Deauville

| Şubat 12, 2013 | Yorum yapılmamış

Deauville Normandiya kıyısında Trouville‘in yanı başında ve Honfleur‘ün doğusunda bulunan kent. Gerek sinema festivali ve at yarışları , gerek ise savaş sonrasında buraya yerleşen Amerikan etkisinin kendini son derece gösterdiği enteresan ve lüks bir Fransız şehri. Plajlar, güzel restoranlar, harika Golf sahaları ve büyük Casino’larını da saydığımızda zaten bir turizm şehri için başka ne denilebilir ki ?

3. Napoleon’un kardeşi tarafından bu şehrin bir nevi yaratıldığını söylersek yanlış yapmamış oluruz. Trouville’in hemen yanı başındaki plajlar ve boş sahaları gördükten sonra kendisi buraya bir yarış pisti yapılmasına karar veriyor.

Aslında 19. yüzyılda gelişen bu şehir asıl 20. yüzyılda yukarıda belirttiğim gibi savaş öncesi ve sonrasında gelişimini çok ilerletiyor.

Sahil kesiminin yapılandırılması, plajların düzenlenmesi, Casino ve iki büyük devasa lüks Otel’in yapılması tüm Fransızların ve özellikle Parislilerin buraya tatil için akın etmesini sağlıyor. Bu oteller ise Royal Otel ve Hotel Normandy. Biz gezerken bu iki oteli’ de gezme fırsatı bulduk. Gerek barı, gerek ise ihtişamı ve servis kalitesi ile bu şehre gittiğinizde kesinlikle gezmenizi öneriyoruz.

Buradaki binalar Deauville’e özgü binalar. Genelde işlemeli, ahşap kaplamalı ve betonarme karışık şekilde inşa edilmiş. Çok özenilerek yapıldığı ve her evin ya da villa’nın bir hikayesinin olduğu çok belli. Normandiya Hotel’in yanı başında ise son derece lüks alışveriş dükkanları bulunuyor.

Channel’in dünyadaki ilk mağaza ve Stüdyosunu burada açtığını ve son yıllarda çekilen Audrey Tatou’nun oynadığı flmin bir kımının Trouville’de çekildiğini belirtmek isterim.

Ayrıca hem aşağıdaki ve yukarıdaki resimlerde göreceğiniz bu harika evlerin tarihini ve mimarisini anlatan rehberli turları da almanız mümkün bunun için şehir merkezindeki turizm ofisine gitmeniz yeterli.

Deauville’de 550’den fazla Villa ve ev tarihi bina konumunda bulunuyor. Norman, Art Nouveau ve Baroque tarzında inşa edilmiş bu binaların hangi birinin fotoğrafını çekeceğinizi şaşıracaksınız.

Mairie ve 12 zil içeren binasını görmenizi öneririm. La Place Morny ise Paris’ten esinlenilerek yapılmış bir meydan. Sekiz ana cadde burada birleşmekte. Benzeri ise Paris Place de l’Etoile. Burada çeşme ve fıskiyelerinde olduğunu söylemek lazım.

Place du Marché, gene farklı bir meydanç Burada 1920’lerden kalan pazar yeri bulunmakta. Asıl önemli olan etkinlik ise yazın Ağustos sonu gider iseniz Amerikan Film festivaline rastlamanız. Burası ünlülerin boy gösterdiği plajda paparazziler ile köşe kapmaca oynadıkları bir haftasonu.

Genelde Royal ve Normandiya otelinde kalan misafirler şampanyaların su gibi aktığı, yemeklerin ve ihtişamın büyüleyici atmosferini yıllardır devam ettiriyorlar. Otellerde yer kalmıyor. Tüm dünya basını oraya geliyor. Normandiya otelinin içinde ise buraya gelen tüm ünlülerin otel önündeki fotoğraflarını görebilirsiniz. Bizim tamamına bakmamız 1 saatimizi aldı.

Diğer önemli etkinlik ise At yarışı. Burası da İran şahından İsveç prenseslerine kadar herkesin ağırlandığı gene insanların boy göstermek için geldikleri bir etkinlik. Buranın yakınında dünyanın en güzel villalarından biri olan Villa Strassburger yer almakta. 20.yüzyılın başında Baron Henri de Rothschild için yapılan bina zengin bir Amerikalı olan Bay Strassburger tarafından satın alınmış. Oğlu ise Villa’yı şehre hediye etmiş. Yazın görebilirsiniz.

Yazımızın sonunda plajın fotoğraflarını bulabilirsiniz. Plajda en çok dikkati çeken klasik ukala Fransız garsonların hizmet verdiği iki kafeye sahip çok uzun plaj. Yazın burada küçük çocuk parkı ve kapalı havuz da hizmet vermekte. Plajda küçük odalar var ve bunları yıl boyu aileler kiralayıp eşyalarını koyabiliyorlar. Film festivali temasının işlendiği plajda bu her odanın üzerinde bir film afişi, Deuville’i ziyaret eden Hollywood ve Avrupalı yıldızların fotoğrafları ve isimleri bulunmakta.

Plaj 1.5 km uzunluğunda burada bazen sahilde atların antrenman yaptığını da görebilirsiniz. Şehirde bolca yenen yemek tabii ki de deniz ürünleri. Alerjiniz yok ise bunlar gerçekten çok lezzetli. Dediğim gibi protein konusunda hassa bünyeniz var ise dikkat etmenizi öneririm. Bu kent yemek ve restoranlar açısından bizim gittiğimiz mevsimde orta karar bir seviyede idi. Ancak film festivali sırasında ne yer bulabileceğinizi ne de fiyat konusunda uygun bir şeyler yakalayabileceğinizi sanmıyorum.

Hotel Normandy Barriere and Hotel Royal Barriere

Bu iki oteli de ziyaret etmeniz ve özellikle barda bir içki ya da kahve içmenizi öneririm. Fiyatları yüksek olsa da gerçekten gerek servisi gerekse kalitesi ile olağanüstü bir deneyim. Sizi Deauville’in bolca fotoğrafı ile baş başa bırakıyorum.

    
     
  
 
 

   DEAVUILLE PLAJI

 



Etiketler: , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir