Edinburgh Maratonu – Edinburgh Marathon

Evet 4. maratonumu kendi bireysel en iyi derecemi yaparak 4 saat altında bitirmeyi başardım. 3 Saat 57 Dakıka ve 07 saniye ile 42.2 km’lık etabı bitirdim. Bir sonraki yazımda İskoçyanın bu harika şehri Edinburgh‘u anlatacağım. Ancak bu maratonun hikayesi.

I achieved to do my best record and finish my 4th marathon under 4 hours. I finished the first lap with 3 hours 57 minutes 07 seconds by 42 km. I will also write about Edinburgh, the wonder city of Scotland later. But this is the story of the marathon.

Cumartesi sabahı Londra Kings Cross tren istasyonundan East coast trenine bindim ve 4 saat 36 dakika içinde Edinburgh‘a vardım. Hostel’ e eşyalarımı yerleştirdim ve hemen dışarı çıktım. Karbonhidrat yüklememe en sevdiğim pizza olan dört peynirli pizza ile devam ettim.

On Saturday morning, I got on the east coast train from London Kings Cross and I arrived at Edinburgh in 4 hours 36 minutes. I checked-in my hostel and went out, continued to load carbohydrates with my favorite 4 cheese pizza.

Daha önceden adresime yarış numaram ve çipim postalanmıştı. Maraton fuarına giderek etrafı kolaçan etmek ve başka ne gibi yarışlar var ve parkur hakkında bilgi almak istedim.

Formerly, my marathon number and chip got posted to my address; so I went to the marathon fair and took a walk around to see what kind of races were on and wanted to get some information about the racetrack.

Maraton fuarı çimenlik bir alanda kurulu harika manzarası var arkanız yüksek tepeler ve buraya trekking yapabiliyorsunuz. Ben enerjimi gezgin olarak maraton öncesi şehri 6 saat yürüyerek zaten gereken yorgunluk seviyesine ulaştığımı düşünerek biraz daha saklamak istedim.

The marathon fair was based on grass and it had an amazing view with the high hills on the back where you could also go trekking there. I wanted save up my energy before the marathon even though I made a 6 hour trip in city earlier.

Bu fuardan Liverpool, Dublin, Loch ness gibi yerlerle ilgili bilgiler aldım. Özellikle Ekim ve kasım aylarında bu noktalarda da maratonlar düzenleniyor. Fuarda GU jel, Salomon, Compressport, Oxfam ve Montane gibi firmaların mallarını bulmak mümkün. Yağmur yağacağını ve rüzgarlı olacağını tahmin ettiğimden çok küçük elma boyutunda bir rüzgarlık alıyorum. Montane Marathon Smock. Bunu bel çantamda taşıyacağım.

I gained some information from the fair about Liverpool, Dublin and Loch Ness. There are some marathons on October and November on these areas. You could also find the products of GU gel, Salomon, Comressport, Oxfam and Montane in the fair. Since I guessed it was going to be rainy and windy, I took an apple sized raincoat with me, Montane Marathon Smock. I would carry this on my waist bag.

Fuarda en çok hoşuma giden bileğinize takabileceğiniz Pacer bantları idi. Bu bantlardan 3:55 olanı ile koştum ve 3:57’de bitirdim . Kendimi kontrol etmek için çok önemli bir etmen.

The most I liked was the Pacer strips that you could wear on your wrist. I run with the 3:55 strip and I finished at 3:57. It is really a good tool to check yourself.

Hostele erken geliyorum ve yatıyorum. ABD’li bir oda arkadaşım var. Geçen sefer 3:55 koşmuş. Bana tüyo veriyor.  Uyumaya çalışıyorum ama maraton akşamları çok rahat uyunmuyor. Gerçi bu benim en rahat uyku aldığım gece oluyor. Sabah 7de kalkıyorum. Hostelden check out etmem gerek. Ayaklarımı sürtünmeye karşı, göğüs uçlarımı kanamasın diye bantlıyorum.

I came back to hostel early and slept. I had an American roommate and he run 3:55 last time, giving me some advices. I tried to sleep but on marathon nights you barely sleep. But it was my best sleep and I woke up at 7. I taped my feet to prevent the friction and I also taped my nipples to prevent bleeding. I checked out from the hostel.

Üstüme Exo Calf çoraplarımı, Adım Adım T-Shirtümü ve bel çantamı alıyorum. Yürüyerek start alanına gidiyorum.

I took my exo calf socks, “step by step” t-shirt and waist bag. I went to the start area on foot.

Aşağıda Start alanından Son 40 ve son 20 dakikalarda çekilmiş 2 video bulacaksınız.

You will find 2 videos from start area that was taken at last 40th and 20th minutes.

Start alanında havalı korna sesi ile hayatımdaki 4. maraton başlıyor. İlk 5 km iniş. Daha sonra iniş çıkışlar var. Gaza gelmemeye çalışsamda averaj hızımdan daha hızlı gidiyorum. Bundan dolayı yavaşlıyorum. Starttan 15 dk önce GU gel alıyorum. Çok az su içtim. 1. saatin sonunda bir jel daha alıyorum ve bir elektrolit atıyorum. Gayet rahatım. Yağmur çiseliyor. 8.km civarından sonra bayağı bir süre okyanus kenarından koşmak keyifli. Bu bölümde iniş çıkışlar var. Relay yani 2 ve 3 takımlarla maratonun bölünmüş bayrak koşusu da bizimle aynı anda başlıyor. Hatta ultra koşan bir iki kişi sabah başlayan 21km yarı maratonu bitirmiş ve üstüne bizim maratona kaynamış 🙂

The 4th marathon of my life began with the cool honk on the start are. First 5 km was downslope. Later there were ups and downs. Though I tried not to get carried away, I was much faster than my average speed. I slowed down with that reason. I took GU gel 15 minutes before the start. I drank a little water. I took another gel at the end of 1 hour and I took and electrolyte. I was very comfortable, and the rain was spitting. After 8km, it was so much fun to run beside the ocean. There were ups and downs on this park. Relay race began simultaneously with us. Even more, a couple of people who run ultra in the morning had finished 21km half marathon and joined ours 🙂

Yolda sadece su ve lucozade enerji içeceği var. Çok rzgarlı ve soğuk bir hava olduğundan sünger yok, meyve olsa iyi olurdu. Ancak ellerinde jelibon ev yapımı kurabiye taşıyan küçük çocuklar var. 15.000 kişilik katılımı ile eğlenceli bir maraton Edinburgh. 21.kmyi en iyi yarı maraton zamanımla 1:54:01 ile geçiyorum. Ancak düz bir parkurda yarı maratonda 1:45 altına inebileceğimi tahmin edebiliyorum.

On the way, there were only water and lucozade energy drink. There was no sponge since it was too cold and windy. But it would be better if there were some fruits. But there were some little kids who were carrying some homemade jelly cookies. It was an enyojable marathon with its 15.000 attendants. I passed 21km with my best half marathon record as 1:54:01 and I guessed I could go under 1:45 on a straight racetrack.

Kramp ve ağrı yok. Asfaltta Londra’da iki kere 32 ve 34 km koşmak yaramış. 27.km’de bir ormana giriyoruz ve orman içi koşuyoruz, ilk kramp jelimi orada alıyorum. Daha sonra ormanda  gaza gelip tempo arttırıyorum. 21-30km arasındaki performansım muhteşem kendim için. En zorlanacağım bölümde en iyi şeklide gidiyorum. 3:55 altına inecekken golü atan rüzgar ve sağanak yağmur oluyor. Küçük çocukları yere düşürecek kadar seret rüzgar bizi son 6 mil bırakmıyor. Yolda 30 saniye tuvalet molası, 10. kmde göğüsümdeki numaranın ötmediğini düşünerek duraklamam ve arkadaki adamla çarpışmam, bir jel düşürdüğümden durup almak gibi bana toplamda 1-2 dk kaybettiren anlarda oluyor ama bunlar işin doğası.

There was no pain no cramps. It was good to me to run twice 32 km and 34 km in London on pavement. On 27th km we entered into a forest and continued running there. I took my first cramp gel there. After that, I speeded up and my performance between 21 and 30 km was perfect for me. I was doing well at the point where I was supposed to slog on. I was nearly going under 3:55 but wind and the rain made the score. This wind that could make the little kids fall down didn’t let us go at the last 6 miles. I stopped for 30 seconds for toilet and there were 1-2 minutes that I lost because I thought the number on my chest wouldn’t beeping and the man behind me bumped into me when I stopped, or I dropped a gel and grabbed it, but these were natural.

Son 1 km kendi kendime konuşuyorum. Yoldan çok ciddi destek geliyor. Finişe 100 metre kala küçük Türk bayrağımı açıyorum ve ilk 4 saat altı derecemi kutlayarak giriyorum. Harika bir T-shirt, bir çok ufak şeker gofret ve madalyamı alıyorum. O sırada duygularımı zor ifade edeceğim bir video çekiyorum. Boğazıma düğümleniyor kelimeler…

At the last 1 km I run by myself. There was a great support from the roadway. On the 100metre to finish, I opened my little Turkish flag and I celebrated my first under-4-hour success. I won a great T-shirt, lots of little candies and bars and a medallion. I took a video that I hardly spoke with my excitement. It was a priceless moment that words were not enough to describe.

Gidip kendime güzel bir iskoç bifteği ısmarlıyorum…Kutlama için

I bought a delicious Scottish steak for me to celebrate.

 Tags: Edinburgh, Edinburgh Maratonu, Maraton Fuarı


Paylaş

“Edinburgh Maratonu – Edinburgh Marathon” üzerine 6 yorum

  1. Valla arkadasim kiskanmadim desem yalan olur tebrik ederim umarim devami hic kesilmez…:)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir