Cordoba

| Ocak 13, 2011 | 2 Yorum

Segovia‘dan Endülüs‘e gitmek için ayrılıyoruz çünkü epeyce uzun yolumuz var. Cordoba (Kurtuba) Granada (Gırnata) ve Sevilla (Sevil) üçlüsü rotamız. İspanyollar bütün ülkeyi baştan aşağı otoyol yaptıkları için bu seyahat kolayca mümkün. Araba kullanırken kurallara da uymaları insanı rahatlatıyor. Cordoba‘ya akşam saatlerinde varıyoruz, otelimize yerleşip karnımızı doyurmak ilk amacımız.

We leave from Segovia to go to Andalusia because we have a long way to go. Cordoba, Granada and Sevilla trio is our route. Since the Spanish made the whole country as highway, it is easy to travel here. And you feel safe as they are careful about the traffic rules. We arrived at Cordoba in the evening time and checked-into our hotel and had something to eat.

Otel eski şehrin karşısında konumlandığından her tarafa yürüyebileceğiz. Hava da güzel, yorgunluk haricinde keyfimiz yerinde. Odaya yerleşip hemen kendimizi sokağa atıyoruz, eski şehir kale içinde. Gideceğimiz restoranın ismi El Churrasco, Cordoba‘nın en iyilerinden.

Since the hotel is located across the old city, we could walk up to everywhere. The weather is good and we are all okay except for being tired. After settling in the hotel rooms, we went out to streets. The old city is inside the castle. The restaurant that we headed up to was El Churassco, one of the best in Cordoba.

Gerçekten de iyi servis ve lezzetli yemekler. Geleneksel bir yer burası, özellikle öyle seçtik. Başlangıç olarak soğuk servis edilen gazpacho çorbası, jambon tabağı ve salata. Ana yemek olarak hurmalı ördek ve T-bone steak. Fiyatları da makul. Yemekten sonra küçük bir yürüyüş sonra otel, enerjimizi ertesi güne saklıyoruz.

Really delicious meals and a great presentation. We particularly selected here as it is a traditional place. As for entrée we had gazpacho soup, ham dish and salad. For the main course we got T-bone streak and duck with dates. The prices are also reasonable. After dinner, we took a little walk to hotel and saved our energy for the next day.

Sabah erken kalkıyoruz fazla kalabalık olmadan Mezquita Camii gezilecek ilk yer, hemen karşısında kahvaltı. İspanyollar kahvaltıda kızarmış tereyağlı ballı ekmek yanında sütlü kahve içiyorlar.

We woke up early in the morning and Mezquita Mosque was our first stop before it was getting too crowded. And right across there, we had breakfast. Spanish people have toasted bread with honey and butter and drink latte coffee at breakfast.

Unesco kültür listesinde zaten başka türlü olamazdı diye düşünüyorum.

I was thinking as here deserved to be on the list of Unesco’s culture list.

Cordoba bir zamanlar İslam medeniyetinin ve sanatının beşiklerinden biri zaten. Sadece ve sadece Mezquita‘yı gezmek için bile bu şehire gelmek lazım, şehrin kendi güzelliği haricinde!

Cordoba was one of the centers of Islam and art civilizations. You should come here even just for eating Mezquita, except for the self-beauty of the city!

Tabii bunun yanında iyi yemek, tarihi yerleri yürüyerek gezebilme lüksü ve bodega denilen şarap ve tapas evleride işin cabası. Şehir 2016 senesinde Avrupa kültür başkenti adayı, adamlar hazırlıklara şimdiden başlamışlar.

Also with these, eating qualified meal, visiting historical places on foot  and bodega wine and tapas bars are all pluses. The city is the candidate of the capital culture city of Europe and they already started getting ready for it.

Gelelim Mezquita‘ya. Önceden bu alanda bulunan St Vincent Kilisesi ‘nin yarısını alan I. Abdurrahman sonradan Müslüman nüfus çoğalınca diğer yarıyıda alıyor. Vizigot ve Roma kalıntılarıda kullanılarak yerine yeni bir camii yapılıyor.

And Mezquita. In old times, Abdurrahman I got the half of the St. Vincent Church here, but with the rising population of Muslims, he decided to get all of the parts. It was rebuilted with the ancient leftovers as a new mosque.

Elimizdeki bilgilere göre Abdurrahman burayı Suriyeli mimarlar ve kendisi tasarlıyor. Sonradan gelen hükümdarlar camiyi gittikçe genişletiyor. Avlusunda eskiden  portakal ağaçları bulunduğu için portakal ağaçlı avlu deniyor. Ağaçlar hala var. İnanılmaz büyüklükte bir cami, etkilenmemek elde değil.Ucu bucağı gözükmüyor denir ya aynen öyle , düz bir alana yayılmış.

According to our information, Abdurrahman designed here himself with Syrian architects. Other rulers continued to expand the mosque later. Because there were orange trees in its yard in the old times, it is also called orange tree yard. But the trees are still there. It is incredibly big and it is likely to get impressed easily. 

Zaten mimari açıdan en önemli özelliğide burdan kaynaklanıyor, içeride kendinizi küçücük ama aynı zamanda çok ferahlamış hissediyorsunuz. Zamanının çok ötesinde bir yapı.  Cordoba hristiyanların eline geçince caminin ortasına bir katedral ve 50 tane kadar da şapel yapılıyor..Gerçekten olağanüstü bir yer.

The importance in terms of architecture is it greatness. You feel very tiny but very fresh inside. When Cordoba was taken over by Christians, they put a cathedral and 50 chapels there. It is simply an amazing place.

Gezdik gezdik acıktık. Şimdi Bodega Campos‘a gitme vakti. Yoluluğumuz sırasında şehrin surları ile dışını ayıran köprüleri geziyoruz.

We got hungry after travelling around. It was time to go Bodega Campos and we visited the city walls and the bridges during our journey.

Bodega‘da farklı odalar bulunuyor, öğlen açılır açılmaz gelmekte fayda var yoksa yer bulmanız zor, adamların öğle yemeği araları 3 saat. Siz düşünün artık yaşamı, yemenin içmenin ne kadar önemli olduğunu.

In Bodega there were different rooms; when it is open in midday you have to come quickly because otherwise you may not be able to find a spot since the midday off for lunch of these people are 3 hours. Imagine the value they give to eating.

Buraya gelen ünlüler arasında bir sürü sanatçı dışında İspanya kraliçesi ve Tony Blair bulunuyor.

Tony Blair and the Queen of Spain were here alongside the other famous people who came here.

Yemekten sonra kaldığımız yerden gezmeye devam. Jewish Quarter yani Yahudi yerleşim bölgesi. Labirent misali dar sokaklar, beyaza boyalı camlarından çiçekler sarkan evler.

After dinner we kept on going to Jewish Quarter with labyrinth style narrow streets, and flowers coming from the white windows.

Gezdikçe içiniz açılıyor.Tabii turistik tarafı var ama genelinde korunmuş ve bakımlı. Burası Cordaba‘nın en ilgi çeken bölgesi sokakların güzelliğini anlatamam, bizim ege bölgesi gibi desem biraz ama yine bir fark var. Yahudiler 10 yy da Cordoba‘da önemli mevkii sahibiydiler doktorlar, filozoflar, şairler… Günümüze kadar yaşamış en önemli Yahudi teolog Maimonides bile Cordobalı.

It is a touristic place and it was taken care of well with some protections and cares. This is most attractive place of Cordoba with its streets, I would say it looks like our Aegean but sill there are some differences. Jewish people did have great titles in Cordoba in 10th century by being doctors, philosophers, poets…

Bölgede bulunan en popüler caddenin ismi Calleja de las Flores.Yani çiçekler sokağı, eğer Japon turistlerden paçayı sıyırıp fotoğraf çekebilirseniz ne mutlu yoksa Türk yöntemi işler yani ite kaka!!

The most famous street here is Calleja de las Flores. You barely take any pictures because of the massive Japanese tourist groups.

Kordaba’da da diğer Avrupa şehirlerinde olduğu gibi önemli meydanlar bulunuyor, tabii burası küçük bir şehir. Mesela Plaza del Porto, meydanın ortasında 16 yy dan kalma bir çeşme var.

There are also important squares in Cordoba like in any other European cities. There is Plaza del Porto, for example.

Bu meydan dan vurun kendiniz ara sokaklara ve kaybolun aslında biz gezerken hep bunu yapıyoruz. Bir şehri tanımanın en güzel yöntemi. Bir başka olay da Cordaba‘daki evlerin avluları.

Take yourself from the square and go to side streets and get lost, this is the best way to know a city. Also, another issue is the yards of the houses:

Hangi birine baksak şaşırdık.Eğer tatiliniz Nisan-Haziran arasına denk düşerse burada en güzel avlulu evi seçme yarışması yapılıyor.

We were really surprised at the yards. If you can come here between April and June you can pick a beautiful house with a great yard.

Keyfi düşünemiyorum mis gibi çiçek kokuları içinde daracık taş sokaklarda gezinmek. Bu zamanda ‘patio‘ yani avlu işareti gördüğünüz yerleri gezebilirsiniz. Turist ofislerinden bununla ilgili bilgiyi almak mümkün.

Walking on the narrow streets with the smell of fresh flowers… You can visit anywhere when you see “patio” sign. You can also get some information from the tourist guide places about it.

Bizim gezdiğimiz diğer bir meydanda Plaza de la Corredera. 17. yy’dan kalma Roma amfi tiyatrosuymuş, aynı zamanda at yarışları, boğa güreşleri ve acımasız İspanyol engizisyonunun yakma işlemleri burada yapılıyormuş.  Şimdi ne yapılıyor derseniz her gün meyve sebze pazarı kuruluyor, cumartesi günleride bit pazarı.

Another square we visited was Plaza de la Corredera. It was a Greek amphitheater from 17th century and there was hold the races, bull fighting and the cruel burying of Spanish inquisition. But today there are vegetable markets every day and every Saturday there is a flea market. 

Diğer gezdiğimiz önemli yerlerden birisi gene küçük bir saray ve muhteşem bahçeleri olanAlcazar de los Reves Cristianos.

The other important place we visited was the small palace with its great gardens; Alcazar de los Reves Cristianos.

Bütün gün gezdik yorulduk otele gidip dinlenme ve akşam yemeği. Bu sefer seçimimizi Almudiana isimli restorandan yana kullanıyoruz. Hiç pişman olmadık yine muhteşem yemekler, giderseniz tavsiye edilir. Biz Cordoba‘ya doyamadık ama sırada Sevil (Sevilla) var. Siz de bir an önce bavulunuzu yapın.

We were so tired, so we went back to hotel and had our dinner. We chose Almudiana Restaurant this time and didn’t regret at all because everything was simply amazing. Next stop is  Sevilla . You’d better start packing.

Tags: İspanya gezisi, Cordoba Gezisi, Endülüs, Granada, Sevilla, El Churrasco, Mezquita Camii, Bodega, Vizigot, St.Vincant Kilisesi, Jewish Quarter, Colleja de las Floras




Etiketler: , , , , , , , , ,

Yorumlar (2)

Trackback URL | RSS Feed Yorumları

  1. pınar dedi ki:

    şahane:)

  2. Seniha dedi ki:

    Mayıs ayında yapacağımız Endülüs turunda, güneyde vakit geçireceğimizden,Cordoba’ya az vakit ayırmıştık.Ama şimdi 1 gece kalamayacağımız için üzüldüm.Görünüşe göre Granada’dan daha keyifli biryer.Restaurant seçimlerimizin çoğu aynı.Sizinkileri de listeme ekledim.Sizin rotanızda Arcos,Ronda,Grazalema yoktu galiba.Eğer varsa bilgi almak isterim.Çok yardımcı oldunuz.Tşk.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir