Barcelona

| Ekim 10, 2013 | 1 Yorum

İspanya’yı ve Barcelona şehrini seviyorum. Tatil fırsatı olduğunda İspanya aklıma gelen ilk sıradaki ülkelerden. Akdeniz insanı sıcak ve samimi, sizi hemen kucaklıyor yabancılık çekmiyorsunuz. Kendimi evimde gibi hissediyorum. Bayram tatili yaklaşırken neden Barselona’ya gitmiyorsunuz ?

Yazın son günlerinde denize girip, muhteşem tapas barlarda ve restoranlarda vakit geçirmeyi kim istemez ki…Barselona çocuklu aileler için de alternatif rotalardan… Yurtdışı turlar‘a göz atmanı ve inceleyip karar vermenin çok kolay olacağını düşünüyorum.

Kalacağınız şehirlerde harika zaman geçirebileceğiniz oteller için, akvaryumu görmek, çikolata müzesinde dolaşmak, birbirinden güzel müzelerde dolaşmak ve şehirde bisiklete binmek çocuklarımız için de güzel olabilir.

Barselona hemen Gaudi’yi çağrıştırıyor olsa da, bu hareketli şehirde gezilecek ve görülecek çok yer var. 4-5 günlük bir seyahate neler neler sığdırabilirsiniz.

Biz şehre iner inmez otelimize yerleşip sokağa çıkıyoruz. Daha önce de ziyaret ettiğimiz şehirde bu kez sadece yeme-içme, sokaklarda avarelik yapma ve müzelerdeki güncel sergilere vakit ayırıyoruz. İlk kez gidecekler için ise listem tabiiki var, olmazsa olmazlar.

Gaudi’nin çılgınlıkları görülecek, itiraf etmek gerekirse tekrar geziyoruz. Neler mi bunlar?

Casa Battlo, Casa Mila, Sagrada Familia (dışarıdan inceleyebilirsiniz, içeri istemeyenler girmeyebilir), Park Güell ve ilk kez halka açılan Torre Bellesguard. Gaudi’nin eserleini gezmek iki gününüzü alacaktır.

Sadece Park Güell’i gezmek sabahtan öğlene vaktinizi alır, zira burası sıradan bir park değil. Yapımı 14 sene sürüyor, Eusebi Güell tarafından Barselona aristokrasisi için özel olarak yaptırılıyor.

Gaudi, çağının bir asır ilerisinde yaşayan bir deha ve bunu parkı gezerken bir kez daha fark ediyorsunuz. Maddelerin doğal formlarından etkileniyor ve yapılarında bunu çokça görüyorsunuz.

Bir diğer özelliği ise, ergonomik olmaları. Özellikle tasarladığı mobilyalarda karşınıza çıkıyor. Şehrin mimarisi Katalan gotik ve modernist. Santa Maria del Mar bazilikası Katalan ve gotik mimarinin en güzel örneklerinden.

Modernist mimari için ise sanırım en iyi örnek Palau de la Musica. Mimarı Domenech i Montaner. Benim çok etkilendiğim bir konser salonu olduğundan kendimi çiçek bahçesinde hissediyorum. Konser yakalamak olağan üstü bir zevk.

Kesinlikle gezin.Gezi rehber eşliğinde yapılıyor ve bütün tarihçeyi dinliyorsunuz. Gran Teatre del Liceu ise opera binası. Opera binaları ve kütüphaneler her zaman ilgimi çekiyor. Başka bir zaman dilimine gidiyorum. Güzel giyimli, bakımlı ve kibar insanlar hayal ediyorum. Bunlar sadece hayal olmamalı ve ülkemize de görkemli bir opera binası en kısa zamanda yapılmalı!

La Rambla ‘da bulunan opera binasından sonra La Boqueria’ya gidebilirsiniz. Bu arada La Rambla dünyada adından en çok söz ettiren bulvarlardan.Burada uzun yürüyüşleri zaten her Barselona’ya gelen yapıyor. Esas önemli olan La Boqueri’ya öğle vakti gidip bir şeyler yemek!

Burada benim için zaman duruyor, dünyanın en güzel pazarı, renkler aklımı başımdan alıyor… Nereye koşacağımı bilemiyorum. Usta bir sanatçının fırçasından çıkmış gibi duruyor her yer. Balıklar, sebzeler, meyveler, peynirler…

Gerçek değil gibi… İşte tam bu anda Barselona’da keşke evim olsa da alışveriş yaptıktan sonra eve gidip pişirsem diyorum.

İlk gördünüz yerde yemeyin, biraz gezdikten sonra karar verin. Öğle yemeği ve pazar gezmesi sonrasında kahve ve tatlı keyfi için Escriba’ya uğrayın. Tatlı ilgimi çekmez diyorsanız da uğrayın derim.

La Rambla’dan şehrin Barri Gotic denen eski kısmına geçin. Sokaklarda kaybolun. Biraz daha Gaudi isterseniz, Placa Reial’de sokak lambalarını görün.

Kültür sanata ara vermek isteyenler eski ve yeni limanda dolaşın, belki gün batımını yakalarsınız. Şehrin her yerinde gezmekten , sokaklarda kaybolmaktan korkmayın… En iyi o şekilde keşfediliyor.

Sanattan vazgeçemiyorum.. Müze ve galerileri adeta kıskanarak geziyorum. Ekonomisi bu kadar kötü olan, batıyor denen bir ülkenin kültür sanata yatırımı ve koruması kıskandırıyor.

Picasso’nun erken dönem çalışmalarını görmek için müzesine gidin. Gençlik yıllarında Barselona’da yaşayan sanatçının ailesi de 3 Carrer de la Merce sokağında oturuyormuş. Bina sonradan yıkılmış ama merak edenler sokağı gezebilir.

Şehirde otobüs turu alanlar Montjuic tepesinde Joan Miro müzesini görebilirler. Benim en çok beğendiğim müzeler arasında Museu Nacional D’art De Catalunya geliyor. Klasikleri ve özellikle İspanyol resssamları görebiliyorsunuz.

Müzeler arasında gidip gelirken şehri de görme fırsatınız oluyor, zıra Montjuic tepesi hariç düz bir şehir, tabana kuvvet her yere yürüyorum ya da otobüse biniyorum. Otobüs kullanmayanlar için metro da diğer seçenek. Görerek gezmeyi sevenler benim gibi yürüyor.

Gastronomi merkezi İspanya’da Barselona’nın yeri küçümsenmez. Katalan aşçılar harikalar yaratıyor. Tapas barları gece yarılarına kadar açık ve restoranlarda ise akşam yemeği geç saatte yeniyor.

Sevdiğim tapas barları ve restoranları sizlerlede paylaşmak isterim. Merak edenler web sayfalarından mönülerine bakabilirler, ben genelde öyle yapıyorum.

Restoranlar

  • Cal L’isidre, geleneksel ve modern mutfağın en harika karışımı desem. Krallar, kraliçeler, sanatçılar, politikacılar müşterileri arasında.
  • Cinc Sentis

  • Comerc 24, şehrin Born bölgesinde bulunuyor, rezervasyon şart.
  • Cuines Santa Caterina, enfes bir öğle yemeği alternatifi.

  • Set Portes, ilk kez 1836 yılında açılmış, tabiiki Picasso, Dali yemek yemiş.
  • Botafumerio, en havalı balıkçılardan.

  • Moo, otel restoranı sevenler buyursun, pişman olmayacaksınız.
  • Enric Rovira, çikolata sevenler için cennet.

 Tapas Barlar

  • Cerviseria Catalana, şehrin şık Eixample bölgesinde bulunuyor, tek kelimeyle enfes.
  • Cal Pep, Riberia bölgesinde, son derece popüler
  • Casa Alfonso, en eski barlardan, artık bir kurum olmuş durumda, denemenizi tavsiye ederim.


Özetle Unutulmaması Gerekenler

– Gaudi’nin çılgınlıklarından Park Guell’i görmeden dönmeyin zira burası herhangi bir park değil yapımı tam 14 sene sürmüş.

– Dünyada en çok adından söz ettiren bulvarlardan La Rambla’da dolaşın.

– Acıkırsanız La Boqueria’ya uğrayın bu pazarda saatlerinizi geçirebilirsiniz. Rambla’dan şehrin Barri Gotic denen eski kısmına geçin.

-Picasso’nun erken dönem çalışmalarını görmek için müzesini ziyaret edin.

– Modernist mimari sevenler için Casa Battlo, Casa Amatller ve Hospital de la Santa Creu i Sant Pau akla ilk gelen yerler.

– Santa Maria del Mar bazilikası, Katalan ve gotik mimarinin en iyi örneklerinden.

– Barselona ve Gaudi ayrılmaz ikili. Casa Battlo, Casa Mila, Sagrada Familia, Park Güell akla ilk gelenlerden.

– Montjuic parkında bulunan Joan Miro müzesini ziyaret edin.

– Palau de la Musica, modernist mimarisi ile göze çarpıyor. Mimarı Domenech i Montaner.

– Placa Reial’de Gaudi’nin sokak lambaları görülmeli.

– Eski ve yeni limanda gezin.

– Gran Teatre del Liceu mutlaka görülmeli.

– Sokaklarda kaybolmaktan korkmayın,

– Metro kullanmak isteyenler cüzdan ve cep telefonlarına sahip çıksın, ne olur olmaz.

– Hava güzel ise, denize girin.

– Gaudi’nin Torre Bellesguard’ı ilk defa ziyarete açılıyor, güzel bir fırsat olabilir.

– Katalan mutfağı, deniz ürünleri ve tapas’ın dibine vurun.



Etiketler: , , , , , , , ,

Yorumlar (1)

Trackback URL | RSS Feed Yorumları

  1. Berke Oran dedi ki:

    Sevgili Emre,

    Cok guzel ve doyuyuruc bir yazi olmus. Ozellikle yazini tamamlarken tekrar ozet gecmen bir okur icin harika..bir-iki oneri; Barcelona’dan 3 meshur adaya gecis ve populer kosu parkirlarini da yazarsan super olur kardesim ☺️

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir