Edinburgh

| Haziran 29, 2012 | 1 Yorum

Edinburgh’a geçen sene maraton için koşmaya gitmiş ve yarış raporumu burada yazmıştım. Ama fırsat olmadı başka şehirlere daldık ve İskoçyanın bu güzel şehrini unuttuk. Kesinlikle tekrar Sedef ile gitmek istediğim bir yer. Maraton heyecanı ile Cumartesi sabah çok erken gitme fırsatı buldum. Tüm gün şehri gezdim. Maratona kaydoldum. Hostelde kaldım. Ertesi gün akşam üstü tren’i ile Londra’ya döndüm.

Aşağıda Edinburgh (Edinboro diye okunur) ile ilgili detaylı neler yapmalısınız, nerelere gitmelisiniz şeklinde bir çok başlıktan oluşan kısa kısa notlar hazırladım.Daha da güzeli Türk Hava Yolları  Edinburgh’a İstanbul’dan direk sefer başlattı.

Pazartesi, Salı, Perşembe ve Cumartesi olmak üzere, haftanın dört günü karşılıklı İstanbul- Edinburgh arasında yapılacak seferlerle, THY’nin Birleşik Krallık’ta uçuş gerçekleştirdiği havalimanı sayısının toplam 6 oldu.

Edinburgh Uçak Bileti sanırım bu yaz aylarında çok rağbet görecek. Rezervasyonlarınızı yaptırınız.

Edinburgh’a havadan ulaşım diğer şehirlerden son derece rahat ve havalimanı yakın. Ben Londra’da oturduğumdan dolayı tren’i tercih ettim. Hızlı tren ile 4 saatte ulaşabiliyorsunuz.

Yol boyunca yem yeşil alanlardan geçiyor küçük kasabalarda duruyorsunuz. İngiltere bu açıdan tren yolculuklarında çok önemli bir noktada. Ancak yurt dışından geliyorsanız en akıllıcası uçak ile gemke ve hemen şehri gezmek.

Ben iner inmez hostele yerleştirip maraton kaydımı yaptırdıktan sonra tek başıma birazda maraton öncesi çok yürüyüp koşturmak istemediğimden dolayı tren istasyonunun hemen önünden kalkan otobüs turunu alıyorum.

Aldığım bilet iki farklı rotada gezmemi sağlıyor. İki farklı rotayı almak zamanınız var ise avantajlı. Bir tur yaklaşık 1.5 saat  sürüyor.


Yürümeyi seven ve sevmeyenler için şunu belirteyim, Edinburgh yokuşlu bir şehir. Çok düz değil. Bazı yerleri düz olsa da kale bölgesine ulaşmak için ciddi yokuş yürümeniz gerekiyor. Ancak yorucu değil.

Edinburgh bir müzik ve festival şehri. Her sene Ağustos ayında düzenlenen festivali ile bir marka yaratmış durumda. Tiyatrolar, piyesler, sokak sanatçıları, filmler ve operaları ile tam bir sanat şehrine bürünüyor bu tarihi şehir.

Bir çok Viski tadım dükkanı ve İskoç viskileri bu şehrin önemli bir diğer özelliği. Bu dükkanlar içki severler için adeta birer vaha. Yanlarında özel Çikolatalar ve purolarda deneyebiliyorsunuz.


Edinburgh’ta görülmesi gereken 10 önemli şey

  • Edinburgh Kalesi – Her yerden görünen bu kale Edinburgh festivalindeki önemli geçiş olan military tattoo gösterisine de ev sahibi
  • Greyfriars Kirkyard
  • Our Dynamic Earth – Bu müze interaktif ve sizi dinazorların çağına götürüyor.

  • Kraliyet Yatı Britannia – Kraliçenin 1935-1978 yılları arasında kullandığı yatın içi ve endamı inanılmaz.
  • İskoç Viski Tarihi Merkezi – Söylenecek pek fazla bir şey yok. Viski hakkında herşey.
  • Iskoç Ulusal Müzesi

  • Kraliyet Botanik Bahçeleri -1670’den beri ayakta olan İngiltere’nin en eski ikinci bahçeleri.
  • İskoç Ulusal Kütüphanesi – 13 milyon basılı kitep ve 1.6 milyon harita desek !
  • Holyroodhouse Sarayı -Kraliçenin İskoçya’daki evi.
  • Çocukluk Müzesi – Geçen yüzyılda çocukların nasıl yaşadığı, giyindiği ve hayatlarını anlatan müze.

Ayrıca hayalet hikayeleri ile ünlü Edinburgh’da bu şekilde hazırlanmış tematik gezilere katılabilir ya da 3100 kişilik Edinburgh Playhouse‘da bir tiyatro seyredebilirsiniz.

Diğer bir değişik tecrübe ise Yılbaşında düzenlenen Edinburgh Hogmanay Sokak partisi. Binlerce insanın akın ettiği bu parti 4 gün 4 gece sürüyor.

Gene Edinburgh hayvanat bahçesi 1913 yılında kurulmaya başlamış ve dünyanın en iyilerinden biri olarak gösterilmekte. Çocuklarınız ile güzelce zaman geçirmeniz için ideal.

Sadece genel Edinburgh Festivali değil yıl boyu bir çok festivale de ev sahipliği yapıyor bu şehir. Kitap, Caz, Film, Bilim, Fringe ve Mela isimli bir çok festival için Edinburgh yolculuğunuzu planlamadan muhakkak internette araştırma yapmanızı öneririm.


Diğer bir önerim ise İskoçyaya gitmişken şehir dışına da en az 1-2 günlük gezi için zaman ayırın. Bence Edinburgh sağlam yürüyen ve bizim gibi çok yorulmayan bir yapıda iseniz 2 günde ciddi gezilebilir.

Diğer kalan 2 günde ise İskoçyanın higland denen dağlık bölgelerini, şatoları ve  göllerini gezin derim. Şehirde ve otelinizde bununla ilgili tonlarca tur ve firma bilgisini bulabilirsiniz.

Yerel halk gibi içmek istiyorsanız gideceğiniz yerler aşağı yukarı belli. Sheep Heid Inn, Royal Oak, Sandy Bell’s ve Oxford bunlardan bazıları. Buralarda folk müziği, gaydanın sesi ve bazı günler düğün zamanı özel kilt eteklerini giymiş İskoçlara rastlamanız gayet mümkün !

Restoranlara gelince keyfinize ve yemeğe düşkün iseniz, Michelin yıldızlı restoranlar bu şehirde sizi bekler. Michelin yıldızlı şef Paul Kitching’in 21212 isimli yeri meşhur. Başka bir şef Jeff Bland’ın lokantaları ise Number One (The Balmoral Oteli İçinde). Daha hafif bir mönü ve vejetarjan yemekler sunuyor.

Şef Tony Borthwick ise Plumed House isimli bir restoran yönetmekte. Tom and Michaela Kitchin ise Kitchin isimli restoranlarını Leith’te 2006 yazında açtılar ve o yıl yıldızı kaptılar.Restaurant Martin Wisharthas ise gene yıldızlı ve 2001’den beri bunu gururla taşıyan geleneksel bir restoran.

Önemli viski dükkanları ise: Scotch Whisky Experience, Scotch Malt Whisky Society, Bennets, Canny Man’s, Cadenhead’s Whisky Shop ve Royal Mile Whiskies ödüllü ve en eski viski dükkanları.

Ben maratona gittiğimden ucuza ve hızlıca konaklama imkanı aradım ve hostlettlerde kaldım. Değişik ülkelerden arkadaşlarınız olabiliyor. Ama siz kaliteli otelleri tercih ederim derseniz, Scotsman,ya da lüks ve gotik Witchery by the Castle ya da Channings Hotel tam size göre. Tarihin içinde uyumak bu olsa gerek.

Şehir içinde yürümeniz için ise önerdiğim rotalar :

  • Pentland Hills
  • Arthur’s Seat (Edinburg’un en yüksek 7 tepesinden biri)
  • Braid Hills ve
  • Duddingston

Bu rotaları şehirde her otelde ya da restoranda klayca bulabileceğiniz haritalardan görebilirsiniz.

Macsween of Edinburgh‘tan buraya özgü ekmek ya da cornish sosisleri almanızı öneririm. onun için adres ise Crombies of Edinburgh. Vejeterjanlar için alışverişin adresi ise: Macsween’s.



Etiketler: , , , , ,

Yorumlar (1)

Trackback URL | RSS Feed Yorumları

  1. Gizem dedi ki:

    Merhabalar
    Londra edinburg arası ulaşım için tren kullanımını önerir misiniz?
    Güzargah farkı oluyor mu? Görsellik açısından. Yoksa otobüs mü daha iyi.
    Bir fikir verirseniz sevinirim.
    İyi akşamlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir