Cabourg

| Ekim 8, 2012 | Yorum yapılmamış

Cabourg  aşağı Normandiya kıyılarında yer alan, 4.000 civarı nüfusu neredeyse 1962’den beri  sadece %20 oranında arttığı ve Marcel Prust’un romanlarını yazdığı meşhur otelin de bulunduğu küçük bir kasaba.

Cabourg’un nüfusu turizm etkisi ile yazın 40.000’e kadar yükselmektedir. Her yıl haziran ayında Uluslararası Romantik filmler festivaline ev sahipliği yapmaktadır.

Cabourg’s ünü özellikle denize olan kıyısı, harika plajı ve SPA turizminden gelmektedir. Ancak onu asıl üne kavuşturan Marcel Proust‘tür. Uzun süre yukarıdaki ve aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz Grand Hotel‘de kalan yazar, “Kayıp zamanın izinde” ismi kitabı ile tanınmıştır. Türkçe’de Proust’un “Kayıp Zamanın İzinde” çalışması ilk defa 1990’larda tam metin olarak yayınlanmaya başlamıştır.

Cabourg’un yükselmesinin diğer bir sebebi ise 1853 yılında iki Paris’li yatırımcının yeni lüks alan ve tatil beldesi yaratma fikri idi. Demiryolunun yaygınlaşması Dieppe, Trouville ve Deauville’in tatnınmasına yol açmış ve yeni alanlara aç turizm’in keşfedilmesini sağlamıştı.

1880 yılına gelindiğinde harika villalar, büyük otel ve casino ile ideal bir zengin tatil beldesinin tanınması başlamıştı. Grand Hotel’in harika balkonu ve yürüyüş alanı, alabildiğince uzun harika kumsalı resmi tamamlamıştı bile…

Grand Hotel ve Önündeki Sahil Şeridi… 

2.5 mil uzunluğundaki eşsiz sahil film çekimlerinden, su sporlarına kadar bir çok ilgi alanına ev sahipliği yapmakta. Yukarıda bahsettiğimiz villalar, zengin paris ve Fransız sosyetesi için kaçırılmaz yatırım fırsatı ve dinlence mekanı olarak her zaman cazibesini korumakta.

İki savaş arasındaki durağanlığa rağmen, bir çok ünlü artist Caourg’a gelmeye devam etmiştir. 1956’da Paristeki meşhur müzikhol Olympia’nın yöneticisi Casino’nun yönetimini devraldı. Edit Piaf, Bécaud, Aznavour and ve birçokları burada sahne aldı.

 Görülmesi Gereken Yerler

  • Grand Hotel : Marcel Proust’ün 1907 ve 1914 yılları arasında sık sık ziyaret ettiği ve dalgaların ve gelgiti izleyerek kahvaltı yaptığı meşhur romanlarını yazdığı otel. Yemek salonu, lobi, avizeler ve plaj görülmeye değer.
  • Hipodrom : Çok lüks imkanlar sunan ve turistlerin sık ziyaret ettiği Hipodrom gerçekten görkemli.
  • Casino: 1.900’lü yıllara ait dekoru ve harika musicallere evsahipliği yapması ile zeöölikle haftasonu ve yaz akşamları son derece popüler.

Şehirde çok güzel irili ufaklı kafeler bulunmakta. Biz sandöviç alarak günümüzü idare ettirdik.  Şehri gezmek için yaklaşık 1 saat vakit ayırmanızı öneririz. Şehirde park ara sokaklarda ücretsiz.

Konak ve villa’lar harika. Çoğunda halen oturum devam etmekte. Özellikle yaşlıların evlerden çıktığı bir çok an var gözümüzde. Evlerin o tarih kokan ambiansını, pamuk saçlı yaşlı kişilerin evden çıkarkenki görüntüsü yansıtmaktadır. 

  



Etiketler: , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir