42KM 195m

| Ekim 19, 2009 | 11 Yorum

Evet 42,195 metre. Kırkikibinyüzdoksanbeş metre… Gerçekleştirdiğime hala inanamıyorum. Uluslararası 31. Avrasya Maratonunu 5 saat 08dk ve 17 saniye de bitirdim. Öncesindeki iki gece uyuyamadım. 32-ve 39.km’lerde göz yaşlarımı zor tuttum ama bitime 300m kala tutamadım… Her insanın hayatında tatması gereken olağan üstü bir duygu. Şimdi sizlere bu maratonun hikayesini anlatmak istiyorum…

06:30-7:00 = Uyanış

Sabah kalktım. Heyecan hala dorukta. Gözüme son 1 saatir uyku girmedi. Geceden hazırladığım maraton kemerimi , Salomon Exo Tayt/Short’umu, Adım Adım T-Shirtümü giydim. Ayakkabılarıma chip’imi ve formama 392 numaramı geceden takmıştım. Yanıma 12 adet elektrolit hapı, 2 jel, 2enerji barı ve bir adet 250ml acil durum matarası (ki kemere takılıyor) aldım.

Yağmurluğumu (atılabilir ucuz panço tarzında) giydim. Bana bu süreçte çok ciddi destek veren eşim Sedef beni kahvaltımı yapmamı başımda bekleyerek uğurladı. Geceden yaptığı bol peynirli makarna da cabası.

07:00-8:30= Yolculuk

5’da yürüdüm.Bağdat caddesinde otobüs beklemeye başladım. 4 Numaralı Kadıköy otobüsüne bindim. Numaramı gösterdim ve ücretisz Kadıköy’e geçtim. Su aldım. Taksiye bindim. 1. köprünün altına geldim. Yukarı çıktım ve benim gibi erkenden gelenler ile yağmurun bastırmasıyla otobüs duraklarında beklemeye başladım. İspanyollar, Kanadalılar, Trabzonlular , Etyoplalılar.. Herkes orada…

8:30-9:03 = Başlangıç

Adım Adım ekibibni gördüm. Faruk saolsun sweat shirtümü çantasına koydu. Yoksa atacaktım.Cem Uçan, Tolga Baloğlu ve Hakan Eğilmez ile beraber ısınmaya başladık. Heyecanım azaldı. Zeki abi ile selamlaştık…

9:03-10:04 = 0-10. Km arası

Hakan ile yanyana sohbet edip ısınarak koşmaya başladık. Unkapanı köprüsüne gelmeden 10. KM’yi aynı anda 1:01:01’de geçtik. Benim daha önceden hiç Maraton deneyimim olmadığından bana tavsiyeler verdi.

10:04-11:18= 10.Km-21.1. Km arası

Hakan ile 13.km’de ayrıldık. Ben daha yavaş tempo ile seyretmeye başladım. Kulağıma MP3 çalarımı taktım. Yolda su ve elma alarak ilerliyordum. Her 2.5 KM’de bir elma, su ve sünger bulunuyordu. Özellikle 17.km’den sonra Unkapanı yokuşunu çıkmak eziyet oldu. 1 dk’lık yürüme molası verdim. Bu özellikle ilk maraton için önerilen bir metod’du. 21.km’yi 2:15’de geçtim.Runtalya’da bu 2.02.02 idi. Bu özellikle Boğaz köprüsü ve Unkapanındaki ciddi çıkışlardan ve maraton için enerjimi saklayarak daha yavaş gitmemden oldu.

21.1’inci km’de MP3 Çalarıma kısa bir ses kaydı aldım. Tıklayarak dinleyebilirsiniz. 21.1km

11:18-12:27= 21.1. Km-30.Km

Maratonun en disiplin gerektiren zamanı 21-30Km arası.Müziğimi taktım. Sadece 2 defa 2 şer dk’lık molalar verdim. Bunlardan biri küçük tuvalet ihtiyacım içindi. Artık bacaklarımın alt ve üst bölgelerine özellikle ayak bileklerimin biraz üstüne ciddi spazm ve kramplar girmeye başladı. Yarış sırasında sürekli olarak elektrolit hapları aldım. Bunlar vücüdumdaki laktik asiti dengelemeye ve krampları biraz daha engellemek içindi. Ciddi işe yarasa da 42.2km’nin vücuda verdiği farklı duygular ve zararları engellemek için yapılacak en önemli şey çok ama çok sıkı antreman yapmak. Kendimi motive etmek için şarkılara eşlik ettim. Etrafımda sadece boşluk vardı ve sadece Bakırköy sahilindeki Gelik restoran önündeki dönüşü bekliyordum. Orayı döndükten sonra 1.5 km daha gidecek ve 30.KM’ye varacaktım. İnanılmaz bir yağmur başladı. İliklerime kadar ıslansamda sadece şarkılara eşlik ediyordum ve bitirmek için kendime telkin ediyordum. Ama bu bence maratonun hala en önemli bölümü değildi. Duvar diye tair edilen maratonu bırakma ya da kendi sorgulama zamanı hala gelmemişti. Ama sanırım ona yaklaşıyordum. Geliğin önünden döndüm. 1.5 km daha gittim. Su veren çocuklara, zil çalan ve destekleyen Kanadalılara alkışlarımla destek verdim. Engelli arabaları ile maratona katılan arkadaşlarımı alkışladım. Gülerek geçti hanım olanı…O da gülümsedi ve koları ile son bir kez daha kuvvetlice itti tekerlekli iskemlesini…

Bu zaman diliminde aldığım ses kaydım’da da nefesim yettiğimce anlattıklarımı dinlemek isterseniz lütfen tıklayınız. 30km

12:27-14:11= 30.Km-42.2.Km

Buraya kadar geldiğime inanmıyordum. Artık dönüş yolundaydım. Bakırköy IDO’yu geçtikten 500m sonra 30km tabelasını görmüştüm. Artık tek istediğim toplam 5tane 2.5’ar km’lik tabelalar görmekti. Her birini gördüğümde bitireceğime o kadar çok inanmaya başladım. Bazı yarışmacılar yanıman geçerken bazıları yürüyordu. Bu zaman dilimi içinde toplam 4 defa ikisi 4er 2si 2şer dakikalık yürüme molası verdim. 32.5KM tabelasını görünce su ihtiyacımı gidermek istedim. Bu kadar güzel organizasyondaki tek eksikti ve su kalmamıştı. Beni çok etkiledi. 2.5 Km çok ihtiyacım olmasına rağmen susuz koştum. 35.KM’de hala 4:30’un altına inme ihtimalim vardiye düşündüm. Abandım bacaklarıma 12 dk yüksek tempoya çıkmak istedim. 8. dk’da acaip kramp girdi bacaklarıma.Elimayağım tutmamaya başladı. Cebimden çıkardığım energy beans denen spor şekerlerinden 5 tane kamıştı 4ünü yere düşürdüm. Artık bitsin istiyordum. Bitmiyordu. Kendimle savaşıyordum.Duvar başlamıştı. Meşhur duvar. Yolda alkışlayan yoktu. Yenikapı istasyonunu geçtim. Artık sıcakta başladı. Hava güzellşti.Yağmurdan eser yoktu. Cebimde sadece 1 Enerji Jeli kaldı. Onu 39.km’ye saklamıştım. Beni ancak sona taşırdı. Açmamak için direndim. Açmadım. Burada amaçkendinlesavaşmak değil, disiplini elden bırakmamak planına uymaya çalışmak. Hedefimi yolda revize ettim.4:50 yaptım. Sonra 4:55 ama Gülhane’ye geldiğimde yokuşun beni artık ağlatmaya başlaması ile son 1 km çok acılı geçti. Adımlarımı atamıyordum. Tek amacım Sedef’i görmekti. Beni çok merak etmişti. Öyle düşünüyordum. Çünkü telefon taşımadığımdan dolayı 14:30’a kadar gelmezsem beni Lale Restoran (Puding Shop) ‘ta beklemesini söylemiştim. Gitmesine 5 dk var iken yokuşta beni gördü ve aşağıdaki 2. ve 3.  fotoğrafımı çekti. İlk fotoğrafımı ise Özlem Şehirli arkadaşım Adım Adım ekibinden bizi bekleyenler arasındaydı ve o çekti.

Gözyaşlarımı içime attım. Çünkü yanıma Alper,Evrim ve Serin geldiler ve beni Pace etmeye adımadım takip etmeye ve son 300 metrede moral vermeye geldiler. Adım Adım’ın muhteşemkoşucuları solda alkışlamaya başladı. Gözlerim dolu dolu hepsi ile toklaştım. Finişe doğru geldim ve 5 saat 08 dakika 17.saniye’de yarışımı bitirdim. Maraton madalyamı aldım. Suyumu içtim. Sevdiğime sarıldım…

Hayatımda yaşadığım en inanılmaz deneyimdi. İnsanoğlunun kendi ile imtihanı idi. Gene yapacağıma ve alışkanlık yapacağına eminim… Herkese tavsiye ederim…

Omurilik Felçli arkadaşlarımı sokağa çıkarabilmek için lütfen bağışlarınızı doğrudan aşağıdaki şekilde TOFD’in banka hesabına yatırınız.

Açıklama kısmınızı unutmayınız.

Banka: Ziraat Bankası Ataköy Atrium Şubesi, Şb. Kodu 01672
Hesap No. 113660555006
Alıcı Adı: TürkiyeOmurilik Felçlileri Derneği –
TOFD AÇIKLAMA: ”AAO, EMRE TOK, Kendi Adınız”

Emre Tok (392)

Results 2009.31th Intercontinental Istanbul Marathon 2009

Category

Marathon
Male 18-39

Nation

TUR

Birth year

1975

Official start time

9:03:45

Real start time

9:04:39

31th Intercontinental Istanbul Marathon 2009 Results

Timing Point

Time

Split

Rank

Marathon
Male 18-39

Marathon Male

10km

1:01:01

308

736

21.1km

2:15:18

1:14:17

302

758

30km

3:23:23

1:08:05

283

741

Finish

5:08:17

1:44:54

288

733




Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorumlar (11)

Trackback URL | RSS Feed Yorumları

  1. Erim Bikkul dedi ki:

    Helal olsun arkadaşım!
    İşlere öyle gömülmüşüm ki maratonun bu hafta olduğunun bile farkında değildim. Facebook’ta status’ünü görünce seni maratondan önce deneme için tek başına koştu zannettim. Ancak yazıyı okuyunca anladım neler döndüğünü.
    Tüm bunları yaparken hayırlı işlere de vesile olman ayrıca takdire şayan bir durum. Büyük saygılarımı ve tebriklerimi sunuyorum sana.
    Avrasya maratonunu yıllık periyoduna koyacağına eminim, onun dışında sırada neler var merakla bekliyoruz…
    Sevgiler,
    Erim

  2. Erkin Ağsaran dedi ki:

    Okurken gözlerim doldu. Cidden tebrik ederim.
    Tahriş ciddi bir yaraya dönüşmemiştir umarım 🙂

  3. Çağlar Uzunali dedi ki:

    helal olsun kardeşim takdir ettim…

    lance armstrong saatlerce bisiklete binmekten ne zevk alıyorsun diye soran gazeteciye “ne zevki ben acı çekmek için biniyorum” demiş.

  4. Gokhan Izbirak dedi ki:

    Emre sonsuz tebrikler…Su anda 30. km.deki ses kaydini dinlerken yaziyorum. Ne kadar yuce bir amac icin bu yorgunluga girdigini biliyorum ve seni cok takdir ediyorum. Umarim daha uzun yillar bu gucu kendinde bulursun.

  5. ali özakcan dedi ki:

    Mükemmelsin abicim.. Nazar değmesin sana,

  6. Merhaba,
    Başarılarının devamını dilerim, tebrikler!

  7. Bora Erkmen dedi ki:

    Emre seninle gurur duydum valla. Azmin elinden hiçbirşeyin kurtulamayacağını çok güzel gösterdin valla.
    Gittiğim spor salonunda koşu bandında koşarken 5 km. yapınca bile yeterli buluyordum; bundan sonra sanırım senin bu başarın aklıma gelecek ve koştuğum mesafeyi yeterli bulmayacağımı düşünüyorum.

    Tebrikler – sevgiler

    Bora

  8. Eda Unsal Farag dedi ki:

    Bir solukta okudum, olaganustu bir sey gerceklestirmissin, tebrikler!

  9. Volkan Yılmaz dedi ki:

    tebrik ederim emre.

  10. Sarper Sılaoğlu dedi ki:

    Müthiş ve ilham verici. Tebrik ediyorum Emre, bravo…

  11. Serkan Aksakal dedi ki:

    Bu ilk koşundu herhalde. Çünkü bir alıştın mı gerisi gelir şehir şehir maraton gezileri düzenlenir derler büyüklerimiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir