bir kafeye girip kendimize kahve ısmarlıyoruz. İspanya‘da kahveler çok lezzetli; hiç şaşmıyor. Tabiiki ben gene biramı ve tüm İspanya tatili boyunca yaptığım Tapas keyfini yapıyorum 🙂

Buradan çıkıp Calle Real denen caddeye geliyoruz burası sizi Plaza Mayor‘a götürüyor ama biz önce başka yerleri gezicez.
Plaza de Medina del Campo , Segovialılar için popüler buluşma yeri, barlar, restoranlar,konserler hatta kukla gösterileri yapılıyor, güzel havada gelirseniz konser ya da gösteri yakalama şansınız var.

Meydanda asil ailelerin evleri bulunuyor, aynı zamanda palazzolar ve tarihi binalarda cabası. Buradan Calle Real caddesine döndüğünüzde Carcel Real yani bugün kütüphane olarak kullanılan ama 1933’e kadar hapishane olan binayı görebilirsiniz, bina ünlü oyun yazarı Lope de Vega‘yıda 1577 ‘de misafir etmiş!

Plaza Mayor‘a doğru yürüyoruz, burası şehrin kalbi. Güzel bir tiyatro var meydanın etrafındaki bazı evler 1930 larda yapılmış..tabii en önemliside burada bulunan katedral. Yapımına 1525 yılında başlanmış. Arzu edenler katedral müzesini gezebilir.

Yolumuza devam ederken yine asil ailelerin evlerinin önünden geçiyoruz. Segovia‘da İslam sanatının da etkilerini dekorasyon ve avlulu evlerin bazılarında görmek mümkün. Daracık sokaklar inanılmaz güzel, iyiki bu şehre gelmişiz diyoruz.

Sırada Alcazar var, hani Walt Disney’e ilham vermiş olan kale; gidenler görmüştür.

Alcazar 13 yy kraliçenin resmi ikametgahı olmuş, Gotik görünümü var. Bilet alıp içeri giriyoruz o kadar yürüdük içeri girmeden olmaz.

Spiral şeklindeki daracık merdivenlerden kuleye çıkıcaz , benden söylemesi çıkması zor ama yukarıdan manzara müthiş.

Kalenin geri kalan odalarını da gezdikten sonra kendimizi tekrar sokağa atıyoruz daha görülmesi gereken yerler var!

Les Canonjias eski şehrin en iyi korunmuş bölgelerinden biri. Romanesk stilindeki evlerin ön cepheleri çok iyi korunmuş. Evler kiralanabiliniyor fakat renove edilemiyor yani kimse kafasına göre çivi çakamıyor bu yüzdende çok iyi şekilde korunmuşlar.

Yolumuza devam ediyoruz Plaza San Estaban‘a geldiğimizde 16 yy kalma müzeyle karşılaşıyoruz, meydanın biraz ilerisinde bir küçük meydan daha bulunuyor. Küçük bir kilise ve yanında bulunan Barok stildeki saray şu an tarihi arşiv olarak kullanılıyor. Bölgeyi terk etmeden önce Doctor Velasco Caddesi‘nden aşağıya doğru inerseniz Falconi Ailesi‘nin şimdi otel olarak kullanılan evini görebilirsiniz.

Söylediğim gibi bu muhteşem şehir ünlü ailelerin evleriyle dolu. Evet sırada en önemli yerlerden biri olan Yahudi yerlesim bölgesine geliyoruz. Daha önce bahsettiğim gibi Segovia tarihinde önemli rol almışlar. Yahudi populasyonuna dair ilk belgeler 13yy kadar gidiyor. Bundan 2 yy sonra nufüs şehrin aşagı yukarı her yerine dağılıyor, taki 1481 yılında juderia denilen bölgede toplanmalarına kadar.

Populasyonu farklı ekonomik sınıflardan gelen aileler oluşturuyor küçük bahçeli evlerde oturuyorlar. Günümüze kadar gelen sinagog sayısı sanırım bir iki tane. Bizim en çok beğendiğimiz bölgelerden biri oldu.

Segovia baştan sona tarih kokuyor Madrid‘e tatile gidenlerin bir gün daha uzatıp kesinlikle görmeleri gereken küçük ama içi dolu muhteşem bir şehir.

Dip Not: Küçücük şehirlerde bile geri dönüşüm kutuları tertemiz ve düzenli, hepsinin etrafı temiz. Sürekli boşaltılıyor 🙂

Tags:İspanya gezisi, Segovia Gezisi